Connect with us

.

Politika

Arslan: CHP açlık grevleriyle ilgili rol almalı

AleviNet

Published

on

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Mehmet Arslan, partisinin il eşbaşkanlarıyla Halkların Demokratik Partisi (HDP) Amed il binasında bir araya geldi. 

Arslan, Seçimler, Türkiye halkları nezdinde demokratikleşme ve normalleşmenin yaşanması için siyasi partilere önemli bir mesaj vermiştir” dedi.

‘TECRİT KRİZİ DERİNLEŞTİRİYOR’

“Türkiye artık kriz zili vermektedir. Hem ekonomik, toplumsal ve kriz yaşanıyor” vurgusunda bulunan Arslan, “Kriz, tecrit politikasıyla paralel geliştirildi. Krizlerin ve sorunların demokratik yollarla çözülmesi konusunda tecridin kaldırılması gerekir” diye konuştu. Tecridin yaratmış olduğu bu sürecin ekonomi, siyasi ve toplumsal krizlere neden olduğunu ifade eden Arslan, “Tecridi kabul etmiyoruz” diye ekledi.

İmralı tecridine karşı devam eden açlık grevlerine dikkat çeken Arslan, “Bu açlık grevleri, son noktaya gelmiştir. Kürt çocukları, kanunlar uygulansın diye canları ölüme yatırmışlar. Açlık grevcilerin başka ayrıcalıklı bir talebi yoktur. Bu talep hukuki, demokratik ve meşru bir taleptir. Bunun görmemek, duymamak ve gereğini yapmamak, suç işlemektir” diye konuştu.

Kürtlerin kendileri yönetme talepleri ve iradesinin sandığa yansıdığını dile getiren Arslan, AKP’ye “Kürtler ve halklar ile inatlaşmamalıdır” uyarısında bulundu.

‘CHP ROL ALMALI’

CHP ve Saadet Partisi’nin açlık grevlerine gözlerini kapattığını belirten Arslan, “Öcalan’ın ideolojisi beğenir ya da beğenmezler. Yasalar kişiye göre uygulanmıyor. Sorumlu olan tüm kesimler tecridin sonlanması için taleplerini yerine getirmelidir. Bu talep, tüm Türkiye ve Kürtlerin talebidir. Sadece Öcalan’a değil Türkiye’nin tamamına uygulanıyor. Türkiye’de normalleşme olması için tecridin sonlanması gerektiğini düşünüyoruz” diye konuştu. 

Açlık grevcilerinin taleplerine dönük CHP’nin rol alması gerektiğini vurgulayan Arslan, şunları dile getirdi: “CHP, atıl bir siyaset izleyemez. Türkiye cephesinde halklar bir araya gelip, adaylara destek vermişse CHP’nin politikalarını beğendikleri için değildir. Türkiye’nin normalleşmesi için, alternatif güç için oy verdiler. Alternatif olabilecek siyasi bir partinin başkanları, vekilleri, açlık grevi ve tecrit ile ilgili bir cümle kuramıyor. Kürtler, CHP adaylarına destek vermiştir. CHP; bu saatten sonra bu zulme sessiz mi kalacak? Tecrit ve hukuksuzluğa sessiz mi kalacak? Açlık grevcilerinin aileleri oy vermiştir. Cenazeleri mi bekleyecek? Tabutların çıkmasını mı bekleyecek? Kürtlere dönük uygulanan hukuksuzluğa kayıtsız kalamaz. CHP de doğru okumalıdır. Kürtler, politik bir seçmendir. Kayyum anlayışına Cizre ve Şırnak katliamına İstanbul’da cevap verdiyse, bunun siyasi sorumluğunun taşımadığı durumunda Kürtler CHP’ye cevap verecektir.”

Türkiye’deki aydın ve demokratik kesimlerin eleştirilerine yanıt veren Arslan, “Tecrit kalksın diye bir cümle kurmayanların samimi olduklarını düşünmüyoruz. Ölümlerin yaşanmaması için ilk önce tecridin kaldırılması gerekiyor” dedi. 

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Politika

CHP’li Özgür Özel, Bakan Hulusi Akar’ın açtığı davada hakim karşısına çıktı

AleviNet

Published

on

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, 27 Aralık 2018’de CHP Grup Başkan Vekili Özgür Özel hakkında, kendisine hakaret ettiği gerekçesiyle suç duyurusunda bulunarak, 500 bin liralık manevi tazminat davası açtı. Davanın ilk duruşması, bugün görüldü. 28’inci Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, CHP’li Özel ve avukatı ile Bakan Akar’ın avukatları katıldı.

Mahkemedeki savunmasında, davanın siyasi nitelikte olduğunu savunan Özgür Özel, söylediği her sözün arkasında olduğunu belirterek, şunları söyledi:

“Davalı taraf, dava açarken silahlı kuvvetlerden aldığı emekli ikramiyesinin 4 katı yüksekliğinde bir tazminat talep edilmiştir. Manevi tazminat verenin fakirleşmesi ve tazminat alanın zenginleşmesi hedeflenmemelidir. Bu bedelin davaya dikkat çekmek için talep edildiği kanaatindeyim. Bütçe görüşmeleri, siyasi denetimin bir unsurudur. Doğrudan bir gensoru niteliğindedir. Bakanlar, bu görüşmeler sırasında hesaba çekilir. Davaya konu eleştirilerde görevle ilgili bir sataşma bulunmamaktadır. Mahkemenin bu konuda hakkımı teslim edeceğine inanıyorum. Davacının ‘balyoz’, ‘ergenekon’ ve ‘askeri casusluk’ davalarında, sorumlu olduğu Hasdal Cezaevi hariç kimseye ziyarette bulunmadığını iddia ediyoruz. Balyoz ve kumpas kitabı mahkemeye sunulmuştur. Dava, siyaseten açılmış bir dava olup, muhalefet görevimizi tehdit etmektedir.”

Savunmanın ardından duruşma, 11 Ekim Cuma günü saat 14.00’e ertelendi.

Duruşma çıkışında basın mensuplarına açıklama yapan CHP’li Özel, “Yargılanan muhalefet hakkıdır” dedi.

Continue Reading

Politika

DSP’li Muammer Aydın İstanbul’da resmen adaylıktan çekildi: Her şey çok güzel olacak

AleviNet

Published

on

Demokratik Sol Parti (DSP) İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Muammer Aydın, geçen hafta adaylıktan istifa ettiğini duyurmuştu.

İşte o paylaşım;

ÖNEMLİ İSİMLERİ İSTİFA ETMİŞTİ

DSP’de Hikmet Sami Türk ve Necmiye Çölaşan, partinin Ekrem İmamoğlu’na destek veren açıklama yapmaması üzerine DSP’den istifa etmişti. İSTANBUL’DAN ADAYLIKTAN ÇEKİLENLER BTP adayı Selim Kotil, Demokrat Parti adayı Ersan Gökgöz, Türkiye Komünist Hareketi adayı Aysel Tekerek ile Emekçi Hareket Partisi adayı Özge Akman İstanbul seçimlerinden çekildiklerini açıklamıştı. MUSTAFA SARIGÜL’E ÇAĞRI Mustafa Sarıgül’ün eski zdanışmanı Mustafa Gültekin de Twitter’dan yaptığı açıklamada Sarıgül’e çağrıda bulundu. Gültekin’in mesajı şöyle: “Her seferinde CHP gençlik kollarından geldiğini o kültürle büyüdüğünü söyleyen @M_Sarigul bu parti sayesinde başkan oldun zengin oldun hukuk devleti için insanlar canlarını veriyor. Sen neden @herseycokguzelolacak diyemiyorsun. Kimden neden korkuyorsun. Marşımızı unutma KORKMA!”

Continue Reading

Politika

Canan Kaftancıoğlu’ndan iddianame açıklaması: Skandal ancak ne yazık ki alışılageldik bir durum

AleviNet

Published

on

Canan Kaftancıoğlu’nun hakkında açılan soruşturma ile ilgili açıklaması şu şekilde:

“2018 Ocak ayından itibaren hakkımda soruşturmalar başlatılmış ve bu soruşturmalarla ilgili 12 Aralık 2018 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda ifade vermiştim. Soruşturma dosyasında, ifade özgürlüğü kapsamında yer alan şahsıma ait beyanlarım ile birlikte; üretilmiş, kurgulanmış, sahte ifadeler de bulunmaktaydı.

Yazıldığı ve kabul edildiği söylenen iddianameye ilişkin tarafıma resmi bir tebligat ulaşmadan yandaş medya organlarına sızdırılması soruşturmanın gizliliği açısından skandal, ancak ne yazık ki alışılageldik bir durum olmuştur. Soruşturmanın gizliliğinin ihlal edilmesi kadar önemli olan bir diğer husus ise, nasıl ve ne amaçlarla bu ihlale göz yumulduğu ve sızdırmanın zamanlamasıdır.

Hukuk eliyle gösterdikleri sopayla susturacaklarını, korkutacaklarını, yıldıracaklarını zannedenler olabilir. Ancak bilinsin ki tek gündemim İstanbul’un çocukları, gençleri, kadınları, yoksulları kısacası onaltı milyon vatandaşı için hiç durmadan, dinlenmeden, yorulmadan çalışmaktır.

Zaman susma değil tam tersine vatandaşa hakikati daha yüksek sesle anlatma zamanı. Ve böylesi bir zamanda; geçmişten bugüne, halka hakikati anlatanlara yaşatılan onca mağduriyetin yanında bu dava benim açımdan konuşmayı bile ayıp sayacağım bir teferruat olarak kalacaktır.

Soran, merak eden dayanışma gösteren tüm dostlar rahat olsunlar.

Çok yakında hak kazanacak, halk kazanacak, hakikat kazanacak ve her şey çok güzel olacak.”

Kaftancıoğlu’nun 17 yıla kadar hapsi istendi

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI