Connect with us

.

Yaşam-Ekoloji

Kliması olanlar dikkat

AleviNet

Published

on

Yazın gelmesine kısa süre kala ve hava sıcaklıklarının yükselmesi ile iklimlendirme cihazlarına olan rağbet her geçen yıl daha da artıyor. Uzmanlar, klima sahiplerine cihazlarını uzun yıllar boyunca verimli, güvenli ve konforlu bir şekilde kullanabilmeleri için her yıl bakımlarını yaptırmalar gerektiğini belirtiyorlar. Filtresi tıkalı klimaların performansının düştüğünü söyleyen uzmanlar, böyle bir durumda cihazın kullandığı elektrikle doğru orantılı olarak ısıtma/soğutma yapamayacağını, bunun da yüksek elektrik faturası anlamına geldiğini belirtiyor. Bakım giderleri için ödenen bedelin sağlanan enerji tasarrufuyla 1 yıl içinde amorti edildiğini söyleyen uzmanlar, yetkili servislerce düzenli olarak bakımı yapılan klimaların sonradan çıkabilecek daha büyük ve masraflı arızaların da önüne geçtiğini vurguluyor.

İklimlendirme şirketleri de sezonun açılmasıyla kampanyalarını birer birer açıklamaya başladı. Bu şirketlerden Daikin, 20 Mayıs-31 Temmuz tarihleri arasında geçerli olacak bir ‘klima bakım kampanyası’ gerçekleştirdiğini duyurdu.

Uzmanlara göre klimaların bakımı şu işleri sağlar:

Klimanın ilk günkü verimiyle ve uzun yıllar güvenle çalışması sağlar.

Klimanın performansını artırarak enerji tasarrufuna olanak verir.

Konusunda uzmanlaşmış yetkili servislerce yapılan klima bakımları sonrası temiz ortam havasına kavuşur ve filtrelerde biriken ve zamanla istenmeyen kokulara neden olan atıklardan kurtulursunuz.
Bakım sırasında ileride yaşanabilecek muhtemel arızalar da tespit edilip, giderileceğinden, ileride daha büyük maliyetlerden kurtulmuş olursunuz. Bu tür periyodik bakımlar onarım ve işletme maliyetlerinin düşürülebilmesini sağlar.

Klimanın az kullanılması ya da hiç kullanılmamış olması ısı alışverişinin yapıldığı yüzeylerin tıkanmasına engel teşkil etmez. Cihazınızı az kullansanız bile hem iç ortam hem de dış ortam havasına maruz kalarak serpantin ve filtrelerin tıkanması mümkün hale gelir. “Nasılsa az kullanıyorum” diyerek bakımı ihmal etmeniz performansı ve güvenli kullanımı olumsuz etkiler.
Klima montajlarının yapılmasından sonra yetkili servisler dışında yapılmış yer değiştirme gibi uygulamalar sandığınız kadar önemsiz değildir. Bu tür durumlarda genelde klimanın içindeki gazın azaldığı gözlenmiştir. Periyodik bakımlar, bunun ortaya çıkması açısından önem taşır.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yaşam-Ekoloji

Caretta caretta yuvalarının yok edildiği iddiası

AleviNet

Published

on

Serik Belediye Başkanı Enver Aputkan, akşam saatlerinde Belek Turizm Merkezi’nin Boğazkent sahilindeki caretta carettaların yuvalama alanı olan yaklaşık bin metrelik sahilin, traktörle tarla gibi sürülerek düzleştirildiği yönünde bilgi geldiğini söyledi.

Caretta carettaların nesli tükenmekte olan hayvanlar olduğunu belirten Aputkan, bu açıdan kendilerinin de gereken hassasiyeti gösterdiklerini bildirdi.

Bölgenin en fazla caretta caretta yuvalarını barındırdığını anlatan Aputkan, “Olayı öğrenir öğrenmez kimin ya da kimlerin bunu yaptığını ortaya çıkarmak için çalışma başlattık. Olayın takipçisiyiz. Belediye olarak orada herhangi bir çalışma yapılmadı, benim de böyle bir talimatım hiç olmadı. İlgili arkadaşlarımızla da görüştük, böyle bir çalışma yapmadıklarını söylediler.” diye konuştu.

Ayrıca olayın belediye tarafından yapıldığının ileri sürüldüğünü aktaran Aputkan, bu iddiaların da asılsız olduğunu kaydetti.

Continue Reading

Yaşam-Ekoloji

Havayı kirletenlere son 1,5 yılda 15,5 milyon lira ceza

AleviNet

Published

on

Kurum, CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in “Emisyon ölçüm sistemi vasıtası ile takip edilen yerlerde kurallara uygun olmadığı belirlenen işletme ve kuruluş sayısı ile kesilen ceza tutarlarına” ilişkin yazılı soru önergesini yanıtladı.

Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği ve Atıkların Yakılmasına İlişkin Yönetmelik kapsamında “sürekli emisyon ölçüm sistemi” kurma zorunluluğu olan 296 tesis ve 680 baca bulunduğunu belirten Kurum, bu tesislerde sistemin kurulması ve verilerin aktarılmasına yönelik işlemlerin Sürekli Emisyon Ölçüm Sistemleri Tebliği kapsamında Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yürütüldüğünü ifade etti.

Bakan Kurum, ülke genelinde 2018 yılında hava kirliliği konusunda 47 bin 375 denetimde 311 tesise 12 milyon 25 bin 598 lira, bu yıl ise 14 bin 622 denetimde 74 tesise 3 milyon 403 bin 963 lira idari yaptırım uygulandığını kaydetti.

– “Sürekli eğitim sağlanmalıdır”

CHP’li Gürer, konuya ilişkin AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, yaşanabilir bir dünyanın, doğayı kirletmeden mümkün olabileceğine işaret etti.

Kanuna gerek kalmadan herkesin bu konuda duyarlı olması gerektiğini vurgulayan Gürer, şöyle devam etti:

“Su kaynaklarını ve havayı kirletmeden, oksijen kaynağı ormanları tüketmeden yaşamayı öğrenmeliyiz. Halen kuruluşların baca gazları ile salınım sağlayan, dünyayı kirleten gazların, kirleticilerin varlığı kaygı verici. Cezaların caydırıcı olmaması yanında bu tür yerlerin sorunlarını gidermeden faaliyetlerini sürdürmesi korkutucu. Rant uğruna insan ve canlı yaşamı risk altına giriyor. Yapılan denetimlerin yanında bu konuda sürekli eğitim sağlanmalıdır.”

Continue Reading

Yaşam-Ekoloji

Dersim’de yayla zamanı

editor

Published

on

By

Dersim’de besicilik yapan köylüler, havaların ısınmasıyla birlikte yaylalara çıkmaya başladı. Köylüler, yayla yaşamının zahmetli olduğu kadar birçok güzelliği de içinde barındırdığını dile getirdi.

Havaların ısınmasıyla birlikte yaylacılar yaylaya çıkmaya başladı. Dersim’de göçer aileler, hayvan sürülerini daha serin yaylalara götürmek için yollara çıktı. Kentin özelikle Pülümür ve Ovacık ilçeleri verimli yaylalara ev sahip. Bunlardan biri olan Pülümür’de yer alan Hel Dağları yamaçlarında son bir hafta içerisinde 300’e yakın yaylacı çadır kurdu. Yaylalara çıkanları başında Çemişgezek ve Pertek ilçelerinde yaşayan Şavaklılar geliyor.
GÜN SABAH 5’TE BAŞLIYOR
Dersim dağlarının en yüksek yamaçlarını mesken tutan yaylacıların soldukları temiz hava ve doğanın eşsiz güzelliği cezbetse de, yaşamları oldukça zahmetli. Çobanlar gece gündüz hayvanların başından ayrılmazken, sürü sahipleri için gün sabah saat 05.00’de başlıyor. Yaylacılar günlerinin nasıl geçtiğini anlattı.
PEYNİR VE YOĞUR ELDE EDİLİYOR
600’e yakın küçükbaş hayvanı olan Sultan Çınar (59), her sabah güneşin ilk ışıklarıyla birlikte uyandığını, önce peynirlerini mandıraya götürdüğünü, daha sonra ise günlük ekmek, çamaşır, temizlik gibi işleri bitirip, yeniden hayvan sağmaya gittiklerini dile getirdi. Koyunları günde 2 kez sağdıklarını söyleyen Çınar, sağdıkları sütten peynir ve yoğurt elde ettiklerini belirtti.
İŞLER ZOR AMA BİR O KADAR DA GÜZEL
Yaptıkları işlerin yoğunluğundan günlerinin nasıl geçtiğini bile anlayamadıkları söyleyen Çınar, “Hayvancılığı ve yaylalara çıkmayı çok seviyorum. Eşim geçen yıl hayvanları satmak istedi, ancak izin vermedim. Yaylara çıkmak için iki çoban tutum. Bütün işlerimi kendim görüyorum. 28 yıldır yaylacılık yapıyorum. Kendi topraklarımda kendi işimin sahibiyim. Herkes kendi doğasından faydalanıp hayvancılığı geliştirmeli. En azından başkasının işini yapmamış olurlar. İşimiz zor belki ama bir o kadar da güzel” diye konuştu.
GECE GÜNDÜZ DAĞLARDA 
15 yaşından beri çobanlık yapan Celal Koçyiğit (62) gece gündüz demeden sürüleri otlatıyor. Çobanlık yaparken yaban hayvanları gördüğünde mutlu olduğunu dile getiren Koçyiğit, çobanlık zor bir iş olsa da, dağlarda temiz hava soluduğunu ifade etti.
HAYVANCILIK BİTME NOKTASINDA 
Yaylaya çıkan Süleyman Koçaslan’ın da 400’e yakın küçükbaş hayvanı var. Ailece uzun yıllardır besicilik yaptıklarını söyleyen Koçaslan, çıktıkları yaylaları Mera Komisyonları’ndan kiraladıklarını kaydetti.
Yaşadıkları zorlukları anlatan Koçaslan, “Yaylacılar olarak devlet teşviklerinden faydalanamıyoruz. Her koyun başına devlete 7 buçuk TL veriyoruz. Her kuruşunda çocuklarımızın alınteri var. Devletin bizden aldığı parayı yaylacıların koşullarının iyileştirmesi için kullanması gerekir. Ancak hiçbir şeyi göremiyoruz. Memleketin kalkınması için üreticilerin desteklenmesi gerekir. Üreticiler desteklenmezse memleket biter, farklı ülkelere bağımlı oluruz. Böyle olduk mu da, hazıra dağ dayanmaz. Türkiye’de hayvancılık bitme noktasında, çünkü üreticiye destek yok” dedi.
MA / Semra Turan

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI