Connect with us

.

Politika

CHP’den Erdoğan’ın ‘Türkiye ittifakı’ sözleri hakkında değerlendirme

AleviNet

Published

on

CHP Parti Örgütü ve Örgüt Yönetiminden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde Türkiye çapında aldıkları oy oranının yüzde 30’un üzerine çıktığını, toplumun yarıya yakınının bundan sonra CHP’li belediyelerden hizmet alacağını söyledi. Bunun CHP açısından olumlu olduğunu belirten Salıcı, “Vatandaşımızla hizmet üzerinden bağ kurabilme imkanını daha da genişletmiş olduk. Mevcut büyükşehirlerimizi koruduk, il ve ilçe belediye sayımızı artırdık. Dolayısıyla Türkiye genelinde bir başarıdan bahsetmek çok mümkün; ama bu tek başına yeterli değil. Seçim öncesi vermiş olduğumuz sözleri tutarak, şeffaf ve bize oy veren-vermeyen ayrımı yapmadan herkese eşit hizmet götürerek CHP’lilerin yerelde ne kadar iyi bir belediye sergilediğini tüm Türkiye’ye göstereceğiz, hedefimiz bu” diye konuştu.

Salıcı, Türkiye’nin normalleşmesine, kutuplaşmanın azalmasına katkı sağlayacaklarını belirterek, “Türkiye’de insanların normal hayatındaki sorunlarla ilgilenen bir belediyecilik anlayışı göstereceğiz. Pazardaki yangın, mutfaktaki sorunla ilgileneceğiz” dedi.

‘BİZ HERKESİ KUCAKLIYORUZ’

Seçimden önce kendilerine yönelik söylenen birçok şey olduğunu, tepeden bakan bir dil kullanıldığını dile getiren Salıcı, “Bunlar doğru şeyler değil. Türkiye’yi bölecek, parçalayacak bir dil CHP’nin dili olamaz. Biz herkesi kucaklıyoruz. ‘Türk müsün, Kürt müsün, Laz mısın, Çerkez misin?’ diye kimseye sormuyoruz. Onların kimlikleri, kişilikleri, inançları bizim başımızın üstüne. Biz onların belediye hizmetleri açısından bunun bir yerel seçim olduğu bilinciyle alması gereken hizmetlerin kalitesini yükseltmeye çalışıyoruz. Mesele bu kadar basit bizim için” ifadelerini kullandı.

‘YENİ SEÇİM 5 YIL SONRA’

Yüksek Seçim Kurulu’nda görüşülen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine yönelik itirazlarla ilgili de değerlendirme yapan Salıcı, “Yeni bir seçim olacak, o görünüyor; ama 5 yıl sonra. Biz 25 yıldır kazanamadığınız İstanbul, Ankara, Adana gibi belediyelerimizi bu seçimde kazandık. Oturup nerelerde eksiğimiz var, nerelerde toplumla buluşma konusunda sıkıntılar yaşıyoruz, bunlara baktık. Bence onlar da şapkalarını önlerine alsınlar, yapmış oldukları ittifakların kendilerine ne kadar yarayıp yaramadığını değerlendirsinler. 5 sene sonraki seçimde bekleriz” şeklinde konuştu.

‘ERKEN SEÇİM TALEBİMİZ YOK’

Salıcı, bir erken seçim taleplerinin olmadığını da vurgulayarak, “Seçimden önce de bunu söyledik, seçimden sonra da bunu söylüyoruz. Ağustos ayında 13 maddelik ekonomiyle ilgili bir bildiri açıkladı Sayın Genel Başkanımız. Israrla da bunu vurguladık. Türkiye’nin şu an en temel problemi vatandaşın mutfağındaki yangın, pazardaki sorun. Bunu ortadan kaldırmak için CHP’nin önerileri var. Buyursunlar gelsinler, CHP bu önerilerini onlarla beraber Türkiye’nin geleceği için, bu ülkede yaşayan insanlarımızın geleceği için değerlendirmeye hazır. Parlamentoda destek vermek gerekiyorsa bu konuda destek vermeye de hazır. Ekonominin çözümünü istiyorlarsa CHP bu çözüme katkı vermeye hazır” dedi.

‘BİZİMLE İKTİDAR PARTİSİ ARASINDA BİR TEMAS YOK’

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Türkiye ittifakı’ sözlerini de değerlendiren Salıcı, “Bizimle iktidar partisi arasında bir temas yok. Sayın Erdoğan, ‘Türkiye ittifakı’ndan neyi anladığını henüz topluma izah etmiş değil. Ama topluma izah etmeden, anlaşılan o ki MHP Lideri buradan bir şeyler anlamış ki kendisi bu konuyla ilgili yorum yapıyor. Biz kutuplaşmanın ortadan kalktığı, siyasetin ve hayatın normalleştiği bir Türkiye isteriz. Ama bunun için öncelik, sorumluluk sahibi olan kişilerin, yani hükümetin, yani Erdoğan’ın bir adım atması gerekir, Türkiye’yi normalleştirmek açısından. Kavganın, gürültünün Türkiye’ye bir faydası yok” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, partisinin haziran ayında kurultaya gideceği ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığı bırakacağı iddialarıyla ilgili ise “Bu da basında konuşulan şeylerden bir tanesi. Gerçeği yansıtmıyor. Böyle bir şey yok” dedi.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bülent Felekoğlu

YENİ BİR YAŞAM VE UTANÇ

BÜLENT FELEKOĞLU

Published

on

Yeni bir hayat arayışıyla ABD’ye geçmeye çalışırken Meksika sınırındaki Rio Bravo nehrinde hayatını kaybeden El Salvadorlu Oscar Alberto Martinez Ramirez ve 2 yaşındaki çocuğu Valeria’nın görüntüsü, 2015’de Yunanistan’a geçerken boğularak hayatını kaybeden Aylan Kurdi’yi hatırlattı.

Toprak doğmak ve doymak ah Aşure Ana Kadının Dayenin, Qile’nin ilk ahdı can doğduğu toprakta yaşam hakkına sahiptir. Her evlat anasının peşine düşer. İlk mürşidi makamın eteğidir o. Hakk’ın temel yasasıdır yaşam hakkı. Nehaklık bu yaşam hakkına zulüm edenlerin nefsani yenilik vaatleri. Sınırlar ise zülümkarların nefis arzuları. Onlar ölümsüz olmak isterken Şir(Süt) sahibi ana kadının rıza ahlakına Şirk koşanlardır. Şirden gelen hukuklarından Şeriat doğururken. Eşir(Aşiret- Sütünü helal edenler) değil Beşir(Sütünü helal etmeyenler) lerdir. Hakk Yasası külli evrende birdir. Değişmez her can doğmak için gayret eder. Gayret ile doğan yaşamak ve doymak hakkına haizdir. Her can bu hali bilmelidir. Lakin tüm yasalar bu yasa üzeri kuruludur. Muhammet Mustafa İkra(İkrar) derken bu hakikatten bahsetti. Ne mutlu Fakir olana dedi. Fakir olmak Fikir sahibi olmaktır. Fikir sahibi olmayan Kafir olur çünkü. Qile’nin, Daye’nin, Ma’nın, Ana’nın takipçisi tüm Peygamberler buna şahitlik ve elçilik ettiler.

Aylan bebek sahile vururken, rızasız yaşanmışlıkla soyu tükenmekte olan bir yunus sürüsü de ordan geçiyordu, Ramirez evladı ile can verirken Meksikalı kardeşleri topraklarında eziliyordu. Her kardeşi sokak başında katili olmuştu. İlk inka evladının başı kesilirken donuk gözlerle İspanyolun gözlerine bakıyordu. Kendi krallığını ölülerimiz üzerine kuran parlak kentler Rızalı tarlasını haram kılarken sınırlar çizdi. Şimdi bu sınırlarında reklam parlaklığında çaldığı insanlığı bize satarken ölüyoruz tel çitlerinin önünde. Hakkın Deryası olan denizlerinde kıyıya vuruyor. Doğmak için milyon gayret etmiş evlatler. Zaman da hiçbir ah kaybolmaz. Hesapsız değil hiçbir an herşey birbiriyle bağlı. Başına vura vura derisi için öldürülen Fok’un çığlığı, eriyen buzul üzerinde kolonsi yok olan Penguenin ahı, güzel kokacaz diye katledilen balina sürülerinin çığlığı, acısına dayanamayıp insan ırkının karaya vuran balina sürülerinin şehadet bedeleni görmemek ve utanmamak ah utanmamak. Ananın ilk sözü utan yaptığından utan nasihati. Aylan bebek kıyıya vururken herkes evladına daha sıkı sarılıp kendi hanesini koruduğu için mutlu oldu biraz. Dünya ikrarsızlaşırken hangi soy kendini koruyabilir. Soysuzlaşırken soylu hukuklardan milyonlarcası bir canlının varlığını önemsemeden işkembesini doyururken. Evladını heykel gibi severken kim utanabilir. Utanmak ah utanmak Ana kadının ilk düsturu. Lokmasını paylaşmanın onurlu hanedanlığı.

Marguez tişörtünün altına sığdırdığı “ Ez bi rahme ki, hezar rahme pişta xwe dikişinim” diyen Ape Kekil’in iki büklüm bilgece çaresizliği gibi. Evladı sırtında aynı cümleyi kuruyordu. “ Ben bir rahimle, sırtımda binlerce rahmi taşıyorum” dedi. Ah o sen evlat nefislerimizin ve dünyayı koruyamadığımızın kurbanısın. Nefislerimizin hırsızlığından, utanmayan yüzsüzlüğümüzden karaya vuran balinaların ibretlik kurban ritüeli, gibisin evlat. Yol gör der evlat, niyaz ol ki göresin. Görmezsen suç olur, görmezsen rızalık biter. Hakk ta görünmek ister. Semahını Çark-ı Pervaz ederken bu Alem’de döner seninle kollarını açarken bahtında açılır. O baht anadır. Anaların gücü Alemi kurtaracak. Bir Yol evladı olarak ah dört bir yanda ölen evlatlar, nefislere kurban giden evlatlar. Barış ve rızalık mücadelesinde ısrar etmeden geçirdiğimiz her saniye kurbanların arttığı zamanlara sebep. Israrla, sabırla, ikrarla Barış için mücadele boynumuza borç. Sırtımızda taşıdığımız rahimdir. Gayret ile her can yaşam ve doyma hakkını korumalıdır.Sınırlar Fakir’in değil, sınırlar küfre girenlerin işidir. Kefareti ise külli Alemin omuzunda döner.

Xızır yardımcımızdır.

Continue Reading

Politika

HDP: Mülteciler kaza geçirmedi, öldürüldü!

AleviNet

Published

on

HDP Göçmen ve Mülteciler Komisyonu Sözcüsü Gülsüm Ağaoğlu, Edirne’de mültecileri taşıyan panelvanın duvara çarpması sonucu 10 mültecinin yaşamını yitirmesini, 30’unun yaralanması üzerine yazılı açıklama yaptı.

‘HÜKÜMET BU ÖLÜMLERİN SORUMLUSU’

“Yunanistan’a ulaşmak isteyen en az 10 mültecinin yaşadığı bu insanlık dramı, kaza değil, cinayettir. Türkiye’de göçmenlere, mültecilere ve sığınmacılara yönelik yaklaşımın bir sonucudur” diyen Ağaoğlu, şunları kaydetti:
“Türkiye’nin neredeyse merkez haline geldiği insan kaçakçılığı şebekelerine karşı ciddi ve caydırıcı önlemler almayan hükümet, mültecilerin maruz kaldığı bu insanlık dışı muamelelerin ve mülteci cinayetlerinin sorumlusudur. Ege kıyılarında, Meriç Nehri’nde ve Türkiye’nin muhtelif karayollarında hayatını kaybeden binlerce insanın kanlarından büyük paralar kazanan suç örgütlerine karşı kapsamlı önlemler alınması için başta Parlamento olmak üzere tüm yetkili kurumları harekete geçmeye çağırıyoruz.

‘KİRLİ PAZARLIKLAR YERİNE ÇÖZÜM BULUN’

 Mültecilerin hayatlarını tehdit eden insan kaçakçılığı trafiğinin ortadan kaldırılması için uluslararası kurumların ve hükümetlerin kirli pazarlıklar yapmak yerine insanların vatanlarını terk etmesine sebep olan krizlere karşı köklü çözümler geliştirmeleri gerektiğini savunuyoruz.”

Continue Reading

Politika

İYİ Partili isim feci şekilde darp edildi

AleviNet

Published

on

Nilüfer’in Konak Mahallesi’nde dün gece arkadaşlarıyla kahvede sohbet eden İYİ Parti Bursa Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi ve Grup Başkan Vekili Mehmet Temirtaş, evine dönmek isterken arabasına arkadan tanımadığı bir araç çarptı.

Aracından inen Temirtaş, kazada araçlarda bir hasarın oluşmadığını söyledi. Karşı araçta bulunan 4 kişi, “Nasıl ani fren yapıyorsun” diyerek Temirtaş’a saldırdı. 4 kişinin feci şekilde saldırdığı Temirtaş gözünden ve kafasından yaralandı. Olay yerine çağrılan ambulansla hastaneye sevk edilen Temirtaş, saldırganlar hakkında suç duyurusunda bulundu. Polis ekipleri bölgedeki kameraları izleyerek saldırganları tespit etmeye çalışıyor.

Olayı İHA muhabirine anlatan Mehmet Temirtaş, “Saat gece 00:30 sıralarında evime dönerken arkadan bir araç araba çarptı. Aşağı indim, aracı kontrol ettim. Aracımda kazayla alakalı herhangi bir darbe olmadığını gördüm. Karşı tarafın şoförüne, geçmiş olsun, ikimizde de bir şey yok dedim. “Bana neden o kadar sert fren yapıyorsun” dedi. “Ben o kadar sert fren yapmadım” dedim. Bana yumruk attı. Yanında bulunan 3 kişiye beraber üzerime çullandılar. Beni döverek kendi araçlarına sokmaya çalıştılar. Ben direnerek bağırdım. İnsanlar balkondan çıkmaya başladı. Bu esnada bana saldıranlar olay yerini terk ettiler. Polis teşkilatına çok teşekkür ediyorum. Bizimle çok ilgilendiler. Polis ekipleri saldırganları kısa sürede yakalayacak” dedi.

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI