Connect with us

.

Dünya

ABD’nin İran petrolü muafiyetlerini kaldırması petrol fiyatlarını nasıl etkiler?

AleviNet

Published

on

ABD’nin sekiz ülkeyi İran yaptırımlarından muaf tutmaya son vermeye hazırlanması, petrol fiyatlarının 2019 zirvesine çıkmasına neden oldu.

Ham petrolün varil fiyatı yüzde 3,3 yükselerek 74 dolar oldu. Böylece petrol fiyatları Kasım 2018’den beri en yüksek seviyesine çıktı.

Bugün ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun aralarında Türkiye’nin de olduğu sekiz ülkenin İran yaptırımlarından artık muaf tutulmayacağını açıklaması bekleniyor.

Bu iddiayı dile getiren kişi Washington Post gazetesinin köşe yazarlarından Josh Rogin oldu.

Rogin’in yazısında ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun bugün, 2 Mayıs’tan itibaren 8 ülkenin (Çin, Hindistan, Japonya, Güney Kore, Tayvan, Türkiye, İtalya ve Yunanistan) İran’a yönelik yaptırımlardan muaf tutulmasına son verileceğini açıklayacağı belirtildi.

Haber daha sonra Reuters ve Associated Press haber ajansları tarafından da teyit edildi.

Haberin ardından petrol fiyatları yeni haftaya yükselişle başladı.

ABD tipi ham petrolün (WTI) varil fiyatı, yüzde 2,9 artışla 65,87 dolar oldu. Bu da 31 Ekim’den beri en yüksek seviye.

Reuters haber ajansına konuşan, petrol piyasalarına dair raporlar hazırlayan Petromatrix şirketinden analist Olivier Jakob, “Bu küresel arza daha fazla oranda belirsizlik getiriyor. Piyasalar açısından fiyat artışını destekleyecek türde bir sürpriz” dedi.

Petrol arzında kesinti

Ekim 2018’de ABD’nin İran’a yönelik olarak devreye koyduğu ikinci yaptırım paketinden sekiz ülkenin muaf tutulduğu açıklanmıştı.

Bu 8 ülkeye İran’dan gerçekleştirdikleri petrol alımında geçici olarak muafiyet verilmişti.

ABD’nin, İran’ın P5+1 ülkeleri olarak bilinen Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri ABD, Rusya, Çin, Fransa ve İngiltere’ye ek olarak Almanya ile imzaladığı nükleer anlaşmadan çekilmesi, anlaşmanın geleceğini belirsizliğe atmıştı.

Özellikle ABD’nin İran’a yönelik yaptırımları yeniden devreye sokması, İran’dan petrol alan ülkelerin akıbetinin ne olacağına yönelik de şüphe uyandırıyor.

Halihazırda Venezuela, Libya ve Nijerya’nın petrol arzında sıkıntıların yaşanması, İran’ın petrolünü satamamasıyla küresel arzda daha büyük çapta kesintilerin yaşanmasına neden olabilir.

Petrol arzında bu ülkelerde yaşanan gerileme, ham petrolün varil fiyatının 70 doların üzerine çıkmasına yol açmıştı.

ABD’nin sekiz ülkeyi yaptırımlarından muaf tutacağını açıklaması ise Ekim ayında petrol fiyatının 86 dolara çıkarak dört yılın zirvesini görmesini sağlamıştı.

ABD’nin İran’a yeniden yaptırım uygulamasında, bölgedeki rolünü zayıflatmak için ekonomik bir baskı uygulama amacı var.

Hangi ülke ne kadar petrol ithal ediyor?

ABD’nin İran yaptırımlarından muaf tuttuğu sekiz ülkenin İran’dan gerçekleştirdiği petrol ithalatının boyutu şu şekilde:

Çin: Günlük 360 bin varil Hindistan: Günlük 300 bin varil Güney Kore: Günlük 200 bin yoğun, çok hafif petrol Japonya: Ne kadar izin verildiği bilinmiyor, ancak nakliye verilerine göre Mart ayında günlük 108 bin varil yükleme yapıldı Türkiye: Günlük 60 bin Tayvan: Bilinmiyor, daha önce ülkenin rafinerileri İran’dan daha fazla petrol almayı düşünmediklerini açıklamıştı OPEC ne karar verir?

Bloomberg haber ajansına göre ABD’nin aynı zamanda Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin İran petrol arzının kesilmesi tehlikesine yönelik olarak üretimlerini artıracağını açıklaması da bekleniyor.

Ancak son olarak Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) petrol arzında kesintiye gitme kararı almıştı.

Rusya da OPEC üyesi olmadığı halde bu karara taraf olan ülkeler arasında. Rusya, daha sonra yaptığı açıklamalarda kesintinin devam etmemesine karar verilebileceğini belirtmişti.

ABD’nin böyle bir durum olacağını açıklaması, OPEC üyeleri arasında bir anlaşmazlığın ortaya çıkmasına yol açabilir.

Bir sonraki OPEC toplantısı Haziran ayında olacak.

Bundan sonra petrol fiyatlarının ne yöne gideceğine de Suudi Arabistan’ın petrol arzı miktarında nasıl bir politikaya izleyeceği belirleyecek.

İran da OPEC üyeleri arasında

Asya ekonomilerini vurabilir

Bu ülkeler, İran’dan petrol almaya devam etmeleri halinde ABD’nin finansal sisteminden dışlanma tehlikesiyle karşı karşıya gelecek.

İran’dan petrol alımını kesmeleri ve petrol fiyatlarının yükselmeye devam etmesi durumunda en çok Asya ülkeleri, Güney Kore, Çin ve Japonya’nın etkilenmesi bekleniyor.

Petrol fiyatları yükselirse ekonomileri petrol ithalatına dayalı bu ülkelerin bütçe açığı büyüyebilir ve enflasyon yükselebilir.

ABD’den kaya petrolü satın almak da başvurulabilecek çareler arasında. Güney Kore, ABD’den petrol alan ülkeler arasında.

Ancak ABD tipi petrolün kimi kimyasal özellikleri ve buradan petrol alımının lojistik açıdan daha pahalı olması, bu ihtimali de çok zora sokuyor.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dünya

Macron, Merkel, Johnson ve Erdoğan’la buluşacak

AleviNet

Published

on

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, gelecek haftalarda Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la bir araya gelmek için Almanya Başbakanı Angela Merkel ve İngiltere Başbakanı Boris Johnson ile anlaştıklarını söyledi.

Brüksel’deki AB zirvesinin ardından konuşan Macron, üç ülkenin bu süre zarfında Erdoğan’nı yanı sıra ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile de koordineli bir iletişim kuracağını belirtti.

Erdoğan ile görüşmenin önümüzdeki haftalarda gerçekleşeceğini belirten Macron, Türkiye’nin bir NATO üye olduğunu hatırlattı. Fransa lideri dört ülkenin bir araya gelmesinin ‘NATO’nun ne olabileceği ya da ne olması gerektiği‘ konusundaki uyuma katkı sağlayacağını söyledi.

Olası dörtlü zirvenin bir numaralı gündem maddesinin Suriye’de yaşanan gelişmeler olması bekleniyor.

Erdoğan, dün ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence başkanlığındaki bir heyeti Ankara’da kabul etmiş, görüşmelerden askeri operasyona 120 saat süreyle ara verilmesi kararı çıkmıştı. İki ülkenin yayınladığı 13 maddelik ortak bildiride de NATO ortaklığına vurgu yapan ifadeler yer almıştı.

Erdoğan’ın ABD heyetiyle yaptığı görüşmelerin ardından 22 Ekim’de Soçi’de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile de bir görüşme yapması bekleniyor.

dpa, DW / BK, HS

© Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading

Dünya

Özerk Yönetim: Türk devleti ateşkes anlaşmasını ihlal ediyor

AleviNet

Published

on

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, ABD ve Türkiye’nin vardığı ateşkes anlaşmasının QSD’nin tarihi direnişinin bir sonucu olduğunu belirterek, halkların QSD’ye olan desteğini sürdürmesi gerektiğini vurguladı.

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, ABD ve Türkiye arasında varılan ateşkes anlaşmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Yapılan açıklama şöyle: “Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi olarak ABD ile Türk devlet yetkilileri arasında varılan ateşkes anlaşmasına göre hareket edeceğimizi belirtiyoruz.

QSD savaşçılarının tarihi ve görkemli direnişi olmasaydı, böyle bir karar da alınmayacaktı. Ayrıca dünya devletinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük işgal saldırılarına karşı Türk devletine uyguladığı baskı da bu kararın alınmasında etkili oldu. Dünya, Türk devletinin saldırılarına karşı aynı tavrı takındı ve tüm dünya yerine DAİŞ terörüne karşı savaşan ve bu direnişte 11 bin şehit veren QSD’nin yanında durdu.

Ancak Türk devleti, ateşkes anlaşmasını ihlal etmektedir. Saldırılar, Serêkaniyê başta olmak üzere halen bazı bölgelerde devam etmekte ve bu saldırılarda siviller şehit düşüyor ve yaralanıyor.

Varılan ateşkes anlaşmasının Girê Spî ve Serêkaniyê arasındaki bölgeleri kapsadığını bir kez daha Suriye halklarına duyuruyoruz.

Bu anlaşmaya göre, işgal saldırıları nedeniyle göç etmek zorunda kalan tüm halkların evlerine dönüşü garanti altına alınmıştır. Bu da Türk devletinin etnik temizlik ve bölgenin demografik yapısını değiştirme planlarının önüne geçecektir. Ayrıca bu karar, Türk devletinin Suriye’nin diğer toprak parçalarını işgal etmesini engelleyecektir.

Ateşkes anlaşmasının kimi maddelerinin, bu anlaşmadan sorumlu olan ABD ile tartışılması gerekmektedir.

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi olarak, Türk devletinin tüm işgal planlarına karşı, şehitlerimizin kutsal kanlarıyla sulanmış toprakların işgalcilerin eline geçmemesi için mücadele eden QSD’ye teşekkürlerimizi iletiyoruz.

Bu zor günlerde yanımızda olan ve Suriye topraklarına yönelik saldırıları kınayan tüm ülkelere teşekkür ediyoruz.

Kuzey ve Doğu Suriye’deki halkımız hazırlıklı olmalı ve ateşkes kararının tamamen uygulamaya girmesi için QSD’ye destek olmalıdır.

Kuzey ve Doğu Suriye halkları başta olmak üzere tüm Suriye halkları olarak, 5 yıl süren mücadelesi sonucu DAİŞ terörünü sona erdiren, zaferden başka bir şey tanımayan ve Suriye topraklarının korunması için ne gerekiyorsa yapan QSD’ye desteklerimizi beyan ediyoruz.”

 

Continue Reading

Dünya

Kati Piri: Türkiye savaş suçlarından sorumlu tutulmalı

AleviNet

Published

on

Kati Piri, Twitter hesabı üzerinde yaptığı paylaşımda, “Türkiye Kürt sivillere karşı işlenen savaş suçlarından sorumlu tutulmalı. Beyaz fosfor kullanımı sadece korkunç değil, aynı zamanda uluslararası hukukça sıkı bir şekilde yasaklanmıştır” dedi.

Turkey must be held responsible for war crimes committed against Kurdish civilians. The use of white phosphorus is not only cruel but also strictly prohibited by international law. https://t.co/6eVf4Ne5nm

— Kati Piri (@KatiPiri) October 18, 2019

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI