Connect with us

.

GÜNCEL HABERLER

Öykü için bağış yaptı, başka bir çocuğa can oluyor

AleviNet

Published

on

Naklin 1 Temmuz’da yapılması planlanırken, Ayhan Koçak, daha önce kök hücre bağışçısı olmadığını, Öykü Arin’in durumundan etkilendiği için bağış yaptığını belirterek, “Her zaman birilerine yararlı olmak istedim. Haberi alınca çok heyecanlandım. Bence herkesin bunu yaşaması lazım. Çünkü birisine umut olmak, gurur verici bir şey” dedi.

İzmir’de yaşayan Öykü Arin Yazıcı’ya, bir yıl önce Juvenil Miyelomonositik Lösemi (JMML) hastalığı tanısı konuldu. Löseminin nadir görülen türü ile mücadele eden ve Antalya’daki bir hastanede yüzde yüz uyumlu ilik nakli olmayı bekleyen Öykü Arin’in hikayesinden etkilenen muhasebeci Ayhan Koçak (40), geçen aralık ayında donör olmaya karar verdi. Kök hücre bağışçısı olan Ayhan Koçak’ın iliğinin, adı açıklanmayan bir lösemi hastası çocukla yüzde yüz uyumlu olduğu belirlendi. Haberi aldığında çok heyecanlandığını ve mutlu olduğunu belirten Ayhan Koçak, Öykü Arin’in lösemi hastası çocuklar için bir farkındalık yarattığını, kendisinin de Öykü için bağışçı olduğunu ancak iliğinin başka bir çocuk ile eşleştiğini belirtti. Koçak, “Geçen aralık ayında bağışta bulundum. Sonra bana haber geldi. Birisi ile yüzde yüz uyumlu olduğu söylendi. Bir çocuk olduğu belirtildi. Gerekli sağlık kontrolleri yapıldı. Sorun yok” dedi.

‘HER ZAMAN BİRİLERİNE YARARLI OLMAK İSTEDİM’

İki çocuk babası olan Koçak, bir insana umut olmanın kendisini heyecanlandırdığını belirterek, “Haberi aldığım zaman ilk olarak eşim Pınar’la (39) paylaştım. O da beni kıskandığını söyledi. Gerçekten çok heyecanlandım. Her zaman bu dünyada birilerine yararlı olmak istedim. Şimdi bu gerçekleşti” diye konuştu. Eşleşme sağlandıktan sonra yakınları, arkadaşları ve sağlık görevlilerinin sürekli kendisine vazgeçip vazgeçmeyeceğini sorduğunu da ifade eden Ayhan Koçak, kesin kararlı olduğunu, asla vazgeçmeyeceğini söyledi. Koçak, “İnsanların neden vazgeçtiklerini de anlamıyorum. Çok kolay bir süreç. Sadece kanımızın içindeki iliği alıyorlar, bu kadar basit. Bu nedenle kesinlikle vazgeçmeyeceğim. Aslında çok zor bir şey değil. Kan vererek bir insana umut olabiliyoruz. Bence herkesin bunu yaşaması lazım. Çünkü birisine umut olmak çok gurur verici bir şey. Çevrem de beni bu konuda destekledi” dedi.

‘DAHA ÖNCE KÖK HÜCRE BAĞIŞÇISI OLMADIM’

Öykü Arin’in hastalığının ardından bu kararı aldığını da ifade eden Ayhan Koçak, şunları söyledi:

“Daha önce kanserli bir hastaya trombosit verdim. Aslında bu süreci Öykü Arin başlattı. Öykü Arin olmasaydı belki biz kök hücre bağışçısı olmayacaktık. Büyük bir farkındalık yarattı. Bunun için ailesine ve kendisine teşekkür ediyorum”

Nakil olduktan sonraki süreci merak ettiğini de vurgulayan Koçak, “En çok bağış yaptığım çocukla tanışma sürecini merak ediyorum. Neler yaşadığını, hikayesini merak ediyorum. Hayata bağlayacağım insanla tanışmak çok güzel olur. 2 yıl boyunca karşılıklı hiçbir bilgi verilmiyor. Sadece mektup yazmaya izin var. 2 yıldan sonra kesinlikle tanışmak isterim. Tabii ki onların kararı da önemli” diye konuştu. Herkesin kan vermesi ve kök hücre bağışçısı olması için çağrıda da bulunan Koçak, 1 Temmuz 2019’da İzmir’deki özel bir hastanede nakil olacak.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNCEL HABERLER

ADFE Gençlik kampı başladı

editor

Published

on

By

Alevi Dernekleri Federasyonu Kadın ve Gençlik kampı İstanbul Kilyos’da bulunan Sarıyer Belediyesi Tesislerinde geçtiğimiz gün başladı.

Genel Başkan Celal Fırat dedenin katılımıyla gerçekleşen tanışma toplantısıyla başlayan kamp 5 gün sürecek.

Kamp’ın programı şöyle:

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

AABK: Kayyım, halkın iradesinin gasp edilmesidir!

editor

Published

on

By

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu yayınladığı yazılı açıklamayla HDP’li belediyelere kayyım atanmasına “Kayyım, halkın iradesinin gasp edilmesidir!” diyerek tepki gösterdi.

AABK’ın açıklaması şöyle:

AKP iktidarının, halkın Diyarbakır’da yüzde 63, Mardin’de yüzde 56.54 ve Van’da yüzde 53.83
ile seçtiği Büyükşehir Belediye Başkanlarını görevden alması ve kendi kadrolarını kayyum
olarak ataması, demokrasinin, hukukun ve vicdanların asla kabul edemeyeceği bir darbedir.

Bu karar demokratik bir seçim sonucu seçilen belediye başkanlarının haklarının kayyum yolu ile gasp edilmesidir. Daha ötesi bu isimlerin seçilmelerini sağlayan halkın iradesinin gasp
edilmesidir.

“Minareyi çalan kılıfını hazırlar” misali, adaylıklarında hiçbir hukuki engel bulunmayan, halkın lseçtiği belediye başkanları hakkında açılan adli-idari soruşturmalar bahane edildi. Tek adam rejiminin bir sonucu olarak, AKP iktidarı, halkın yerel yönetimlerdeki seçme ve seçilme hakkını yok eden merkezi vesayetçi dayatması ile hukukun ve demokrasinin en temel değerlerini, yok etmiştir.

31 Mart seçimlerinde, özellikle Kürt illerinde halkın çoğunluğunun desteğiyle seçilen Belediye Başkanlarının hakları, atanmış İçişleri Bakanının kararı ve atanmış valilerin kayyumluğu ile görevden alınmıştır. Her platformda statüko ile mücadele ettiklerini ifade eden mevcut iktidarın darbe dönemlerini bile mumla aratacak bu uygulamaları artık kontrolü kaybettiklerinin en net göstergesidir. Dünyanın her yerinde halkın iradesini ve seçim sonuçlarını yok sayan yönetim biçimine faşizm denir.

Demokrasinin beşiği ve okulu bildiğimiz yerel yönetimlere halkın katılım hakkı ile halkın seçtiği belediyelerin seçilmişlerden alınıp, atanmışlara teslim edilmesi, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu ve Alevi toplumunun asla ve kata kabul edemeyeceği faşizan bir uygulamadır. Yerel seçim sonuçları, yenildiğini, güç kaybettiğini gören AKP’nin, HDP’nin halk tarafında seçilen belediye başkanlarını görevden alıp, kayyum rejimini kurumsallaştırması, Türkiye’de muhalefete
geçen tüm belediyelerinde bu kayyum rejimi üzerinden müdahale edeceğinin işaretidir.

“Sandık namustur” diyenlerin sandıkta kaybedince, demokrasi, vicdan ve hukuk dışı yollara başvurmasını ve halkın iradesini gasp etmesini, AABK olarak kınıyor ve bu karardan derhal vazgeçilmesini, talep ediyoruz.

Daha önce de, yine antidemokratik ve hukuk dışı yollarla Kürt illerinde seçilen HDP’li Belediyelere atanan kayyumlar, belediyeleri zarara uğratmış, israf politikaları ve şatafat gösterileriyle, halkın taleplerine ve iradesine karşı zararlar vermiştir. Halkın iradesi kişilerden ve kurumlardan daha üstün ve güçlüdür. Bugün demokrasi adına utanç verici bu kararları alanlarda er veya geç bu gerçekle yüzleşeceklerdir.

AABK olarak; Türkiye’yi uluslararası toplum nezdinde rezil eden, demokrasi ve hukuk
utancından derhal vazgeçilmesini, halkın iradesiyle seçilmelerine rağmen, görevden alınan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Adnan Selçuk Mızraklı, Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk ve Van Büyükşehir Belediye Başkanı Bedia Özgökçe Ertan derhal görevlerine iade edilmesini talep ediyoruz.

Kamuoyuna saygılarımızla…

 

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

ADFE BAŞKANI CELAL FIRAT: KAYYUM ATAMALARINI KINIYORUZ

editor

Published

on

By

Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediyelerine kayyum atanmasına yaptığı açıklama ile tepki gösterdi.

Alevi Dernekleri Federasyonun Gençlik ve Kadın kampında yapılan açıklamada Fırat kayyumun demokratik siyaseti tasfiye etmek olduğunu kaydetti.

“SEÇİLMİŞ İRADEYE YAPILMIŞ BİR DARBEDİR”

” Yüzyıllar geçse de insan haklarını ihlal eden ve bireysel hürriyetleri esir alan tüm sistemler özgür ve demokratik bir toplumun gerekliliğini asla haklı görmezler” vurgusunu yapan Fırat, “Eleştirisel ya da siyasi katılım konusunda hoşgörüyü ortadan kaldıranlar, demokrasiden yana, demokratik siyasetten yana hep halkları kışkırtarak, kendi malları gibi gördükleri devleti yönetme çabasında olurlar.
Devleti aile şirketi gibi yönetmek isteyenler, vesayet makamının talimatına uyan kişileri halkın iradesi dışında kurumlara atayarak, halkın iradesine saldırır, halk iradesini yok sayar ve Özgürlüklere yaklaşımı sadece kendi hukukları ile sınırlandırırlar.
Halkın Büyük bir oy desteğiyle seçilen Diyarbakır, Mardin ve Van büyükşehir belediyelerine atanan kayyumlar seçilmiş iradeye vurulmuş bir darbedir… Bu darbeyi yapanlar, özgürlüğü, eşitliği ve güvenliği ortadan kaldırmıştır” diye belirtti.

“BİR SONRAKİ YEREL SEÇİMLER İÇİN PANİKTİR”

Fırat kararın hukuku ve mahkemeleri hiçe saymak olduğuna dikkat çekerek, “Halkın oy vererek seçtiği yerel yöneticilerin yerine memur atamak halkın iradesine darbe yapmaktır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa Yerel Yönetimler sözleşmesi olmak üzere demokratik uluslararası anlaşmalara, evrensel hukuka ve temel insan haklarına aykırı olan kayyum atamaları bir sonraki yerel seçimler için bir paniktir. Halkın tevazusunu kaybeden devlet yöneticilerinin bu topraklara kin, öfke ve nefreti yayarak düşmanlık duygusu yaratma istekleridir” dedi.

“KAYYUM ATAMALARINI KINIYORUZ”

Fırat Alevi Dernekleri Federasyonu olarak şu taleplerde bulundu:

” – Her türlü baskıcı otoriter ve siyasi davranışlar son bulmasını
– Belediyelere kayyum atanma uygulamasına son verilerek atanan kayyumlar yerine halkın seçmiş olduğu belediye başkanları ve belediye meclis üyeleri görevlerine iade edilmesini talep ediyoruz.
Bu ülkeyi yönetenlere sesleniyoruz:
– Devleti yönetmede ki siyasi mücadeleniz demokratik olmalı. Bu mücadeleniz hak ve hukuk çerçevesinde olmalıdır. Kayyum atamalarını kınıyoruz…
Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi “Egemenlik Kayıtsız şartsız Milletindir” diyoruz…”

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI