Connect with us

.

Yaşam-Ekoloji

İzmir Kuş Cenneti’nde 20 bin flamingo kuluçkaya yattı

AleviNet

Published

on

Flamingoların Türkiye’deki iki üreme sahasından biri olan İzmir Kuş Cenneti’nde (Gediz Deltası), doğal kuluçka adasının dalga erozyonuyla erimesi nedeniyle 2012 yılında yaklaşık 6,5 dönüm alanda yapay kuluçka adası oluşturuldu.

Dünyanın en büyük yapay kuluçka adası olarak gösterilen bölge şu anda yavrulama dönemine geçen flamingoları misafir ediyor.

Flamingoların yuva yaparken zorluk yaşamaması için mayıs ayında başlayan kuluçka sezonu öncesi bölgedeki çalışmalar da tamamlandı. Flamingo çiftleri için hazır hale getirilen kuluçka adası şimdi binlerce flamingoya ev sahipliği yapıyor.

Kuşların rahatsız edilmemesi için özel önlem alınan adada bu dönem sessizlik hakim. Kuluçkaya yatan flamingo, beslenme ihtiyacı için yumurtadan ayrıldığında bu görevini kısa süreliğine çiftine devrediyor.

Flamingoların kuluçkaya yatması ve çoğalması için belli dönemlerde İzmir Kuş Cenneti üzerinden uçak geçişinin yasaklandığı da biliniyor.

Kuşların yaşam alanları için uygun bir ortama dönüştürülen İzmir Kuş Cenneti’nde bu yıl 20 bin yavru flamingonun dünyaya gelmesi bekleniyor.

Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Yusuf Kandazoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Gediz Deltası’ndaki 14 bin 900 hektarlık alanın, 1998 yılında Ramsar Sözleşmesi ile koruma altına alındığını anımsattı.

İzmir Kuş Cenneti’nin birçok kuş türüne ev sahipliği yaptığını ifade eden Kandazoğlu, bölgede tespit edilen 281 kuş türünün alanda konaklama ve kışlama yaptıklarını söyledi.

“Bu yıl Türkiye’de 56 bin flamingo sayıldı”

Türkiye’de flamingoların kışladığı iki alanın bulunduğunu hatırlatan Kandazoğlu, şöyle konuştu:

“Bunlardan biri İç Anadolu Bölgesi’ndeki Tuz Gölü, diğeri ise İzmir Kuş Cenneti. Türkiye’de bu yılki kuş sayımlarında 56 bin civarında flamingo sayıldı. Bunun 20 bini ise Gediz Deltası Kuş Cenneti’nde bulunuyor. Şimdi de flamingoların kuluçka dönemi. Burada dünyanın en büyük yapay adası oluşturuldu. Flamingoların yumurtlaması için 6 bin 500 metrekare büyüklüğündeki bu alan şu an tam kapasite dolu. 18 bin ila 20 bin civarında flamingo kuluçkaya yattı, 20-25 gün sonra yavrularımız kuluçkadan çıkacak.”

Göçen kuşların bir bölgede kuluçkaya yatmasının ve kışlamasının doğal döngü için önemine değinen Kandazoğlu, bu durumun oradaki habitatın çok sağlıklı ve doğru korunarak yönetildiğine işaret ettiğini sözlerine ekledi.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bülent Felekoğlu

YENİ BİR YAŞAM VE UTANÇ

BÜLENT FELEKOĞLU

Published

on

Yeni bir hayat arayışıyla ABD’ye geçmeye çalışırken Meksika sınırındaki Rio Bravo nehrinde hayatını kaybeden El Salvadorlu Oscar Alberto Martinez Ramirez ve 2 yaşındaki çocuğu Valeria’nın görüntüsü, 2015’de Yunanistan’a geçerken boğularak hayatını kaybeden Aylan Kurdi’yi hatırlattı.

Toprak doğmak ve doymak ah Aşure Ana Kadının Dayenin, Qile’nin ilk ahdı can doğduğu toprakta yaşam hakkına sahiptir. Her evlat anasının peşine düşer. İlk mürşidi makamın eteğidir o. Hakk’ın temel yasasıdır yaşam hakkı. Nehaklık bu yaşam hakkına zulüm edenlerin nefsani yenilik vaatleri. Sınırlar ise zülümkarların nefis arzuları. Onlar ölümsüz olmak isterken Şir(Süt) sahibi ana kadının rıza ahlakına Şirk koşanlardır. Şirden gelen hukuklarından Şeriat doğururken. Eşir(Aşiret- Sütünü helal edenler) değil Beşir(Sütünü helal etmeyenler) lerdir. Hakk Yasası külli evrende birdir. Değişmez her can doğmak için gayret eder. Gayret ile doğan yaşamak ve doymak hakkına haizdir. Her can bu hali bilmelidir. Lakin tüm yasalar bu yasa üzeri kuruludur. Muhammet Mustafa İkra(İkrar) derken bu hakikatten bahsetti. Ne mutlu Fakir olana dedi. Fakir olmak Fikir sahibi olmaktır. Fikir sahibi olmayan Kafir olur çünkü. Qile’nin, Daye’nin, Ma’nın, Ana’nın takipçisi tüm Peygamberler buna şahitlik ve elçilik ettiler.

Aylan bebek sahile vururken, rızasız yaşanmışlıkla soyu tükenmekte olan bir yunus sürüsü de ordan geçiyordu, Ramirez evladı ile can verirken Meksikalı kardeşleri topraklarında eziliyordu. Her kardeşi sokak başında katili olmuştu. İlk inka evladının başı kesilirken donuk gözlerle İspanyolun gözlerine bakıyordu. Kendi krallığını ölülerimiz üzerine kuran parlak kentler Rızalı tarlasını haram kılarken sınırlar çizdi. Şimdi bu sınırlarında reklam parlaklığında çaldığı insanlığı bize satarken ölüyoruz tel çitlerinin önünde. Hakkın Deryası olan denizlerinde kıyıya vuruyor. Doğmak için milyon gayret etmiş evlatler. Zaman da hiçbir ah kaybolmaz. Hesapsız değil hiçbir an herşey birbiriyle bağlı. Başına vura vura derisi için öldürülen Fok’un çığlığı, eriyen buzul üzerinde kolonsi yok olan Penguenin ahı, güzel kokacaz diye katledilen balina sürülerinin çığlığı, acısına dayanamayıp insan ırkının karaya vuran balina sürülerinin şehadet bedeleni görmemek ve utanmamak ah utanmamak. Ananın ilk sözü utan yaptığından utan nasihati. Aylan bebek kıyıya vururken herkes evladına daha sıkı sarılıp kendi hanesini koruduğu için mutlu oldu biraz. Dünya ikrarsızlaşırken hangi soy kendini koruyabilir. Soysuzlaşırken soylu hukuklardan milyonlarcası bir canlının varlığını önemsemeden işkembesini doyururken. Evladını heykel gibi severken kim utanabilir. Utanmak ah utanmak Ana kadının ilk düsturu. Lokmasını paylaşmanın onurlu hanedanlığı.

Marguez tişörtünün altına sığdırdığı “ Ez bi rahme ki, hezar rahme pişta xwe dikişinim” diyen Ape Kekil’in iki büklüm bilgece çaresizliği gibi. Evladı sırtında aynı cümleyi kuruyordu. “ Ben bir rahimle, sırtımda binlerce rahmi taşıyorum” dedi. Ah o sen evlat nefislerimizin ve dünyayı koruyamadığımızın kurbanısın. Nefislerimizin hırsızlığından, utanmayan yüzsüzlüğümüzden karaya vuran balinaların ibretlik kurban ritüeli, gibisin evlat. Yol gör der evlat, niyaz ol ki göresin. Görmezsen suç olur, görmezsen rızalık biter. Hakk ta görünmek ister. Semahını Çark-ı Pervaz ederken bu Alem’de döner seninle kollarını açarken bahtında açılır. O baht anadır. Anaların gücü Alemi kurtaracak. Bir Yol evladı olarak ah dört bir yanda ölen evlatlar, nefislere kurban giden evlatlar. Barış ve rızalık mücadelesinde ısrar etmeden geçirdiğimiz her saniye kurbanların arttığı zamanlara sebep. Israrla, sabırla, ikrarla Barış için mücadele boynumuza borç. Sırtımızda taşıdığımız rahimdir. Gayret ile her can yaşam ve doyma hakkını korumalıdır.Sınırlar Fakir’in değil, sınırlar küfre girenlerin işidir. Kefareti ise külli Alemin omuzunda döner.

Xızır yardımcımızdır.

Continue Reading

Yaşam-Ekoloji

Mars’ta gizemli metan gazları

AleviNet

Published

on

NASA tarafından yapılan “Mars’ta metan gizemi devam ediyor” başlıklı açıklamada Curiosity uzay aracının geçen hafta sonu tespit ettiği yoğun metan gazının, kaybolduğu bildirildi.

NASA bu durumu “metan gösterişi” olarak adlandırırken New York Times “geğirti” ifadesini kullandı. Ancak Twitter üzerinde bir çok kullanıcı, “gaz çıkarma” ya da alışıldık bir dille “osuruk” olarak adlandırmayı önerdi.

2012 yılından bu yana Mars üzerinde hareket eden Curiosity aracı geçen hafta, yüksek yoğunlukta metan gazı tespit etti. NASA’ya göre bir kaç yıl önce tespit edilen gaz yoğunluğundan üç kat daha yüksek bir içeriğe sahipti.

Keşfin heyecanlandırdığı bilim insanları, hafta sonu yeniden verileri analiz etti. Yoğunluk daha sonra eski haline döndüğü bildirildi.

Mars’taki metan gazının bilim insanlarının dikkatlerini üzerine çekmesi, Dünya’da bu gazın geniş bir şekilde mikroplar tarafından yayılmasından kaynaklanıyor. Eğer Mars’ta hayat varsa, bunun muhtemelen mikro organizmalar biçiminde olduğu sanılıyor. Dünya’daki gibi insan ve inek veya metan gazı çıkaran diğer canlılar gibi bir yaşam kast edilmiyor.

Metan gazı aynı zamanda su ile kayalar arasındaki etkileşim yoluyla da çıkabiliyor. Curiosity robotu, jeolojik ve biyolojik kaynaklar arasındaki farkı tespit edebilecek yetenekte değil.

Bilim insanları, metan gazının Mars atmosferinde nasıl geliştiğini anlamak için çalışmalarını yoğunlaştırmayı öngörüyor.

Continue Reading

Yaşam-Ekoloji

ABD’de 68 milyon yıllık dinozor bulundu

AleviNet

Published

on

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Colorado eyaletine bağlı Highlands Ranch’da bir inşaat çalışması sırasında bulunan dinozor kemikleri, Denver Museum of Nature & Science adlı müze yetkililerince incelendi. Yapılan araştırmalar sonucunda bulunan fosillerin Triceratops türü dinozorlara ait olduğunu düşünüyor.

Müze yetkililerinden Tyler Lyson, buldukları fosiller üzerinde yaptıkları çalışmaların sürdüğünü ve sonuçlarının henüz netleşmediğini söyledi.

Günümüzden en erken 65 milyon yıl önce nesillerinin tükendiği bilinen Triceratops dinozoru üç boynuzlu ve otobur olarak biliniyor. Triceratops türlerinin gözlerinin üzerinde iki büyük boynuz, burnunun hemen üzerinde de daha küçük bir boynuzu bulunuyordu.

Bilim insanlarına göre bu türün oldukça yavaş hareket etmesi nedeniyle başta Tyrannosaurus türü dev etoburlar olmak üzere diğer dinozor türlerinin hedefi haline geliyordu. 10 metreye kadar uzunluğu olan ve 6 ton ağırlığa ulaşabilen bu türün fosillerine Colorado eyaletinde daha önce de rastlanmıştı. 2003 ve 2017 yıllarında da bu türe ait fosiller bulunmuştu.

Uzmanlar Triceratops türüne ait çok daha fazla fosilin bulunabileceğine dikkat çekiyorlar.

Dinozorların tümüyle yok olduğu tahmin edilen günümüzden 65 milyon yıl öncesine kadar yaşayabilen nadir türlerden olan Triceratopslar, en büyük avcıları olan Tyrannosauruslar ile aynı alanlarda yaşıyorlardı. Bu türün bir diğer özelliği ise kafalarının bazen vücutlarını üçte biri uzunluğuna kadar olabilmesiydi.

 

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI