Connect with us

.

Kültür-Sanat

‘Yaratıcılık dünyanın umududur’

AleviNet

Published

on

Hermann Vaske, Why Are We Creative: The Centipede’s Dilemma (Neden Yaratıcıyız ?: Kırkayağın İkilemi/ 2019) adlı çekimi 30 yıl süren belgeselinde çok sayıda ünlüye ‘Neden Yaratıcıyız ?’ sorusunu soruyor. Vaske’nin aldığı yanıtlar ilginç ve düşündürücü. Hiç tanımadığı insanlara yanaşıp onlara yaratıcılık sorusunu soran bu sorgulamaya David Bowie ile başlıyor. Outside adlı klibinin senaryosunu da yazan Bowie “Öyküden çok görsellikle ilgileniyorum. Yaşlandıkça hikaye formatı bana eski moda, antika bir engel gibi gelmeye başladı” diyor.

Oyuncu John Cleese, bir psikiyatristle zihin üstüne kitaplar yazdığını, çok kuralcı bir toplumda yaşandığı zaman iki farklı sistemi biraraya getirmenin zorluğunu, çocukluklarında iki farklı sistemi birleştiren insanların çok yaratıcı olduklarını, çok benzer iki ebeveynden doğan çocuğun yaratıcı olamayacağını vurguluyor. Yönetmen, çizgi romance Marjane Satrapi (Persepolis) çocukken aynaya bakıp kendi kendine konuştuğunu, şimdi de tek başınayken ürettiğini irdeliyor.

Şarkıcı Björk, “Yaratıcılık dışında bir şey yapamam” diyor. Müzisyen B.B.King “Babam bana hep çalışmam gerektiğini, çalışırken elinden gelenin en iyisini yapmalısın dediğini, bunun da yaratıcılıktan geçtiğini” belirtiyor. Kendini hep dışlanmış duyumsayan oyuncu Diane Kruger (Paramparça), diğer insanlardan farklı olmak istediğini açıklıyor. Isabella Rossellini, annesi Ingrid Bergman, babası yönetmen Roberto Rosselini olduğu için “Aynı meslek grubunda kaldım” diyor. Netflix’in ortak kurucusu ve CEO’su Reed Hastings başta herkesin yaratıcı olduğunu, yaşam pratikleri devreye girince herkesin yaratıcı kalamayacağını vurguluyor.

Mimar Zaha Hadid, yaratıcılığın doğuştan olmadığını, düşüncelerle
geliştiğini, düşünceleri geliştirmek için çalışmanın, fikir üretmenin
önemli olduğunu irdeliyor. Oynarken gündelik farkındalıklardan
uzaklaştığını söyleyen Willem Dafoe, kendini oyuncudan çok bir
şeyler yapan, hareket eden biri olarak tanımlıyor.

Yaratım bağımlılığı

Yönetmen Jim Jarmusch, fotoğrafçı Georg Baselitz ile müzisyen Blixe Bargald, farklı açılardan bakmanın önemini, ters açıdan bakıp gerçeği tersine çevirerek yaratıcı olunacağını savunuyorlar. Moda tasarımcısı Yohji Yamamoto,” insanlar bir şeyler yapıyorlar çünkü anlaşılmak istiyorlar. Anlaşılmak isteyen sıradan insanlar ve anlaşılmak isteyen sanatçılar arasında fark var. Bazıları hiç duramazlar, yaratmadan yaşayamazlar” diyor. Yönetmen Isabel Coixet, yaratıcılığı tedavisi olmayan bir hastalık, virüs olarak tanımlıyor.

Varoluş korkusu

Yaratıcılığn en büyük kaynaklarından birinin en derin varoluş korkuları olduğunu anlayan Hermann Vaske, gerilimin ustası David Lynch ile konuşmaya karar veriyor. “Her insanda yaratıcılık dürtüsü vardır, bir fikir bulup onu filmleştirmekten daha heyecan verici bir şey yoktur” diyor David Lynch.

Yaratıcılık değişimdir

Aktivist grup Pussy Riot’un üyesi Nadya Tolokonnikova, Sibirya’dan geldiğini, Sibirya’nın Rusya’nın kıçı olduğunu, kıç olmak istemediği için yaratıcı olduğunu belirtiyor. Dine, politikaya, erke meydan okuyan Marilyn Manson aşırı uçlardan esinlendiğini, provokatör olduğunu açıklıyor.

Birey kendini ne zaman güvensiz hissederse yaratıcılık o zaman ortaya çıkıyor. Bu durumda akla şu soruyu getiriyor : Ortak bir yaratıcılık teorisi var mı ?

Oyuncu Jeanne Moreau “Yaratıcılık enerji ve özgürce yapılınca insan daha sağlıklı olur. Yaratıcılık insanların salt sanatla ifade edemiyeceği usdışı bir sırdır. Yaratıcılık dünyanın umududur” diyor.

Politika ve yaratıcılık

2000’de Dünya Ekonomi Forumu Davos’a giden Vaske burada liderlerin yaratıcılığın gücüyle ilgili görüşlerini alıyor. Yasser Arafat, “Adil, kapsamlı, kalıcı bir barış çözümü için yaratıcı olmalıyım” yanıtını veriyor. Mihail Gorbaçov, “Politik liderlikteki eksiklikler politikadaki vizyon eksikliğinden, dünyadaki değişimleri anlamamaktan doğar” diyerek meslekdaşlarının dar görüşlülüğünü eleştiriyor.

“Politikacılar sadece politikacı olmak isterler, sıradanlığı överler, demokratik değişimi en son onlar getirirler” diyen moda tasarımcısı Vivienne Westwood “Değişim kültürle olur, ben kültüre inanırım, politikaya inanmam” diyor. Oyuncu-yönetmen Angelina Jolie, sanat değer verilen bir şeyle birleştirilirse insan kendini eğitebilir” yanıtını veriyor.

Yaratıcılık ve tinsellik

Hermann Vaske’nin “Yaratıcılık dünyanın sorunlarını çözebilir mi ?” sorusunu tinsel lider Dalai Lama şöyle yanıtlıyor: “Hayal gücü ve yaratıcılık sayesinde insan öteki canlılara göre daha hızlı gelişir. Bu dinamik yaratıcılık yanlış ve olumsuz amaçlar içinde kullanılabiliyor. Yaratıcılık, insan zekası ve sıcak kalplerle dengelenmelidir”.

Yaratıcılık ve bilim

Yaratıcılık mı bilim mi daha önemlidir sorusunu Stephen Hawking, “Iyi bilim için yaratıcı olunmazsa eski formüller tekrarlanır. Umutla yola çıkmak yolu bitirmekten çok daha iyidir” diyerek yanıtlıyor.

Kırkayağın ikilemi

Yönetmen Michael Haneke, Neden yaratıcıyız ? sorusunu “Kırkayağa neden yürüdüğü sorulmaz çünkü kafasının üstüne düşer” diyerek Gustav Mahler örneğini veriyor. “Mahler, Freud’un kendisini analiz etmesini ister. Freud, Mahler’e analizi boşver yoksa yaratıcılığını kaybedersin der”.

Yaratıcılığın evreninde ortak bir düşünce bulunuyor: Ben benim ve farklı olmaktan korkmuyorum.

Popüler kültürün yaygınlaştığı, vahşi kapitalizmin ele geçirdiği, iklim dengesinin bozulduğu, adaletsizliğin, eşitliksizliğin, yoksulluğun, eğitimsizliğin sürdüğü günümüzde dünyanın insanların her zamankinden çok yaratıcılığa gereksinimi var.

Hermann Vaske’nin çektiği, 30 yıl süren, Umberto Eco, Spike Lee, Peter Gabriel, Pele, Brian Eno, Quincy Jones, Milos Forman, Charlotte Rampling, Nelson Mandela, Yoko Ono, Quentin Tarantino, Harvey Keitel gibi çok sayıda ünlünün yer aldığı Why Are You Creative ? :The Centipede’s Dilemma (Neden Yaratıcıyız ? : Kırkayağın İkilemi/ 2019) bugün gösterime girdi.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kültür-Sanat

İranlı ünlü şairden işgal tepkisi: DAİŞ gitti, babası geldi!

AleviNet

Published

on

 

Seyit Ali Salihi yayınladığı mesajda şu ifadelere yer verdi: “Türk devletinin Rojavaya başlattığı işgal saldırı, özgürlük istemlerinin hedef alınmasıdır. Bu büyük zülüm ve saldırılara karşı her türlü sessizlik ve kaçış zorbaların desteklenmesidir. DAİŞ giti şimdi babası geldi.”

Continue Reading

Kültür-Sanat

Kürt Müzisyen Kelhor: Direnerek yenebiliriz!

AleviNet

Published

on

Türk devletinin Rojava ve Kuzey Doğu Suriye topraklarına yönelik başlattığı işgal saldırılarına tepkiler devam ediyor.

Birçok siyasetçi, sanatçı, yazar, aydın, şairden sonra şimdi de ödüllü Kürt Müzisyen Kayhan Kelhor’dan tepki geldi.

‘GÜCÜMÜZ YETİYOR’

Kayhan Kalhor, yazılı bir mesaj yayımlayarak, “Kürtler olarak direnerek bu saldırıları kırabiliriz” dedi. Kalhor, şunları kaydetti:

“Zorbalık, zulüm ve bir halkın yok edilmesine karşı hiçbir zaman sessiz kalınamaz. Silahım olan müziğim bu gecelerde Rojava’ya göre ayarlanıyor ve elim silahım olan müziğimin tetiğindedir. Ağır gece ve gündüzler geçiyor. Biz Kürtler olarak direnerek işgali durdurabiliriz. Kürt olarak da gücümüz buna yetiyor.”

 

Continue Reading

Kültür-Sanat

Nobel Edebiyat Ödülü Handke ve Tokarczuk’un oldu

AleviNet

Published

on

2019 yılı Nobel Edebiyat Ödülü’ne Avusturyalı yazar Peter Handke, 2018 Nobel Edebiyat Ödülü’ne ise Polonyalı yazar Olga Tokarczuk layık görüldü. İsveç Akademisi’nden Perşembe günü Stockholm’de yapılan açıklamada, Handke’nin “dili ustalıkla kullandığı güçlü eserlerinde çevreyi ve insan deneyiminin özelliklerini araştırdığı” belirtildi.

Açıklamada, Tokarczuk’un da “ansiklopedik bir tutku içeren anlatım gücünün bir yaşam biçimi olarak sınırlar arasında geçişini sembolize ettiği” kaydedildi.

Akademi’yi sarsan cinsel taciz ve yolsuzluk skandalı nedeniyle geçen yıl Nobel Edebiyat Ödülü verilmemişti. Bu nedenle, Nobel Komitesi bu yıl bir istisna yaparak iki ödül birden verdi.

Yaklaşık 830 bin euro tutarındaki Nobel Edebiyat Ödülü 10 Aralık’ta Stockholm’de düzenlenen törenle sahiplerini bulacak.

1942 doğumlu Avusturyalı yazar Peter Handke’nin Türkçe’ye çevrilen anlatı ve romanları arasında “Solak Kadın”, “Kaspar”, “Kalecinin Penaltı Anındaki Endişesi” ve “Çocuğun Endişesi” bulunuyor.

Polonyalı yazar Olga Tokarczuk’un ise Türkçe’ye “Koşucular” adlı romanı çevrilmişti.

Nobel Edebiyat Ödülü, 2016 yılında da Orhan Pamuk’a verilmişti.

DW,AFP,epd/JD,BK

© Deutsche Welle Türkçe

 

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI