Connect with us

.

Dünya

Arjantin’de cunta döneminde 4 aylıkken anne-babası kaçırıldı, 40 yıl sonra dayısını buldu

AleviNet

Published

on

ReutersJavier Darroux Mijalchuk, (solda) dayısına sarılırken.

Arjantin’de askeri cunta döneminde bebekken gizli servis tarafından anne-babası kaçırılan bir adam 40 yıl sonra DNA testiyle biyolojik ailesine ulaştı.

Javier Darroux Mijalchuk, Buenos Aires’te annesi ve babası kaçırıldığında 4 aylıktı. Daha sonra bir aile tarafından evlat edinildi.

Darroux, birkaç yıl önce gerçek kimliğini araştırmaya başladı ve insan hakları örgütü Plaza de Mayo Büyükanneleri’nden yardım istedi.

Plaza de Mayo Büyükanneleri, 1976-1983 yılları arasındaki askeri diktatörlük döneminde öldürülen ya da kaçırılan muhaliflerin çocuklarının izini sürüyor.

ReutersDarroux, dayısı Roberto ve Plaza de Mayo Büyükanneleri’nin Başkanı Estela de Carlotto, Darroux’nun anne ve babasının fotoğraflarını tutarken.

Bulunan 130. çocuk

Örgütün DNA testleriyle bulduğu 130’uncu çocuk olan Darroux, basın toplantısında 40 yıldır kendisini arayan dayısı Roberto Mijalchuk’a teşekkür etti.

Darroux, “Kimliğimi geri almak, benim için anne ve babama saygı ve ruhumun okşanmasının yanı sıra anılar gerçek ve adalet için bir simgedir. Bu simgeyi bir anla tarif etmem gerekirse, dayımın 40 yıl beni aradıktan sonra ‘Javi sen misin?’ deyip bana daha önce hiç kimsenin sarılmadığı gibi sarılmasıdır” dedi.

Javier Darroux Mijalchuk şimdi, kaçırıldığı dönemde hamile olan annesi Elena Mijalchuk ve babası Juan Manuel Darroux’nun akıbetini öğrenmeye çalışacağını söyledi.

Arjantin’de askeri cunta döneminde yaklaşık 30 bin kişi öldürüldü.

Plaza de Mayo Büyükanneleri’nin lideri Estela de Carlotto da 2014’te kendi kayıp torununa ulaşmıştı.

Bundan bir yıl sonra grubun kurucularından Delia Giovanola, DNA testiyle torununu bulmuştu.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dünya

Trump ve Johnson Brexit’ten sonrasını planlıyor

AleviNet

Published

on

Fransa’da düzenlenen G7 Zirvesi sahil kasabası Biarritz’de devam ediyor. Zirvenin Pazar günkü gündeminde Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) ticaret politikaları var. Görüşmeler öncesinde bir araya gelen ABD Başkanı Donald Trump ve İngiltere Başbakanı Boris Johnson yeni bir serbest ticaret anlaşması imzalamayı istediklerini dile getirdi.

İngiltere Başbakanı Johnson ile çalışma kahvaltısında buluşan ABD Başkanı Trump, Birleşik Krallık ile Brexit sonrası bir serbest ticaret anlaşması önünde “hiçbir engel” görmediğini belirtti. Trump Avrupa Birliği’ni (AB)kastederek, Brexit sonrası Birleşik Krallık için “Bileklerinde bir çıpa olmayacak” şeklinde konuştu.

Johnson ise “Ticaret savaşları konusundaki görüşümüz, daha çok genel olarak ticaret barışından yana olduğumuz şeklinde” dedi.

Trump Johnson ile ikili görüşmesi öncesinde de “Çok yakında bir ticaret anlaşması imzalayabileceğiz” şeklinde konuşarak “çok büyük” bir ortaklık kurulacağını belirtmiş ve benzer bir anlaşmanın Japonya’yla da yapılmasının söz konusu olduğunu söylemişti.

G7’nin gündeminde bugün

G7’nin gündeminde ABD’nin Çin’e ve AB’ye yönelik ek gümrük vergisi tehditleri ve uygulamaları var. Konunun dünya ekonomisinde giderek daha ağır ticari gerilimlere neden olduğu gerekçesiyle AB, Japonya ve Kanada liderlerinin Trump’ı bu konuda uyarmaları bekleniyor.

Ek gümrük vergilerini savunun Trump ise Çin ile aralarındaki ticaret savaşının sonuçta Japonya ile bir anlaşma sağlanmasına yarayacağını savundu. Serbest ticareti savunan Johnson ise Birleşik Krallık’ın dostane ticari ilişkilerden yana olduğunu vurguladı.

İngiliz hükümeti ise AB Konseyi Başkanı Donald Tusk ile öğle saatlerinde yapılacak görüşme öncesinde anlaşmasız Brexit’e karşı uyardı. İngiliz basınında yer alan haberlere göre, Brexit anlaşmasında herhangi bir değişikliğe gidilmemesi halinde Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılmak için ödemesi gereken paranın 30 milyar sterlin yani yaklaşık 32 milyar 550 milyon euroluk bölümünü ödememeyi, sadece dokuz milyar sterlin çapında bir ödeme yapmayı planladığı belirtiliyor.

Johnson Brexit görüşmeleri sürecinde daha önce üzerinde uzlaşılan “Backstop” maddesinin iptalini talep ediyor. AB ise buna karşı çıkıyor. Bu maddeye göre, AB ile İngiltere arasında bir anlaşmaya varılana dek Kuzey İrlanda’nın bazı AB kurallarına bağlı kalması; İrlanda Cumhuriyeti ile Kuzey İrlanda arasında fiziki sınır uygulanmaması öngörülüyor.

G7 Zirvesi Pazartesi gününe kadar devam edecek.

RTRD,dpa/BW,ET

©Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading

Dünya

Hong Kong’da göstericilere biber gazıyla müdahale

AleviNet

Published

on

Hong Kong’da polis hükümet karşıtı gösteride kalabalığa biber gazı ve copla müdahale etti. Üç aydır kitlesel gösterilerin sürdüğü Hong Kong’da son bir kaç gündür süren sessizlik Cumartesi günü binlerce kişinin katıldığı eylemle son buldu.

Kwun Tong semtinde toplanan ve çoğunluğu gaz maskesi ile baret takan kalabalık yürüyüşe geçti. Bir polis merkezinin yakınında barikat kuran göstericilere bu bölgede bekleyen polisler tarafından müdahale edildi. Göstericiler güvenlik güçlerine taş ve sopalarla karşılık verdi, bazı göstericiler gözaltına alındı. Polis merkezinin önünden dağıtılan eylemciler başka bir noktada toplanarak eylemlerini sürdürdü.

Hongkong Proteste

Göstericiler barikat kurdu

Çin’e bağlı olan Hong Kong Özel İdari Bölgesi’nde suçluların Pekin yönetimine iadesini öngören yasa tasarısı nedeniyle şiddetli protestonlar düzenleniyor. Tasarı siyasi suçları kapsamıyor ancak yaklaşık 7 buçuk milyon nüfuslu Hong Kong’da halkın büyük bölümü, insanların Çin’in yargı sistemi altında keyfi gözaltılara, adil olmayan yargılamaya ve işkenceye maruz kalacağından endişeleniyor. Yasanın Çin’in Hong Kong’daki siyasi muhalifleri hedef almasına imkan sağlayacağı savunuluyor.

Hongkong Protest Polizei Zusammenstoß

Polis göstericilere biber gazı ile müdahale etti

Tasarı askıda

Hong Kong Özerk Yönetimi Başkanı Carrie Lam, 15 Haziran’da düzenlediği basın toplantısında, tasarının toplumda çok büyük fikir ayrılıklarına yol açtığını, bu nedenle askıya alındığını açıklamıştı.

Ancak göstericiler yasa tamamen iptal edilinceye kadar sokaklardan çekilmeyeceklerini belirtiyor. Göstericiler, özerk bölgede serbest seçimlerin yapılmasını, daha önceki gösterilerde polisin kullandığı şiddete ilişkin bağımsız bir inceleme yapılmasını talep ediyor.

AFP/GY,JD

© Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading

Dünya

İran’dan yeni füze denemesi

AleviNet

Published

on

Devrim Muhafızları tarafından yapılan açıklamaya göre İran yeni bir füze denemesi yaptı. İran’ın yarı resmi ajansı Tasnim’e göre, Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı General Hüseyin Selami, İran’ın caydırıcılığını artırmak için çok sayıda “savunma ve stratejik sistemini” test ettiğini açıkladı. Test edilen füzeye ilişkin ayrıntılı bilgi vermeyen General Selami, “Dün bu ulus için en başarılı günlerden biriydi” ifadesini kullandı.

İran, Perşembe günü de kendi üretimi olan Bavar-373 adlı uzun menzilli hava savunma sistemini tanıtmıştı. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, sistemin Rus yapımı S-300’lerden daha iyi, S-400’lere ise yakın olduğunu söylemişti.

Uluslararası yaptırımlar nedeniye silah ithal etmekte zorlanan İran, 1992 yılından beri kendi savunma sanayisini geliştirmek için çaba gösteriyor.

Neues Raketenabwehrsystem in Teheran (picture-alliance/dpa/Iranian Presidency)

İran’ın yeni hava savunma sisteminin tanıtımı için düzenlenen törende Cumhurbaşkanı Ruhani bir konuşma yapmıştı

İran, uluslararası tepkilere rağmen füze programını geliştirmeye devam edeceğini vurguluyor. Füzelerin sadece savunma amaçlı olduğunun altını çizen Tahran, diğer ülkeler için tehdit oluşturmadığını savunuyor. İran bu nedenle de yaptığı füze denemeler için diğer ülkelerin iznine gerek olmadığını belirtiyor.

Ancak İran’ın füze programı uluslararası düzeyde tartışma yaratıyor. İran’ın orta menzilli füzeleri İsrail için bir tehdit olarak  görülüyor. ABD, İsrail ve Suudi Arabistan’ın tehditi altında olduğunu ileri süren İran ise savunma stratejisinin meşru olduğunu savunuyor.

İran ve ABD arasında gerginlik

İran’ın gerilim yaşadığı ülkelerin başında ABD geliyor. ABD ve İran arasında gerginlik, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ın Tahran’la 2015 yılında varılan nükleer anlaşmadan Washington’ı tek taraflı olarak çekmesinin ardından tırmanmaya başladı. Trump, kısa bir süre sonra Tahran’a yönelik ABD yaptırımlarını da tekrar devreye sokmuştu.

İran Haziran ayında ABD Hava Kuvvetlerine ait Global Hawk tipi bir insansız hava aracını (İHA), İran’ın hava sahasını ihlal ettiği gerekçesiyle düşürmüştü. Bu durum ABD ve İran arasında askeri tansiyonun artmasına neden olmuştu. ABD Başkanı Donald Trump, o dönemde İran’a yönelik saldırı hazırlığı içerisine girdiklerini ancak operasyonun son anda iptal edildiğini açıklamıştı.

dpa/JD,GY

© Deutsche Welle Türkçe

 

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI