Connect with us

.

GÜNCEL HABERLER

Çorlu faciasında yakınlarını kaybedenlerden AA ve İHA’ya tepki

AleviNet

Published

on

Tekirdağ’ın Çorlu ilçesine bağlı Sarılar köyünde 8 Temmuz 2018 tarihinde meydana gelen tren faciasında 7’si çocuk 25 kişinin hayatını kaybetmesinin yıl dönümünde anma etkinliği düzenlendi.

Anma etkinliği Sarılar Köyü meydanından tren faciasının yaşandığı yere kadar acılı aileler bir yürüyüş düzenlendi. Yürüyüşte hayatını kaybedenlerin isimleri okunurken, aileler ise “Burada” diyerek seslendi.

“HEPSİNİ ÇOK ÖZLÜYORUZ”

Facianın yaşandığı yere aileler karanfiller bıraktı. Acılı aileler burada bir de açıklama yaptı. 9 yaşındaki Oğuz Arda Sel ve eşi Fatih Sel’i kaybeden Mısra Öz Sel, “Annelerimizi, Babalarımızı, Çocuklarımızı bu raylar üzerinde kaybettik. Bugüne dair söylenebilecek çok söz varken acıdan başka bir şeyden bahsedemiyorum. Hepsini özlemle, sevgiyle, hasretle, saygıyla anıyoruz. Bugün burada yanımızda olduğunuz için teşekkür ediyoruz. Bugün bizim söyleyebilecek hiçbir sözümüz yok. Onlara biz söz verdik. Sözümüzü yerine getireceğiz. Her biri bizimle burada… Ama geçen sene bu saatleri düşündüğümüz de şuan nefes alıyorlardı, şuan umutlarını düşünüyorlardı, hayallerini düşünüyorlardı. Biraz sonra inecekleri durak için hazırlanıyorlardı. Ama ne yazık ki biz onları bu taşların altına gömdük. Acıyı paylaştığınız için teşekkür ederim. Acıdan başka hiçbir şey yok. Hepsini çok özlüyoruz” dedi.

“TÜRKİYE GÖRDÜ AMA YETKİLİLER GÖRMEDİ”

14 yaşındaki kızı Bihter Bilgin’i, kız kardeşleri Emel Duman ve Derya Kurtuluş’u ve 5 aylık yeğeni Beren Kurtuluş’u kaybeden Zeliha Bilgin, “İnsan evladının, kardeşlerinin, yeğeninin canını teslim ettiği yerde ne söyleyebilir ki. Toplam 25 can gitti bu ihmaller yüzünden. Bunu tüm Türkiye gördü ama yetkililer görmedi. Ben bugün burada cennete uğurladığımız 25 kişiyi rahmetle anıyorum. Sizler ilk günden bugüne kadar yanımızda oldunuz. Hepinize sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Evlat kaybetmek ne demek? Hayat bitti demek. İlk günden beri söylüyorum; Hayaller bitti, hayatlar bitti” dedi.

Açıklamaların ardından aileler trenin gelmesini bekledi. Trenin yavaşça geldiği sırada, tren faciasında babasını kaybeden 5 yaşındaki kız, Mısra Öz’e sarılarak, “Kazanın olduğu gün bu tren çok hızlıydı ama şimdi neden bu kadar yavaş geçiyor” dedi.

AA VE İHA’DAN MANİPÜLE HABERİNE AİLELERDEN TEPKİ

Anadolu Ajansı, anma etkinliğinin haberinde, “Ailelerin tren raylarına oturduğu sırada aynı hatta ve aynı saatte gelen yolcu treni göründü. Bazı vatandaşlar trene karanfil atarken bazıları da taş atmak istedi. Jandarma ekipleri taş atmak isteyen kişileri engelledi” dedi.

İhlas Haber Ajansı ise anma etkinliği haberinde, “Ailelerin tren raylarına oturarak eylem yapmasının ardından kazanın yaşandığı saatte aynı hatta görev yapan tren olay yerinden geçti. Bazı vatandaşlar karanfil atarken, bazıları da ellerine aldıkları taşları atmak isterken diğer vatandaşlar ve jandarma ekipleri engel oldu” ifadelerini kullandı.

Odatv’den Hüreyra Oflaz’a konuşan acılı aileler, AA’nın ve İHA’nın haberine sert tepki gösterdi.

“ACIYA SAYGIYA DAVET EDİYORUM”

Tren faciasında hayatını kaybeden Oğuz Arda Sel’in annesi Mısra Öz Sel, “Çocuklar dâhil kimse trene taş atmadı. Çıkan bu haberlerin haber niteliğinden çok olayı provoke etmek için yapıldığını düşünüyorum. Acıya saygıya davet ediyorum” dedi.

“MALUM AJANSLAR…”

Tren faciasında hayatını kaybeden Hakan Sel’in abisi Fatih Sel ise, “O kadar çok kolluk kuvvetlerini oraya getirmeleri de bizleri tahrik etme amacının olduğunu düşünüyorum. Umdukları şey biz acılı aileleri ‘marjinal’ olarak lanse ekmekti. Bizler ‘marjinal’ olmadığımız için ve sadece acımızı yaşayıp adalet taleplerimizi dile getirdik. Malum ajanslar da sanıyorum aldıkları talimat ile alışkanlık haline getirdiği yalan haberlerini servis ettiler” dedi.

“KARALAMALARA ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ”

Tren faciasında hayatını kaybeden 14 yaşındaki kızı Bihter Bilgin’i, kız kardeşleri Emel Duman ve Derya Kurtuluş’u ve 5 aylık yeğeni Beren Kurtuluş’u kaybeden Zeliha Bilgin, “Biz acılı aileler, 12 aydır nezaketimizden ödün vermedik. Asla böyle düşüncesi olan bir arkadaşım yok. Olsaydı acımız çok tazeyken de karanfil bıraktık o raylara. Amacımız taşkınlık çıkartmak değil amacımız giden canlarımızı rahmetle ve dua ile anmaktı ve öylede yaptık. Karanfili bırakma sebebimiz giden 25 canda birer çiçekti ve o kara tren onları böyle biçti mesajını vermekti. Bizler ADALETi tasla sopayla aramıyoruz. Bizler Adalet Sarayı kapılarında arıyoruz. Onlar bizlere 1yildir ADALETİN A’sını veremediler. Öyle karalamalara asla izin vermeyeceğiz” dedi.

“YAZIKLAR OLSUN BÖYLE HABERCİLİĞE”

İhsan Köse, “Ben İsmail kardeşimden salâvat getirmemiz gerektiğini söylemiştim. Nedeni sakinleşmemiz ruhumuzu dinç tutabilmemiz içindi bu. Orada her birimiz ağlarken kendimizden geçip dermanımız kalmamışken ne taşından ne raylarda oturup trenin geçişini engellemekten bahsediyorlar. TREN ağır ağır geldi geçti durmadan gitti. Hatta ya mısra ya da zeliha kardeşim ikisinden biri keşke o günde böyle ağır gitseydin dedi. Ben çok dikkatlice baktım etrafıma Gürkan Aysun Erdinç Funda çok sakindi o beni ürküttü. Serhat şahin’in babası sanki bir ara hareketlendi onada sarıldılar… Bunlar şaşırtmaca. Fotoğraflar videolar bunları seyrettirin böyle bir şey yok. Kötü söz dahi yok. Her birimiz yangınlardaydık. Yazıklar olsun böyle haberciliğe. Sizlerden ricam Jandarma teşkilat çok nazikti ve anlayışlıydı. Ropörtajlarda teşekkür edersek çok iyi olur kanısındayım. Polisler görsünler öğrensinler” dedi.

“BAŞKA İMAJLAR YARATMAYA ÇALISIYORLAR”

Tren faciasında hayatını kaybeden kızları Özgenur Dikmen ve Gülce Dikmeni’n annesi Funda Dikmen, “Bizim olduğumuz tarafta taş atan olmadı. AA ve IHA’nın açıklaması bence bizleri insanların gözünde başka imajlar yaratmaya çalışıyorlar. Bizleri saldırgan olarak halka lanse etmeye çalışıyorlar ama bizim davamız belli isteğiniz belli onlara istediklerini vermeyeceğiz. Biz evlatlarımızı kaybettik ve başkalarına zarar gelmemesi için uğraşıyoruz bizler saldırgan değiliz” dedi.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNCEL HABERLER

Suriyeli bir Kürt Cenevre’de kendini ateşe verdi

AleviNet

Published

on

Suriyeli bir Kürt, Cenevre’deki Birleşmiş Milletler (BM) binasının önünde kendini ateşe verdi. Almanya’da ikamet eden şahsın, alevler içinde kaldıktan sonra Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNCHR) binasına girmeye çalıştığı belirtildi.

Ağır yaralanan 31 yaşındaki şahsın bir helikopterle Cenevre’ye 60 kilometre uzaklıktaki Brandopfer’de bir özel kliniğe götürüldüğü belirtildi. UNHCR sözcüsü Andrej Mahecic, güvenlik güçlerinin derhal duruma müdahale ederek alevleri söndürdüğünü ve adamın hayatını kurtardığını söyledi.

Mahecic, adamın herhangi bir talep dile getirmediğini ve üzerinde herhangi bir açıklama ya da broşürün de bulunmadığını belirtti. Polis sözcüsü de adamın eyleminin sebebine ilişkin henüz bir bilgi bulunmadığını, ağır yaralanan şahsın yakın zamanda konuşabilecek duruma geleceğini de düşünmediğini söyledi.

Sözcü, şahsın Almanya’da ikamet ettiğini üzerindeki dökümanlardan tespit ettiklerini, ancak ne zamandır Almanya’da yaşadığını ve en son nerede ikamet ettiğine ilişkin ellerinde bir bilgi bulunmadığını belirtti.

Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğunda Kürtlerin kontrolündeki bölgelere yönelik başlattığı Barış Pınarı Harekatı’ndan bu yana on binlerce kişi yerinden oldu. UNHCR’nin verilerine göre, operasyon nedeniyle  bölgede haftabaşına kadar 80 bini çocuk 150 bin kişi yerinden oldu. Harekat başladığından beri Cenevre, Zürih ve Bern’in de aralarında olduğu çok sayıda Avrupa şehri operasyon karşıtı gösterilere sahne oluyor.

dpa / SÖ, ET 

©Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

AP’de ‘Rojava’ gündemi: Erdoğan bir canavar!

AleviNet

Published

on

Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulunda, Türk devletinin Rojava’ya yönelik işgalci saldırıları ele alındı. AP bünyesinde yer alan bütün siyasi parti temsilcileri, Türk devletinin saldırılarına yönelik görüşlerini dile getirerek, ortak bir metin üzerinde anlaşma sağlanması yönünde tartışma yürüttü.

Oturumda, Avrupa Birliği ülkelerinin saldırı ve işgal karşısında alacağı ortak tutum tartışıldı.

Tartışmalarda NATO üyesi bir ülkenin NATO’dan habersiz bir işgal ve saldırı düzenlediği yönünde bir fikir öne çıktı.

Kürt halkına karşı bir soykırımın söz konusu olduğunun da dile getirildiği genel kurul oturumunda, Avrupa’nın acilen Türk devletinin savaş politikalarına karşı bir tutum alması gerektiği vurgulandı.

‘TÜRK DEVLETİ SİVİLLERİ ÖLDÜRDÜ’

Genel Kurul oturumunda söz alan Hıristiyan Demokrat Grubu Milletvekili Christos Stylianides, Türk devletinin Rojava’ya dönük saldırısında 200 binin üzerinde kişinin göç etmek zorunda kaldığını ve 200’ü aşkın sivilin ise öldüğünü belirterek, sivil kayıpların kabul edilemez olduğunu ifade etti.

‘ACİLEN HAREKETE GEÇİLMELİ’

Stylianides, Türk devletinin desteklediği “cihatçı” çetelerin, işgal edilen yerlerde talan ve yağma yaptığını belirtti. Yaralıların tedavi gördüğü hastanelerin bombalandığını, ambulansların yaralıları alması engellendiğini de belirten Kıbrıslı parlamenter, bütün bunların insan hakları ihlali olduğunu ve Türkiye’ye karşı acilen yaptırım kararı alınarak, harekete geçilmesi çağrısında bulundu.

‘AVRUPA DEĞERLERİ İÇİN KÜRTLERİN YANINDA YER ALMALIYIZ’

Parlamentoda yer alan Yeşiller Grubu’ndan Danimarkalı milletvekili Nikolaj Vıllumsen ise Trump ve Putin’i kastederek, dünyanın iki kişi tarafından paylaşıldığını ve buna karşı ise Avrupa’nın sessiz kaldığını ifade etti. Bu paylaşım savaşında Türk devletinin giderek gerilim siyaseti yürüttüğünü belirten Vıllumsen, Türkiye’nin giderek militaristleştiğini ve bu militarizmin sonucu olarak Kürt halkına yönelik bir savaş siyaseti yürütüldüğünü belirtti. Avrupa değerlerinin tekrardan inşa edilmesi için Kürt halkının yanında yer alınması çağrısında bulunan Nikolaj Vıllumsen, Türkiye’ye yaptırımlar konusunda hazırlanacak ortak metne “evet” diyeceklerini belirtti.

‘EKONOMİK YAPTIRIMA DESTEK VERECEĞİZ’

Genel kurulda söz alan sağ eğilimli grup “Kimlik ve Demokrasi” grubundan Çekyalı Parlamenter Ivan David ise Türk devletinin Kürt halkına “terörist” dediğini ama Kürtlerin kadim bir halk olduğunu ve terörist olmadığını belirtti. Kürtlerin DAİŞ’e karşı savaşarak insanlık değerlerini koruduğuna vurgu yapan David, Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yönelik ekonomik yaptırım kararı almasına destek vereceklerini ifade etti.

‘HAVA SAHASI KAPATILMALI’

Reformist Grup milletvekili Belçikalı Assati Kanko, Türk devletinin Kürt halkına yönelik saldırılarının kabul edilemez olduğunu ifade ederek, hava sahasının kapatılması gerektiğini ve ekonomik yaptırımlar başta olmak üzere AB’nin, acilen yaptırım kararı alması ve bunları hayata geçirmesi gerektiğini ifade etti.

‘TÜRKİYE KİMYASAL SİLAH KULLANIYOR’

Sol Gruptan Danimarkalı Parlamenter Nikolaj Villumsen, konuşmasına Türk devletinin katlettiği sivillerin isimlerini okuyarak başladı. Sivillerin katledilmesinin kabul edilemez olduğunu ifade eden Villumsen, “Türk askeri ve destekledikleri cihatçıları Kürt halkını katlediyor. Türk devleti kimyasal silah kullanıyor. Biz ise hâlâ suskunuz” dedi.

Trump’ ın Avrupa’nın yakın dostları olan Kürt halkını Avrupa’dan uzaklaştırdığını belirten Nikolaj Villumsen, “Erdoğan kazandı, biz kaybettik” diyerek, Kürt halkına karşı yürütülen saldırıya Trump ve Erdoğan’ın karar verdiğini ifade etti.

Türkiye’nin amacının etnik temizlik olduğunu belirten Villumsen, Türkiye’nin Kürt halkına yönelik bu saldırılarını durdurmanın tek yolunun ise alınacak yaptırımlar olduğunu ifade etti.

‘TÜRKİYE DAİŞ’İ CANLANDIRDI!’

Parlamentoda yer alan bağımsız Milletvekili Yunanistanlı Athanasios Konstantinou, DAİŞ’in yeniden canlandığını ve bunun sebebinin Türkiye olduğunu belirtti. Kürt halkının DAİŞ’e karşı büyük bir savaş verdiği ve bedel ödediğine değinen Konstantinou, yaptırım kararının bir an önce alınması ve hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

‘TÜRKİYE ÇEKİLMELİ’

Alman SDU Milletvekili ve AP içerisinde yer alan en büyük grup Parti Popüler Europenn (PPE) Parlamenteri David Mc Allıster, QSD’nin DAİŞ’e karşı savaştığını ifade ederek, Trump’ın asker çekmesini kınadığını dile getirdi. Kürtler adına bir tampon bölgenin acilen kurulması gerektiğini belirten Allıster, Türkiye’nin işgal ettiği bölgelerden geri çekilmesini talep etti.

‘TÜRKİYE CEZASIZ KALMAMALI’

Parlamenter İspanyol Nacho Sanchez Amor ise, Türkiye’nin NATO üyesi bir ülke olduğunu hatırlatarak, NATO’dan izin alınmadan gerçekleştirilen saldırılarının uluslararası hukuka aykırı olduğunu, bunun cezasız kalmaması gerektiğini ifade etti. NATO kararı alınmadan Türkiye’nin Kürtlere saldırdığını belirten Amor, Türkiye’nin işgal ettiği yerlerden bir an önce geri çekilmesi gerektiğini ve bu saldırıya karşılık Avrupa Birliği’nin acilen her türlü yaptırımı alması gerektiğini söyledi.

Liberal Demokrat Grup Parlamenteri İrina Von Wiese ise, Türkiye’nin saldırılarının bir meşruluğunun olmadığını, Avrupa’dan giden DAİŞ mensuplarının ise alınarak vatandaşı olduğu ülkelerde yargılanması gerektiğini söyledi.

‘ERDOĞAN BİR CANAVAR!’

Sol Grup’tan Kıbrıs Milletvekili Giorgos Georgiou ise, Erdoğan’ın bir canavara dönüşerek katliamlar işlemesinin temel sebebinin Avrupa’nın sessizliği olduğunu belirtti. Bu sessizlik sonrası yapılan katliamların ardından dile getirilenlerin ise “timsah gözyaşı dökmek” olduğunu belirten Georgiou, bunun traji komik olduğunu ifade ederek, yapılması gerekenin artık net bir tutum çerçevesinde Türkiye’ye dur demek, çeşitli etkili yaptırımlar alarak uygulamak olduğunu vurguladı.

Bağımsız İtalyan Milletvekili Fabio Massimo Castaldo, Kürt halkının yalnız bırakılmaması gerektiğini, Avrupa’nın tüm gücüyle Türkiye’ye yaptırımlar uygulaması gerektiğini ifade etti.

Roman Milletvekili ve Demokrat Hıristiyan Grubu’ndan Train Basescu ise Putin ile Erdoğan’ın Soçi görüşmesinin, Türkiye’nin tüm taleplerinin karşılanmaması açısından çok önemli olduğunu ifade etti. Basescu, alınacak yaptırım kararlarında “evet” diyeceklerini sözlerine ekledi.

‘HER TÜRLÜ YAPTIRIM HEMEN UYGULANMALI’

Portekiz Milletvekili, Sol Grup’tan Isabel Santos ise DAİŞ’in tekrar canlanmasının temel sebebinin Türkiye’nin Kürt halkına karşı saldırıları olduğunu belirtti. Erdoğan’ın mültecilerle Avrupa’yı tehdit ettiğini hatırlatan Santos, Erdoğan’ın bu şantajına karşı Avrupa’nın mültecilerin yanında olması gerektiğine, bu şantajı boşa çıkarmanın önemli olduğuna dikkat çekti. Santos, Türkiye’nin uluslararası hukuka aykırı olarak Kürt halkına saldırdığını belirterek, her türden yaptırımların alınmasının aciliyetine dikkat çekti.

Group Renew’den (Yeniden Doğuş) Fransız Milletvekili Nathalie Loiseau, Hevrin Xelef’in Türk işgali sırasında katledilen bir Kürt siyasetçi olduğuna vurgu yaptı, Xelef gibi kadın eşitliğini savunan birisini katledilmesini kınadıklarını ve bunun kabul edilemez olduğunu söyledi.

Türkiye’nin Kürtlere saldırarak bir çok sivili katlettiğini ifade eden Loiseau, ABD’nin kendilerinden habersizce askerlerini geri çekmesinin bu saldırının önünü açtığına dikkat çekti. Avrupa’nın hiçe sayıldığını ifade eden Fransız vekil, bunun Avrupa için utanç olduğunu belirtti. Avrupa’nın Kürtlere yönelik saldırılara karşı yeterli bir tutum takınmadığına dikkat çeken Nathalie Loiseau, Avrupa’nın acilen kendi değerlerine sahip çıkması çağrısında bulunarak, yaptırımların bir an önce alınarak hayata geçirilmesini belirtti.

‘ENGEL OLUNMAZSA İŞGAL SÜRER’

Sol Grup Parlamenteri Evin İncir ise Türkiye’ye karşı bir tutum ve yaptırım alınmadığında işgal ettiği yerlerde kalacağını dile getirdi. Kürt halkının DAİŞ’in katliamları sonrasında büyük bir travma geçirdiğini ve şimdi ise Türk devletinin saldırılarıyla bu travmanın derinleştiğine dikkat çeken İncir, Kürt halkının yanında olmanın bir insani görev olduğunu ifade etti. İncir, acilen ortak tutum alınarak Avrupa’nın Türkiye’ye başta ekonomi olmak üzere çeşitli yaptırım kararları alarak, uygulamaya alması gerektiğini dile getirdi.

Gün sonunda bitecek tartışmalar sonucunda ortak bir karar alınarak Perşembe günü genel kurum oturumunda oylamaya sunulacak.

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

‘Türk devleti Hristiyanları Ortadoğu’dan çıkarmayı amaçlıyor’

AleviNet

Published

on

Süryani Birlik Partisi ve Süryani Kadınlar Birliği, Süryani Birlik Partisi’nin Qamişlo’da bulunan merkezinde basın toplantısı düzenledi. İşgalci Türk ordusunun bölgede savaş suçları işlediğini belirten Süryaniler, Türk devletinin Hristiyanları Ortadoğu’dan çıkarmayı hedeflediğini belirtti. Açıklamalar, Süryani Birlik Partisi Eşbaşkanı Senherîb Bersûm ve Süryani Kadınlar Birliği Eşbaşkanı Sîham Qeryo tarafından okundu.

“Süryani temsilcileri olarak Türk devletinin uluslararası mahkemede savaş suçlusu olarak yargılanması için Birleşmiş Milletler’e çağrıda bulunuyoruz. Türk devleti Serêkaniyê ve Girê Spî’de insanlığa karşı suçlar işledi. Türk devleti işlenen suçların sorumlusudur. Bir kez daha belirtiyoruz, Suriye halklarına karşı yapılan saldırıların durdurulması ve Suriye’de tüm hakların garanti altına alındığı bir anayasanın bir an önce yapılması gerekmektedir. Süryani ve Asuri halkların tüm hakları garanti altına alınmalıdır” denilen açıklamaya şöyle devam edildi: “Süryani halklar olarak büyük bir tehlike ile karşı karşıyayız. Planlı ve metotlu bir şekilde Süryani halklar bölgeden çıkarılmak isteniyor. Özellikle Ortadoğu’dan Hristiyan halkların çıkartılması amaçlanıyor. İşgalci Türk devleti bölgenin demografik yapısını değiştirmeyi hedefliyor. Bunu yaparken terörist grupları kullanıyor. Bu sadece Suriye halkları için değil bütün dünya için tehlike arz etmektedir.

Son olarak BM ve tüm uluslararası kuruluşları göreve davet ederek bu uygulamaların önünü almasını istiyoruz.”

 

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI