Connect with us

.

Dünya

İran: ABD’nin kararına rağmen “azami ihtiyatlıyız”

AleviNet

Published

on

İran, ABD’yi iki ülke arasındaki mevcut krizi tırmandırmakla suçladı. İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, İran’la ilgili açıklamalarını resmi temaslarda bulunmak üzere gittiği Tokyo’da yaptı. Zarif, ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarını sert bir dille eleştirerek, “ABD’nin yol açtığı krizin yersiz ve kabul edilemez” olduğunu belirtti. 

Zarif  açıklamalarının ardından Japonya’da Başbakanı Şinzo Abe ve Dışişleri Bakanı Taro Kono ile ayrı ayrı görüştü. Japonya Başbakanı Abe de görüşe sonrası yaptığı açıklamada, “Ortadoğu’daki durumun son derece gerginleşmesinden dolayı endişeliyiz” dedi.

Trump: Kararı ben vereceğim

ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan medyasında çıkan İran ile ilgili haberlere tepki gösterdi. ABD Başkanı İran’ın yakında ABD ile konuşmak isteyeceğini düşündüğünü söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan basınında çıkan haberlerin aksine Washington yönetimi içinde İran politikasına ilişkin bir kavga yaşanmadığını söyledi. Trump Twitter üzerinden paylaştığı mesajında “Farklı görüşler dile getirildi. Nihai ve kati kararı ben vereceğim. Bu basit bir süreç. Her kesim, görüş ve talimat göz önünde bulunduruluyor. Eminim ki İran yakında (bizimle) konuşmak isteyecek” değerlendirmesini yaptı.

ABD basınında Başkan Trump, Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton ve diğer hükümet üyeleri arasında İran politikalarıyla ilgili çok büyük fikir ayrılıkları olduğu yönünde haberler yer almıştı. Haberlerde muhafazakar politikacıların bile Bolton’ın Trump’ı İran’a savaş açma konusunda ikna etmeye çalıştığı şeklinde açıklamalarda bulunduğu bilgisine yer verilmişti.

Uluslararası barış girişimi çağrısı

Münih Güvenlik Konferansı Başkanı Wolfgang Ischinger, Perşembe günü Bild gazetesine verdiği demeçte, İran konusunda uluslararası bir barış girişimi çağrısı yaptı. Ischinger “Askeri güçlerin sayısında artış, ABD uçak gemisinin Basra Körfezi’ndeki konumu, sertleşen retorik… Sadece küçük bir kıvılcım veya askeri bir yanlış anlaşma her şeyin patlamasına neden olabilir” uyarısını yaptı. Bu nedenle konuyu uluslararası bir platforma taşımak gerektiğini belirten Ischinger, İran Cumhurbaşkanı Ruhani’nin, Almanya Başbakanı Angela Merkel, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Theresa May ile Çin ve Rusya gibi anlaşmanın diğer taraflarından gelecek bir görüşme teklifini geri çevirmeden önce iki kez düşüneceğini kaydetti.

Wolfgang Ischinger “Trump hükümetinde ve Amerikan Kongresi’nde çok farklı görüşler olduğu aşikar. Çoğu kişi Basra Körfezinde binlerce Amerikan askerinin katılacağı silahlı bir çatışma istemiyor. Bu diplomasi için bir şans, belki de nükleer anlaşmayı kurtarmak için sonuncusu” şeklinde konuştu. Ischinger bunun için Almanya ve Avrupa’nın nükleer anlaşmanın korunması ihtiyacını, ancak bunun tek başına yeterli olmadığını açık bir şeklide ortaya koyması gerektiğini belirtti. “Görüşmelerin kritik konuları kapsayacak şekilde genişletilmesi gerekiyor. Örneğin balistik füzeler, terör finansmanı, insan hakları, İsrail’in tutumu” dedi.

Körfezde gerilim

Basra Körfezi’nde durum ABD-İran gerilimi nedeniyle fazlasıyla gergin. Washington, ABD veya müttefiklerinin yapılanmalarına olası saldırı gerekçesiyle bir uçak gemisi ve bir stratejik bombacı birliğini Orta Doğu’ya gönderdi. Trump, İran’ın nükleer bomba üretimine devam ettiğini, Ortadoğu ve Basra Körfezi’ni istikrarsızlaştırmaya çalıştığını ve terörü desteklediğini savunuyor.

Tahran yönetimi geçen Çarşamba, Trump’ın bir yıl önce tek taraflı ilan ettiği nükleer anlaşmadan “kısmen çekilme” girişimini başlattıklarını duyurmuştu. İran Cumhurbaşkanı Ruhani, anlaşmanın diğer taraflarına ise 60 gün ek süre tanıdıklarını açıklamıştı.”

DW,dpa, MK/BW/HT
©Deutsche Welle Türkçe 

 

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dünya

Venezuela’daki krizin aşılması için Oslo süreci başlıyor

AleviNet

Published

on

Venezuela’da muhalif lider Juan Guaido, gelecek hafta Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun temsilcileriyle görüşmek üzere Oslo’ya temsilci göndereceğini söyledi. Norveç’in başkentindeki görüşme, Maduro ile Guaido cepheleri arasında yüz yüze yapılacak ilk resmi görüşme olacak.

Venezuela’da iktidar üzerinde hak iddia eden iki tarafın temsilcileri, geçen hafta birbirlerinden bağımsız olarak Oslo’ya gitmiş ancak ikili bir görüşme yapmamışlardı.

Continue Reading

Dünya

AP seçimlerinde sosyal demokratların tarihi yenilgisi

AleviNet

Published

on

Avrupa Birliği üyesi 28 ülkede Perşembe gününden bu yana 500 milyona yakın seçmen sandık başına çağrıldı. Avrupa Parlamentosu’nun (AP) 751 sandalyesi için milletvekillerinin belirleneceği seçimin ilk ayağı Hollanda ile İngiltere başladı ve 21 ülkede sandıkların kurulmasıyla sona erdi.

2014’teki seçimlere göre seçime katılımın bütün Avrupa çapında yüksek olması dikkat çekti. Katılım oranı AB’nin en kalabalık ülkeleri olan Almanya’da yüzde 43’ten yüzde 60’a, Fransa’da ise yüzde 35’ten yüzde 43’e yükseldi. Almanya’da ve bazı ülkelerde sandıklar kapanırken, Fransa’da ise oy verme işlemi saat 20’de sona erecek.

ALMANYA’DA SPD KAN KAYBETTİ, YEŞİLLER YÜKSELİŞTE

Alman televizyon kanalı ZDF’nin yayınladığı ilk sonuçlara göre Merkel hükümetinin ortakları oy kaybetti. Başbakan Merkel’in partisi Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ile kardeş partisi Hristiyan Sosyal Birlik (CSU)’nin oy oranı yüzde 30’tan yüzde 28’e düşerken, hükümetin diğer ortağı Sosyal Demokratlar Partisi (SPD) cephesinde tarihi bir yenilgi yaşandı.

2014’te yüzde 27 oy alan SPD bu kez 15’te kaldı. Yeşiller Partisi ise şaşırtıcı şekilde yüzde 11 oy oranında artış sağlayarak yüzde 21’e çıktı. Böylelikle Alman siyasetinde Yeşiller, yıllardır sosyal demokratların elinde bulunan ikinci büyük siyasi güç koltuğuna da oturmuş oldu. Sol Parti ise yüzde 1,9 oy oranında oy kaybederek yüzde 5,5’e düştü. Sol Parti’nin AP 5 veya 6 sandalye sahip olması bekleniyor. Sol Parti’nin liste başı adayları Özlem Alev Demirel ve Martin Schirdewan’dı.

Diğer Avrupa ülkelerindeki ilk sonuçlar ise şöyle:

AVUSTURYA: Geçtiğimiz hafta aşırı sağcı lider Heinz-Christian Strache’nin kaset skandalıyla sarsılan ve erken seçim kararının alındığı Avusturya’da sandıktan birinci başbakan Sebastian Kurz’un partisi Avusturya Halk Partisi (ÖVP) çıktı. Sandıkların saat 18’de kapandığı ülkede oylarını yüzde 7,5 artıran ÖVP yüzde 34 oy aldı. Sosyal Demokrat Parti (SPÖ) yüzde 23, aşırı sağcı Strache’nin partisi Avusturya Özgürlükçü Partisi (FPÖ) ise yüzde 17 ile üçüncü olması bekleniyor.

BULGARİSTAN: İlk sonuçlara göre Bulgaristan’da seçimin galibi başbakan Boiko Borissow’un liderliğindeki halk partisi GERB. Oyların yüzde 32’ini alması beklenen GERB AP’nin en büyük grubu Avrupa Halk Partisi (EVP)’nin üyesi. Sosyalistler ise yüzde 23 oy oranıyla ikinci olurken, ülkedeki Türk azınlığın partisi DPS ise yüzde 13 oy aldı.

ROMANYA: Bugün Avrupa çapında gözlerin çevrildiği bir başka ülke ise Romanya oldu. AP seçiminin yanı sıra hükümetin hazırladığı yargı reformuna ilişkin de halk oylaması gerçekleşti. Bundan dolayı seçime katılımın yüksek olduğu gözlenen ve sandıkların saat 20’de kapanacağı Romanya’da, Avrupa çapında Romanyalı vatandaşlar da oy vermek için konsoloslukların önünde uzun kuyruklar oluşturdu.

AP’NİN YENİ RENGİ NASIL OLACAK?

751 sandalyenin bulunduğu AP’nin yeni renginin bugünkü seçim sonuçlarının ardından nasıl olacağı merak ediliyor. Alman ARD televizyonun tahminlerine göre AP’nin en büyük grubu Avrupa Halk Partisi (EVP) 42 sandalye kaybederek 175 parlamentere sahip olacak. Aynı şekilde ikinci büyük grup sosyalistler/sosyal demokratların da 40 sandalye kaybederek 146 sandalyeyi elde etmesi bekleniyor. Ayrıca diğer grupların sandalye sayısının şu şekilde olması tahmin ediliyor; Liberaller 79, Yeşiller 66, Sol 48, Muhafazakarlar 62, EFDD 56, ENF 59.

Continue Reading

Dünya

Fransa’da aşırı sağcıların zaferi

AleviNet

Published

on

Avrupa Birliği’nin 28 ülkesinde tamamlanan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde gözler aşırı sağcıların ne kadar oy alacağındaydı. Almanya’nın ardından Avrupa Parlamentosu (AP)’de en fazla parlamentere sahip olan Fransa’da sandıkların saat 20.00 ile kapanmasıyla aşırı sağcılar da ilk zaferini elde etmiş oldu.

Fransız BFMTV televizyonunun sandıkların kapanmasından sonra açıkladığı sonuçlara göre Marine Le Pen liderliğindeki aşırı sağcı Ulusal Birleşme (Front National-FN) yüzde 24,2 oranında aldı. Böylelikle 2014’te gerçekleşen AP seçimlerinde aşırı sağcılar yüzde 24,8 oy olmuştu. Aşırı sağcılar oyunu az farkla korumayı başarırken, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un partisi LREM (İlerleyen Cumhuriyet) ise yüzde 22 oranıyla ikinci oldu.

Fransa’nın ardından aşırı sağcılar ve milletçiler cephesinde gözlerin çevrildiği bir başka ülke ise İtalya. Sandıkların saat 23’te kapanacağı İtalya’da kimi anketlere göre İçişleri Bakanı Matteo Salvini’nin liderliğindeki aşırı milliyetçi Liga en az yüzde 30 oranında bir başarı elde edecek.

Fransa’dan Ulusal Birleşme, İtalya’dan Liga, Avusturya’dan FPÖ ve Hollanda’dan Geert Wilders liderliğindeki PVV Avrupa Parlamentosu’nda Özgürlükler ve Uluslar Avrupası (ENF) grubunu oluşturuyor. ENF’nin 751 sandalyesi bulunan AP’de toplam 57 sandalyeyle temsil edileceği tahmin ediliyor.

Avrupa Birliği üyesi 28 ülkede Perşembe gününden bu yana 500 milyona yakın seçmen sandık başına çağrıldı. Avrupa Parlamentosu’nun 751 sandalyesi için milletvekillerinin belirleneceği seçimin ilk ayağı Hollanda ile İngiltere başladı ve 21 ülkede sandıkların kurulmasıyla sona erdi.

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI