Connect with us

.

Politika

CHP, HDP, İYİ Parti ve MHP’li vekillerden ‘torba yasa’ tepkisi: Ne bu acele beyler?

AleviNet

Published

on

AKP İstanbul Milletvekili Nevzat Şatıroğlu ve AKP milletvekillerinin imzasını taşıyan Bazı Kanun ve KHK’lerde Değişiklik Yapan Kanun Teklifi’nin görüşmelerine TBMM Genel Kurulunda başlandı.

MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilen teklifte, konu itibarıyla aralarında bağlantı bulunmayan 12 ayrı kanun ve bir KHK’de değişiklikler yapıldığını hatırlattı.

Teklifin düzenleyici etki analizinin bulunmadığına işaret eden Kalaycı, “Torba düzenlemeye gidilmesi, etki analizi olmaması yıllardır hep eleştirdiğimiz konulardır. Düzenlemenin eksik yapılması, ilerleyen süreçte değişiklik yapılması ihtiyacını doğurmaktadır. Nitekim, bu teklifin birçok maddesi daha yakın zamanda yapılan düzenlemelerde yeniden değişiklikler içermektedir. Bu itibarla, kanun tekliflerinin hazırlanması, verilmesi ve görüşülmesiyle ilgili usul ve esasların yeniden belirlenmesi ihtiyacı bulunmaktadır.” ifadelerini kullandı.

“GENEL MÜDÜR, TRT’Yİ BABASININ ÇİFTLİĞİNE ÇEVİRDİ”

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, bayram öncesinde yine torba yasa ile karşılaştıklarını, teklifin “bayram torbası” olduğunu söyledi. Teklifte yer alan TRT’ye yönelik düzenlemeyi eleştiren Türkkan, ödenen katkı payının kaldırılması gerektiğini, “TRT Genel Müdürü İbrahim Eren’in kurumu babasının çiftliğine çevirdiğini” belirtti.

Torba kanunlardan adalet değil karmaşa ve adaletsizlik çıktığını savunan Türkkan, “Birbirinden bağımsız birçok konu bu teklifte yer almaktadır. Öncelikle şu TRT katkı payı derhal kaldırılmalıdır. İbrahim (Eren) dizi film çekecek diye evinde ekmeği bulunmayan insanlar katkı payı vermek zorunda değil. TRT artık kendi kendine yetebilen bir kurum.” dedi.

TÜRKKAN: AKP’Lİ MUŞ DA ‘TORBA’DAN RAHATSIZ

Torba kanunlardan temel kanun olamayacağını ileri süren Türkkan, AKP Grup Başkanvekili Mehmet Muş’un da bu işten rahatsız olduğunu kendisine söylediğini ancak Muş’un rahatsız olmasına rağmen, bu tarz teklifleri getirmeye devam etmesindeki çelişkiyi anlayamadığını dile getirdi.

‘4 YILDIR EKONOMİK HİÇBİR REFORM KOMİSYONDAN GEÇMEDİ’

HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan da hayalinin toplumu refaha kavuşturmak olduğunu, ancak Plan ve Bütçe Komisyonundan 4 yıldır ekonomik hiçbir reformun geçmediğini belirtti.

Bir an önce torba yasa mantığından çıkılması gerektiğini kaydeden Paylan, “Türkiye bulunduğu konum itibarıyla 2023 yılı milli gelir hedefinden çok uzaktadır. Demokratik yoldan çıkıldığından beri bir siyasi kriz yaşamaktayız. Bundan sonra ciddi bir ekonomik kriz kapımızda. Reform yapalım diyoruz torba yasalarla karşı karşıya kalıyoruz. Vatandaşlarımızın çoğu yoksul. Biz bunu beka meselesi yapmalıyız.” ifadesini kullandı.

”NE BU ACELE BEYLER”

CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu ise daha önceki dönemlerde TBMM’ye gelip hesap veren bakanların artık Cumhurbaşkanı dışında kimseye karşı sorumlu olmadığını söyledi.

Teklifin etki analizinin olmadığını vurgulayan Kuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu teklifteki değişikliğin ne getirdiği, maliyet analizi hakkında hiçbir bilgi yok maalesef. Teklifteki maddelerin birçoğu yakın zamanda görüşülen kanun maddeleriyle ilgili maddeler. Getirdiğimiz maddeler arasında Galata Üniversitesi kuruyoruz ama bu üniversite hakkında hiçbir bilgimiz yok. Kırıkkale’nin Bahşili kasabasının adını Bahşılı yapıyoruz. Ne bu acele beyler? Daha önemli meseleler önümüzde dururken biz Bahşili kasabasının adının Bahşılı olmasını görüşüyoruz. Mevzuata göre, Merkez Bankasından brifing almamız gerekiyor. Ekonomik krizin olduğu bir dönemde bunu yapmıyoruz. Varlık Fonu kuruldu ama hala bilgi verilmedi. Saçma sapan konular üzerinde çalışıyoruz ama gerçekten önemli konular hakkında kimseden ses yok. Allah aşkına bu iftar vakti biz ne yapıyoruz?”

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Politika

Almanya ‘güvenli bölge’den bihabermiş!

AleviNet

Published

on

Geçtiğimiz günlerde Sol Parti milletvekili Gökay Akbulut, Ankara ile Washington’un arasında anlaşmaya varılan “güvenli bölge” ve Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Rojava Kürdistanı ile Suriye’nin kuzeyine yönelik tehditlerini Federal Meclis Bilimsel Hizmetler Dairesi’ne sormuştu.

“Bilirkişi” konumundaki daire, Rojava Kürdistan’ın sınırında kurulan “güvenli bölge”nin uluslararası yasalara aykırı olup olmadığını ve Almanya’nın Erdoğan’ın işgal tehditleri karşısındaki yaklaşımına ilişkin kısa bir rapor hazırladı. Uluslararası medya kuruluşlarında çıkan haberlerin bir özeti andıran raporda Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine yönelik saldırı planlarına ilişkin somut bilgilerin olmadığı ifade edildi.

ALMANYA’NIN POZİSYONUNU AÇIKLAMADILAR!

Raporu hazırlayan uzmanların “Güvenli bölge” tartışmalarına ilişkin Almanya’nın pozisyonu açıklamaktan kaçındıkları görülürken, Angela Merkel’in başbakanlığındaki hükümet adına şu açıklamayı yapmaları dikkat çekti: “Federal Hükümet Türkiye- Suriye sınırında durumu tespit edecek bir malumata sahip değil.”

Türk devletinin Rojava ve Suriye’nin kuzeyine yönelik tehditleri için ise Federal Meclis Bilimsel Hizmetler Dairesi “meşru müdafaayı” gerektirecek gelişmelerin olmadığını ifade ederek, YPG güçlerinin sınırdaki ağır silahlarını çektiğine dair medyada çıkan haberleri hatırlattı.

Türkiye’nin Suriye politikası çerçevesinde Ankara rejimine silah ihracatının devam edip etmeyeceğine ilişkin soruya ise Bilimsel Hizmetler Dairesi, bu konuda 2 Şubat 2018’de açıklanan raporun geçerliği olduğunu bildirdi. Türk devletinin Efrîn’e Alman yapımı Leopard tanklarıyla saldırısı sonrasında Sol Parti’nin talebi üzerine daire “Türkiye’ye yapılan tank ihracatının şu anki veriler ışığında uluslararası hukuku ihlal etmiyor” görüşünü öne sürmüştü.

Continue Reading

Politika

Van’dan Soylu’ya: Çok kalitesiz ve devşirmesin!

AleviNet

Published

on

19 Ağustos’ta Amed, Van ve Mardin büyükşehir belediyelerinin gasp edilmesine karşı 29 gündür Demokrasi Nöbeti adı altında oturma eylemleri yapılıyor.

Van’da Halkların Demokratik Partisi (HDP) İpekyolu İlçe Binası önünde devam eden eyleme, belediye eşbaşakanları, milletvekilleri, Barış Anneleri, HDP’liler, TJA’lılar, Kiği, Karakoçan, Adaklı, Yayladere ve Yedisu Sosyal Yardımlaşma, Kalkındırma ve Kültür Derneği’nin (KAYYDER) temsilcilerinin de içinde olduğu çok sayıda kişi katıldı.

Eylem yine polis ablukası altında gerçekleşti. “Kayyum idaresi değil halk iradesi” yazılı pankart açıldığı eylemde konuşan HDP Milletvekili Kemal Bülbül, Türk İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Amed ziyaretini sert bir dille eleştirdi.

Bu çerçevede esnaflara seslenen Bülbül, “Siz de gidin Süleyman’ın kapısında oturun. Süleyman’a deyin ki ‘Sen HDP’nin kapısında oturmak için bakan olmadın, sorunlara çözüm bulmak için bakan oldun.” şeklinde konuştu.

Bülbül, “Süleyman Soylu ve avanesi Kürt halkına, demokrasiye karşı her gün her dakika suç işliyor. Çocukları dağa gitmiş olan mazlum İnsanları kullanarak da suç işliyor. Biz o annelere diyoruz ki HDP’nin kapısı önünde oturmayın, içeri girin HDP çözüm kapısıdır. Süleyman Soylu çözüm bulamayıp tıkandığı için HDP’nin kapısına geldi” ifadelerini kullandı.

DEVLETİN BİR KAPISI YOK, SOYLU ÇOK KALİTESİZ

Bülbül, 17 bin faili meçhul cinayetin hesabının verilmesi gerektiğini belirtirken, katledilen Mehmet Sincar’ın, Musa Anter’in, Uğur Mumcu’nun, Bahriye Üçok’un hesabının verilmediğini hatırlattı.

HDP’li vekil Bülbül, “Sizin kapınızda bütün Türkiye’nin oturması lazım değil. Sizin kapınız olsa Pir Sultan Abdal’ın tabiri ile ‘Bizim sorunumuz kapının ipi ile değil, o kapının sahibi iledir.’ Ama kapı yok, düşmanlığın da bir adabı olur. Süleyman Soylu sen çok kalitesizsin” diye konuştu.

“SEN BİR DEVŞİRMESİN”

Hükümetin organizesiyle HDP Amed İl binası önünde oturan bazı aileleri ziyaret eden Soylu’ya seslenen Bülbül, şunları belirtti:

“Süleyman Soylu, avaneni de al git Kandil’de oturma eylemi yap. Çocuklar Diyarbakır’da değil, Kandil’de. Sizin yönteminizle siyaset yapılmaz. Şah Hüseyin Kerbela’da beklerken yanında kimse gitmedi. Çünkü; Yezit her kapıya bir asker dikmişti kimse gitmesin diye. Süleyman Soylu, her sokağa bir TOMA koymuş, diyor; ‘HDP’lilerin yanına giden yok’ diyor. Sen bu TOMA’yı, gözaltı furyasını, işkenceyi, baskıyı kaldır bakayım Van nasıl yerinden sarsılıyor. Sen bize siyaset öğretemezsin, sen bir devşirmesin. AKP’ye, Tayyip Erdoğan’a küfür ve hakaret ederek geldin. Sen Fethullah Gülen ile birlik oldun AKP’yi vurmaya çalıştın. Şimdi AKP ile birlik olup bizi vurmaya çalışıyorsun. Bu siyasetin adı, hokkabazlıktır, düzenbazlıktır.”

“Biz belediyelerimizi tekrar geri alacağız” diyen Bülbül, şunları ekledi: “Ya seçimle ya hukukla ama bir şekilde alacağız. Hakkımızı yerde bırakmayacağız. Bu gökten parlayan güneş, kıpırdayan yapraklar, Van halkı şahit olsun ki, dünya insanlığı şahit olsun ki Süleyman Soylu ve zihniyeti kaybedecek, haklar kazanacak. Eşitlik, özgürlük, barış ve adalet kazanacak. Hani tecridi kaldırmıştınız, hani söz vermiştiniz, hani Kürt Halk Önderi ile düzenli avukat görüşmesi olacaktı. Be hey yalancılar, be hey sahtekârlar bu ne biçim politikadır. Kendi sözünüzü tutmuyorsunuz. Kendi yasanıza uymuyorsunuz. Kendi yasanıza uyun. Sizin yasanıza göre Van’ın meşru başkanı Mustafa Avcı ve Bedia başkanımızdır. Kabul etmiyorsanız bunun adı faşizmdir.”

Bu açıklamaların ardından bir süre daha sloganlar ve ezgilerle oturma eylemi yapıldı ve sonlandırıldı.

Continue Reading

Politika

Taşçıer: Kürt sorunu çözülmeden kimse hakkını kullanamaz

AleviNet

Published

on

Mardin’de kayyum gasplarına karşı 29 gündür süren Demokrasi Nöbeti, HDP binası önünde devam etti. Eylemlerini Karayolları Parkı’nda yapmak isteyen HDP’lilere polislerce yine engel olunurken, zırhlı araç, gözaltı otobüsleri ve çevik kuvvet polisleri ile abluka altında tutulan il binası önünde oturma eylemi yapıldı. Oturma eyleminin ardından HDP Amed Milletvekili İmam Taşçıer açıklama yaptı.

YÜZ YILLIK İNKÂRA DİKKAT ÇEKİLDİ

Taşçıer, “Sadece bugün Kürt halkının iradesine kayyum atanmıyor. Tarihsel olarak baktığımızda 1924 yılında Türkiye’nin yeni Anayasası yapıldığında da Kürt halkı yok sayıldı. Bu da Kürt halkının iradesinin yok sayılmasıydı. Ardından yapılan değişikliklerde de Kürt halkının iradesi yok sayılmaya, Kürt halkı inkâr edilemeye bugüne kadar devam etti” dedi. Kürtlerin haklarını talep ettiklerini ve her dönem baskı ile karşılaştıklarını dile getiren Taşçıer, Şeyh Sait ve arkadaşlarının İstiklal Mahkemelerince idam edilmesini hatırlattı.

‘HER ŞEYDEN ÖNCE KÜRT SORUNU ÇÖZÜLMELİ’

Taşçıer, 31 Mart seçimlerine de değinerek, önceki dönem yapılan kayyum atamalarına rağmen halkın tercihini yine HDP’den yana yaptığını söyledi. HDP Milletvekili İmam Taşçıer, AKP-MHP’ye “Ne olursa olsun, bu halk size destek vermeyecek” derken, şunları da söyledi: “Kürt sorununu çözmek adına bir adım atılmadığı sürece, Kürt sorunu çözülene kadar Türkiye’de Kürt halkının da Türk halkının da haklarını kullanması mümkün değil. Demokrasi de Türkiye’de hayat bulamayacak. Öncelikle Kürt sorunu çözülecek, ondan sonra hep birlikte çalışabileceğiz, kendimizi yönetebileceğiz.”

 

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI