Connect with us

.

Kültür-Sanat

İstanbul’un müzeleri

AleviNet

Published

on

Kültür ve sanat şehri olan İstanbul, birbirinden farklı müzeleri ile Türk kültürüne katkı sağlamaya devam ediyor.

Yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği İstanbul’daki müzeler, barındırdığı değerler ile tarih ve kültür açısından dünyanın önde gelen müzeleri arasında yer alıyor.

Türkiye’de en çok özel müzenin bulunduğu İstanbul, Kültür ve Turizm Bakanlığı, TBMM Milli Saraylar, TSK, Vakıflar Genel Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, üniversite ve özel müzeler olmak üzere 90’nın üzerinde mekanıyla ziyaretçilerini ağırlıyor.

“Sakıp Sabancı Müzesi”
Türkiye’nin ilk büyük bütçeli özel müzeleri arasında gösterilen Sakıp Sabancı Müzesi, Emirgan’daki Atlı Köşk’te 2001’de kuruldu.

İstanbul’un şu ana dek ağırladığı en büyük sergilere de ev sahipliği yapmasıyla bilinen müzede, bugüne kadar Picasso, Rodin, Rembrandt, Anish Kapoor, Sophie Calle, Monet ve Rodin gibi birçok usta sanatçının eserleri sergilendi.

Müzenin klasik eserlerden oluşan kendi koleksiyonunda ayrıca hat sanatı, resim ve mobilya eserleri bulunuyor.

“Rahmi M. Koç Müzesi”
Haliç’in kuzey kıyısında yaklaşık 27 bin metrekarelik alanda kurulan Rahmi M. Koç Müzesi, 13 Aralık 1994 yılında açıldı.

Üç ana bölümden oluşan müzenin açık hava alanında klasik otomobiller, devasa Turgut Alp Vinçi, I&E Greenwald Buhar Makinesi, B-24 Liberator ve diğer uçaklar, Haliç’e demirli durumdaki Fenerbahçe Vapuru ve TCG Uluçalireis Denizaltısı koleksiyonu yer alıyor.

Müzede ayrıca bilimsel aletler, iletişim araçları, ince işçilikli eşya ve oyuncaklar ve farklı içerik barındıran özel koleksiyonlar ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.

“Hisart Canlı Tarih Müzesi”
Koleksiyoner Nejat Çuhadaroğlu tarafından kurulan müzede, Osmanlı dönemine ait (1453-1923) askeri ve etnografik tarihi eserler sergileniyor.

Müzede aynı zamanda Türk tarihinin mirasını ve bu mirasın kayıp halkalarını gün yüzüne çıkarmak amacıyla oluşturulan dioramalar yer alıyor.

“Yeşilköy Havacılık Müzesi”
Dünya havacılık tarihine geçmiş önemli gelişmeleri maket, model ve dokümanlarla sergileyen ve gelen ziyaretçilere aydınlatıcı bilgiler veren, Türk havacılık tarihinde kullanılmış uçak örneklerinin de sergilendiği Yeşilköy Havacılık Müzesi, Türk Hava Kuvvetleri’ne bağlı bir komutanlık olarak hizmet veriyor.

İlk olarak 16 Ekim 1985 tarihinde ziyarete açılan müzenin yaklaşık 3 bin metrekarelik kapalı alanında 8 sergileme salonu bulunuyor. Özellikle gençler tarafından ilgi gören Havacılık Müzesi’nin içinde ve bahçesinde, Türk pilotları tarafından değişik tarihlerde kullanılmış uçaklar da meraklıların beğenisine sunuluyor.

“Adalar Müzesi”
İstanbul’un ilk çağdaş kent müzesi olan Adalar Müzesi, Adaların oluşumundan bugüne gelen hikayesini yüzlerce obje, 20 bin belge, 6 bin fotoğraf, belgeleme çekimi, film ve sözlü tarih kayıtlarından oluşan kuruluş koleksiyonu ile ziyaretçilerine sunuyor.

Özellikle Adaların kentsel tarihine odaklanan müze, aynı zamanda Osmanlıca belge arşivine sahip.

“Haluk Perk Müzesi”
İstanbul Arkeoloji Müzelerine kayıtlı koleksiyoncu Haluk Perk tarafından 1995’te kurulan müze tematik koleksiyonlardan oluşuyor.

Anadolu kültürünün her dönemini tematik gruplarla tanıtmayı hedefleyen müze, arkeolojik eser yanında etnografik dönem (Osmanlı) eserleri, yazma eserler, belgeler, fotoğraflarla da tematik koleksiyon gruplarını geliştiriyor.

“İstanbul Oyuncak Müzesi”
Yazar ve şair Sunay Akın tarafından 2005’te kurulan müze, 1700’lü yıllardan bugüne oyuncak tarihinin gözde örneklerini sergiliyor.

Akın’ın 20 yılda 40’ı aşkın ülkedeki antikacılardan ve açık arttırmalardan satın aldığı oyuncaklarla kurulan İstanbul Oyuncak Müzesi, Kadıköy Göztepe’deki bir tarihi köşkte konumlanıyor.

“Sadberk Hanım Müzesi”
Vehbi Koç Vakfı’na bağlı “Sadberk Hanım Müzesi”, 14 Ekim 1980 yılında Sarıyer Büyükdere’de, Azaryan Yalısı olarak bilinen yapıda Vehbi Koç’un eşi Sadberk Koç’un anısına, onun kişisel koleksiyonunu sergilemek üzere açıldı.

Türkiye’nin ilk özel müzesi olan yapıda, Sadberk Koç’un kişisel koleksiyonunda yer alan geleneksel kıyafet, işleme, tuğralı gümüş ve porselen gibi eserlerin yanı sıra Hüseyin Kocabaş’ın arkeolojik eserlerden oluşan koleksiyonu sergileniyor.

“Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi”
Türkiye’nin tek basın müzesi olan mekan, çeşitli kültür ve sanat etkinliklerine ev sahipliği yapmasının yanında bünyesinde basın teknolojisinin başlangıçtan bu yana geçirdiği evrim, taş baskı örnekleri, düz baskı makinesi, rotatif tipo entertip, prova tezgahları, giyotin, eski daktilolar, teleksler, telefotolar ile ziyaretçilerin ilgisine ücretsiz olarak sunuluyor.

“Masumiyet Müzesi”
Orhan Pamuk’un aynı adlı romanından yola çıkarak hazırladığı müzede, romanın başlıca kahramanlarından olan Füsun ve Kemal’in buruk aşk hikayeleri üzerinden 1950-2000 yılları arasındaki İstanbul hayatı anlatılıyor.

Müzede ayrıca romanda anlatılan kahramanların kullandığı, giydiği, gördüğü, biriktirdiği, hayal ettiği objeler, kutu ve vitrinlerde sergileniyor.

“Orhan Kemal Müzesi”
Türk edebiyatının önemli yazarları arasında yer alan Orhan Kemal’in anısını yaşatmak üzere Beyoğlu’nda kurulan müzede, yazarın fotoğrafları, kitaplarının orijinal ilk baskıları, mektupları, özel eşyaları bulunuyor.

“Osmanlı Bankası Müzesi”
SALT Galata’da yer alan Osmanlı Bankası Müzesi, Türkiye’de bir özel banka tarafından kurulmuş ilk müzedir.

Osmanlı Bankası Arşiv ve Araştırma Merkezi bünyesinde 2002 yılında hayata geçirilen müzede, kuruluşundan özel ticari banka statüsüne geçtiği 1933’e, Osmanlı Bankası’nın bu 80 yıllık süreçte yaşadığı önemli değişiklikler, gelişmeler ve krizler kronolojik şekilde ele alınıyor.

“Yahya Kemal Beyatlı Kent Müzesi”
“İstanbul şairi” bilinen Yahya Kemal Beyatlı’nın sağlığında hiçbir eseri yayınlanmadığı için 1958 yılında Nihad Sami Banarlı’nın teklifi ile İstanbul Fetih Cemiyeti bünyesinde şairin şiirleri, yazıları ve notları toplanarak kitaplaştırıldı.

Bu anlamda enstitü bünyesinde kurulan müzede, şairin özel eşyaları, kitapları, el yazısı notları, hatıraları ve fotoğrafları edebiyatseverlerin beğenisine sunuluyor.

“Türker İnanoğlu Vakfı Sinema Tiyatro Müzesi”
TÜRVAK Vakfı’nın bünyesinde “Türkiye’nin ilk ve tek sinema müzesi” olarak 2001 yılında Kavacık’ta kurulan müzeye kurulum aşamasında birçok tiyatro sanatçısı destek verdi.

Bu anlamda tiyatro bölümünün de açıldığı müze, 2010’da Beyoğlu’na taşındı. Türk Sineması ve tiyatrosunun geçmişine ait belge, fotoğraf, afiş, cihaz ve aksesuarları bir müze çatısı altında toplayarak, gelecek nesillere aktarmayı amaçlayan müzede yaklaşık binin üzerinde cihaz, 6 binin üzerinde yerli film afişi, 10 binin üzerinde sinema-tiyatro fotoğrafları bulunuyor.

“Pera Müzesi”
Suna ve İnan Kıraç Vakfı’na ait müze, “Oryantalist Resim”, “Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri” ile “Kütahya Çini ve Seramikleri” koleksiyonlarını ve bu koleksiyonların temsil ettiği değerleri, sergiler, yayıncılık ürünleri, sözlü etkinlikler, öğrenme etkinlikleri ve bilimsel çalışmalar aracılığıyla kamuyla paylaşarak, gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlıyor.

İstanbul’da ayrıca “Madame Tussauds Balmumu Müzesi”, “Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Resim ve Heykel Müzesi”, “İstanbul Gümrük Müşavirleri Derneği Müzesi”, “Atatürk Müzesi”, “Aşiyan Müzesi”, “Türkiye İş Bankası Müzesi”, “Darüşşafaka Cemiyeti Müzesi”, “Arnavutköy Yerel Tarih Müzesi”, “İstanbul Hisarlar Müzesi”, “Intercity Otomobil Müzesi”, “Ayşe ve Ercüment Kalmık Müzesi”, “Rezzan Has Haliç Kültürleri Müzesi”, “Sait Faik Abasıyanık Müzesi”, “Santral İstanbul Enerji ve Çağdaş Sanatlar Müzesi”, “İstanbul Özel Okçular Tekkesi Müzesi”, “İstanbul Lale Vakfı Müzesi”, “İSKİ Su Medeniyetleri Müzesi”, “İstanbul PTT Müzesi”, “Kazım Karabekir Paşa Müzesi”, “Marmara Üniversitesi Cumhuriyet Müzesi ve Sanat Galerisi” , “Vakıflar Halı Müzesi”, “Vakıflar Kilim ve Düz Dokuma Yaygılar Müzesi”, “Türk Vakıf Hat Sanatları Müzesi”, “Özdilek Vakfı Balmumu Heykel Müzesi”, “Hilye-i Şerif ve Tespih Müzesi”, “Delta Teknoloji Müzesi”, “Çikolata Müzesi”, “500. Yıl Vakfı Türk Musevileri Müzesi”, “Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü Akaretler Mustafa Kemal Müzesi”, “BJK Müzesi”, “Doğa ve Bilim Müzesi”, “İstanbul Modern Sanat Müzesi”, “Sirkeci Garı TCDD Müzesi”, “Yapı Kredi Vedat Nedim Tör Müzesi”, “Çatalca Mübadele Müzesi” ve “Kont Szechenyi İtfaiye Müzesi” keşfedilmeyi bekliyor.

Aynı zamanda İstanbul Üniversitesi’ne (İÜ) bağlı İstanbul Arkeoloji ve Kültür Müzesi, İÜ Beyazıt Kulesi Anıt Müzesi, 2. Bayezid Türk Hamam Kültürü Müzesi, İÜ Jeoloji Müzesi, İÜ Türk Eczacılık Tarihi İhtisas Müzesi ile Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıp Tarihi Müzesi, araştırmacıların ve gezginlerin beğenisine sunuluyor.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kültür-Sanat

Şair-yazar Ünlü yaşamını yitirdi

AleviNet

Published

on

1928 yılında Elazığ’ın Harput ilçesinde doğan Ünlü’nün şiir ve yazıları birçok derginin yanı sıra Cumhuriyet gazetesinde yayımladı. Ünlü, “Yukarışehir” ile 1987 Orhan Kemal Roman Armağanı’nı, “Toprak Kurşun Geçirmez” ile 1989 Madaralı Roman Ödülü’nü, “Eksi Beş Kelaynak” ile 1999 Kültür Bakanlığı Cumhuriyetin 75. Yılı Eser Yarışması Deneme Ödülü’nü aldı. 2004’te “evrensel sanata ve edebiyat dünyasına katkısı” dolayısıyla Edebiyatçılar Derneği Onur Ödülü Altın Madalyası verilen Ünlü, Türkiye Yazarlar Sendikası, Dil Derneği ve Edebiyatçılar Derneği üyesiydi. Kore gazisi olan ve albay rütbesiyle TSK’den emekli olan Ünlü, yazar Mahir Ünlü’nün kardeşiydi.

Continue Reading

Kültür-Sanat

SİYAD’dan çağrı

AleviNet

Published

on

Gezi Direnişi’ni konu alan “Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek” filmi 2014’teki Altın Portakal’da sansüre uğramış, bunun üzerine çok sayıda film üreticisi, filmini yarışmadan çekmiş, bazı jüri üyeleri istifa etmişti.

Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) tarafından bir açıklama yapılarak 2014 yılındaki Altın Portakal Film Festivali’nde yaşanan sansür olayıyla yüzleşmek gerektiği ifade edildi. SİYAD açıklamasında ayrıca aynı yıl sansürlenen Gezi Direnişi hakkındaki “Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek” belgeselinin ve dayanışma adına festivalden çekilmiş tüm filmlerin gösteriminin yapılması istendi.

‘Sansüre meşru zemin’
Açıklamanın tamamı şöyle: “2014 yılında Altın Portakal’da yarışmaya seçilen belgesel ‘Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’e uygulanan sansürün ardından, birçok film üreticisi filmini dayanışma adına yarışmadan çekmiş, çok sayıda jüri üyesi görevlerinden istifa etmiş, sansüre uğrayan, sansüre karşı çıkan kişi ve kurumlar, festival yönetimi ve destekçileri tarafından çok yönlü baskılara, son derece çirkin yıpratma ve karalama faaliyetlerine, hakaretlere maruz bırakılmıştı. Bu sansür, ulusal, belgesel ve kısa film yarışmalarının festivalden kaldırılmasına kadar gidecek olan sürecin başlangıcı oldu. Böylelikle, sansür mekanizmasına meşru bir zemin sağlanmış oldu ve sansür vakaları ivmelenerek arttı. Bu yılki yerel seçimlerin ardından ise belediye yönetiminin değişmesiyle Antalya’ya ulusal yarışma, belgesel ve kısa film yarışmalarının geri geleceği açıklandı. Birçok belediye de kültür sanat politikalarını gözden geçireceklerine dair taahhütler verdi. Memnuniyetle karşıladığımız bu gelişmelere karşın hem festivallerin hem de el değiştiren belediyelerin geçmişin hatalarıyla hakiki bir biçimde yüzleşmediklerini gözlemliyor ve Sinema Yazarları Derneği olarak taleplerimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz.
Festivallere ve belediyelere çağrımızdır:
– Dijital mecraların bile sansürlenmeye teşebbüs edildiği bir dönemeçte, Altın Portakal’ın 2014’te yaşanan sansür vakasıyla yüzleşmeden, geçmişin üzerini örterek yeni bir sayfa açması mümkün değildir. 2014 yılında festival yönetiminde yer alıp sansür vakasında doğrudan sorumlu olan veya o dönemde festival danışmanlık vb. kadrolarında yer alıp sansüre uğrayan belgeselle dayanışma göstermemiş kişilerin kamu önünde özeleştiri vermeden festivallerde görev almaları kabul edilemez.
– Bu yılki Altın Portakal Film Festivali’nde sansürlenmiş “Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek”in ve 2014 yılında dayanışma adına festivalden çekilmiş tüm filmlerin gösterimi yapılmalıdır.
– Festivaller birincil misyonunu hatırlamalı, ticari gösterim ağları ya da sansür nedeniyle gösterilemeyen filmlerin izleyicilerle buluşabilmesinde ısrarcı olmalıdır.
– Yönetmenlerin yargılandığı, filmlerin sansürlendiği, her mecranın büyük bir baskı altına alındığı bir dönemde festivaller, sansür meselesinin tartışılabileceği alanlar açmalıdır.

‘Cinsiyet eşitliği’
– Son yirmi yıldır süregiden, kültür sanat alanlarını çoraklaştıran politikalar, alternatif basın kuruluşlarının kapatılmasına, kültür sanat alanında çalışan birçok arkadaşımızın işsiz kalmasına neden olmuşken, festival ekipleri ve belediyelerin kültür sanat daireleri ezberci reflekslerle oluşturulmamalı, baskıcı politikalar nedeniyle işinden olmuş liyakatli meslektaşlarımızın istihdamına önem verilmelidir.
– Adana Altın Koza Film Festivali ve !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali, sinema sektöründe cinsiyet eşitliğini hedefleyen uluslararası #5050X2020 (2020 yılına kadar yüzde 50 eşitlik) taahhüdünü kabul etti. Türkiye’de Filmmor Kadın Kooperatifi’nin öncülüğünü üstlendiği kampanyaya diğer festivaller ve belediyeler de katılmalı, ekiplerinde ve programlarındaki filmlerde cinsiyet eşitliğini sağlamaya yönelik çalışmalar yapmalıdır.

Continue Reading

Kültür-Sanat

Leylâ Erbil’in arşivi dijitale aktarılıyor

AleviNet

Published

on

“Kişisel Arşivi Işığında Leylâ Erbil’in Edebi Dünyası” projesi, Boğaziçi Üniversitesi Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi bünyesinde yürütülüyor. Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Dr. Öğr. üyesi Olcay Akyıldız tarafından yürütülen projede, yazarın yayımlanmış eserleri ile eserlerinin müsveddeleri arasındaki ilişkinin ortaya koyulması hedefleniyor. Yazarın arşivi üç ana kategoriye ayrıldı. İlk kategoride kişisel mektuplar, resmi yazışmalar ve biyografik malzemeler; ikinci kategoride yazarın metinleri; son kategoride ise ilk iki kategoriye de girmeyen çeşitli nesneler, kupürler, gazeteler, dergiler gibi malzemeler yer alıyor. Erbil, 2013 yılında hayatını kaybetmişti.

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI