Connect with us

.

Politika

Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı: S-500’ü de düşünüyoruz

AleviNet

Published

on

Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Aybet, Japonya’nın Osaka kentinde gerçekleştirilen G-20 Liderler Zirvesi ve AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Japonya ile Çin ziyaretlerini değerlendirdi.

Aybet, G-20 Zirvesi’nde birçok ikili görüşmenin gerçekleştiğini, bu görüşmelerden en çok dikkat çekenin Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki görüşme olduğunu söyledi. Görüşmenin olumlu geçtiğini kaydeden Aybet, “Başkan Trump S-400 konusunda bizi çok haklı buldu. Bu görüşme hem ikili ilişkilerde hem de S-400 konusunda çok daha pozitif ortam yarattı” diye konuştu.

‘KESİN CEVAP ALAMADIM’

Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemleri alması durumunda, Amerika Düşmanlarına Yaptırımlarla Mücadele Yasası (CAATSA) yaptırımlarının gündemine gelmesine ilişkin Aybet, şunları söyledi:

“Şimdi Amerikan sisteminde kongrenin ayrı bir yetki alanı var. Burada kurumlar arasındaki ilişkiler farklı, hepsinin yetki alanları farklı. Başkan ve Beyaz Saray’ın da aynı şekilde. Bu S-400 teslimatı gerçekleştiği anda bize Amerikalı yetkililerin söyledikleri; kongreden böyle bir yasa çıktı ki bu yasanın adı İngilizce harfleriyle ‘CAATSA’ diyoruz. Bu bir kere kongreden çıktı, onaylandı. Tabi ki Başkan’ın bunu yürürlüğe koyması için belli mekanizmalar var, orada bazı ‘gri’ alanlar da var. Ne zaman Amerikalı yetkililere sorsam ‘Böyle bir durumda bu yaptırım yürürlüğe girdiği anda başkanın bunu durdurma ya da geciktirme yetkileri ne olur’ diye, kesin bir cevap kimseden alamadım.”

Aybet, ayrıca kongrenin bu yaptırımları uygulama konusunda son derece azimli ve kararlı olduğunu belirtti.

‘BEYAZ SARAY BİZİ HAKLI BULUYOR’

Başdanışman Aybet, CAATSA yaptırımlarının 12 maddeden oluştuğunu, Başkan Trump’ın bu 12 maddeden 5’ini seçme görevini Dışişleri Bakanı’na devrettiğini kaydetti. Aybet, Trump’ın bu konuda Türkiye’yi haklı bulduğunu hatırlatarak, “Beyaz Saray’ın aslında bizi haklı bularak, burada tavrını net koymuş olduğu da belli oldu. Bu görüşmeden önce ben Amerikalı yetkililerle 1 ay öncesine kadar konuştuğumda ‘S-400’ü almayın, getirtmeyin, teslim almayın’ gibi telkinlerde bulunuyorlardı. Şimdi anlıyoruz ki ‘Evet, siz buradan geri dönmeyeceksiniz ve bu teslim edilecek bunu anladık. Peki bundan sonra ne yapabiliriz ilişkilerimizde?’ gibi konuşuyorlar” dedi.

‘S-500’Ü DE DÜŞÜNÜYORUZ, PATRİOT ÖNERELERİNE AÇIĞIZ’

Türkiye’nin hava savunma füzesine ihtiyacı olduğunu belirten Aybet, “S-400 alıyoruz; çünkü şu anda bize en iyi verilen öneri ve teklif S-400’dü. Biz bunu kabul ettik; fakat bizim füze ve hava savunma ihtiyacımız burada bitiyor mu? Hayır; çünkü biz aslında kendi füze ve hava savunma sistemimizi kurmak istiyoruz. Bunun için de hala başka alternatiflere, S-400’den öteye bakıyoruz. Bu arada S-500’ü de düşünüyoruz. Burada ABD’nin Patriot önerilerine de açığız yani bu iş burada bitmiş değil. Fakat bizim burada vurguladığımız; biz burada teknoloji transferi ve ortak üretim konusunda kararlıyız” diye konuştu.

JAPONYA-ÇİN TEMASLARI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile olan görüşmesinde, Astana üçlüsünün (Türkiye- Rusya- İran) ağustos ayında Türkiye’de tekrar buluşmasının altının çizildiğini kaydeden Başdanışman Aybet, yapılacak zirvede, Suriye’de siyasi istikrarın sağlanması için görüşmelerin gerçekleştirileceğini belirtti.

Aybet, Japonya resmi ziyaretiyle ilgili ise “Japonya ile ticaret hacmimizi artırmak, dünya ekonomisinde korumacılığa doğru giden politikalara karşı Japonya gibi ülkelerle ticaret hacminin gelişmesine ne kadar önemli olduğu vurgulandı. Japon İş Federasyonu ile görüşme gerçekleşti. Bu da çok olumlu bir toplantıydı. Japonya’daki önemli şirketlerin CEO’ları, başkanlarıyla aynı şekilde bizim iş adamlarımız karşı karşıya geldiler ve burada çok daha somut olarak değişik sektörlerde iş birliği ne kadar ileri götürülür, ticaret hacmi nasıl artırılır ve Japonya’nın Türkiye yatırımları nasıl artar bunlar konuşuldu” dedi.

Başdanışman Aybet, Çin temasları için de özellikle ticaret hacminin artırılması konusunda önemli adımlar atıldığını kaydetti.

‘S-400’ler yola çıktı’

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Politika

Mardin’de Demokrasi Nöbeti: Son sözü biz söyleyeceğiz!

AleviNet

Published

on

Mardin’de kayyum gasplarına karşı başlatılan Demokrasi Nöbeti 25’inci gününde sürdü. Eylemlerini daha önce Karayolları Parkı’na sürdüren HDP’lilerin, Mardin Valiliği’nin aldığı bir aylık “eylem ve etkinlik yasağı” gerekçe gösterilerek aynı yerde nöbet tutmaları polislerce engellendi.
HDP İl Örgütü binası önünde oturma eylemi yapıldı. Kitlenin şarkılar ve zılgıtlar eşliğinde sürdürdüğü oturma eyleminin ardından açıklamalar yapıldı.

GÜNAY: 12 EYLÜL, KAYYUM DARBESİYLE SÜRÜYOR

İlk sözü alan HDP Mardin Milletvekili Ebru Günay, 12 Eylül Darbesi’nin yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, “Darbeler bugün de kayyum darbesi ile devam ediyor” dedi.
Darbeye karşı dünden bugüne mücadele ettiklerini söyleyen Günay, şunları söyledi:
“Kayyum darbesi ile yüzde 56 oy alan Eşbaşkanlarımız Ahmet Türk ve Figen Altındağ görevlerinden alındı. Belediye Meclis üyelerimiz görevlerinden alınmamalarına rağmen hala belediyeye sokulmamaktalar. Yine kayyum 187 belediye çalışanını işten çıkardı. Hani haktan hukuktan işçinin yanında olmaktan söz ederek, hükümetin atadığı kayyum 187 işçiyi işten çıkarttı. Yetmiyor işine devam eden belediye çalışanlarının hangi sendikaya üye olacaklarına karar vermeye çalışıyor. Sendikal özgürlüğe müdahaledir. Tıpkı seçme ve seçilme hakkına müdahale edildiği gibi sendikal hakka da müdahale ediyorlar. Çünkü nasıl ki biz tek adam rejimi ile yönetilip, ülkenin her şeyine karar veriyorsa artık yerellerde de kayyumlar eliyle her şeye karar veriliyor. Aynı kayyum belediyelerimizin gasp edilmesine karşı kendisini protesto etmemizi engellemek için de eylem yasağı kararı aldı.”
Kayyum gasbına son verene kadar eylemlerini sürdüreceklerini kaydeden Günay, kayyumlar ve hukuksuzluk içinde olanların da günü geldiğinde darbeciler gibi yargılanacaklarını söyledi.

BEŞTAŞ: AKP DARBECİ BİR PARTİDİR

HDP Siirt Milletvekili Meral Danış Beştaş ise şöyle konuştu:
“Sahte bir şekilde, ikiyüzlü bir şekilde 12 Eylül darbecileriyle ‘yüzleşeceğiz’ dediler. Bugün 12 Eylül darbecilerinin yapmadığını kendisi yapıyor. Kenan Evren’i yargılayacağını söyleyerek, referandumda halktan destek istedi ama Kenan Evren’i tek bir gün mahkeme karşısına çıkarmadı, cezaevine koymadı, rahatını bozmadı ve Kenan Evren yatağında öldü.”
Beştaş, AKP’nin kendisinin “darbeci bir parti haline dönüştüğünü” kaydetti. Beştaş, “1 Kasım, 4 Kasım ve 19 Ağustos darbeleri bunlardan sadece birkaçıdır. 19 Ağustos’ta askeri değil ama siyasi darbeyi tekrar hayata geçirmiştir” dedi.

‘BEŞTEPE’DEKİ TOPLANTI GAYRİMEŞRUDUR’

Beştaş, Türk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın dün Saray’da büyükşehir belediye eşbaşkanları ile kayyum olarak atanan 3 kentin valisini kabul ettiği toplantıya da değindi.
Beştaş, toplantıya dair “İnsan utanır, yüzü kızarır. Kayyumlar bu ili temsil etmiyor. Büyükşehir belediye başkanlarının toplantısında ne işleri var. Onlar İçişleri Bakanlığı’nın atadığı memurlardır. Atanmışlardır. Bu halk onlara oy vermemiştir. Bu nedenle Beştepe’deki toplantı gayrimeşrudur” dedi.

BELEDİYE BAŞKANLARINA DA TEPKİ

Erdoğan’ın toplantıda işçilerin işten atılmasına karşı olduğu yönündeki sözlerini nedeniyle toplantıya katılan büyükşehir belediye başkanlarını da eleştiren Beştaş, “Oradaki bir belediye başkanı da demedi ki; siz işçi kıyımından söz ediyorsunuz da kayyumlar gelir gelmez işçiyi görevinden aldılar. İşçiler bir tarafa yüz binlerce insanı KHK’lerle ihraç ettiniz. Siz belediye başkanlarını kayyum atayarak yerlerinden ettiniz. İşte AKP’nin ikiyüzlülüğü, AKP’nin algı tahakkümü böyle oluşturuluyor. Bu algıyı kıracağız” dedi.

‘SİZE DE BOYUN EĞMEYECEĞİZ!’

Kayyumların yolsuzlukları ve şatafatlı yaşamlarıyla kamuoyu nezdinde artık teşhir olduklarını dile getiren Beştaş, benzer durumların başka bir ülkede yaşanması durumunda tek bir hükümet yetkilisinin dahi koltuklarında oturamayacağını kaydetti. Ne olursa olsun kayyumları göndereceklerini söyleyen Beştaş, sözlerini hükümete “Bu üç ilin valisini merkeze çekin ve halk iradesi yerini bulsun. Bize karşı durarak, bize kaybettiremezsiniz. HDP geleneği, bizler 12 Eylül cuntasına boyun eğmemişiz. Size mi boyun eğeceğiz. Gidin oradan hadi. Biz direnmeye devam edeceğiz. Kazanacağız ve son sözü de biz söyleyeceğiz” şeklinde konuştu.

Continue Reading

Politika

’12 Eylül’ protestosu: Darbe AKP ile sürüyor!

AleviNet

Published

on

12 Eylül askeri darbesinin 39’uncu yıl dönümü dolayısıyla Taksim Kazancı Yokuşu’nda eylem düzenlendi. 78’liler Girişimi öncülüğünde yapılan eyleme HDP, EMEP, Devrimci Parti, Karşı Sanat Çalışmaları, Marksist Tutum, SYKP, Yeşil Sol Parti katıldı.

‘YÜZLEŞMEDEN KAPANMAZ’

Eylemde ilk konuşmayı yapan 78’liler Girişimi üyesi Nimet Tanrıkulu, kanlı tarih ile yüzleşilmedikçe darbeler döneminin hiç bitmeyeceğini söyledi.
Konuşmanın ardından ortak basın açıklaması 78’liler Girişimi İstanbul Temsilcisi Yunus Bircan tarafından okundu. Ülkede yıllardır demokrasicilik oynandığını söyleyen Bircan, “12 Eylül, Erdoğan rejimiyle sürüyor” diye belirtti.
Açıklamada, kayyum gasbı ve savaş politikalarına da dikkat çekildi.

Continue Reading

Politika

Demirtaş’ın tahliyesi için “mahsupluk” başvurusu yapıldı

AleviNet

Published

on

HDP’nin eski eş başkanı Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılmasını sağlamak için avukatlarının, İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’ne mahsupluk başvurusunda bulunduğu bildirildi.

Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, 2 Eylül tarihinde hakkında verdiği tahliye kararına savcılık tarafından yapılan itirazın dün 20. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedilmesi üzerine Demirtaş’ın avukatlarının HDP’li siyasetçinin tahliyesi için bu başvuruyu yapması bekleniyordu.

Başvurunun dün akşam Demirtaş’ın avukatları tarafından İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yapıldığı belirtiliyor.

Demirtaş ayrı bir davadan, 2013 yılındaki Nevruz Kutlaması sırasında yaptığı konuşmalar nedeniyle, “terör örgütü propagandası yaptığı” suçlamasıyla, 2018 yılında 4 yıl 8 ay hapis cezasına mahkum edilmişti.

Avukatlar yaptıkları başvuruyla, Demirtaş’a verilen 4 yıl 8 ay hapis cezasının mahsup sayılmasını ve tutuklu bulunduğu Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nden denetimli olarak serbest bırakılarak tahliyesini talep ediyor.

Başvurunun mahkeme tarafından kabul edilmesi durumunda Demirtaş tahliye edilecek.

AİHM “serbest bırakılsın” demişti

2017 yılındaki başvurusu üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Demirtaş’ın serbest bırakılması gerektiğine hükmetmiş, Türkiye’yi de tazminata mahkum etmişti. AİHM, kararında Türk yargısının tutukluluğun devamını somut gerekçelere dayandıramadığına ve bu durumun hukuk dışı nedenlerden kaynaklandığına dikkat çekmişti.

Bu karara hem Türkiye hükümetinin hem Demirtaş’ın itirazı üzerine konunun 18 Eylül’de AİHM Büyük Daire’de görüşülmesi kararlaştırılmıştı. Demirtaş’ın haftaya Strasbourg’da yapılacak duruşma öncesinde tahliye edilip edilmeyeceği merak ediliyor.

DW / DA, AÜ

© Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI