Connect with us

.

GÜNCEL HABERLER

150 örgütten uyarı: Durum çok acil; tecrit kaldırılmalı!

AleviNet

Published

on

İnsan hakları savunucusu, sendika, hukuk ve demokratik kitle örgütleri ile çok sayıda siyasi partinin içinde yer aldığı 150 kurum, tecride karşı açlık grevinde olan tutsaklara ilişkin ortak deklarasyon yayımladı. İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde yapılan basın toplantısına kurum temsilcileri katıldı. 

‘ACİL’ UYARISI

İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, “Süreç acil olduğu için acil bir şekilde ve kısa bir sürede yaptık. 150 örgüt bir araya geldi ve deklarasyon hazırladı” dedi.

Türkiye İnsan Hakları Vakfı (THİV) Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ümit Biçer, ortak deklarasyonu okudu. DTK Eşbaşkanı Leyla Güven ve tutsakların açlık grevlerine dikkat çeken Biçer, “Bir mevsimi geride bırakan açlık grevleri büyüklüğü ve sonuçları açısından toplum olarak altından kalkamayacağımız bir insani kriz aşamasına varmıştır” dedi.

‘ÖLÜM İHTİMALİ VAR’

Biçer, açlık grevindeki tutsakların yaşadığı sağlık sorunlarından yola çıkarak, kritik eşikte olunduğunu kaydetti. Geçmiş deneyimlerin, açlık grevlerinde ölüm riskinin sadece gün sayısıyla ilişkili olmadığını da gösterdiğini anımsatan Biçer, şöyle devam etti: “Nitekim açlık grevlerinde mahpuslardan bazıları açlık grevlerinin birinci ayında, bazıları ise üçüncü ayında yaşamını kaybetmiştir. Bugün ise, çoğu, yıllardır cezaevlerinde yeterli besine ulaşmamış olan,  kronik hastalıkları bulunan, sağlık birimlerine ve tedaviye ulaşma ile ilgili ciddi problemler yaşayan mahpuslar için açlık grevi oldukça zorlayıcı bir süreçtir ve her an ölümle sonuçlanma ihtimalini barındırmaktadır.”

‘ÇÖZÜM ZOR DEĞİL; ANAYASA UYGULANSIN’

Tutsakların taleplerine değinen Biçer, “Hukuki bir talep ile başlamış olan açlık grevlerinin çözüme kavuşturulması iktidar açısından hiç de zor değildir. Bunun için yeni bir yasal düzenlemeye dahi ihtiyaç yoktur. Anayasa ve yasaların eşit uygulanması tek başına yeterlidir” diye belirtti.

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel de, “Gerçekten bir demokrasi olacaksa, bu çığlığa bu talebe ve bizim çağrımıza ses verilmelidir” diye konuştu.

‘YAŞAMI SAVUNMAK İSTEYEN TALEBE SAHİP ÇIKAR’

Tevgera Jinen Azad (TJA) Aktivisti ve Yazar Ayşe Berktay ise, “Yaşama sahip çıkmak demek açlık grevindekilerin taleplerini sahip çıkmak demektir. Yaşamı savunuyorsak hukukun herkese uygulaması gerektiğini söylemek gerekir” dedi.

İMZACILAR

Deklarasyonu imzalayan kurumlardan bazıları şöyle:

“*Avrupa Süryaniler Birliği

*ESU Türkiye

*Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST)

 

*Çağdaş Avukatlar Grubu (ÇAG)

 

*Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Merkezi Ve Tüm Şubeleri

 

*Demokrasi İçin Hukukçular

 

*Demokratik Alevi Derneği

 

*Demokratik Bölgeler Partisi İstanbul

 

*Devrimci Parti

 

*Doğu Ve Güneydoğu Dernekler Platformu: (Amed Dernekleri Federasyonu, Bitlis Dernekleri Federasyonu, Dersim Dernekleri Federasyonu, Elih Batman Dernekleri Federasyonu, Karakoçan Dernekleri Federasyonu, Mardin Dernekleri Federasyonu, Muş Dernekleri Federasyonu, Şirvan Dernekleri Federasyonu, Varto Dernekleri Federasyonu, Çatak Derneği, Adıyamanlılar Derneği, KAYYDER, Van Gevaş Derneği, Kozluk Derneği, Bitlis Derneği, Karayazı Derneği, Eruh Derneği, Bekiran Gençlik Derneği, Bağcılar Bitlisliler Derneği, Beşiri Derneği, Erzurum Karayazı Karagiviş Derneği, Gebze Siirtliler Derneği, İstanbul Batman Petrolspor Taraftarlar Derneği, İkitelli Batman Kozluklular Derneği, İstanbul Batmanlılar Derneği, Silvan Taşpınar Köyü Derneği, Şirvan Zivzik Derneği, Muş Bulanık Mele Mustafa Köy Derneği, Bismilliler Derneği, Diyarbakırlılar Derneği, Munzur Çevre Derneği, Gerger Derneği, Maltepe Bitlis Derneği, Başakşehir İş Adamları Derneği)

 

*Emek Partisi (EMEP)

 

*Eşit Haklar İçin İzleme Derneği

 

*Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP)

 

*Halkların Demokratik Partisi İstanbul

 

*Halkevleri

 

*Hak İnisiyatifi Derneği

 

*İmc Kadın Dayanışma Derneği

 

*İnsan Hakları Derneği İstanbul

 

*İstanbul LGBTİ+

 

*İşçi Sözü

 

*Kaldıraç

 

*Katılımcı Avukatlar Grubu (KAV)

 

*KESK İstanbul Şubeler Platformu (28 şube), (Eğitim Sen, SES, Tüm Bel Sen, BES, Yapı Yol Sen, Dives, Tarım Orkam Sen, BTS, ESM, Haber Sen, Kültür Sanat Sen)

 

*Kırk Yama Kadın Derneği

 

*Mor dayanışma

 

*78liler Girişimi

 

*Özgürlük İçin Hukukçular Derneği

 

*Özgürlükçü Demokrat Avukatlar Grubu

 

*Partizan

 

*Rosa Kadın Derneği

 

*Sosyalist Dayanışma Platformu (Sodap)

 

*Sosyalist Kadın Meclisleri

 

*Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP)

 

*Tevgere Jinen Azad (TJA)

 

*Toplum Ve Hukuk Araştırmaları Vakfı

 

*Toplumsal Özgürlük Parti Girişimi

 

*Türkiye İnsan Hakları Vakfı

 

*Yeşiler Ve Sol Gelecek Partisi

 

*Yeni Demokrat Kadın.”

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNCEL HABERLER

HACI BEKTAŞ-I VELİ ANMA ETKİNLİĞİ YOĞUN KATILIMLA BAŞLADI

editor

Published

on

By

56. Ulusal 30. Uluslararası Hacı Bektaş Veli’yi Anma Törenleri ve Kültür Sanat Ekinlikleri yoğun katılımla başladı. Çok sayıda yurttaşın katıldığı anma etkinliğinin açılışına Alevi kurum temsilcileri, ocakzadeler, siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu katıldı.

Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür  Sanat Etkinlikleri büyük bir katılım ile başladı.

Açılış etkinliğinde konuşan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül,  Alevilerin isteklerinin yer aldığı bildirgeyi okudu. Alevi toplumunun haklarının iade edilmesi istediklerini belirten Güzelgül, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği kararlar uygulansın. Devlet, Alevi katliamlarından dolayı özür dilesin. Munzur’da, Kaz Dağları’nda katliam son bulsun” diye konuştu.

Anma etkinliğinde kısa bir konuşma yapan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ”Hacı Bektaş-ı Veli, yaşamı boyunca hep hakkı hukuku ve adaleti savunmuştur. O, barışın huzurun birlikte yaşamanın öncüsü olmuştur. Bugün Avrupa’nın pek çok ülkesinde onun düşünceleri toplumu aydınlatıyor” dedi.

“AYDINLANMA MEŞALESİ İLE ANADOLU’YA GELDİ”

Kılıçdaroğlu, Hacı Bektaş-ı Veli’nin hak ve adaleti savunduğuna vurgu yaparak, dünya toplumların huzur ve adaleti aradığına vurgu yaptı. Kılıçdaroğlu sözlerine şöyle devam etti:

”Hacı Bektaş-ı Veli, yaşamı boyunca hep hakkı hukuku ve adaleti savunmuştur. O elinde kılıçla değil aydınlanma meşalesiyle Anadolu’ya gelmiştir. Toplum onu güvercin donuyla Anadolu’ya geldiğini kabullenmiştir. Çünkü o barışın, huzurun, birlikte yaşamanın öncüsü olmuştur. O kendi deyimiyle 72 milleti bir saymıştır. Anadolu’ya geldiğinde 35 yaşlarında bilgin bir insandı. Selçuklu sultanı önemli kararlar aldığında onun düşüncelerine başvuruyordu. Dergahında düşüncelerini öğrencilerine aktararak yaygınlaştırılmasını sağladı. Bugün Avrupa’nın pek çok ülkesinde onun düşünceleri toplumu aydınlatıyor. Anadolu’yu bize yurt yapan işte bu gönül erenleridir. Aslanla ceylanı hünkarın kucağında buluşturan huzurdur adalettir. Dünya hala huzuru ve adaleti arıyor.”

PİRHA / NEVŞEHİR

 

 

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Kaz Dağları halkı: Zehirlenmek istemiyoruz

editor

Published

on

By

Su ve Vicdan Nöbeti’ndeki yöre halkı, yıllardır yaşadıkları yerlerin çöle döndüğünü belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a şu çağrıyı yaptı: “Gelip yerinde görün, zehirlenmek istemiyoruz.”

Kaz Dağları’nda altın çıkarmayı planlayan Alamos Gold Şirketi’nin doğa tahribatına karşı Su ve Vicdan Nöbeti 22’nci gününde devam ediyor. Kaz Dağları eteklerinde süren Su ve Vicdan Nöbeti’ni çevre köylerden ziyaret etmeye gelenler de var. Her gün çevre köylerden gelen yöre halkı, maden sahasını gördükten sonra nöbet alanında bekleyişlerini sürdürüyor. Nöbet eylemine ilk günden bu yana gelmeye devam eden Bahriye Duman ve Fevzi Duman çifti de yıllardır yaşadıkları doğanın yok olmasını istemiyor. Doğma büyüme Çanakkaleli olan 68 yaşındaki Fevzi Duman, yıllarca Balaban mevkiine yakın Çan ilçesinin Kulfa köyünde yaşıyor, sonra Kepez ilçesine yerleşiyor.
‘İÇME SUYUMUZ ZEHİRLİ AKACAK’
Çiftçilik yapan Duman, siyanürle altın çıkarıldığını duyunca nöbet alanına gelmeye başladıklarını söyledi. “Havamız, suyumuz, oksijenimiz gitmesin” diyen Duman, siyanür ile altın çıkarılmasını istemediklerini söyledi. Siyanürün bütün halkı, çevreyi etkileyeceğini ifade eden Duman, “Sularımızı zamanla zehire dönüşecek. Özellikle çamların kesilmesine dur demek için geldim. Kullanma sularının Atik Hisar Barajı’ndan sağlanıyor. Zamanla sularımıza siyanür karıştığı zaman zehir akacak. Biz buna karşıyız. Yıllardır içme sularımızı Balaban’daki çeşmelerden götürüyoruz. Dünyada en çok oksijen üreten Kaz Dağları oksijen üretemeyecek, sularımız zehirlenecek” şeklinde konuştu.
‘CUMHURBAŞKANI GELİP YERİNDE GÖRSÜN’
Duman, ağaçların kesildiği tepeleri göstererek, “Devletimizin buralarda yaşananlardan sanırım haberi yok. Çünkü her yer çöle dönmüş. Bu kadarıyla da kalmayacak. Aldıkça bitirecekler her tarafı. 195 bin çam diyorlar. Kolay mı bu çamların tekrar yeşermesi? Devletin görevi, buralara gelip baksın.  Cumhurbaşkanına sesleniyoruz. Gelip yerinde görsün biz zehirlenmek istemiyoruz.  Dağlarımızın yok olmasını istemiyoruz. Oksijeniniz yaşam alanlarımız yok olduktan sonra çocuklarımız geleceğimiz ne olacak?” diye sordu.
SANTRALDEN SONRA KANSER ARTI
Yöre halkının tamamının yaşanan doğa katliamına tepki göstermemesini de eleştiren Duman, şunları söyledi: “Bugün köylerde iş bulduk diye seviniyorlar, 10 yıl sona ne olacak burası, çöl olarak bırakacaklar. Kanadalılar parayı alıp gidecek. Yazıktır, günahtır, Türkiye’ye yüzde 2 pay verecekmiş, vermesin kardeşim bizim çamlarımız, havamız bize yeter. Eskiden bu kadar çok kanser hastası yoktu buralarda. Bizim köyde Termik Santral yapıldıktan sonra 5 akrabam kanserden yaşamını yitirdi.”
MEMLEKET ÇÖLE DÖNDÜ
Evlendikten sonra Kulfa köyüne yerleştiğini ve 40 senedir bu doğada yaşadığını dile getiren Bahriye Duman da, “Suyumuzu Kaz Dağları’ndan alıyoruz. Çamların kesilmesine karşıyız. Maden çıkarsa siyanürle her taraf zehirlenecek. Havamız da suyumuz da kirlenecek. Dağlarımız, suyumuz, vatanımız, havamız gidiyor. Yaşam alanlarımız elimizden alınıyor.  Durdurulmasını istiyoruz. Böyle olmasın. Devlete çağrı yapıyoruz. Memleket çöle döndü” dedi.
MA / Zemo Ağgöz – Esra Solin Dal
Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Bütçeden müteahhit ve müşavirlere 7 ayda 20 milyar

AleviNet

Published

on

Bunun tamamına yakını ‘Diğer’ adı altında aktarıldı.İktidarın kamu olanaklarını kullanmadan özel sektöre yaptırdığı işlerin büyük bölümünü oluşturan müteahhitlik hizmetleri ile danışmanlık hizmeti aldığı şirketlere aktardığı tutarlar yedi ayda 20 milyar TL’ye yaklaştı.

Birgün’den Nurcan Gökdemir’in haberine göre; Hazine ve Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü tarafından açıklanan Temmuz ayı bütçe harcamaları bütçenin kara delikleri olarak isimlendirilen harcamalarda gerileme olmadığını gösterdi.Harcama rakamları iktidarın tartışmalı projelere ortak imza attığı müteahhit firmalara bütçe kaynaklarını aktarmayı sürdürdüğünü gösterdi.

ÖDEMEDE REKOR AYI

Buna göre, 2019 yılı temmuz ayı sonunda müteahhitlik giderleri 9 milyar 599 milyon TL’ye ulaştı. 2 milyar 780 milyon TL ile temmuz ayı, müteahhitlik harcamalarının 2019’da zirve yaptığı ay oldu.İktidarın müteahhitlere aktardığı tutarlar arasında 5.4 milyar TL ile “Hizmet binası yapımı” ilk sırada yer aldı. Bunu 3.9 milyar TL ile “Diğerleri” kalemi izlerken 189 milyon TL ile “Hizmet tesisleri” üçüncü sırada yer aldı.MÜŞAVİRLERE 8 MİLYARBütçeden, “Müşavir firma ve kişilere ödemeler” adı altında da yedi ayda 8 milyar TL aktarıldı. Bunun 7.7 milyar TL’si, “Diğer müşavir firma ve kişilere ödemeler” adı altında yapıldı. Üçüncü sırada da 229 milyon TL ile “İş sağlığı ve güvenliği hizmeti” alım gideri yer aldı. İktidar, müşavir firma ve kişilerden “etüt-proje bilirkişi ekspertiz, araştırma ve geliştirme, bilgisayar hizmeti, harita yapım ve alım, enformasyon ve raporlama, danışma yönetimi ve işletim, temizlik, özel güvenlik ve çağrı merkezi” hizmeti alımı yaptı.‘DİĞER’İN ‘DİĞER’İBütçe analitik rehberinde müşavir firmalara aktarılan tutarların tamamına yakınını oluşturan “Diğer” hizmetler çok ayrıntılı tanımlanmadı. Müşavir firmalardan alınan “diğer” adı altında alınan hizmetler şöyle sıralandı:“Milli Savunma Bakanlığına bağlı Akaryakıt İkmal ve NATO POL Tesisleri İşletme Başkanlığına, NATO petrol boru hattının işletme ve bakımı ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin akaryakıt ve madeni yağ sevkiyatı hizmeti karşılığında yapılacak ödemeler,İhale yolu ile yapılan tarımsal mücadele işleri ile ilgili her türlü giderler,Devlete ait gemilerin müşavir firma ve kişilerce işletilmesi ile ilgili giderler.Ancak dördüncü bir kalem olarak “Yukarıda sayılan gruplara girmeyen müşavir firma ve kişilere ödemeler” denilmekle yetinildi.

2.3 MİLYAR TL DAHA…

“Gayrimenkulün kurum tarafından üretilebilmesi için gerekli olan proje, müşavirlik, kontrollük” hizmeti alımı için yapılan harcama da 2 milyar 392 milyon TL oldu. Bunun 1.2 milyarı proje giderleri için aktarılırken 987 milyonun “diğer” ödemeler olduğu açıklandı.

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI