Connect with us

.

Dünya

İran: Nükleer programımızı referanduma götürebiliriz

AleviNet

Published

on

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ülkesinin nükleer programına ilişkin referandum düzenleyebileceklerini söyledi.

Pazar günü İran basınına yansıyan haberlere göre, Ruhani sözkonusu öneriyi Cumartesi akşamı ülkenin önde gelen medya kuruluşlarının editörleriyle bir araya geldiği buluşmada yaptı. Ruhani, daha önce üst düzey nükleer müzakereci olarak görev yaptığı 2004 yılında, ruhani lider Ayetullah Ali Hamaney’e aynı öneride bulunduğunu aktardı. Hamaney’in o dönemde fikri desteklediğini belirten Ruhani, buna rağmen bir referandum düzenlenmediğini ancak bunun “her zaman çözüm olabileceğini” söyledi.

Hamaney geçen hafta, Ruhani ve Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’i, nükleer anlaşmaya ilişkin emirlerini yerine getirmekte başarısız olmakla suçlamıştı. Hamaney, “bunca belirsizliğin ve yapısal zayıflığın” İran’a zarar verebileceğini söylemişti.

Olası bir referandum, İran hükümeti uranyum zenginleştirme faaliyetlerini artırmayı seçtiği takdirde, bu karara siyasi bir taban sağlayacak. 2015 yılında varılan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA) kapsamında, İran’ın bu faaliyetlerinin sınırlandırılmasında mutabık kalınmıştı. ABD Başkanı Donald Trump, 2018 yılında anlaşmadan tek taraflı olarak çekilmiş ve İran’a yönelik yaptırımları yeniden yürürlüğe sokmuştu. Trump, anlaşmanın İran’ın nükleer silah geliştirme kabiliyetini frenlemede başarısız olduğunu savunmuştu.

Irak Bagdad - Treffen der Außenminister Mohammad Javad Zarif, Mohamed Alhakim (picture-alliance/AP Photo/K. Mohammed)

Dışişleri Bakanları Cevad Zarif ve Muhammed El Hakim Bağdat’ta basın toplantısı düzenledi

Irak: İran ile ABD arasında aracı oluruz

İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, herhangi bir askeri veya ekonomik saldırganlık karşısında kendilerini güçlü bir biçimde savunacaklarını söyledi.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bülent Felekoğlu

YENİ BİR YAŞAM VE UTANÇ

BÜLENT FELEKOĞLU

Published

on

Yeni bir hayat arayışıyla ABD’ye geçmeye çalışırken Meksika sınırındaki Rio Bravo nehrinde hayatını kaybeden El Salvadorlu Oscar Alberto Martinez Ramirez ve 2 yaşındaki çocuğu Valeria’nın görüntüsü, 2015’de Yunanistan’a geçerken boğularak hayatını kaybeden Aylan Kurdi’yi hatırlattı.

Toprak doğmak ve doymak ah Aşure Ana Kadının Dayenin, Qile’nin ilk ahdı can doğduğu toprakta yaşam hakkına sahiptir. Her evlat anasının peşine düşer. İlk mürşidi makamın eteğidir o. Hakk’ın temel yasasıdır yaşam hakkı. Nehaklık bu yaşam hakkına zulüm edenlerin nefsani yenilik vaatleri. Sınırlar ise zülümkarların nefis arzuları. Onlar ölümsüz olmak isterken Şir(Süt) sahibi ana kadının rıza ahlakına Şirk koşanlardır. Şirden gelen hukuklarından Şeriat doğururken. Eşir(Aşiret- Sütünü helal edenler) değil Beşir(Sütünü helal etmeyenler) lerdir. Hakk Yasası külli evrende birdir. Değişmez her can doğmak için gayret eder. Gayret ile doğan yaşamak ve doymak hakkına haizdir. Her can bu hali bilmelidir. Lakin tüm yasalar bu yasa üzeri kuruludur. Muhammet Mustafa İkra(İkrar) derken bu hakikatten bahsetti. Ne mutlu Fakir olana dedi. Fakir olmak Fikir sahibi olmaktır. Fikir sahibi olmayan Kafir olur çünkü. Qile’nin, Daye’nin, Ma’nın, Ana’nın takipçisi tüm Peygamberler buna şahitlik ve elçilik ettiler.

Aylan bebek sahile vururken, rızasız yaşanmışlıkla soyu tükenmekte olan bir yunus sürüsü de ordan geçiyordu, Ramirez evladı ile can verirken Meksikalı kardeşleri topraklarında eziliyordu. Her kardeşi sokak başında katili olmuştu. İlk inka evladının başı kesilirken donuk gözlerle İspanyolun gözlerine bakıyordu. Kendi krallığını ölülerimiz üzerine kuran parlak kentler Rızalı tarlasını haram kılarken sınırlar çizdi. Şimdi bu sınırlarında reklam parlaklığında çaldığı insanlığı bize satarken ölüyoruz tel çitlerinin önünde. Hakkın Deryası olan denizlerinde kıyıya vuruyor. Doğmak için milyon gayret etmiş evlatler. Zaman da hiçbir ah kaybolmaz. Hesapsız değil hiçbir an herşey birbiriyle bağlı. Başına vura vura derisi için öldürülen Fok’un çığlığı, eriyen buzul üzerinde kolonsi yok olan Penguenin ahı, güzel kokacaz diye katledilen balina sürülerinin çığlığı, acısına dayanamayıp insan ırkının karaya vuran balina sürülerinin şehadet bedeleni görmemek ve utanmamak ah utanmamak. Ananın ilk sözü utan yaptığından utan nasihati. Aylan bebek kıyıya vururken herkes evladına daha sıkı sarılıp kendi hanesini koruduğu için mutlu oldu biraz. Dünya ikrarsızlaşırken hangi soy kendini koruyabilir. Soysuzlaşırken soylu hukuklardan milyonlarcası bir canlının varlığını önemsemeden işkembesini doyururken. Evladını heykel gibi severken kim utanabilir. Utanmak ah utanmak Ana kadının ilk düsturu. Lokmasını paylaşmanın onurlu hanedanlığı.

Marguez tişörtünün altına sığdırdığı “ Ez bi rahme ki, hezar rahme pişta xwe dikişinim” diyen Ape Kekil’in iki büklüm bilgece çaresizliği gibi. Evladı sırtında aynı cümleyi kuruyordu. “ Ben bir rahimle, sırtımda binlerce rahmi taşıyorum” dedi. Ah o sen evlat nefislerimizin ve dünyayı koruyamadığımızın kurbanısın. Nefislerimizin hırsızlığından, utanmayan yüzsüzlüğümüzden karaya vuran balinaların ibretlik kurban ritüeli, gibisin evlat. Yol gör der evlat, niyaz ol ki göresin. Görmezsen suç olur, görmezsen rızalık biter. Hakk ta görünmek ister. Semahını Çark-ı Pervaz ederken bu Alem’de döner seninle kollarını açarken bahtında açılır. O baht anadır. Anaların gücü Alemi kurtaracak. Bir Yol evladı olarak ah dört bir yanda ölen evlatlar, nefislere kurban giden evlatlar. Barış ve rızalık mücadelesinde ısrar etmeden geçirdiğimiz her saniye kurbanların arttığı zamanlara sebep. Israrla, sabırla, ikrarla Barış için mücadele boynumuza borç. Sırtımızda taşıdığımız rahimdir. Gayret ile her can yaşam ve doyma hakkını korumalıdır.Sınırlar Fakir’in değil, sınırlar küfre girenlerin işidir. Kefareti ise külli Alemin omuzunda döner.

Xızır yardımcımızdır.

Continue Reading

Dünya

Danimarka’da sol koalisyon oluştu, öncelik iklim!

AleviNet

Published

on

5 Haziran’da yılan seçimlerin ardından sosyal demokrat Mette Frederiksen, üç hafta süren müzakereler sonucunda, hükümet kurmak için üç parti ile anlaşmaya vardığını bildirdi.

Frederiksen, “Şimdi sonuca ulaştık” diyerek, şimdi Danimarkalılar, umutları eyleme dönüştürebilecek bir çoğunluk göstereceklerini belirtti.

Sosyal demokrat lider, ülkede alışıldık bir durum olan azınlık hükümeti kuracak.

Danimarka Kraliçesi tarafından hükümeti kurmak için görevlendirilen Frederiksen, bu Çarşamba Kraliçe’ye 18 sayfalık anlaşma metni sunacak. Siyasi gözlemciler, Perşembe günü yeni hükümetin açıklanacağını düşünüyor.

Dört solcu oluşum arasındaki anlaşmada birinci önceliği iklim oluşturuyor. Sosyal demokratların lideri Frederiksen, “Yeşil tutkuların gerçek anlamda belirlendiği, dünyada bir ilk olan siyasi bir belgedir. Bir iklim planı, iklime ilişkin bağlayıcı bir yasa geliştireceğiz ve sera gazı emisyonlarını yüzde 70 oranında düşüreceğiz” dedi.

Sosyal demokrat parti seçimlerde oyların yüzde 25.9’unu almıştı. Tüm sol patiler, 179 sandalyeli parlamentoda 91 sandalyeye sahip.

Gelecekteki solcu hükümet, 2001’den bu yana uygulamada olan sıkı göçmen politikalarını devam ettirecek. Ama “insani bir şekilde” diyerek, bu politikaya yeni bir imaj kazandırılmaya çalışılıyor. Hükümet, kota sistemiyle mültecileri yeniden kabul etmeye başlayacak. 2016 yılında bu sistem askıya alınmıştı.

Hükümet kurmak için yapılan anlaşma, “istenmeyen” göçmenlerin sınırdışı edilene kadar insansız bir adaya yerleştirilmesi projesinden de vazgeçmeyi öngörüyor.

Continue Reading

Dünya

Dünyada kokain üretimi rekor düzeye ulaştı

AleviNet

Published

on

ONUDC, yayınladığı yıllık raporunda kokain üretiminin 2016 yılına oranla yüzde 25 arttığını belirtti. Viyana merkezli ONUDC, özellikle Kuzey Amerika ve Avrupa pazarlarında hazmedilen kokaindeki bu artışın Kolombiya’da üretim kapasitesi ve üretim alanlarının genişlemesinden kaynaklı olduğu belirtiliyor.

Kolombiya, dünya kokain üretiminin yüzde 70’ini temsil ediyor. Bu ülkede koka ağacının yetiştirildiği alanlar 2017 yılında yüzde 17 oranında genişledi. Bu durumun, 2016 yılında FARC gerillaları ile yapılan anlaşmanın bir sonucu olduğu belirtiliyor. Gerilladan boşalan alanlar, kriminal grupların gelişmesine fırsat sağladı.

ONUDC, Kolombiya’da kokainle mücadele çabalarının zayıf olduğu eleştirisinde bulundu.

Paralel olarak, 2017 yılında ele geçirilen kokain miktarı da 1275 tona çıktı. Diğer bir ifadeyle, yüzde 13’lük bir artış var. Kokain, dünya genelinde 18,1 milyon kişi tarafından tüketiliyor. Özellikle ABD’de yetişkin nüfusun yüzde 2.1’ini etkiliyor.

Kokain üretimi artarken, afyon (opium) üretimi son 20 yılda ilk kez çöküş yaşadı. ONUDC raporuna göre afyon üretimi 2018 yılında yüzde 25’lik düşüşle 7.790 tona geriledi. Bu durum, küresel afyon üretiminin yüzde 80’indan fazlasını karşılayan Afganistan’da papaver bitkisi üretim alanlarının yüzde 17 gerilemesi ile açıklanıyor. Bu da kuraklık dönemleri, aşırı üretim nedeniyle fiyatların düşmesi ve daha az karlı hale gelmesi ile ifade ediliyor.

Afyon üretimi azalsa da, afyondan türetilen opiat Kuzey Amerika ve Afrika’daki sentez ürünlerin tüketimi nedeniyle artmaya devam ediyor. ABD’de opiat kullanımı ile bağlantılı olarak yaşanan ölümler yüzde 13 artarak, 2017 yılında 47 bini aştı. Bu rakam, rekor bir artışı ifade ediyor.

Toplamda 2017 yılında uyuşturucu ile bağlantılı olarak 585 bin kişi hayatını kaybetti. 2015 yılında bu sayı, 450 bin olarak ayda geçmişti.

ONUDC’e göre her yıl 270 milyonu aşkın kişi uyuşturucu tüketiyor. Bunlar arasında 188 milyon kişi ile kenevir tüketirken, opiatları tüketenlerin sayısı 53.4 milyon olarak belirtiliyor.

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI