Connect with us

.

Dünya

BM: 180 bin kişi İdlib’i terk etti

AleviNet

Published

on

Suriye’de Beşar Esad rejimine bağlı ordu güçlerinin yoğun saldırısına maruz kalan İdlib ve çevresinde yaşayan yaklaşık 180 bin kişi bölgeyi terk etti. Birleşmiş Milletler (BM) Acil Yardım Ofisi (Ocha), Esad rejimine bağlı kuvvetlerin operasyonları sonucu İdlib ve Hama’da 18 hastane ve sağlık ocağı ile çok sayıda okul ve mültecilerin barındığı binanın hasar gördüğünü bildirdi. Ocha’dan Cumartesi günü yapılan açıklamada, bölgeden kaçan yaklaşık 180 bin kişiden büyük bir kısmının, kapasite yetersizliği nedeniyle mülteci kamplarına alınamadığını duyurdu.

Suriye ordusu müttefiki Rusya’nın desteği ile bir süredir ülkenin kuzeybatısındaki İdlib ve Hama bölgelerine askeri operasyonlar düzenliyor. Radikal İslami grupların elinde kalan son bölge olan İdlib ve Hama’da yaklaşık üç milyon insan yaşıyor.

Türkiye Suriye’nin ateşkes anlaşmasını ihlal ettiği görüşünde

Beşar Esad rejimine bağlı güçlerin İdlib’e yönelik operasyonuna ilişkin değerlendirmede bulunan Savunma Bakanı Hulusi Akar, Suriye hükümetine bağlı güçlerin Rusya ile İdlib konusunda varılan ateşkes anlaşmasını ihlal ettiğini söylemiş ve “Ateşkes anlaşmasına rağmen rejim, ateşkes sözünü tutmuyor ve ateşkesi ihlal ediyor” demişti. Soçi mutabakatı çerçevesinde bölgede ateşkesin korunması gerektiğini ifade eden Akar ayrıca, “Ateşkesi sağlayabilirsek oradaki 3,5-4 milyon insanın güven içinde yaşaması mümkün olur” ifadesini kullanmıştı.

dpa / ET,JD

© Deutsche Welle Türkçe

 

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dünya

Afganistan’da Cumhurbaşkanı’nın mitingine intihar saldırısı

AleviNet

Published

on

Afganistan’ın doğusundaki Parvan vilayetinde Cumhurbaşkanı Eşref Gani’nin seçim mitingi yaptığı alan yakınlarında intihar saldırısı düzenlendi. İçişleri Bakanlığı sözcüsü Nasrat Rahimi, basın mensuplarına yaptığı açıklamada saldırganın, motosiklete yerleştirdiği bombayı, Parvan vilayetinin Cengel Bağ bölgesinde miting için toplanan kalabalığın yakınında patlattığını söyledi.

Yapılan açıklamada Cumhurbaşkanının herhangi bir yara almadığı belirtildi.

Reuters haber ajansı, patlamada en az 30 kişinin öldüğünü, 45 kişinin de yaralandığını duyurdu.

Parvan Hastanesi Başhekimi Kasım Sengin de yaptığı açıklamada, patlama sonrası  tedavi altına alınanlar arasında kadın ve çocukların da bulunduğunu belirtti.

İkinci saldırı Kabil’de

Cumhurbaşkanı Eşref Gani’nin katıldığı seçim mitingi yakınlarında düzenlenen saldırıdan hemen sonra Kabil’de de bir patlama oldu. Polis yetkilileri ilk belirlemelere göre altı kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Patlamanın ABD Büyükelçiliği yakınlarında meydana geldiği belirtildi. 

Taliban yayınladığı açıklamada her iki saldırıyı da üstlendiğini duyurdu.

Taliban ülkede 28 Eylül’de yapılacak seçimleri boykot etme çağrısında bulunarak, şiddet kullanma tehdidinde bulunmuştu. Taliban, düzenlenebilecek saldırılarda hedef olmamak için halka seçim mitinglerinden uzak durma çağrısı yapmıştı.

AFP, Reuters,dpa/MK,JD

©Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading

Dünya

İsrail’de halk sandık başında

AleviNet

Published

on

İsrail’de yaklaşık 6 milyon 400 bin seçmen 120 sandalyeli İsrail parlamentosu Knesset’in yeni üyelerini seçmek üzere bugün sandık başına gidiyor. Erken genel seçimler için TSİ ile 07.00’da başlayan oy verme işlemleri saat 22.00’da sona erecek. Seçmenler, farklı partilerin oluşturduğu 30 liste arasından seçim yapacak. Bu partilerin üçte birinin yüzde 3,25 seçim barajını aşarak parlamentoya girmesi bekleniyor. 

Likud ile Mavi-Beyaz İttifakı’nın oyları başa baş

Kamuoyu yoklamaları Başbakan Benyamin Netanyahu liderliğindeki Likud Partisi ile eski Genelkurmay Başkanı Benny Gantz’ın liderliğindeki Mavi-Beyaz İttifakı’nın seçimi başabaş tamamlayacağını gösteriyor. Evimiz İsrail (İsrael Beiteinu) partisinin lideri Avigdor Lieberman’ın ise vereceği destek ile hangi partinin hükümeti kuracağı konusunda belirleyici bir rol oynayacağı tahmin ediliyor. 

Benny Gantz ve Benyamin Netanyahu

Benny Gantz ve Benyamin Netanyahu

Milliyetçi çizgideki Lieberman, erken seçimler öncesinde Likud ve Mavi-Beyaz İttifakı’nın oluşturacağı büyük koalisyondan yana olduğunu gösteren açıklamalarda bulunmuştu. Gantz ise Netanyahu başbakanlığı üstlenmediği takdirde, Likud ile koalisyona gidebileceklerinin sinyalini vermişti. Seçimler sonrasında Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin’in en çok oyu alan partiye hükümeti kurma görevi vermesi öngörülüyor. 

İsrail’de Nisan ayında yapılan genel seçimler sonrasında en yüksek oyu alan Netanyahu yeni hükümeti kurmakla görevlendirilmiş, ancak sağcı ve dindar partilerin katılımı ile koalisyon hükümeti kurmakta başarısız olmuştu. Nisan seçimleri sonrasında Netanyahu’ya destek veren eski Savunma Bakanı Lieberman’ın Ultra-Ortodoks erkeklerin de zorunlu askeri hizmeti yapması yönündeki talebi Ultra-Ortodoks partiler tarafından reddedilmiş, hükümetin  kurulamaması üzerine de parlamento kendini feshetmişti. 

Filistin açısından durum

Ülkenin ve halkın güvenliğine yönelik tutumları açısından Likud ile Mavi-Beyaz İttifakı arasında büyük bir fark bulunmadığı için, seçim sonuçlarının Filistin konusunda değişiklik yaratması beklenmiyor. Bu nedenle de Filistinle barış sürecinin yakın bir gelecekte canlandırılması ihtimal dışı olarak görülüyor. 

AFP,dpa/JD,SÖ
© Deutsche Welle Türkçe 

Continue Reading

Dünya

Êfrîn’deki etnik temizlik BM oturumlarında

AleviNet

Published

on

9 Eylül’de Cenevre Birleşmiş Milletler (BM) Ofisinde başlayan BM İnsan Hakları Konseyi 42. İnsan Hakları Oturumları, ülkelerde yaşanan insan hakları ihlalleri üzerine yapılan tartışmalarla devam ediyor. Oturumlarda söz alan sivil toplum kuruluşlarından Türkiye’ye sert eleştiriler yöneltildi.

‘TÜRKİYE’DE YARGI BAĞIMSIZLIĞI YOK’

Oturumlarda Halklar Arasında Dayanışma ve Irkçılık Karşı Hareket (MRAP) adına yapılan konuşmada 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan askeri darbe girişiminin ardından Türkiye’de yaşanan hak ihlallerine dikkat çekildi.

Türkiye’de yargı bağımsızlığının tamamen ortadan kaldırıldığının ifade edildiği konuşmada, terörle mücadele adı altında başta Kürtler olmak üzere binlerce insanın tutuklandığına vurgu yapıldı.

MRAP temsilcisi “Diyarbakır, Van ve Mardin Büyük Şehir Belediye Başkanları görevden alınıp yerine kayyumlar atandı ve bine yakın Kürt vatandaş tutuklandı” dedi.

Türkiye’de yargı bağımsızlığının işlemediğini kaydeden temsilci, son olarak, konudan sorumlu BM özel raportöründen Türkiye’deki hakimlerin ve avukatların bağımsızlığı konusunda bir çalışma içerisine girmesini istedi.

‘ULUSLARARASI TOPLUMUN SESSİZLİĞİ KABUL EDİLEMEZ’

Yine oturumlarda African Agency for Integrated Development (AAID) adlı sivil toplum kuruluşu adına söz alan Thoreau Redcrow ise Türk devleti ve himayesindeki çetelerin işgali altında bulunan Êfrîn’de yaşananlara dikkat çekti.

“Êfrîn hala Türk devleti ve ona bağlı silahlı grupların ağır işgali altında kalmaya devam ediyor” diyen Redcrow, uluslararası toplumun bu işgale karşı sessiz kalmaya devam etmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.

Redcrow, “Erdoğan ve hükümetine karşı hiçbir uluslararası baskı olmadığından kaynaklı, Türk ordusu ve müttefiki olan askeri gruplar Êfrîn’in Kürt nüfusu üzerindeki baskı, şiddet ve kültürel yıkım çalışmalarını sürdürüyor. Êfrîn’de yaşayan Kürtler keyfi olarak tutuklama ve işkenceye maruz kalıyor. Şehir etrafına duvar örmek için mahalleler yıkılıyor” diye ekledi.

‘ETNİK TEMİZLİK YAPILIYOR’

“Êfrîn’de yaşayan Kürtlerin evlerine ve toprağına zorla el konulduğu gibi şeriat vergileri vermeye zorlanıyor” diyen Redcrow, Êfrîn’deki zeytinlik alanların nasıl yok edildiğine ve zeytinlerin nasıl Avrupa’ya satıldığına dikkat çekti.

Êfrîn’de demografik yapının değiştirildiğini ve kültürel mirasın yok edildiğini söyleyen Redcrow, “Êfrîn’de etnik temizlik yapılıyor. Eğitim sistemi olduğu gibi sokak isimleri de Türkçe olarak değiştiriliyor. Kürtlerin kültürel eserleri tahrip ediliyor, mezarları yıkılıyor. Bölgedeki tarihi eserler çalınıp daha sonra yasadışı yollarla Türkiye’deki müzelere satılıyor” diye konuştu.

Yüz binlerce Êfrînlinin Türk devlet teröründen kaçmak zorunda kaldığını kaydeden Redceow, “Êfrîn’deki işgale sessiz kalınmaması gerekir. Bu konseyin insan haklarını savunmak için ahlaki bir görevi var” ifadelerini kullandı.

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI