Connect with us

.

GÜNCEL HABERLER

PSAKD Ataşehir Şubesi 3. bahar şenliğini gerçekleştirdi

editor

Published

on

PSAKD Ataşehir Şubesi 3. bahar şenliklerini gerçekleştirdi. Etkinlikte konuşan şube başkanı Hasan Gülüm, Alevi hareketinin dağınık olduğunu ve bu dağınıklığın toplanması gerektiğini dile getirerek “Dağılmış Alevi hareketinin kontrol edilmesi, asimileye uğratılması ve istenilen rotaya sokulması çok kolaydır” dedi.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ataşehir Şubesi 3. bahar şenliklerini gerçekleştirdi. Cemevi bahçesinde yapılan şenlikte 7 ulu ozanlardan Seyit Nesimi anıldı. Cemevinin bahçesine “Katliamlara ve karanlığa teslim olmayacağız”, “Ferman Yezid’in de meydanlar Hüseyin’indir”, “Haksızlıklar önünde eğilmeyiniz çünkü haksızlıkla beraber şerefinizi de kaybedersiniz” yazılı pankartlar asıldı.
Etkinliğe PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan, eski Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Muhittin Yıldız, HDP’nin Alevi milletvekili Ali Kenanoğlu ile HDP Halklar e İnançlar Komisyonu üyesi Çilem Küçükkeleş ve çok sayıda Alevi yurttaş katıldı.

Etkinlik yapılan Kadın Evi’nin açılışıyla başladı. Ardından Alevi yol mücadelesinde hayatını kaybeden tüm canlar için saygı duruşunda duruldu. Etkinlikte semahlar dönüldü, deyişler okundu. PSAKD Kadın Korosu, zakir Murat Aslan ve sanatçı Gani Pekşen türküler ve deyişler seslendirdi.

“ALEVİLER SADECE OY VEREN OLMAKTAN ÇIKMALI”

Bir konuşma yapan PSAKD Ataşehir Şube Başkanı Hasan Gülüm, 15-16 Haziran işçi direnişi ve Haziran direnişi olarak bilinen Gezi direnişini hatırlattı. 23 Haziran’da yenilenecek olan İstanbul seçimlerine değinen Gülüm, Alevilerin bu seçimlerde sadece oy verenler olduğunu ancak artık bunun değişmesi gerektiğini vurgulayarak Alevilerin eşit yurttaşlık temelindeki taleplerinin yerine getirilmediğini hatırlattı.

“ALEVİ HAREKETİ DAĞINIK”

Alevi hareketinin dağınık olduğunu ve bu dağınıklığın toplanması gerektiğini dile getiren Gülüm, “Dağılmış Alevi hareketinin kontrol edilmesi, asimileye uğratılması ve istenilen rotaya sokulması çok kolaydır” dedi.

“ALEVİ KURUMLARI GİDEREK ERKEKLEŞİYOR”

Arkasından söz alan PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan ise Alevi kurumlarının aşamayacağı hiçbir sorun olmadığını dile getirerek Alevi kurumlarının gitgide erkekleştirildiğini ve kurumların kadınlaştırılmadığı sürece sonlarının tehlikeli olduğunu kaydetti. Kaplan, Alevi örgütlerindeki kadınlarla birlikte 16-17-18 Ağustos tarihlerinde yapılacak olan Hacı Bektaş Veli anma etkinliklerinde Kadıncık Ana’nın anılmasını ve Kadıncık Ana Evi önünde bir cem yapılmasını önerdi.

“MÜZE İÇİN HİÇBİR YERDEN EKONOMİK DESTEK ALMAYACAĞIZ”

Sivas Katliamı’nın 26’ıncı yıl dönümüne değinen Kaplan, PSAKD olarak Ankara’da yapmakta oldukları müzede Sivas Katliamı’ndan Dersim Katliamı’nda idam edilen Seyit Rıza’nın heykeline kadar Alevi yol mücadelesi verirken serini verenlerin heykellerinin bulunacağını sözlerine ekledi. Madımak Oteli’nin utanç müzesi olmasının Alevilerin temel taleplerinden biri olduğunu hatırlatan Kaplan, Ankara’da yapılacak olan müze için hiçbir bir yerden herhangi bir ekonomik destek almayacaklarını duyurdu.

“YUMRUĞU SARAYIN ÇATISINA VURMANIN TAM ZAMANI”

Yenilenen İstanbul seçimlerine de değinen Kaplan, “Birleşince neler yapabileceğimizi gösterdik. Umut ediyorum ki 23 Haziran’da da yine aynı yumruğu mevcut iktidarın sarayın çatısına vurmanın tam zamanıdır” dedi.

“İTTİFAK DEMOKRASİ İTTİFAKIDIR”

Son olarak söz alan HDP’nin Alevi milletvekili Ali Kenanoğlu da 23 Haziran seçimlerini demokrasi blokunun gelişmesi ve kökleşmesi olarak gördüklerini dile getirdi. Bu seçimlerin muhalefetin demokrasi cephesinde buluşmasının önemli bir adımı olacağını belirten Kenanoğlu, ezilmiş halkların kurutuluşunun demokratik bir toplumdan e demokratik bir Cumhuriyetten geçtiğini kaydetti. “Biz umudumuzu şahıslara bağlamış değiliz. Topyekun toplumun demokrasi mücadelesine bağlamışız” diyen Kenanoğlu, “İttifak demokrasi ittifakıdır ve sadece siyasi partiler arasında değil tüm demokratik kurumlar arasında oluşacak dernekler, partiler, kitle örgütleri, inanç kurumları, emekçiler, kadınlar, sendikaların birlikte oluşturacağı bir demokrasi ittifakıyla bu ülkeyi güzel kılabiliriz, mutlu ve özgür yarınları çocuklarımıza bırakabiliriz. O nedenle tıpkı 31 Mart’ta yapmış olduğumuz gibi atanan bütün kayyumları nasıl süpürdüysek İstanbul’a atanan kayyumu da aynı şekilde süpüreceğiz” diye konuştu.

Pirha

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNCEL HABERLER

Türkiye’de 1 milyon mayın toprak altında

AleviNet

Published

on

Geçen hafta Tunceli’de iki çocuğun topraktaki patlayıcının patlaması sonucu yaşamını yitirmesi, gözleri bir kez daha Türkiye’nin “mayın” gerçeğine çevirdi. Türkiye’de 1 milyondan fazla mayının ve sayısı bilinmeyen el bombası, havan topu gibi patlayıcıların toprak altında bulunduğuna dikkat çeken uzmanlar, devletin vakit kaybetmeden ‘Mayın İmha Eylem Planı’ hazırlaması gerektiğini söylüyor.

Türkiye’de 1950’li yılların ortalarından bu yana giderek büyüyen bir sorun haline gelen mayınlı araziler, can almaya devam ediyor. Son olarak geçen hafta Tunceli’nin Ovacık ilçesine bağlı Bilgeç köyünün Çakılyayla mezrasında, patlayıcıya basan 8 yaşındaki Ayaz Güloğlu ve 4 yaşındaki kardeşi Nupelda Güloğlu hayatını kaybetti. Tunceli Valiliği’nden yapılan açıklamada, söz konusu patlayıcılara ilişkin “Bölücü Terör Örgütü mensuplarınca araziye önceden yerleştirildiğinin değerlendirildiği” bilgisi verildi. Ayaz ve Nupelda kardeşlerin ölümü, özellikle sosyal medyada büyük yankı uyandırdı.

35 yılda 1409 kişi öldü

Türkiye’nin doğu ve güneydoğusunda mayın ve patlayıcılar nedeniyle gerçekleşen ölümler uzun yıllardır sürüyor. Kara Mayınlarının Yasaklanması Uluslararası Kampanyası – Misket Bombaları Koalisyonu’nun (ICBL-CMC) araştırma birimi olan Kara Mayınları İzleme Örgütü’nün (MONITOR) 2018 raporuna göre Türkiye, sınırları içerisinde 100 kilometrekareden fazla mayınlı alana sahip 10 ülkeden biri. Bu ülkeler arasında Afganistan, Angola, Irak ve Yemen yer alıyor.

Aynı rapora göre, Türkiye’de son 35 yılda Türkiye’de 1409 kişi mayın patlaması ya da topraktaki patlayıcı malzemenin infılak etmesi sonucu yaşamını yitirirken, 5432 kişi ise yaralandı. Yalnızca 2017’de patlama sonucu hayatını kaybeden 42 kişiden 23’ünü ise çocuklar oluşturdu. Bu 23 çocuğun 16’sının cinsiyeti, patlamanın şiddeti ile vücutlarının paramparça olması nedeniyle tespit edilemedi.

Srebrenitsa'da bir mayınlı alan

Srebrenitsa’da bir mayınlı alan

Türkiye, imha sürecini 2022’ye erteledi     

Türkiye’nin de aralarında bulunduğu Birleşmiş Milletler (BM) üyesi 164 ülkenin taraf olduğu Mayın Yasağı Anlaşması kapsamında, bu ülkeler topraklarındaki mayınları imha etmekle yükümlü. Ancak Mart 2004’te Ottowa Sözleşmesi’ne imza atan Türkiye’ye yönelik, mayın temizleme ve mayın imhasına ilişkin olarak uluslararası kuruluşları bilgilendirme konusunda yetersiz bir performans sergilediği eleştirileri yapılıyor.

Türkiye’nin Ottowa Sözleşmesi gereğince 1 Mart 2014’e kadar elindeki mayınları temizlemiş olması gerekiyordu. Ancak Türkiye, 2014’te ek süre talep ederek imha sürecini 2022’ye kadar erteledi. Son olarak 2017’de toprak altındaki 26 bin 381 mayını imha ettiğini açıklayan Türkiye’nin mayın temizleme işini ağırdan aldığını öne süren Tunceli Barosu’ndan Avukat Barış Yıldırım, son ölümlerin Tunceli’de yaşanmasının da tesadüf olmadığını söylüyor.

Tunceli il sınırları içerisinde 10 bin 557 adet anti personel kara mayınının faal biçimde toprak altında olduğunu kaydeden Avukat Yıldırım, şöyle konuşuyor: “Özellikle 90’lardan bugüne kadar köy boşaltmaları ile yaklaşık 40 bin kişi bu bölgede yer değiştirdi. Son yıllarda bu köyler altyapıları olmamasına ve mayın incelemesi yapılmamasına rağmen tekrar yaşama açıldı. İnsanlar köylerine geri döndükçe, topraktaki mayınlar ve patlayıcılar imha edilmediği için ölümler yaşıyoruz.”  

Bölgede kullanılan mayınların ömrünün insan ömründen uzun olduğunu ve yüzde 75’i dağlık arazi olan bölgede yaşanan heyelan ve yağışların bu mayınların yerlerini değiştirmeye başladığını ifade eden Barış Yıldırım, “Başta bölgemiz olmak üzere tüm mayınlı bölgelere yönelik bir ‘Mayın İmha Eylem Planı’ hazırlanması gerekiyor. Aksi takdirde, ne yazık ki insanlarımızı, çocuklarımızı kaybetmeye devam edeceğiz” diye konuşuyor.

Toplam 1,1 milyon mayın

Mayınsız Türkiye Girişimi verilerine göre, halihazırda Türkiye’de 839 bin anti-personel kara mayını, 164 bin 797 adet anti-tank mayını olmak üzere bir milyon 101 bin 389 adet mayın bulunuyor. Toprağa gömülü olan el bombası, havan topu ve roket gibi patlayıcı maddelerin sayısı ise bilinmiyor. Mayınlar Ağrı, Ardahan, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Gaziantep, Hakkari, Hatay, Iğdır, Kars, Mardin, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak, Dersim ve Van’da olmak üzere toplam 3 bin 174 alanda bulunuyor.

“İç bölgelerde 100 bin mayın var”

DW Türkçe’ye konuşan Mayınsız Türkiye Girişimi Koordinatörü Muteber Öğreten, Ottowa Sözleşmesi’ne göre Türkiye’de devletin mayınlı bölgelerdeki sivilleri korumak için 2004’ten bu yana ciddi bir seferberlik içine girmesi gerektiğini söylüyor. Ancak son 15 yıldaki pratiğin böyle olmadığını ve sivillerin mayınlı bölgelerden uzak tutulması ve mayınlı arazilerin işaretlenmesi gibi önlemlerin alınmadığını kaydeden Öğreten, halen doğu ve güneydoğuda çoğunluğu sınır bölgelerinde olmak üzere 1 milyonu aşkın mayının toprak altında olduğunu, bu mayınlardan 100 bin tanesinin ise iç bölgelerdeki yerleşim yerleri ile iç içe olduğu uyarısında bulunuyor.

“En fazla çocuklar zarar görüyor”

Son yıllarda özellikle topraktaki mayın ve patlayıcılar nedeniyle yaşamını yitiren çocuk sayısının giderek arttığına işaret eden Öğreten, “Bölgedeki çocuklar özellikle yaz aylarında köylerine gidiyor ve burada kırsal alanlarda oyun oynarken ya mayına basıyor, ya da bir patlayıcı bulup karıştırıyor ya da uzağa atmak isterken patlamasına neden oluyor. Mayın tehlikesinden en fazla çocuklar zarar görüyor” diye konuşuyor.

Devletin iç bölgelerdeki mayınları temizlemek yerine başta Suriye ve Irak sınırı olmak üzere, sınır bölgelerindeki mayınların temizliği ile uğraştığını dile getiren Öğreten, “Güney sınırına duvar inşa edilmesi nedeni ile burada mayın temizliği ve yer değişikliği yapılıyor. Ancak, ölüm olaylarının yaşandığı iç bölgeler için kayda değer bir çalışma yapılmıyor” diye konuşuyor. Mayınsız Bir Türkiye Girişimi olarak, Milli Eğitim Bakanlığı’na mayınlı bölgelerdeki okullarda ‘patlayıcılardan korunma’ üzerine bir ders konulması önerisinde bulunduklarını anlatan Öğreten, henüz bu konuda olumlu bir geri dönüş alamadıklarını da sözlerine ekliyor.

Aram Ekin Duran

©Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Bitlis’te askeri araca roketli saldırı! 1 binbaşı öldü

AleviNet

Published

on

BİTLİS Bölükyazı köyü yakınlarında askeri araca roketli sadırı düzenlendi. Saldırıda 1 binbaşı öldü, 1 güvenlik korucusu ile araç sürücüsü yaralandı.

Saldırıda ağır yaralanan binbaşı Bitlis Devlet Hastanesi’nde tedavi altına aşındı ancak tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Bölgede operasyonların başlatıldığı belirtildi.

Öte yandan Irak’ın Kuzeyi Hakurk bölgesinde PKK’liler ile girilen çatışmada Piyade Uzman Onbaşı Mustafa Ünal öldü. Piyade Uzman Onbaşı Mustafa Ünal’ın haberi, Konya’nın Çeltik ilçesindeki ailesine ulaştı.

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Kışanak ve Tuncel’e verilen ceza bozuldu

AleviNet

Published

on

DBP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel ve Amed Büyükşehir Belediye eski Eşbaşkanı Gültan Kışanak hakkında verilen ceza İstinaf Mahkemesi tarafından bozuldu. 2 yıldan fazla süredir tutuklu bulunan Kışanak ve Tuncel’e, “Örgüt kurma ve yönetme”, ve “Örgüt propagandası yapma” iddialarıyla hapis cezası verilmiş, Kışanak 14 yıl 3 ay, Tuncel’e de 15 yıl hapis cezasına mahkum edilmişti. Antep Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucu Tuncel ve Kışanak hakkındaki karar bozuldu.

Kararı, Avukat Mehmet Emin Aktar, sosyal medya hesabından duyurarak, “Gültan Kışanak ile Sabahat Tuncel’e de ceza verilen bu karar Gaziantep BAM tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucu 17.07.2019 tarihinde bozulmasına karar verilmiştir” dedi.

Antep BAM’ın kararı sonrası dosya tekrar ilk derece mahkemesine gönderildi.

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI