Connect with us

.

Politika

Temelli’den ODTÜ’de yapılmak istenen KYK yurduna tepki

AleviNet

Published

on

Temelli’nin konuşmasından öne çıkan kısımlar şu şekilde:

-Bir vakıf var, SETA vakfı. Yaptığı araştırmanın başlığı bile kendini ele veriyor. Fişleme peşinde, yani bildiğiniz andıç. Bu andıç hikayeleri ile iktidara gelenlerin düştüğü duruma bakın. Gazetecilerin “neye hizmet ettiklerini” araştırıyorlarmış. Aykırı bir ses gördüğünde onları suçlayacak taktikler peşindesiniz. 90’larda bu işi karargahlar yapıyordu, şimdi araştırma grupları yapıyor. Demek ki çağ atlamışız! Raporda bizi de es geçmemişler. Bizimle iltisaklı olmak suç olarak gösterilmiş. HDP’nin haberlerini yapmak değil, sizin faaliyetleriniz suç! Bugün Türkiye’de bütün özgürlüklerin lağvedildiği bir süreç yaşıyoruz. Bunun sebebi de Cumhurbaşkanlığı sistemi.

-Geçen hafta bir rehabilite yapacaklardı biliyorsunuz, şimdi sistemin MR’ını çekeceklermiş! Bence siz bu sistemişn kısa filmini çekin de tarihe not olarak düşsün. Bizzat krizi doğuran bir mekanizmaya dönüşüş durumdasınız.

-Merkez Bankası başkanı da görevden alındı. Merkez Bankası bağımsız diyorlardı. Şimdi de tezi intihal olan bir Merkez Bankası başkanımız olacak. Biz bunları daha önce de yaşadık, Tansu Çiller döneminde yaşadık. O yüzden diyoruz ki Merkez Bankası özerk olmalı.

-Enflasyondan kurtulmak istiyorsanız ekonomide yapısal sorunlara ciddi çözümler üretmelisiniz. 17 yıldır ekonomiyi içinden çıkılmaz bir hale getirdiniz. Sanki bu işleri bunlar başımıza açmamış gibi, bir “beyaz sayfa” hikayesiyle karşımıza çıkıyorlar. Neyin beyaz sayfasını açacaksınız, kağıt israfından başka bir şey değilsiniz. Hepiniz oradaydınız!

-Kendisi tez yazmayan ama yazılan tezlerden çalıntı yapan Merkez Bankası başkanımız olacak şimdi.

-Bu torbacılar yine torba getirdiler Meclis’e. Bir ülkede vergi adaleti yoksa yaşamın herhangi bir alanında adaleti tesis etmeniz mümkün değil. Bu torbanın içinde de verginin tabana yayılmasını göreceksiniz. Hesapsız, kitapsız ekonominin maliyetini emekçiye kesecekler.

-Vergi barışını 6 ay daha uzatacaklarmış. Barışmak istemiyor adamlar, vergi kaçırmak istiyor. Vergi alınır.

-Bunların ağaçla bir sorunu var. Çocukken ağaçtan mı düştüler ? Ağaç kesip bina yapma peşindeler. Ankara’da KYK inşaat yapacak alan bulamamış, gitmişler ağaç kesmeye. Öğrencilere, arkadaşlarımıza, vekillerimize saldırdılar. Kabul etmiyoruz.

-S-400 ve F-35 için bugüne kadar harcanan para Sağlık Bakanlığı bütçesinin yarısı. Bu parayı sağlık için harcasalar belki de sorunlar çözülecek. Bunu söylerken de insan çekiniyor. Sağlık için yapılan harcama da şehir hastanesi. Yani beton.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Politika

ESP: Barış dedikleri işgal, pınar dedikleri kan deryası

AleviNet

Published

on

ESP Genel Merkezi yaptığı yazılı açıklamada, Türk işgal saldırılarına ilişkin, yüzlerce sivilin bombardımanlarda hayatını kaybettiği, bazı köyler ve kasabaların talan edildiğini kaydetti.

“Direnişin meşruiyeti büyürken işgalciler yalnızlıklarında boğuluyor” diyen ESP, direniş karşısında “Neo-Osmanlıcı işgal ve yayılma hevesleri sömürgecilerin kursağında kalıyor” diye ekledi.

İşgale “Barış pınarı” adının verilmesine de tepki gösteren ESP, “Tam da faşist karakterlerine ve ikiyüzlü tutumlarına uygun olarak bu işgal harekâtının “Barış Pınarı” diyorlar. Barış dedikleri işgal ve savaş, pınar dedikleri ise kan deryasıdır” dedi.

“Şimdi daha gür sesle halkların kardeşliğini ve eşitliğini savunmanın zamanı” olduğunu belirten ESP, şu çağrılarda bulundu:

-AKP-MHP faşist blokunun işgal saldırısı durdurulmalı, Türk burjuva ordusu ve denetimindeki çeteler Rojava topraklarını derhal terk etmelidir.

-Tüm emperyalistler ve bölge işbirlikçileri Suriye topraklarından elini çekmelidir. Suriye’nin geleceğine Suriye halkları karar vermelidir.

-Kuzey-Doğu Suriye halklarının ve yönetiminin statüsü ve hakları tanınmalıdır.

-Afrin işgali sonlandırılmalı, buradaki eli kanlı çeteler ve sömürge kurumları tasfiye edilmeli, Afrin halkının geri dönüşü güvence altına alınmalıdır.

-AKP-MHP faşist koalisyonunun savaş suçları tespit edilmeli, sorumluları uluslararası mahkemelerde yargılanmalıdır.

-İşgale karşı çıktıkları için tutuklananlar derhal serbest bırakılmalı, polis ve yargı terörü sonlandırılmalıdır.

Continue Reading

Politika

Erdoğan’ın Alman Bakan’a yönelik sözlerine tepki

AleviNet

Published

on

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas hakkındaki sözleri Almanya’da tepkiyle karşılandı.

Erdoğan, dün Azerbaycan dönüşü uçakta gazetecilere yaptığı açıklamada Alman Dışişleri Bakanı Heiko Maas’ın Suriye’deki askeri harekâtta kullanılabilecek silah ve teçhizatların satışına izin vermeyecekleri sözlerini eleştirmişti. Erdoğan, “Alman Dışişleri Bakanı çıkmış, haddini bilmez bir adam, ‘Türkiye’ye silah satmayacağız’ diyor. Aman yandık! Ben kaybetmem siz kaybedersiniz. Sen siyaseti de bilmiyorsun, siyaset acemisisin. Siyaseti bilsen böyle konuşmazsın. Sen satmadın da ne olacak yani, biz bittik mi?” demişti.

Mützenich’ten “ilişkileri zehirler uyarısı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerine tepki gösteren Sosyal Demokrat Parti (SPD) Grup Başkanı Rolf Mützenich, bunu “Çirkin hakaret” olarak nitelendirerek, kabul edilemez olduğunu söyledi.

Mützenich, yaptığı yazılı açıklamada “Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Dışişleri Bakanı Heiko Maas’a yönelik aşağılayıcı sözleri kesinlikle kabul edilemez” dedi. Mützenich, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sözler çok kötü bir şekilde sınırın aşılması ve kişisel olarak büyük bir gaftır. Müttefikler arasında eleştiri şarttır. Kişisel karalamaya varan çirkin hakaretler iki ülke arasındaki gergin ilişkileri zehirliyor.”

Sosyal Demokrat Partili Bakan Maas’ın Türkiye’nin askeri harekâtını eleştirdiğini hatırlatan Mützenich, Almanya’nın Türkiye’ye silah satışını durdurma kararını ve başka önlemleri değerlendirmesini desteklediklerini vurguladı.

Sol Parti’den tepki

Sol Parti de Erdoğan’ın Almanya Dışişleri Bakanı’na yönelik sözlerine tepki gösterdi. Sol Parti Grup Başkanı Dietmar Bartsch, Alman hükümetinden Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi’nin çağrılmasını talep etti. Bartsch, yaptığı yazılı açıklamada “Eğer Erdoğan hakaretlerini geri almazsa, Türk Büyükelçi’nin sınır dışı edilmesi” gerektiğini söyledi.

“Türkiye’nin Suriye’deki uluslararası hukuku ihlal eden işgali nedeniyle Heiko Maas’ın Türk Büyükelçiyi çoktan çağırması gerekirdi” diyen Sol Partili politikacı, Alman hükümetinden Türkiye’ye yönelik “Eksiksiz silah ambargosu ve diplomasinin bütün araçları ile siyasi baskı” uygulanmasını talep etti.

AFP,dpa/JD,HS

© Deutsche Welle Türkçe

 

Continue Reading

Politika

HDP: Kürt halkının iradesini kıramazsınız

AleviNet

Published

on

HDP eş genel başkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli, işgale karşı başlatılan siyasi soykırım operasyonlarına ilişkin bugün açıklama yaptı.

‘İKTİDAR CADI AVINDA!’

Buldan ve Temelli’nin yazılı açıklaması şöyle:

“İktidarın demokratik siyaset alanına ve Kürt siyasetine yönelik başlattığı tasfiye operasyonları adeta bir cadı avına dönüştü. Savaşa ve işgal girişimine karşı çıkan ve barış isteyen herkes iktidarın hedefinde.

9 Ekim’den bugüne kadar savaş karşıtı yüzlerce kişi gözaltına alınmış, onlarca kişi tutuklanmıştır. Belediye eşbaşkanlarımız, kriz merkezlerimiz, savaş mağdurlarına el uzatmaya çalışan gönüllü yardım organizasyonlarımız bu saldırının hedefindedir.

‘İTTİFAK PARTİLERİ DE HEDEFTE’

Kürt halkının haklı ve meşru taleplerini dillendiren ittifak partileri de hedef alınmaya başlamıştır. Kürdistan Komünist Partisi Genel Başkanı Sayın Sinan Çiftyürek bu sabah gözaltına alınmıştır. Böbrek nakli yaptırmış ve son bir yıldır bu nedenle tedavi gören 67 yaşındaki Sinan Çiftyürek’in evine gece yarısı baskın yapmak iktidarın hıncının göstergesidir.
Bu gözaltı da, siyasi çizgisi ne olursa olsun hak ve özgürlük talep eden bütün Kürtlere yönelik bir saldırı zihniyetinin olduğunun açık ve somut kanıtıdır. Kürt halkının meşru ve demokratik taleplerini dile getiren Sinan Çiftyürek başta olmak üzere, evrensel bir hak olan barış talebini dillendirenler derhal serbest bırakılmalıdır.

‘HALKIN İRADESİNİ KIRAMAZSINIZ’

Barış talebi, hak ve özgürlük talebi baskılarla susturulamaz. Gözaltı ve tutuklamalar Kürt halkının iradesini kıramaz. Haklı ve doğru bulduğumuzu savunmaya ve bu uğurda mücadele etmeye devam edeceğiz.”

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI