Connect with us

.

Dünya

Yunanistan’da iktidara en yakın parti Yeni Demokrasi

AleviNet

Published

on

26 Mayıs’taki Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinde ciddi oy kaybı yaşayan iktidardaki Syriza’nın lideri ve Başbakan Aleksis Çipras, erken seçim kararı almıştı. Çipras son olarak dün Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopoulos tarafından kabul edilmiş ve genel seçimlerin Ekim ayı yerine 7 Temmuz’da yapılması talebini resmen iletmişti.

Seçimlerin en erken sürede yapılmasıyla ülkedeki ekonomik gidişata olumsuz etkinin önlenebileceğini savunan Çipras, aksi halde ülkenin zarar göreceğini savundu.

ND’NİN BİRİNCİ GELECEĞİ ÖNGÖRÜLÜYOR

2015 yılı başında yapılan seçimlerde partisi Syriza’nın birinci gelmesiyle sağcı Bağımsız Yunanlar (ANEL) ile koalisyona giden Aleksis Çipras, erken seçim kararıyla merkez sağ ND’nin yeniden iktidara gelme yolunu da açmış oldu. Son anketler, 26 Mayıs’ta alınan sonuçlara benzer şekilde ND’nin Syriza’yı geride bırakarak iktidar çoğunluğuna ulaşabileceğini gösteriyor.

Syriza AP seçimlerinde yüzde 23,8 oy alırken, ana muhalefet partisi Yeni Demokrasi (ND) yüzde 33,1 oyla birinci gelmişti. 2 Haziran’da yapılan yerel seçimlerde ise, ND ve diğer sağ partiler 13 bölgenin 12’si ile başkent Atina ve Selanik gibi büyük şehirlerde kazanmıştı. Benzer şekilde Syriza ile 4,5 yıldır koalisyonda olan ANEL de ciddi bir yenilgi almış ve son AP seçimlerinde yüzde 0,8 oyda kalmıştı.

AB’NİN DAYATMALARI KARŞISINDA TUTUNAMADILAR

Aleksis Çipras ve Syriza hükümetleri her ne kadar ülkenin Avrupa Birliği (AB) uluslararası finans kuruluşlarının denetiminden kurtulmasını sağlasalar da, daha önce vaat edilen ‘kemer sıkma politikalarına son verme’ vaadini gerçekleştirememişlerdi. Bu ise Yunan halkının büyük tepkisini çekmişti.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dünya

Brexit için kritik zirve

AleviNet

Published

on

İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker ile bir araya geleceği zirvede, selefi Theresa May döneminde varılan anlaşmayı tekrar müzakere etmeyi planlıyor. Haftasonunda yaptığı açıklamada, Birleşik Krallığı bilim kurgu kahramanı yeşil dev Hulk’a benzeten Johnson, “Hulk gibi gerekirse zincirleri kırabiliriz” dedi.

Başbakan Johnson, İngiltere'yi bilim kurgu kahramanı yeşil dev Hulk'a benzetti

Başbakan Johnson, İngiltere’yi bilim kurgu kahramanı yeşil dev Hulk’a benzetti

Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılacaklarına işaret eden Johnson, “Banner, kelepçelenmiş olabilir ancak tahrik edildiğinde bu kelepçeleri kırıp atar. Hulk, kelepçeler ne kadar sıkı olursa olsun her zaman bunlardan kurtuldu. Bu durum, bu ülke için de geçerli. 31 Ekim’de (AB’den) çıkacağız.” ifadesini kullandı.

İngiltere’nin AB’den ayrılık için yeni müzakere talebi Brüksel’de de olumsuz karşılanmıyor. Ancak olası bir yeni anlaşma hakkında Johnson’un kendi partisi içinde yoğun tartışmalar var. Ayrıca Johnson’un genel başkanı olduğu Muhafazakar Parti’nin çoğunluğa sahip olmadığı parlamentoda, muhtemel bir yeni ayrılık anlaşmasının onay alıp almayacağı da belirsiz. Ülkesinin AB’den ayrılmasından yana olan Johnson, 31 Ekim tarihinde anlaşmalı ya da anlaşmasız bir biçimde Brexit’in gerçekleşmesini istiyor.

Son olarak Mail on Sunday gazetesine açıklama yapan Johnson, kritik AB zirvesi öncesi yeni bir anlaşma konusunda iyimser olduğunu ifade etti.

Londra'da Brexit karşıtlarının gösterisi - 03.09.2019

Londra’da Brexit karşıtlarının gösterisi – 03.09.2019

İş dünyası tedirgin

İngiltere’de hükümetin, olası anlaşmasız Brexit senaryosunu kamuoyu ile paylaşmasının ardından, bunun gerçekleşmesi halinde oluşabilecek olumsuz etkiler iş dünyası üzerinde baskı yaratıyor. Hükümetin anlaşmasız ayrılık senaryosuna ilişkin yayımladığı bir belgede, ülkenin yakıt, gıda ve ilaç kriziyle karşı karşıya kalabileceği  öngörülüyor.

AB’li iş insanları da benzer çekincelerini dile getirdi. Avrupa’nın en büyük iş veren ve lobi örgütlerinden biri olan BusinessEurope’un Başkanı Markus Beyrer, anlaşmasız bir Brexit’in kesinlikle karşısında olduklarını ifade etti.

BusinessEurope Başkanı Markus Beyrer

BusinessEurope Başkanı Markus Beyrer

Beyrer, “Anlaşmasız bir Brexit’in bir felaket anlamına geleceğini ve kesinlikle olasılık dışı bırakılmasını” istedi.

Katı bir Brexit sürecinin her iki tarafa büyük zarar vereceğini ve çok pahalıya malolacağını vurgulayan Business Europe Başkanı, özellikle farklı ürünlerin teminin güçleşeceğini ve fiyat artışlarının kaçınılmaz olacağını, ayrıca seyahatlaerin de zorlaşacağını vurguladı.

Breyer her iki tarafa da yapıcı bir çözüm bulmaları için çağrıda bulundu.

Brexit süreci

İngiltere, 2016 yılında yapılan referandumda yüzde 48’e karşı yüzde 52 oyla AB’den ayrılık kararı almıştı. Ancak eski Başbakan Theresa May’in AB ile vardığı anlaşma, 3 kez oylanmasına karşın parlamentoda kabul görmemiş ve Brexit, olası bir anlaşmasız ayrılığı engellemek için önce 22 Mayıs’a, daha sonra da bu yılın 31 Ekim ayına ertelemişti.

İngiliz Parlamentosu, anlaşmasız bir ayrılığın önüne geçmek için Johnson’ı AB’den yeni bir erteleme istemeye mecbur bırakan bir yasayı kabul etmişti. Şu ana dek bu yasaya uyacağına dair bir açıklama yapmayan Johnson, anlaşmasız da olsa 31 Ekim’de Brexit’i gerçekleştireceğini belirtiyor.

dpa / MK,ET

© Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading

Dünya

Netanyahu’dan yeni ilhak vaadi

AleviNet

Published

on

İsrail bu yıl ikinci kez erken genel seçimler için sandığa gidiyor. Yarın yapılacak seçimler öncesinde Jerusalem Post gazetesine demeç veren İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, yeniden Başbakan seçilmesi halinde El Halil’in bir kısmı ve Yahudi yerleşimlerin olduğu bu bölgedeki Kiryat Arba’nın ilhak edileceğini söyledi. Netanyahu’nun bu açıklamaları Pazartesi sabahı İsrail Ordu Radyosu tarafından da yayınlandı.

El-Halil’deki Eski Şehir bölgesinde 400 kadar Yahudi yerleşimci yaşıyor. Yerleşimciler, bin 500 İsrail askeri tarafından korunuyor.

İsrail hükümeti de Pazar günü yaptığı kabine toplantısında, Başbakan Netanyahu’nun daha önce dile getirdiği, “Batı Şeria topraklarındaki Ürdün Vadisi’nde, Mevo’ot Jericho yasa dışı yerleşiminin yasallaştırılması planlarına’ destek verdi. İsrail medyasında yer alan haberlere göre, konuyla ilgili nihai kararı seçimlerden sonra kurulacak hükümet verecek.

Katı ulusalcı seçmenin desteğini almaya çalışan Netanyahu, Pazar günü yapılan kabine toplantısında, Batı Şeria’daki Yahudi yerleşimlerin arttırılacağını dile getirerek, bunun İsrail’in egemenlik hakkı olduğunu savundu. Netanyahu bu bölgelerle ilgili olarak, “güvenliğmiz ve mirasımızın korunması için önemli” dedi. İsrail Başbakanı bu konudaki gerekli adımların da, seçimlerin hemen ardından atılacağını bildirdi.

Uluslararası tepkiler

Geçtiğimiz hafta Batı Şeria’daki Ürdün Vadisi ve Ölü Deniz’in kuzeyini ilhak etmeyi vaat eden Başbakan Benyamin Netanyahu’ya uluslararası toplum sert tepki göstermişti. Netanyahu ise, ABD Başkanı Donald Trump’ın ‘barış planının’ Batı Şeria’nın ilhakı için ‘tarihi fırsat’ anlamına geldiğini belirtmişti.

Netanyahu’nun açıklamalarına tepki gösteren ülkelerden Almanya İsrail’e, “iki devletli çözümü zora sokacak adımlardan kaçınma” çağrısı yaptı. Avrupa Birliği Komisyonu da, Netanyahu’nun ilhak vaadini kınadı ve bunun Ortadoğu’da barış umudunu baltaladığını ifade etti.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise hafta sonunda yayınladığı mesajda, “Bu utanç verici açıklama, Orta Doğu’da kalıcı barış umutlarını yok etme pahasına, yaklaşan genel seçimlerde birkaç oy daha fazla kazanmaya yönelik alçakça bir girişimdir” ifadesini kullanmıştı.

Salı günü 32 partinin katılımı ile yapılacak seçimlerin son yıllardaki en çekişmeli seçimlerden biri olacağı tahmin ediliyor. Hakkında yolsuzluk, rüşvet ve görevi kötüye kullanma gibi suçlamaların yer aldığı 3 ayrı soruşturma dosyasıyla başı dertte olan Netanyahu için bu seçimin büyük önem taşıdığı ifade ediliyor.

İsrail Başsavcısı Avichai Mandelblit’in Ekim ayı başında, hakkındaki 3 ayrı dosya nedeniyle Netanyahu’yu sorgulaması gündemde.

Sonuçların Çarşamba günü sabah saatlerinde beklendiği seçimlerde, sağ muhafazakar Balbakan Netanyahu’nun Likud partisi ile eski İsrail Genelkurmay Başkanı Benny Gantz’ın liderliğindeki Mavi-Beyaz İttifak arasında başabaş bir yarış bekleniyor. 69 yaşındaki Netanyahu, Likud’un galip gelmesi durumunda beşinci kez iktidara gelecek.

dpa, MK/ET

© Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading

Dünya

Tunus nereye gidiyor?

AleviNet

Published

on

Tunus’ta 7 milyon kişinin sandık başına çağrıldığı seçimler belirsizliğin hakim olduğu seçimler olarak ele alındı. 26 aday cumhurbaşkanlığı için yarıştı. Henüz resmi sonuçlar açıklanmadı. Seçimlere katılım oranı yüzde 45 olarak gerçekleşti. 2014’teki seçimlerde bu oran yüzde 64’tü.

Seçimlerin ardından Tunus belirsiz bir geleceğe uyandı. Kendilerini sistem karşıtı olarak sunan iki aday zaferini ilan etti. Bunlardan biri, kara para aklama ve vergi kaçırmaktan cezaevinde olan Nabil Karui. Diğeri ise siyasi yorumcu ve emekli akademisyen Kais Seyid. Diğer bir ifadeyle biri siyasi tecrübeden yoksun, diğer ise cezaevinde.

Seyid, konuşma biçiminden kaynaklı “Robokop” olarak adlandırılıyor. Resmi olmayan sonuçlara göre Seyid, oyların yüzde 19’unu elde etti. 23 Ağustos’tan bu yana cezaevinde olan Nessma isimli televizyon kanalının patronu Karui’nin ise oyların yüzde 15’ini aldığı belirtiliyor.

İslamcı parti Ennahda’nın adayı Abdulfetah Muru, yüzde 11 ila yüzde 12,5 oranında oy elde etti. Bu sonuçlar doğrulanırsa, galibi ikinci tur belirleyecek. Bu seçimler aynı zamanda, Tunus’ta 2011’deki devrimden sonra iktidara gelen siyasi sınıflar açısından ağır bir darbe olacak. Seçimler, siyasi elitlerin reddedildiği bir atmosfer ile ağır sosyal ve ekonomik krizin gölgesinde gerçekleşti.

GELENEKSEL SİYASET ÇÖKTÜ

Kapitalis sitesi, “Tunus, bir kabusun sona ermesi ile bir başkasının arasında nereye gidiyor?” diye sordu.

Siteye göre, 1956’daki bağımsızlığından sonra ülkeyi yöneten sosyal liberaller ile 2012’den sonra İslamcılardan oluşan geleneksel siyasi sınıf parçalandı. Yöneticileri dağınık bir şekilde, neredeyse vizyonsuz ve programsız ama ölçüsüz hedeflerle kampanya yürüttü. Aynı yöneticiler, yarattıkları ağır tahribatların boyutlarını bile görmekten kaçındı. Sitede yayınlanan yorumlarda, seçim kampanyası boyunca adayların çoğunluğu ülkenin gerçek sorunlarına parmak basmadı. Hiçbiri elle tutulur bir program ortaya koymadı. Bir çoğu Fransa ile ilişkileri ağır bir şekilde eleştirirken, Türkiye, ABD ve Katar ile sorunlu ilişkiler masaya yatırılmadı.

Site, yolsuzluktan cezaevinde olan birine hangi hukuk ve ahlak temelinde cumhurbaşkanlığı dokunulmazlık hakkının verilmeye çalışıldığını sordu. Aynı site, “Peki ya bu demokrasi, beyaz yakalı yolsuzluk ve çeteci lobilerin hizmetinde mi?” diye tepki gösterirken, şöyle noktaladı: “Dün akşamki (Pazar akşamı) tokat sözde bizi uyuşukluğumuzdan uyandırmak içindi. Ülke dış borç altında ezilir ve felç olmuş ekonomisi canlandırmakta zorlanırken, daha da kötüsü gelecek olandır.”

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI