Connect with us

.

Politika

19 Mayıs fotoğrafında HDP ve İYİ Parti tartışması

AleviNet

Published

on

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı bu yıl da Türkiye genelinde farklı törenlerle kutlandı. Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da başlattığı bağımsızlık mücadelesinin 100’üncü yıldönümünde, binlerce kişi Ankara’da Anıtkabir’i ziyaret ederken, devletin zirvesi Atatürk’ün milli mücadeleyi başlattığı yer olan Samsun’da buluştu. Buradaki törende çekilen liderler fotoğrafında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Anavatan Partisi (ANAP) Genel Başkanı İbrahim Çelebi, Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Önder Aksakal, Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici ve Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek yer aldı. Bu törende muhalefetteki Halkın Demokratik Partisi (HDP) ve İYİ Parti’nin liderlerinin yer almaması tartışmalara yol açtı.

HDP davet edilmedi

HDP Genel Merkezi Deutsche Welle Türkçe’ye, törene davet edilmediğini belirtti. Genel Merkez’den alınan bilgiye göre, 23 Nisan, 19 Mayıs ya da 29 Ekim gibi resmi bayramlarda resmi kutlamalara parti zaman zaman davet edildi. Bu konuda bir düzenlilik olmadığını kaydeden Genel Merkez, bu yılki 19 Mayıs kutlamaları çerçevesinde Samsun’daki devlet törenine davet almadığını kaydetti.

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ile Siirt milletvekili Meral Danış Beştaş, Twitter hesaplarından Samsun’daki çekilen liderlerin yer aldığı fotoğrafı eleştirdi.

Meral Danış Beştaş DW Türkçe’ye yaptığı açıklamada, HDP’nin Türkiye’nin üçüncü büyük partisi olduğunu söyleyerek, “HDP o fotoğraf karesinde yok. Bunun izahı zaten mümkün değil. HDP dışlanarak, ötekileştirilerek yok sayılarak buharlaşmıyor, yok olmuyor” dedi.

Beştaş liderlerin yer aldığı fotoğraf karesini bir tek bu sebepten eleştirmediğini söyleyerek, “Bu, farklı kimliklerin, renklerin, inançların, dillerin olmadığı bir fotoğraf. Tek tiplileştirmeye çalışan bir siyaset anlayışı Türkiye’de 100 yıldır devam ediyor. 100’üncü yılda da aynı fotonun verilmesi büyük bir talihsizlik. Türkiye açısından bir kayıp. O fotoğrafta kadın yok. Türkiye’nin yarısı kadın. Kadınların temsil edilmediği bir kare, bir tarih kesinlikle başarılı olamaz. O fotoğrafta Kürt yok, Türkiye’nin dörtte bir nüfusunu oluşturan bir kimlikten söz ediyorum. Bu da Kürt karşıtlığının geldiği noktayı da gösteriyor” diye konuştu.

İYİ Parti davet aldı ama törene katılmadı

Samsun’daki devlet töreninde yer almayan bir diğer muhalefet partisi ise İYİ Parti’ydi. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener Samsun’da partisinin kutlamalarına katılırken, devlet töreninde yer almadı. İYİ Parti Genel Sekreteri Cihan Paçacı yaptığı açıklamada, “‘Yapılan davete teşekkür ediyor, ancak İYİ Parti olarak, çok önceden hazırlanıp ilan edilen programlarımız gereği, katılamayacağımızı ilan ediyoruz” dedi. Paçacı törene 3 gün kala davet edildiklerini belirterek bu durumun devlet ciddiyetiyle bağdaşmadını kaydetti.

“Davet ediliş tarzı doğru bulunmadı”

İYİ Parti İzmir milletvekili, Basın Yayın ve Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı  Aytun Çıray DW Türkçe’ye yaptığı açıklamada, Akşener’in “davet ediliş tarzını doğru bulmadığı için” Samsun’daki devlet törenine katılmadığını belirtti.

Çıray, Samsun’daki törende Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı açıklamaları da eleştirdi. 19 Mayıs’ın bir milli bayram olduğunu söyleyen Çıray, “Sayın Cumhurbaşkanı Anayasal tarafsız olma yeminine dayanarak devletin başı olarak siyasi parti liderlerini davet etti bir devlet  törenine. Fakat orada ortak konuları konuşmak, töreni milli bayram çerçevesinde tutmak yerine aynı zamanda siyasi bir konuşma ve propaganda da yaptı. Bunu doğru bulmuyorum. Çünkü Sayın Cumhurbaşkanının iki tane şapkası var: Biri Cumhurbaşkanlığı, diğeri ise Parti Başkanlığı şapkası. Cumhurbaşkanı şapkasını kullanarak katıldığı tören ve konuşmalarda, siyasi propaganda yapması yeminine aykırı” diye konuştu.

Hülya Topcu Erdoğan

© Deutsche Welle Türkçe

 

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bülent Felekoğlu

YENİ BİR YAŞAM VE UTANÇ

BÜLENT FELEKOĞLU

Published

on

Yeni bir hayat arayışıyla ABD’ye geçmeye çalışırken Meksika sınırındaki Rio Bravo nehrinde hayatını kaybeden El Salvadorlu Oscar Alberto Martinez Ramirez ve 2 yaşındaki çocuğu Valeria’nın görüntüsü, 2015’de Yunanistan’a geçerken boğularak hayatını kaybeden Aylan Kurdi’yi hatırlattı.

Toprak doğmak ve doymak ah Aşure Ana Kadının Dayenin, Qile’nin ilk ahdı can doğduğu toprakta yaşam hakkına sahiptir. Her evlat anasının peşine düşer. İlk mürşidi makamın eteğidir o. Hakk’ın temel yasasıdır yaşam hakkı. Nehaklık bu yaşam hakkına zulüm edenlerin nefsani yenilik vaatleri. Sınırlar ise zülümkarların nefis arzuları. Onlar ölümsüz olmak isterken Şir(Süt) sahibi ana kadının rıza ahlakına Şirk koşanlardır. Şirden gelen hukuklarından Şeriat doğururken. Eşir(Aşiret- Sütünü helal edenler) değil Beşir(Sütünü helal etmeyenler) lerdir. Hakk Yasası külli evrende birdir. Değişmez her can doğmak için gayret eder. Gayret ile doğan yaşamak ve doymak hakkına haizdir. Her can bu hali bilmelidir. Lakin tüm yasalar bu yasa üzeri kuruludur. Muhammet Mustafa İkra(İkrar) derken bu hakikatten bahsetti. Ne mutlu Fakir olana dedi. Fakir olmak Fikir sahibi olmaktır. Fikir sahibi olmayan Kafir olur çünkü. Qile’nin, Daye’nin, Ma’nın, Ana’nın takipçisi tüm Peygamberler buna şahitlik ve elçilik ettiler.

Aylan bebek sahile vururken, rızasız yaşanmışlıkla soyu tükenmekte olan bir yunus sürüsü de ordan geçiyordu, Ramirez evladı ile can verirken Meksikalı kardeşleri topraklarında eziliyordu. Her kardeşi sokak başında katili olmuştu. İlk inka evladının başı kesilirken donuk gözlerle İspanyolun gözlerine bakıyordu. Kendi krallığını ölülerimiz üzerine kuran parlak kentler Rızalı tarlasını haram kılarken sınırlar çizdi. Şimdi bu sınırlarında reklam parlaklığında çaldığı insanlığı bize satarken ölüyoruz tel çitlerinin önünde. Hakkın Deryası olan denizlerinde kıyıya vuruyor. Doğmak için milyon gayret etmiş evlatler. Zaman da hiçbir ah kaybolmaz. Hesapsız değil hiçbir an herşey birbiriyle bağlı. Başına vura vura derisi için öldürülen Fok’un çığlığı, eriyen buzul üzerinde kolonsi yok olan Penguenin ahı, güzel kokacaz diye katledilen balina sürülerinin çığlığı, acısına dayanamayıp insan ırkının karaya vuran balina sürülerinin şehadet bedeleni görmemek ve utanmamak ah utanmamak. Ananın ilk sözü utan yaptığından utan nasihati. Aylan bebek kıyıya vururken herkes evladına daha sıkı sarılıp kendi hanesini koruduğu için mutlu oldu biraz. Dünya ikrarsızlaşırken hangi soy kendini koruyabilir. Soysuzlaşırken soylu hukuklardan milyonlarcası bir canlının varlığını önemsemeden işkembesini doyururken. Evladını heykel gibi severken kim utanabilir. Utanmak ah utanmak Ana kadının ilk düsturu. Lokmasını paylaşmanın onurlu hanedanlığı.

Marguez tişörtünün altına sığdırdığı “ Ez bi rahme ki, hezar rahme pişta xwe dikişinim” diyen Ape Kekil’in iki büklüm bilgece çaresizliği gibi. Evladı sırtında aynı cümleyi kuruyordu. “ Ben bir rahimle, sırtımda binlerce rahmi taşıyorum” dedi. Ah o sen evlat nefislerimizin ve dünyayı koruyamadığımızın kurbanısın. Nefislerimizin hırsızlığından, utanmayan yüzsüzlüğümüzden karaya vuran balinaların ibretlik kurban ritüeli, gibisin evlat. Yol gör der evlat, niyaz ol ki göresin. Görmezsen suç olur, görmezsen rızalık biter. Hakk ta görünmek ister. Semahını Çark-ı Pervaz ederken bu Alem’de döner seninle kollarını açarken bahtında açılır. O baht anadır. Anaların gücü Alemi kurtaracak. Bir Yol evladı olarak ah dört bir yanda ölen evlatlar, nefislere kurban giden evlatlar. Barış ve rızalık mücadelesinde ısrar etmeden geçirdiğimiz her saniye kurbanların arttığı zamanlara sebep. Israrla, sabırla, ikrarla Barış için mücadele boynumuza borç. Sırtımızda taşıdığımız rahimdir. Gayret ile her can yaşam ve doyma hakkını korumalıdır.Sınırlar Fakir’in değil, sınırlar küfre girenlerin işidir. Kefareti ise külli Alemin omuzunda döner.

Xızır yardımcımızdır.

Continue Reading

Politika

HDP: Mülteciler kaza geçirmedi, öldürüldü!

AleviNet

Published

on

HDP Göçmen ve Mülteciler Komisyonu Sözcüsü Gülsüm Ağaoğlu, Edirne’de mültecileri taşıyan panelvanın duvara çarpması sonucu 10 mültecinin yaşamını yitirmesini, 30’unun yaralanması üzerine yazılı açıklama yaptı.

‘HÜKÜMET BU ÖLÜMLERİN SORUMLUSU’

“Yunanistan’a ulaşmak isteyen en az 10 mültecinin yaşadığı bu insanlık dramı, kaza değil, cinayettir. Türkiye’de göçmenlere, mültecilere ve sığınmacılara yönelik yaklaşımın bir sonucudur” diyen Ağaoğlu, şunları kaydetti:
“Türkiye’nin neredeyse merkez haline geldiği insan kaçakçılığı şebekelerine karşı ciddi ve caydırıcı önlemler almayan hükümet, mültecilerin maruz kaldığı bu insanlık dışı muamelelerin ve mülteci cinayetlerinin sorumlusudur. Ege kıyılarında, Meriç Nehri’nde ve Türkiye’nin muhtelif karayollarında hayatını kaybeden binlerce insanın kanlarından büyük paralar kazanan suç örgütlerine karşı kapsamlı önlemler alınması için başta Parlamento olmak üzere tüm yetkili kurumları harekete geçmeye çağırıyoruz.

‘KİRLİ PAZARLIKLAR YERİNE ÇÖZÜM BULUN’

 Mültecilerin hayatlarını tehdit eden insan kaçakçılığı trafiğinin ortadan kaldırılması için uluslararası kurumların ve hükümetlerin kirli pazarlıklar yapmak yerine insanların vatanlarını terk etmesine sebep olan krizlere karşı köklü çözümler geliştirmeleri gerektiğini savunuyoruz.”

Continue Reading

Politika

İYİ Partili isim feci şekilde darp edildi

AleviNet

Published

on

Nilüfer’in Konak Mahallesi’nde dün gece arkadaşlarıyla kahvede sohbet eden İYİ Parti Bursa Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi ve Grup Başkan Vekili Mehmet Temirtaş, evine dönmek isterken arabasına arkadan tanımadığı bir araç çarptı.

Aracından inen Temirtaş, kazada araçlarda bir hasarın oluşmadığını söyledi. Karşı araçta bulunan 4 kişi, “Nasıl ani fren yapıyorsun” diyerek Temirtaş’a saldırdı. 4 kişinin feci şekilde saldırdığı Temirtaş gözünden ve kafasından yaralandı. Olay yerine çağrılan ambulansla hastaneye sevk edilen Temirtaş, saldırganlar hakkında suç duyurusunda bulundu. Polis ekipleri bölgedeki kameraları izleyerek saldırganları tespit etmeye çalışıyor.

Olayı İHA muhabirine anlatan Mehmet Temirtaş, “Saat gece 00:30 sıralarında evime dönerken arkadan bir araç araba çarptı. Aşağı indim, aracı kontrol ettim. Aracımda kazayla alakalı herhangi bir darbe olmadığını gördüm. Karşı tarafın şoförüne, geçmiş olsun, ikimizde de bir şey yok dedim. “Bana neden o kadar sert fren yapıyorsun” dedi. “Ben o kadar sert fren yapmadım” dedim. Bana yumruk attı. Yanında bulunan 3 kişiye beraber üzerime çullandılar. Beni döverek kendi araçlarına sokmaya çalıştılar. Ben direnerek bağırdım. İnsanlar balkondan çıkmaya başladı. Bu esnada bana saldıranlar olay yerini terk ettiler. Polis teşkilatına çok teşekkür ediyorum. Bizimle çok ilgilendiler. Polis ekipleri saldırganları kısa sürede yakalayacak” dedi.

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI