Connect with us

.

GÜNCEL HABERLER

Eski Yargıtay üyesi Akarsu ve Bekler’e hapis cezası

AleviNet

Published

on

Emekli Askeri Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok’un, üç astsubayın “hipnoz ve işkence” ile ifadelerini aldığı suçlamasıyla 7,5 yıl hapis cezasına çarptırıldığı kararı onayan eski Yargıtay üyesi Mustafa Akarsu’ya Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyeliğinden 10 yıl hapis cezası verildi.

Akarsu’nun, “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan yargılanmasına devam edildi. İlk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 9. Ceza Dairesince Yargıtay ek binadaki salonda görülen duruşmaya tutuklu sanık Akarsu ile avukatı katıldı.

Esas hakkındaki savunmasında suçlamaları kabul etmeyen Akarsu, örgüt üyesi olmadığını öne sürdü.

Suçlamalara yönelik somut delil bulunmadığını söyleyen Akarsu, 2014’teki Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu seçimlerinde örgüt mensuplarının seçilmesine ilişkin çaba gösterdiğine yönelik tespitleri de kabul etmedi. Sanık Akarsu, örgütsel stratejilerin belirlendiği toplantılara da katılmadığını iddia etti.

Akarsu, Yargıtay imamı Şahin’in bacanağı

Kamuoyunda “Kayseri hipnoz” davası olarak bilinen davada emekli Askeri Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok’un, üç astsubayın “hipnoz ve işkence” ile ifadelerini aldığı suçlamasıyla 7,5 yıl hapis cezasına çarptırıldığı kararı onayan Akarsu, kararın dosya kapsamındaki delillerin değerlendirilmesi sonucu onandığını, bu davada örgüt talimatıyla hareket etmediğini savundu.

FETÖ’nün Yargıtay imamı, “Kartal” kod adlı firari eski Yargıtay üyesi İlyas Şahin’in bacanağı olan Akarsu, bu akrabalığın da suç teşkil etmediğini söyledi.

Karar

Daha sonra Yargıtay 9. Ceza Dairesinin aldığı karar, heyete başkanlık yapan Daire üyesi Maruf Alikanoğlu tarafından açıklandı.

Karara göre, sanık Mustafa Akarsu’ya, “FETÖ’ye üye olmak” suçundan, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 314/2. maddesi gereğince alt sınırdan uzaklaşılarak 8 yıl hapis cezası verildi.

Terör suçlarında cezanın yarı oranında artırılmasını öngören 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5/1 maddeleri uyarınca sanığa verilen ceza 12 yıla çıkarıldı.

Sanığın duruşmalardaki hal ve tavırları nedeniyle TCK’nin 62. maddesinde indirim uygulanarak ceza 10 yıla indirildi.

Mahkeme heyeti, sanık Akarsu’nun tutukluluk halinin devamına da hükmetti.

Bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabiliyor. Temyiz istemini, Yargıtay Ceza Genel Kurulu görüşecek.

Ahmet Zeki Üçok ile ilgili süreç

Ahmet Zeki Üçok, 2009’da Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Savcısı olduğu dönemde, Kayseri’de “Fetullah Gülen Grubu” diye bilinen oluşumla ilgili soruşturma yürütmüş, Hava Kuvvetleri Komutanlığının elektronik yazışma sistemine girdikleri ve bazı TSK personelini “Ergenekon” örgütü üyesi göstermek amacıyla sahte emirler ürettikleri iddiasıyla 3 astsubay hakkında soruşturma açmıştı.

Astsubayların tutuklanmasından yaklaşık 9 ay sonra Ahmet Zeki Üçok, bu soruşturma sırasında astsubaylara hipnozla işkence yapmakla suçlanarak tutuklanmıştı.

Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17 Nisan 2012’de Üçok hakkında işkence suçundan verdiği 7,5 yıl hapis cezası kararı, Yargıtay 8. Ceza Dairesince onanmıştı. Onama kararını veren heyet üyeleri arasında Akarsu da yer almıştı. Üçok’un başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi, yargılamanın yeniden yapılmasına karar vermişti. 2. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, dava konusu suçun Üçok’un askeri personel olduğu dönemde gerçekleşmesi nedeniyle dosyanın Askeri Yargıtaya gönderilmesine hükmetmişti.

Üçok’un itirazı üzerine Yargıtay, yeniden yargılamada Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin yetkili olduğuna karar vererek dosyayı geri göndermişti. Bunun üzerine yapılan yargılamada Üçok, delil yetersizliğinden beraat etmişti.

ARİF BEKLER’E 8 YIL HAPİS CEZASI

Eski Yargıtay üyesi Arif Bekler, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyeliğinden 8 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Bekler’in, “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan yargılanmasına devam edildi. İlk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 9. Ceza Dairesince, Yargıtay Genel Kurul salonunda görülen duruşmaya, sanık Bekler tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Duruşmada Bekler’in avukatı da hazır bulundu.

Esas hakkındaki mütalaaya karşı söz verilen Bekler, suçlamaları kabul etmedi.

Örgüt üyesi olmadığını savunan Bekler, aleyhindeki tanık beyanlarının da gerçeği yansıtmadığını söyledi.

Sanık Bekler ile avukatının savunmasını tamamlaması üzerine duruşmaya ara verildi.

Daha sonra Yargıtay 9. Ceza Dairesi heyetinin aldığı karar, heyete başkanlık yapan Daire Üyesi Abdurrahman Orkun Dağ tarafından okundu.

Arif Bekler’e, “FETÖ’ye üye olmak” suçundan, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 314/2. maddesi gereğince alt sınırdan uzaklaşılarak 6 yıl hapis cezası veren mahkeme heyeti, terör suçlarında cezanın yarı oranında artırılmasını öngören 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5/1 maddeleri uyarınca verilen cezayı 9 yıla çıkardı.

Sanığın duruşmalardaki hal ve tavırları nedeniyle TCK’nin 62. maddesindeki indirimi uygulayarak cezayı 8 yıla indiren mahkeme heyeti, Bekler’in tutukluluk halinin devamına da hükmetti.

Karara karşı temyiz yoluna başvurulabiliyor. Temyiz istemini, Yargıtay Ceza Genel Kurulu görüşecek.

GÜNCEL HABERLER

ADFE Gençlik kampı başladı

editor

Published

on

By

Alevi Dernekleri Federasyonu Kadın ve Gençlik kampı İstanbul Kilyos’da bulunan Sarıyer Belediyesi Tesislerinde geçtiğimiz gün başladı.

Genel Başkan Celal Fırat dedenin katılımıyla gerçekleşen tanışma toplantısıyla başlayan kamp 5 gün sürecek.

Kamp’ın programı şöyle:

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

AABK: Kayyım, halkın iradesinin gasp edilmesidir!

editor

Published

on

By

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu yayınladığı yazılı açıklamayla HDP’li belediyelere kayyım atanmasına “Kayyım, halkın iradesinin gasp edilmesidir!” diyerek tepki gösterdi.

AABK’ın açıklaması şöyle:

AKP iktidarının, halkın Diyarbakır’da yüzde 63, Mardin’de yüzde 56.54 ve Van’da yüzde 53.83
ile seçtiği Büyükşehir Belediye Başkanlarını görevden alması ve kendi kadrolarını kayyum
olarak ataması, demokrasinin, hukukun ve vicdanların asla kabul edemeyeceği bir darbedir.

Bu karar demokratik bir seçim sonucu seçilen belediye başkanlarının haklarının kayyum yolu ile gasp edilmesidir. Daha ötesi bu isimlerin seçilmelerini sağlayan halkın iradesinin gasp
edilmesidir.

“Minareyi çalan kılıfını hazırlar” misali, adaylıklarında hiçbir hukuki engel bulunmayan, halkın lseçtiği belediye başkanları hakkında açılan adli-idari soruşturmalar bahane edildi. Tek adam rejiminin bir sonucu olarak, AKP iktidarı, halkın yerel yönetimlerdeki seçme ve seçilme hakkını yok eden merkezi vesayetçi dayatması ile hukukun ve demokrasinin en temel değerlerini, yok etmiştir.

31 Mart seçimlerinde, özellikle Kürt illerinde halkın çoğunluğunun desteğiyle seçilen Belediye Başkanlarının hakları, atanmış İçişleri Bakanının kararı ve atanmış valilerin kayyumluğu ile görevden alınmıştır. Her platformda statüko ile mücadele ettiklerini ifade eden mevcut iktidarın darbe dönemlerini bile mumla aratacak bu uygulamaları artık kontrolü kaybettiklerinin en net göstergesidir. Dünyanın her yerinde halkın iradesini ve seçim sonuçlarını yok sayan yönetim biçimine faşizm denir.

Demokrasinin beşiği ve okulu bildiğimiz yerel yönetimlere halkın katılım hakkı ile halkın seçtiği belediyelerin seçilmişlerden alınıp, atanmışlara teslim edilmesi, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu ve Alevi toplumunun asla ve kata kabul edemeyeceği faşizan bir uygulamadır. Yerel seçim sonuçları, yenildiğini, güç kaybettiğini gören AKP’nin, HDP’nin halk tarafında seçilen belediye başkanlarını görevden alıp, kayyum rejimini kurumsallaştırması, Türkiye’de muhalefete
geçen tüm belediyelerinde bu kayyum rejimi üzerinden müdahale edeceğinin işaretidir.

“Sandık namustur” diyenlerin sandıkta kaybedince, demokrasi, vicdan ve hukuk dışı yollara başvurmasını ve halkın iradesini gasp etmesini, AABK olarak kınıyor ve bu karardan derhal vazgeçilmesini, talep ediyoruz.

Daha önce de, yine antidemokratik ve hukuk dışı yollarla Kürt illerinde seçilen HDP’li Belediyelere atanan kayyumlar, belediyeleri zarara uğratmış, israf politikaları ve şatafat gösterileriyle, halkın taleplerine ve iradesine karşı zararlar vermiştir. Halkın iradesi kişilerden ve kurumlardan daha üstün ve güçlüdür. Bugün demokrasi adına utanç verici bu kararları alanlarda er veya geç bu gerçekle yüzleşeceklerdir.

AABK olarak; Türkiye’yi uluslararası toplum nezdinde rezil eden, demokrasi ve hukuk
utancından derhal vazgeçilmesini, halkın iradesiyle seçilmelerine rağmen, görevden alınan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Adnan Selçuk Mızraklı, Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk ve Van Büyükşehir Belediye Başkanı Bedia Özgökçe Ertan derhal görevlerine iade edilmesini talep ediyoruz.

Kamuoyuna saygılarımızla…

 

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

ADFE BAŞKANI CELAL FIRAT: KAYYUM ATAMALARINI KINIYORUZ

editor

Published

on

By

Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediyelerine kayyum atanmasına yaptığı açıklama ile tepki gösterdi.

Alevi Dernekleri Federasyonun Gençlik ve Kadın kampında yapılan açıklamada Fırat kayyumun demokratik siyaseti tasfiye etmek olduğunu kaydetti.

“SEÇİLMİŞ İRADEYE YAPILMIŞ BİR DARBEDİR”

” Yüzyıllar geçse de insan haklarını ihlal eden ve bireysel hürriyetleri esir alan tüm sistemler özgür ve demokratik bir toplumun gerekliliğini asla haklı görmezler” vurgusunu yapan Fırat, “Eleştirisel ya da siyasi katılım konusunda hoşgörüyü ortadan kaldıranlar, demokrasiden yana, demokratik siyasetten yana hep halkları kışkırtarak, kendi malları gibi gördükleri devleti yönetme çabasında olurlar.
Devleti aile şirketi gibi yönetmek isteyenler, vesayet makamının talimatına uyan kişileri halkın iradesi dışında kurumlara atayarak, halkın iradesine saldırır, halk iradesini yok sayar ve Özgürlüklere yaklaşımı sadece kendi hukukları ile sınırlandırırlar.
Halkın Büyük bir oy desteğiyle seçilen Diyarbakır, Mardin ve Van büyükşehir belediyelerine atanan kayyumlar seçilmiş iradeye vurulmuş bir darbedir… Bu darbeyi yapanlar, özgürlüğü, eşitliği ve güvenliği ortadan kaldırmıştır” diye belirtti.

“BİR SONRAKİ YEREL SEÇİMLER İÇİN PANİKTİR”

Fırat kararın hukuku ve mahkemeleri hiçe saymak olduğuna dikkat çekerek, “Halkın oy vererek seçtiği yerel yöneticilerin yerine memur atamak halkın iradesine darbe yapmaktır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa Yerel Yönetimler sözleşmesi olmak üzere demokratik uluslararası anlaşmalara, evrensel hukuka ve temel insan haklarına aykırı olan kayyum atamaları bir sonraki yerel seçimler için bir paniktir. Halkın tevazusunu kaybeden devlet yöneticilerinin bu topraklara kin, öfke ve nefreti yayarak düşmanlık duygusu yaratma istekleridir” dedi.

“KAYYUM ATAMALARINI KINIYORUZ”

Fırat Alevi Dernekleri Federasyonu olarak şu taleplerde bulundu:

” – Her türlü baskıcı otoriter ve siyasi davranışlar son bulmasını
– Belediyelere kayyum atanma uygulamasına son verilerek atanan kayyumlar yerine halkın seçmiş olduğu belediye başkanları ve belediye meclis üyeleri görevlerine iade edilmesini talep ediyoruz.
Bu ülkeyi yönetenlere sesleniyoruz:
– Devleti yönetmede ki siyasi mücadeleniz demokratik olmalı. Bu mücadeleniz hak ve hukuk çerçevesinde olmalıdır. Kayyum atamalarını kınıyoruz…
Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi “Egemenlik Kayıtsız şartsız Milletindir” diyoruz…”

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI