Connect with us

.

Güncel

Suriyelilere yardım tartışması: Tepkiler yerel yönetimlere yöneliyor

AleviNet

Published

on

Bolu, yerel seçimlerde belediye başkanı seçilen Cumhuriyet Halk Partili (CHP) Tanju Özcan’ın belediyenin Suriyelilere verdiğini iddia ettiği yardımları keseceğini söylemesinin ardından gündeme oturdu. Alçak binaları, muntazam sokaklarıyla “buralı” olmayan birinin rahatlıkla göze çarpacağı bir şehir olan Bolu’da resmi rakamlara göre, 11 bin 918 yabancı yaşıyor. Bu sayının 2 bin 379’u ise Suriyeli.

Doğma büyüme Bolulu olan Ali Palazoğlu ve Meral Gerede, şekerlemeci dükkanı işleten iki kardeş. Meral Hanım, Suriyelilerin varlığından değil, kültürel farklılıklardan rahatsız olduğunu dile getiriyor. “Hayatlarını buraya taşıyorlar. Sesli konuşmalarından rahatsız oluyorum, bu sıkıntı bence. Kamplar kurulmalıydı” diyor. Kardeşi Ali Bey ise daha sert çıkıyor. “Benim askerim orada savaşıyor, onlar burada paramızı yiyor ve benden iyi yaşıyorlar” diyor. Suriyelilerin 1.600 lira maaş ve 930 lira gıda yardımı aldığını söylüyor. Bu rakamları nereden duyduğunu sorduğumuzda net bir cevap veremiyor. “Kendi aralarında konuşuyorlar” diyor.

Doğma büyüme Bolulu olan Ali Palazoğlu ve Meral Gerede

Doğma büyüme Bolulu olan Ali Palazoğlu ve Meral Gerede

Valilik: “Belediyeye yardımları sorduk, cevap gelmedi”

Kent genelinde Suriyelilerin Türkiye devletinden maaş ve daimi yardım aldıkları algısı oldukça yaygın. Ancak Bolu Valiliği, Bolu Belediye Başkanı Özcan’ın demeçlerinin ardından yaptığı açıklamada, yardımların Birleşmiş Milletler (BM) Gıda Fonu tarafından finanse edilen “Sosyal Uyum Yardımı” (SUY) ve “Şartlı Eğitim Yardımları” olduğunu ifade etti. Yardımların muhtaçlık kriterlerine göre verildiğinin belirtildiği açıklamaya göre, aylık kişi başı 120 lira olan SUY’den Bolu’da faydalanan 560 aile, yani 3 bin 9 kişi var. Tam bakıma muhtaç bireyi bulunan ailelere ise yine BM tarafından aylık 600 lira ek ödeme yapılıyor. Bu ailelerin sayısı ise 33.

DW Türkçe’ye konuşan valilik yetkilileri, Bolu Belediyesi’ne resmi yazı yazarak belediye bütçesinden Suriyelilere ne kadar ayrıldığını sorduklarını ancak henüz bir yanıt alamadıklarını söylüyor.

Bolu Belediyesi

Bolu Belediyesi

Belediye: “Ne kadar yardım yapıldı, biz de bilmiyoruz”

Bolu Belediyesi ise Suriyelilere ne kadar yardım yapıldığı konusunda sessiz. Makamında ziyaret ettiğimiz Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, konuyla ilgili daha fazla konuşmak istemediğini belirterek görüşme talebimizi geri çeviriyor. Belediye yetkililerine geçtiğimiz senelerde Suriyelilere ne kadar yardım yapıldığını sorduğumuzda, “Aşevine ne zaman gitseniz oradalar” cümlesinden öte bir yanıt alamıyoruz. Kısacası, belediye yardım yaptıysa da kayıtlarda gözüken bir rakam yok.

“Yardımı AB fonluyor, Kızılay aracılık ediyor”

2016’da Suriyelileri temel ihtiyaçlarını karşılama konusunda desteklemek amacıyla aylık koşulsuz nakit yardımı için Avrupa Birliği (AB) tarafından fonlanan “Acil Sosyal Güvenlik Ağı” adlı nakit yardım programı kuruldu. Türkiye’de 1 milyondan fazla mülteciye ulaşan program, AB’nin bugüne dek fonladığı en büyük insani yardım projesi olarak biliniyor. Program kapsamında uygun bulunan ailelere aylık kişi başı 120 lira ödeniyor.

İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi (İGAM) tarafından hazırlanan “Türkiye’deki Suriyeli Mültecilerin Ekonomiye Katılımı” raporunun proje koordinatörü Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi’nden Dr. Nihal Eminoğlu da Suriyelilere yapılan nakit yardımının AB tarafından fonlanarak “Kızılay Kart” olarak dağıtıldığını söylüyor. “Kızılay aracı görevi görüyor, yardımı yapan Türk devleti değil” diyor.

Eminoğlu, bu durumun belediyeler açısından hizmet yükü oluşturmadığı anlamına gelmediğini de ekliyor. “Ancak Suriyelilerin Sosyal Uyum Yardımı’na rağmen yoksulluk sınırında olduklarını ve bu yardımın çalışmayanlara verildiğini unutmamak lazım” diyor. Eminoğlu’na göre, belediyelerin Suriyelilere yardım kesme kararı almaları “ötekileştirme” anlamına geliyor. Eminoğlu, “Bu durumun toplumun huzurunu bozabilecek farklı yansımaları olur. Belediyeler Suriyelilerin varlığına tepkili seçmenden oy ve takdir toplamayı umarken orta ve uzun vadede risk alıyor” şeklinde konuşuyor.

“CHP’li belediyeler Suriyelilerde ‘Erdoğan’ görmekten uzaklaşmalı”

Bolu’nun çeşitli yerlerinde “Herkesin Belediye Başkanı Olacağım” yazılı afişler var. Buradaki “herkes” tanımının içine Başkan Özcan’ın Twitter’dan yaptığı, “Yatağa aç giren vatandaşlarımız varken Türk halkının vergilerinden oluşan bütçemizden Suriyelilere tek kuruş yardım yapılmayacaktır” açıklamasından hareketle, Bolu’da yaşayan yabancıların girmediğini söylemek mümkün.

Türk-Alman Üniversitesi Göç ve Uyum Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Murat Erdoğan’a göre ise, belediyeler herkese hizmet etmesi gereken yerler… CHP’li belediyelerin popülizmin esiri olmaması gerektiğini ifade eden Erdoğan, “Her Suriyelide ‘Cumhurbaşkanı Erdoğan’ görmekten uzaklaşmalı ve hak ve birey temelli, evrensel sosyal demokrat ideolojik çizgilerine uyumlu biçimde konuyu ele almalılar” diyor.

Yerel seçimlerde İstanbul’da Suriyeli nüfusun yoğunlukta olduğu Esenyurt ve Küçükçekmece belediyeleri de Bolu Belediyesi gibi AKP’den CHP’ye geçti. DW Türkçe’nin aldığı bilgiye göre, Küçükçekmece Belediyesi Suriyeliler konusunda şimdilik bir politika değişikliğine gitmeyi düşünmüyor. Esenyurt Belediyesi yetkilileri ise yardımların kesileceği yönünde bir talimat olmadığını, Suriyelilere yönelik politikalarda gidilebilecek değişikliklerle ilgili konuşmak için henüz erken olduğunu belirtiyor.

“Salona saat 16.00’dan sonra yabancı almıyoruz”

24 yaşındaki Umut, Bolu’da bir spor salonunda çalışıyor. Burası, “yabancıların” da üye olduğu bir salon… Umut, bazı üyeler rahatsız olduğu için saat 16.00’dan sonra spor salonuna yabancı uyruklu kişilerin alınmadığını söylüyor. “Suriyeli ya da Arap yok, bizim için yabancı var. Aralarında saatlerce kalanlar olabiliyor, o zaman içerisi çok kalabalık oluyor” diyerek açıklık getirmeye çalışıyor. Umut’a göre kent genelinde Suriyelilere karşı önyargı var. En büyük sorun ise Türkçe bilmemeleri. “Buraya geldiklerinde anlaşamıyoruz” diyor.

Türkei Archiv der Stadt Bolu (DW/ Burcu Karakas)

Bolu Belediyesi yetkilileri Suriyelilere ne kadar yardım yapıldığını sorusuna “Aşevine ne zaman gitseniz oradalar” yanıtını veriyor.

Suriyeli gençler: “İnsanın iyisi de var, kötüsü de”
Bolu’daki Göç İdaresi Müdürlüğü’nün önünde rastladığımız 25 yaşındaki Ayşe, burada çalışan arkadaşını kapıda bekliyor. Konuyu öğrendiğinde, “Suriyeliler Bolu’dan defolup gitsin. Az önce bir grup buraya taksiyle geldi. Ben taksiye binemiyorum, onlar nasıl biniyor” diyor. Bugüne kadar kentteki Suriyeli kimseyle iletişim kurup kurmadığını sorduğumuzda, “Hayır” diyor.

Sohbetimiz sırasında kapıdan çıkan Necid (23) ve Necmi (27) ile konuşuyoruz. İkisi de bugüne dek herhangi bir yardım almamış. Ev arkadaşı olan Suriyeli gençler, inşaatta çalışıyor. Yeni başkan Özcan’ın sözlerinden haberdarlar mı? “Duyduk, evet. Biz saldırı ya da kötü muamele görmedik ama bazen internetten okuyoruz. Burada insanın iyisi de var, kötüsü de” diyorlar.

“Belediye yardımı yok denecek kadar az ama en çok tepki onlara”

Galatasaray Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Didem Danış, Suriyelilere insani yardım konusunda başarılı olan Türkiye’nin meseleyi geçicilik perspektifiyle ele almasının bugün sorun yarattığını dile getiriyor. Suriyeli nüfusun kalıcılaşmasıyla hükümet politikalarının kamuoyuna hakkıyla duyurulmamasının sorunun temelini oluşturduğunu söyleyen Danış, “Misafir söylemi hükümetin ve medyanın dilindeydi. Türkiye toplumu oldukça olumlu bir tavır takındı aslında ama kalıcılık meselesi olması gerektiği gibi topluma aktarılmadı. Ezberden ‘Toplum ayrımcılık yapıyor’ diye damgalamak çok basit” diyor. Danış, artan ekonomik krizin faturasının en zayıf halkaya yani göçmenlere kesildiğini, bu tepkinin de en çok bütçesi kısıtlı olan, yardımların yok denecek kadar az olduğu yerel yönetimlere yansıdığını söylüyor. “Doğru bilgi aktarımı yapılmamasına ekonomik kriz de eklenince gündelik hayatta tepkilere belediyeler maruz kalıyor” diye ekliyor.

Burcu Karakaş/Bolu

© Deutsche Welle Türkçe

 

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güncel

Bayram Güden için ailesi taziyeleri kabul etti

editor

Published

on

By

Maraş Alhas aşiretinin mensubu Bayram Güden hakka yürümesin ardından ailesi İstanbul Yenibosna’da bulunan Akel Vakfı’nda taziyeleri kabul etti.

Dün gerçekleşen taziyede lokmalarda pay edildi. Taziye de lokma duasını İmam Rıza Ocağı’ ndan Garip Dede Dergahı dedesi Hüseyin Doğan verdi.

Taziyeye ailenin, akrabaların yanı sıra HDP Milletvekilleri Zeynel Özen ve Meral Danış Beştaş ile birlikte HDP ilçe örgütü temsilcileri katıldı. Garip Dede Dergahı Başkanı Celal Fırat dede de taziyeye katılanlar arasındaydı.

Ayrıca Güden’in yoldaşları da taziyedeydi.

Continue Reading

Güncel

HDP Dersim Gençlik Meclisi ilan edildi

editor

Published

on

By

Kuruluşunu ilan eden HDP Dersim Gençlik Meclisi, her türlü kültürel soykırım politikalarına, erk zihniyetine, ekolojik talan ve katliamlara karşı duracaklarının sözünü verdi.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Dersim Gençlik Meclisi, kuruluşunu ilan etti. HDP Dersim İl binasında yapılan açıklamaya, Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel’in yanı sıra il eşbaşkanları Özlem Toprak ve Hıdır Çiçek katıldı.
Çok sayıda gencin katıldığı meclis ilanı saygı duruşunun ardından yapıldı.
Dilara Aras, HDP Gençlik Meclisleri olarak Hasankeyf’in yok olmasına yönelik yaptıkları eyleme dikkat çekti. Aras, toplumsal sorunların çözümünde gençliğin öncü rol oynadığını ve topluma yön verdiğini belirterek, ancak günümüzde gençliğin toplumdan koparıldığına vurgu yaptı.  Aras, “Gençlik kirli, insanlık dışı yönetim ve baskılara maruz kalıyor. Ajanlaştırma, uyuşturucu, değerlerinden uzaklaştırma yoz yaşam ve toplumsal sorumluluk bilincinden uzaklaştırılmaya çalışılıyor” dedi. Aras, HDP’li gençler olarak her türlü kültürel soykırım politikalarına, erk zihniyetine, ekolojik talan ve katliamlara karşı duracaklarının sözünü vererek gençlik meclisinin kuruluşunu ilan etti.
‘MÜCADELEMİZ BİTMEYECEK’ 
Ardından konuşan HDP’li vekil Semra Güzel de, Gençlik Meclisi’nin ilan edilmesini kutlayarak, gençlerin topluma öncü olduğunu belirtti. Güzel, “Her ne kadar asimilasyon ve soykırım politikaları devam etse de, direnen bir gençlik var. Mücadele ruhu genç olan bir parti var. Hakikat arayışında olan mücadelemiz hiç bir zaman bitmeyecektir” ifadelerinde bulundu.
Daha sonra 1937-38 Dersim Katliamını anlatan bir sinevizyon gösterimi yapıldı.

Continue Reading

Güncel

Uzman isim değerlendirdi! İşte adayların ortak yayındaki beden dilleri

AleviNet

Published

on

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım seçim öncesi canlı yayında karşı karşıya geldi ve İsmail Küçükkaya’nın sorularını yanıtladı.

Ortak yayını, ve katılımcıların beden dillerini Beden Dili ve Mikro Mimik Uzmanı Semih Pehlivan Sözcü’ye değerlendirdi.

PEHLİVAN’IN DEĞERLENDİRMELERİ ŞÖYLE;

‘Küçükkaya tarafsız…’

“İsmail Küçakkaya taviz vermeyen ve kontrolü kaybetmeyen bir görüntü çiziyor. Zaman zaman Binali Yıldırım’a zaman zaman da Ekrem İmamoğlu’na destek oluyor gözükse de tarafsız bir portre çizdi. Bu anlamda beden dilini etkin bir şekilde kullandı.

‘Yıldırım gergin, İmamoğlu heyecanlı…’

Binali Yıldırım, Ekrem İmamoğlu’na göre oldukça gergin. Ekrem İmamoğlu ise oldukça heyecanlı. Binali Yıldırım daha çok ezberlediğini tekrarlıyor izlenimi veriyor. Zaten ezber dışına çıkıldığı anda ya müdahale ediyor yada bir takım sesler çıkarıyor.

Stresli anlar…

İsmail Küçükkaya sorular arasında “Beka sorunu var demiştiniz” deyince Binali Yıldırım çok gerildi ve iki eliyle İsmail Küçükkaya’ya “Dur” veya “Sus” anlamına gelecek hareket yaptı.

Ekrem İmamoğlu veriler gösterirken Binali Yıldırım asla o tarafa bakmıyor, genelde mümkün oldukça o tarafa bakmak istemiyor.

Yıldırım’ın en çok rahatsız olduğu an…

Binali Yıldırım bazı konularda çok geriliyor. Özellikle AA veya YSK ile ilgili iletişimlerde çok gergin bir hal alıyor. En çok rahatsız olduğu şey ise “Kul hakkı yendi” konusu idi. Bu konuda açıklama yaparken sesi çok net olarak düştü.”

“YILDIRIM ELİNİ GÖĞSÜNE GÖTÜRÜYOR”

“Binali Yıldırım kendi de inanmadığı şeyleri söylerken elini göğsüne götürüyor. Örneğin; “Seçimi kazanmışız tabii ki afişleri asacağız” derken bu hareketi yaptı. Bunun anlamı beden dilinde vücudunun savunmasız yerlerini kapama ihtiyacı olarak açıklanır. Bu hareketin benzerini bazen siyasetçiler elleriyle ceketlerinin önünü kapama şeklinde gösterirler. Benzer bir şekilde vakıflara destek olmak gerekiyor derken eli tamamen göğsündeydi. Tüm program sırasında bu hareket tekrarlandı. Mal varlığı konusunda da durum aynı idi.

Ekrem İmamoğlu beden dilini Binali Yıldırım’a göre çok daha iyi kullanıyor. Örneğin “Demokrasiyi sekteye uğratanlar” derken eliyle Binali Yıldırım’ı gösterdi.

Ekrem İmamoğlu bir noktada kontrolü kaybediyor gibi göründü. O da “Ne soru soracağımı siz mi karar vereceksiniz” dedi. Fakat bu kontrolü kaydetmekten ziyarete hakkının yendiğini düşündüğü için müdahale olabilir.

‘Binali Yıldırım normalde solak bir siyasetçidir ama…’

Binali Yıldırım normalde solak bir siyasetçidir. Fakat gergin olduğu anda sağ elini yoğun kullandı. Kişiler gergin olduklarında aktif kullandıkları ellerinin tersini kullanır.

Binali Yıldırım duruş olarak sanki kulaklıktan talimat alıyormuş izlenimi veriyordu.

İkinci bölümde Binali Yıldırım yönünü mümkün oldukça Ekrem İmamoğlu’na göre ters tarafa çevirdi.

Binali Yıldırım FETÖ kelimesini kullanırken genellikle ses seviyesi düşüyor. Bu durum genellikle söylediğine inanmadığı durumlarda geçerlidir.

Binali Yıldırım “Biz insanların etnik kökenine bakmayız, inancına bakmayız” derken hem sesinin düşüklüğü hem de kelimeleri çıkarmaktaki zorluğu söylediklerine kendisinin de inanmakta zorlandığının işareti olabilir.

‘İmamoğlu zaman yönetimi konusunda sıkıntılı…’

Ekrem İmamoğlu zaman yönetimi konusunda sıkıntılı. Bazen aynı şeyleri sıklıkla tekrarlama eğiliminde olduğu için süreyi iyi değerlendiremiyor. Dolayısıyla bazen 3 dakikalık sürede soruya vereceği cevap için 15-20 saniye kalıyor.”

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI