Connect with us

.

Medya

RTÜK, ‘Sen Anlat Karadeniz’e ceza bile verememiş!

AleviNet

Published

on

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’na (RTÜK), geçen yıl vatandaşlardan ulaşan şikayetlerin büyük bölümü dizi filmlerle ilgili oldu.

Sen Anlat Karadeniz’de tepki çeken sahne! Kadına bir tokat da Altın Kelebek’ten! Sen Anlat Karadeniz’deki görüntüye tepki yağdı

2018 raporuna göre geçen yıl 124 bin 234 kişi, çeşitli kanallar üzerinden Üst Kurula şikayetlerini ulaştırdı. Vatandaşlar, en çok 48 bin bildirimle dizi filmleri şikayet etti. Dizi filmlere yönelik şikayetlerin ortak noktası “şiddet içerikli ve illegal eylemlerin yansıtıldığı sahnelerin, özellikle çocuklara ve gençlere olumsuz emsal teşkil edip benzer eylemlere teşvik ettiği, bu durumun da toplumun hukuka güvenini sarsılabileceği” görüşü oldu.

“Annemle ben şu an babamdan kaçıyoruz. Lütfen diziyi bitirin”

RTÜK İletişim Hattı’na ulaşan bir çocuğun şikayeti ise dikkat çekici bulundu. Çocuk, yaptığı şikayet başvurusunda, babasının bir dizideki karısını döven karaktere çok benzediğini belirterek “Annemle ben şu an babamdan kaçıyoruz. Lütfen diziyi bitirin. Kaç gündür size şikayet etmeye kalktım. Her seferinde beni dövdü. Lütfen bitsin de babam anneme aynısını yapamasın” ifadelerini kullandı.

RTÜK: Ceza uygulandı

RTÜK, 2018’de küçük çoçuğun şikayet ettiği dizinin de arasında bulunduğu en çok şikayet alan dizi filmlere altı defa idari para cezası, bir defa da program durdurma cezası müeyyidesi uygulandığını açıkladı.

İlhan Taşcı, o diziyi açıkladı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) üyesi İlhan Taşcı, RTÜK’ün açıkladığı bildirimlerle ilgili Twitter hesabından açıklama yaptı.

Raporun Üst Kurul’da değerlendirilmeden direkt basınla paylaşılmasını nezaketsizlik olarak yorumlayan Taşçı, “Babam bir dizideki karısını döven karaktere çok benziyor. Lütfen diziyi bitirin de babam anneme aynısını yapamasın” diyerek RTÜK’e şikayet edilen dizi ile igili de çarpıcı detayları paylaştı.

Söz konusu dizinin ATV’de yayınlanan ‘Sen anlat Karadeniz’ dizisi olduğunu açıklayan Taşçı, raporun kendisi ve içindeki gerçekler ile basın ile paylaşılan hali arasında ciddi farklılık olduğunu belirtti.

Taşçı, basın bülteninde çocuğun şikayeti üzerine RTÜK’ün derhal harekete geçerek, şiddet nedeniyle ceza verilmiş gibi bir izlenim yaratıldığını ancak, gerçekte bir kez uyarı cezası bile verilmediğini belirtti. Taşçı’nın açıklamaları şöye;

4- Oysa basın bülteninde sanki çocuğun şikayeti üzerine RTÜK’ün derhal harekete geçerek, şiddet nedeniyle ceza verilmiş gibi bir izlenim yaratılmıştır. Ancak gerçek hiç de öyle değildir. Bu diziye RTÜK Üst Kurulunca değil ceza verilmesi, bir kez uyarı cezası bile veril(e)memiştir

— İlhan Taşcı (@ilhantasci) June 10, 2019

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Medya

NOZ: Erdoğan’ın siyaseten sonu henüz gelmedi

AleviNet

Published

on

Neue Osnabrücker Zeitung AKP’nin İstanbul’u kaybetmesinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyaseten sonu anlamına gelmediği yorumunu yapıyor:

“İktidarı elinde bulunduran erkeklerin, sürelerinin ne zaman dolduğuna ve siyasi sezgilerinin azalmaya başladığına dair hisleri nadir gelişiyor. Bunun son örneği de Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan oldu. İstanbul’da seçimlerin yenilenmesi için baskı yapan despot layık olduğu şekilde yanıldı. Erdoğan tarafından oluşturulan otoriter iktidar mekanizmasına, muhalefetin ve özgür toplumun frenlenmesine rağmen, Türkiye’deki siyasi sistem demokratik düzeltmeleri yapabilecek durumda. Ancak İstanbul seçimi Erdoğan’ın henüz siyaseten sonu anlamına gelmiyor. İktidarı elinde bulunduran erkeklerin bir başka özelliği de uzun süre pek yıkılmamaları.”

Mainz’de yayımlanan Allgemeine Zeitung, seçim sonucunun Türk demokrasisinin hâlâ işlediğinin bir göstergesi olduğunu ifade ediyor.

“Pazar günü yüz binlerce AKP yanlısı da muhalefetteki CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu’na oy verdi. Çoğunluğu hükümet yanlısı olan medyanın İmamoğlu’nu sürekli hedef alan tutumuna rağmen oy verdiler. Bu da İstanbul’da muhalefetin zaferini daha değerli kılıyor. Bu da, ülkede ümidin kesildiği Türk demokrasisinin geçen yıllarda aldığı hasara rağmen hâlâ işlediğini, Türkiye’deki sivil toplumun diri ve sağlam olduğunu gösteriyor. Bu iyi bir haber, üstelik sadece Türkiye için değil.”

Mannheimer Morgen gazetesindeki yorumda Ekrem İmamoğlu’nun açık ara farkla seçimi kazanmasına rağmen, işinin kolay olmayacağına işaret ediyor.

“Bu sefer sonuç o kadar açık ki, kimse inkâr edemiyor: Birçok Türk vatandaşının ümidi olan Ekrem İmamoğlu, yapılan ikinci oylamada da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kariyerinin bu en hassas yenilgisini kabul etmek zorunda. İmamoğlu’nun çeşitli taktiklere ve asılsız suçlamalara, sözlü şiddete karşı kesinlikle direnmesi gerekecek. Ama bu zor dönemde yanında 4 milyon 741 bin 870 kişi olacak.”

Frankfurter Rundschau, İstanbul seçim sonucunu Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) ile ilişkileri açısından değerlendiriyor.

Seçim sonucu, AB’nin Türkiye’yi kaybetmemesinin ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Ülkenin AB üyeliğine resmen aday olması kuşkusuz artık önemini yitirdi. Ve Türkiye Doğu Akdeniz’de bir korsan gibi AB üyesi Kıbrıs’ın münhasır ekonomik bölgesini ihlal ettiği sürece, bu ülke ile Gümrük Birliği’nin genişletilmesi yönünde müzakerelerin yapılması da gündeme gelmeyecek. Ama AB açısından, Ankara ile bütün köprüleri atmak da yanlış olacak. Türkiye güvenlik ve mülteci politikalarının yanı sıra ticaret ortağı ve yatırım yeri olarak önem taşıyor. İstanbul’daki seçim Türkiye açısından bir dönüm noktası olacaksa, Türk muhaliflerin de Avrupa perspektifine her zamankinden daha fazla ihtiyacı olur.”

AFP,dpa/JD,GA

© Deutsche Welle Türkçe

 

Continue Reading

Medya

Die Welt: Erdoğan dönemi sona eriyor

AleviNet

Published

on

Die Welt gazetesi, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine dair yorumunu sürmanşetten, “Erdoğan dönemi sona eriyor” başlığıyla aktarıyor:

“Eğer Türkiye gerçekten demokratik bir ülke olsaydı, Erdoğan geçmişteki hizmetlerinden dolayı tebrik edilip güzel bir emeklilik dönemi geçirmesi temmenisinde bulunulurdu. Ama ne Türkiye demokratik bir ülke ne de Erdoğan demokrat bir politikacı. Zira Erdoğan, iktidarı bıraktığı andan itibaren ömrünün geri kalan kısmını Marmaris’te huzurla geçiremeyeceğini biliyor. Hakkında yolsuzluk, Anayasal düzeni bozmak ve diğer bir çok suçlamalarla dava açılacağından emin.”

İstanbul’da AKP adayının kaybetmesi Süddeutsche Zeitung‘un yorum sütunlarında, “İstanbul tokadı” başlığıyla irdeleniyor: 

“İstanbul’daki seçim sonucu, ülkenin mali kaynakları bakımından da en büyük kenti olan İstanbul’un muhalefetin eline geçmesini kabullenemeyenler için adamakıllı bir tokat oldu. Seçim sonucu Türkiye’nin geleceği için ümit vaat ediyor. Zira, tüm eksikliklerine rağmen ülkedeki siyasi sistemin demokrasi adına düzeltmeler yapma yetisine sahip olduğunu gösteriyor. Erdoğan’ın iktidarı zirve noktasını artık geride bırakmıştır. Ama bu Türkiye’deki durumun hızlıca düzeleceği anlamına da gelmez. Meclis seçimleri daha 2023’te yapılacak. Erkene çekilmesi durumunda ülkedeki muhalefet başarı için İstanbul seçimlerindeki gibi tek vücut olmak zorunda.” 

Die Zeit gazetesinin internet sayfasında yayımlanan analizde, “Ekrem İmamoğlu’nun Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimindeki tarihi zaferi Türklerin bütün baskılara rağmen otokrasiyi kabul etmeyeceklerini gösteriyor” ifadesi kullanılıyor. Analizin devamında şu görüşler dikkat çekiyor:

“Demokrasilerde, seçimler sırasında işleyen kontrol mekanizmalarının olması zaruri. Bu, İstanbul’daki Belediye Başkanlığı seçiminde vardı aksi takdirde muhalefet kazanamazdı. Bu iyi bir haber çünkü Türkiye’de hala işleyen bir hukuk devleti ve demokratik yapılar var. Türkiye sık sık ülkedeki demokrasinin öldüğü haberleriyle manşetlere çıktı. Şimdiki durumsa demokrasilerin birçoklarının düşündüğü kadar kolay ölmeyeceğine iyi bir örnek.”

Frankfurter Allgemeine Zeitung‘un internet sayfasında yer alan İstanbul seçimiyle ilgili yorumunun başlığı ise “İstanbul’da kontrol kaybı.” Yorumda şu görüşlere yer veriliyor:

“İktidar partisi (AKP) ve özellikle de partinin Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İstanbul mücadelesini uzun süre ulusal bir soruna yükselterek, kendisine zarar verdi. Çünkü İmamoğlu’nu AKP’den memnun olmayan herkes için bir projeksiyon haline getirdiler. Karizmatik aday şık, barışcıl ifadelerin hakim olduğu kampanyasıyla laik-ulusalcı CHP’nin çekirdek seçmeninin daha da üzerinde bir kesimde rağbet gördü. AKP’nin bunu engelleme ve özellikle de İstanbul’da yaşayan Kürtleri İmamoğlu’ndan uzak tutma konusundaki geç girişimi, hazin biçimde başarısız oldu.”

Hannoversche Allgemeine Zeitung’un İstanbul seçimiyle ilgii yorumu ise şöyle:

“Seçim sonucu sadece İmamoğlu için büyük bir başarı değil, aynı zamanda Cumhurbaşkanı Erdoğan için bir uyarı sinyali: Erdoğan artık yenilmez değil. Erdoğan yükselişine 1994 yılında İstanbul’da Belediye Başkanı olarak başlamıştı. 25 yıl sonra bu belediye başkanlığı seçimi Erdoğan’ın siyasi inişinin başlangıcını damgalayabilir. Bu seçimler özellikle hırpalanmış Türk demokrasisi için bir zafer. Erdoğan sistematik olarak özgürlükleri sınırlandırdı, kuvvetler ayrılığını zayıflattı ve muhaliflerin gözünü korkutmaya çalıştı. Üç yıl önceki darbe girişiminden bu yana kendisini eleştirenlere karşı benzersiz  bir dalga ile tasfiye uyguluyor. Yarım milyona yakın insan gözaltına alındı ya da tutuklandı, on binlerce kişi cezaevinde, üstelik birçoğu hakkında iddianame yok. Ancak Erdoğan insanların özgürlük arzusunu bastıramıyor.”

Konuyla ilgili aktaracağımız son yorum Badische Zeitung‘dan:

“İlginç olan Cumhurbaşkanı ve iktidar partisi AKP’nin sonuçlara nasıl tepki vereceğidir. Bu sonuçlardan yine şüphe mi duyacaklar? Ya da Erdoğan tehdidini gerçeğe dönüştürüp seçimlerin galibini mahkeme önüne çıkarıp yerine kayyım mı atayacak?  Böylesine bir tavır sadece bir öfke patlamasını tetiklemeyecektir. İmamoğlu’nun görevden alınması Türkiye’yi de ağır bir türbülansa sürükleyebilir. Seçimler bitti. Erdoğan sadece kazanabileceğini değil, kaybedebileceğini de göstermek zorunda.” 

HT,GA/TY,BK

© Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading

Medya

Musa Anter gazetecilik ödülleri için başvurular başladı

AleviNet

Published

on

Yarışma, faili meçhul cinayetle katledilen Kürt gazeteci yazar Musa Anter ve görevi başındayken katledilen özgür basın çalışanları anısına 1993 yılından beri düzenleniyor.

“Musa Anter ve Özgür Basın Şehitleri Gazetecilik Ödülleri” adıyla yapılan yarışma için başvurular başladı.

Yeni Yaşam gazetesinin düzenlediği yarışma Kürtçe ve Türkçe dillerinde olacak. “Türkçe Haber”, “Kürtçe Haber”, “Fotoğraf (haber fotoğrafı)”, “Karikatür” ve Gurbetelli Ersöz anısına “Kadın Haberciliği” olmak üzere 5 ayrı dalda ödüller dağıtılacak.

SON TARİH 10 EYLÜL

Ödül şartnamesi şöyle açıklandı: “Her dalda eseri birinci gelene ödül verilir. Seçici kurul uygun gördüğü hallerde başarılı çalışmaları takdir ve övgü ile değerlendirir. Ödül tutarları, her dal için 5.000 TL’dir. Her katılımcı sadece bir dalda ve sadece bir eser ile yarışmaya katılabilir. Değerlendirme, yarışmaya doğrudan gönderilen çalışmaların yanı sıra ön eleme kurullarının seçici kurullara önerileri de dikkate alınarak yapılır.

Gönderilen eserler sahiplerine iade edilmeyecek ve gazetemizde yayımlanabilecektir. Yarışmaya katılım başvurusunun son tarihi 10 Eylül 2019, seçilen eserlerin açıklanma tarihi 18 Eylül 2019’dur. Eserlerin, PTT veya kargo ile gönderilmesi ya da elden bizzat teslim edilmesi gerekmektedir. Posta veya kargodan kaynaklı ulaşmayan eserlerin sorumluluğu sahibine aittir.”

KATILIM KOŞULLARI

Yarışmanın katılım koşulları şöyle:

“Musa Anter ve Özgür Basın Şehitleri Gazetecilik Ödülleri’nin teknik şartnamesinde belirtilen koşullara haiz, eser sahibi herkes yarışmaya katılabilir.

Yarışmaya seçici kurul üyeleri (jüri olduğu yıl) ile Yeni Yaşam gazetesi çalışanları katılamazlar.

Yarışmaya katılan eserlerin daha önce yayımlanmamış ya da 10 Eylül 2018 tarihinden sonra yayımlanmış olması gerekmektedir.

Katılımcı, daha önce ya da bu yarışma ile eşzamanlı yapılan herhangi bir yarışmada ödül, mansiyon ve sergileme almamış eserleriyle katılabilir.

Eserin, daha önce ya da bu yarışma ile eşzamanlı yapılan herhangi bir yarışmada ödül, mansiyon ve sergileme aldığının ortaya çıkması durumunda katılımcı hakkında kural ihlali işlemi uygulanır; alınan ödül iptal edilir. Ödül alınmışsa, katılımcı tarafından iade edilmesi gerekmektedir. Bu işlem diğer katılımcılar için herhangi bir talep hakkı doğurmaz.

Yarışmaya gönderilen eser üzerinde, eser kendisinin olmadığı halde kendisininmiş gibi göstermeye ve jüriyi yanıltmaya yönelik her türlü müdahale ve değişikliği yapan katılımcı hakkında jüri tarafından kural ihlali işlemi uygulanır.

Yarışmaya eser gönderen tüm katılımcıların, şartnamede belirtilen hususları kabul ettikleri kabul edilir. Bu koşullara uymayan katılımcılar yarışma dışı bırakılır.

Eser yayınlanmamış ise, eserin adı, çekildiği ya da çizildiği yer ve zaman; yayınlanmış ise yayınlandığı gazete, dergi, ajans, internet sitesi, TV ile yayın tarihi bilgileri ve yayının bir kopyasının dosyada yer alması gerekmektedir.

Katılımcılar; özgeçmiş, iletişim adresi ve eser hakkındaki bilgi yazısı ile bir adet fotoğrafını başvuru dosyasına eklemelidir.

HABER

Türkçe Haber, Kürtçe Haber ve Kadın Haberciliği Dalları için katılımcılar, politika, ekonomi, ekoloji, eğitim, sağlık, toplum yaşam, kültür sanat ve spor gibi kategorilerde haber değeri taşıyan çalışmalarla katılım sağlayabilirler. Haberlerin beş (5) nüsha şeklinde gönderilmesi gerekmektedir.

FOTOĞRAF

Yarışmaya gönderilen çalışmaların arka yüzlerinin sol alt köşesine, eser sahibinin adı soyadı ve eserin adı bir etiketle yazılacaktır. Fotoğrafın çekildiği zaman, mekan ile haber adı belirtilmelidir. Fotoğraf dalında yarışmaya gönderilecek eserlerin boyutları; kısa kenar minimum 2000 piksel, JPG formatında, 300 DPİ çözünürlükte ve 12 sıkıştırma kalitesinde olarak sunulmalıdır. Seçici kurul gerek görürse katılımcıdan fotoğrafın orijinal halini (Raw) talep edebilir. Üzerinde oynanmış ve gerçekliğini değiştirecek şekilde değiştirilmiş (ışık, renk, kontrast ayarları hariç) fotoğraflar değerlendirmeye alınmayacaktır.

KARİKATÜR

Yarışmaya gönderilen eserlerin ismi eserin arka yüzlerinin sol alt köşesine, bir etiketle yazılacaktır. Çizer kullandığı teknikte serbesttir. Ancak eserler orijinal olmalıdır. Sanatçı tarafından (ıslak imza) imzalanması koşulu ile dijital baskı ürünler kabul edilir. Karikatür boyutları en az A4 (21 cm × 29,7 cm) en fazla A3 (29,7 cm x 42 cm) olmalı ve herhangi bir zemine yapıştırılmamalıdır.

JÜRİLER

Türkçe Haber: Tuğrul Eryılmaz, Candan Yıldız, Fatih Polat, Faruk Eren, İbrahim Varlı, M. Ferhat Çelik.

Kürtçe Haber: Suna Tunç, Ramazan Umar, Semiha Alankuş, Ferit Demirel, Mehmet Ali Ertaş.

Kadın Haberciliği: Nevin Cerav, Mehveş Evin, Melis Alphan, Nejla Demir, Beritan Elyakut.

Fotoğraf: Mustafa Seven, Abdurrahman Gök, Özcan Yaman, Ramazan Öztürk, Nazmi Belge.

Karikatür: Doğan Güzel, Gülay Batur, İmam Cici, Sefer Selvi.

ESERLERİN GÖNDERİLECEĞİ ADRES

Web: www.yeniyasamgazetesi1.com e-posta: [email protected]

Telefon: 0 212 252 83 99 Fax: 0 212 252 83 90

Adres : Şehit Muhtar Mahallesi Bekar Sokak No: 7/3 Beyoğlu/İstanbul

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI