Connect with us

.

Yaşam-Ekoloji

‘Hasankeyf için henüz geç değil’ diye seslendiler

AleviNet

Published

on

HDP Ekoloji Meclisi’nin, Ilısu Barajı bölgesinde yapmak istediği açıklama polis ve jandarma engeline takıldı.

Engelleme üzerine Ilısu Mahallesi girişinde yapılmak zorunda kalınan açıklamada, AKP iktidarının kendi renksizliği ile bütün renkleri yok etmeye çalıştığını söyleyen HDP Milletvekili Murat Çepni, henüz geç olmadığını belirterek herkesi Hasankeyf için mücadeleye davet etti.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ekoloji Meclisi üyeleri, 12 bin yıllık tarihe sahip olmasına rağmen yapımı devam eden Ilısu Barajı’nın suları altında bırakılmak istenen Hasankeyf’e gitti.

Partili milletvekilleri Ayşe Acar Başaran, Feleknas Uca, Necdet İpekyüz, Mehmet Rüştü Tiryaki, Züleyha Gülüm, Murat Çepni, Meral Danış Beştaş, Hişyar Özsoy, Semra Güzel, Dersim Dağ, Pero Dündar, Erdal Aydemir, Nuran İmir, Hüseyin Kaçmaz ve Hasan Özgüneş ve bazı belediye eş başkanlarının da yer aldığı kalabalık grubun ilçeye gelişi öncesinde Hasankeyf Seyir Terası ile birlikte HDP İlçe Örgütü binası, jandarma ve polis ablukasına alındı.

Partililer, kurulan bu abluka nedeniyle bir süre buradan Ilısu Barajı’nın inşa edildiği Mardin’in Dargeçit ilçesine bağlı Ilısu Mahallesi’ne gitmek üzere araçlarıyla yola çıktı.

Yolda iki ayrı noktada kurulan polis ve jandarma kontrol noktalarından geçen partililer, Ilısu Mahallesi girişinde bir kez daha durdurulup, geçillerine izin verilmedi.

‘Ilısu’ya girişe izin verilmedi’
Jandarmalar, basın açıklaması yapılmak istenen baraj bölgesinin “Güvenlik Bölgesi” olması nedeniyle girişe yasak olduğunu ileri sürdü. Yapılan görüşmelerde baraj bölgesine sadece kendilerinin girebileceği ifade edildi.

Bunu reddeden milletvekilleri, mahalle girişinde açıklama yapacaklarını duyurdu.

Buradan gidilen mahalle girişinde açılan “Kimliğimiz, kültürümüz, doğamız, tarihimiz, Hasankeyf’tir dokunma” pankartı arkasında açıklama yapılmaya başlandı. O anları kayıt altına alan çok sayıda polis ve askerin yanı sıra iki adet drone ile de gökyüzünden çekim yapılması dikkat çekti.

‘Protesto ediyoruz’
Açıklama yapan HDP Ekoloji Meclisi Sözcüsü ve İzmir Milletvekili Murat Çepni, 12 bin yıllık bir tarihin ve Dicle Vadisi’nin sular altında bırakılmasına karşı olduklarını, doğa ile tarihi korumak amacıyla mücadele ettiklerini söyledi.

Ilısu Köyü’nde ve baraj çevresine gitmelerinin engellenmesine tepki gösteren Çepni, “İnsanlık tarihine sahip çıkması gerekenlerin, burada bizlere engel koymasını kabul etmiyor ve bu durumu protesto ediyoruz. Sadece biz vekillerin girişine izin verildiği için bu durumu kabul etmedik, o yüzden açıklamayı burada yapıyoruz” dedi.

Hasankeyf’te yarın yapılacak “Dicle’ye büyük atlayış” etkinliğini hatırlatan Çepni, bu etkinlik öncesi uygulanan engellerin bir an önce kaldırılması konusunda yetkililere çağrıda bulundu.

‘AKP yok etmek istiyor’
12 bin yıllık bir tarihin baraj için silinmeye ve yok edilmeye çalışıldığını vurgulayan Çepni, şunları söyledi: “Bugüne kadar burası Moğollar tarafından saldırıya uğradı. Ama buna rağmen tarih toparlanabildi. AKP döneminde ise tamamen yok edilmek isteniyor. Burası bırakın yıkmayı, halen kazı alanıdır. AKP’nin yapması gereken buraları korumaktır. Burası aynı zamanda endemik bitki ve canlıların yaşam alanıdır. Ama AKP burayı yok etmek istiyor.”

‘Hasankeyf için mücadele edelim’
Baraj projesiyle Dicle Vadisi’ndeki ekosistemin de yok edilmek istenildiğine dikkat çeken Çepni, “Tarih ve doğanın sadece sınırları içinde bulunan ülke ve iktidarlara bırakılmaması gerekiyor. Burası insanlığın ortak mirası ve yaşam alanıdır. AKP iktidarı kendi renksizliğini ile bütün renkleri yok etmeye çalışıyor. Onlar için varsa yoksa para, beton ve inşaattır. İnsanlığa açılmış bir savaştır bu. İnsanlığın ortak mirasının karar mercii insanlıktır” dedi. Hasankeyfliler, ekolojistler, demokrasi mücadelesi verenlerin projeye karşı olduğunu ifade eden Çepni, “İktidara bir kez daha sesleniyoruz. Halka karşı yürütülen kültürel savaşlar bugüne kadar kimse kazanamamıştır. Bunu da kazanamayacaktır” dedi.

Açıklama, Çepni’nin henüz geç olmadığını vurgulayarak herkesi Hasankeyf için mücadeleye davet etmesiyle sona erdi.

MA/MARDİN

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yaşam-Ekoloji

Hazır bebek yemeklerinin çoğunda aşırı şeker var!

AleviNet

Published

on

WHO açıklamasına göre, dünya genelindeki 500 mağazada satılan 8 bine yakın hazır bebek yemeği markası irdelendi. Açıklamada, incelenen ürünlerin yarısındaki kalorilerin yüzde 30’undan fazlasının şeker, üçte birinden fazlasının ise ilave şeker kaynaklı olduğuna dikkat çekildi.

AŞIRI KİLO, DİŞ SAĞLIĞI VE ÖMÜR BOYU ŞEKER BAĞIMLILIĞI

Bebeklerin aşırı oranda şeker içeren gıdaları tüketmesinin aşırı kilo riskini beraberinde getirdiğine vurgu yapılan WHO açıklamasında, diş çürümelerinin de şeker kaynaklı olduğuna işaret edildi.

Doğal veya ilave şeker içeren gıdaları tüketen bebeklerin yaşamlarının ilerleyen dönemlerinde şekerli gıdaları tercih edecek şekilde bağımlılığa yol açtığının altı çizildi. Basın açıklamasında görüşlerine yer verile WHO Avrupa Genel Direktörü Zsuzsanna Jakab, “Doğum sonrası dönem ve çocukluk yıllarında iyi bir beslenme optimal bir büyüme ve gelişme ile yaşamlarının ilerleyen dönemlerinde daha iyi sağlık sonuçları sağlamak için temel önemdedir” dedi.

SÜT İÇMELERİ GEREKEN AYLARDA YEMEĞE TEŞVİK EDİLİYOR

WHO, bebeklerin sağlığı için uygun görülmediği duyurulan birçok gıdanın halen pazarlanmaya devam edilmesine de dikkat çekti. İncelenen ürünlerin yüzde 28 ila 60’ı arasının etiketlerinde ‘6 ayın altındaki çocuklara uygundur’ ibaresinin yer aldığı kaydedilen açıklamada, “Oysaki WHO, bebeklerin ilk 6 ayda tümüyle ve sadece anne sütüyle beslenmelerini önermektedir ve bundan dolayı da hiçbir gıdanın ‘6 aydan küçük çocuklar için’ pazarlanmaması gerekirdi” denildi.

HAZIR SÜTLERE KARŞI UYARILAR YAPILACAK

WHO, önümüzdeki dönemde bebek sağlığı için yeni bazı tavsiyelerde bulunmaya hazırlandıklarını da duyurdu. Buna göre, 6 ay ile 2 yaş arası bebeklerin süt yerine geçen süt tozları yerine tümüyle evde hazırlanan ve besin değerleri zengin olan yemeklerin teşvik edilmesi planlanıyor.

Hazır gıdalarda kullanılan ilave şekerlerin bebekler için hazırlanan yemeklerde yasaklanması, şeker kullanılan içecekler ile meyve suları ve konsantre sütlerin 3 yaşından küçük çocuklara uygun olmadığının etiketlerde yer alması da tavsiyeler arasında.

WHO, 2018 yılında Avrupa ülkelerinde aşırı kilo ve obezitenin artacağı uyarısında bulunmuş ve bunun yaşam sürelerini etkileyeceğine dikkat çekmişti.

Continue Reading

Yaşam-Ekoloji

BM uyardı: On milyonlarca çocuk en hayati aşılardan yoksun!

AleviNet

Published

on

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ile Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından yayınlanan ortak yıllık aşı raporuna göre, tüm dünyada en az 20 milyon çocuk aşılardan yoksun kalıyor.

Ölümcül hastalıkları önlemeye yönelik aşıların yapılamadığı çocukların oranının yüzde 10’a yakın olduğu belirtilen raporda, bu aşıların sadece bazılarının yapılabildiği kaydedildi.

2018 yılına ait raporda ilk kez ergenlik çağındaki çocuklar için yapılan ‘insan papilloma virüs (HPV) adlı virüslere karşı yapılan aşıya dikkat çekildi. Geçtiğimiz yıl çoğunluğu gelişmiş ülkelerden olmak üzere 90 ülkenin bu aşıları ulusal programlarına aldıkları belirtilen raporda, “Bu ise, söz konusu aşının her üç kız çocuğundan biri için var olduğunu gösteriyor” denildi.

DTP VE KIZAMIK AŞILARI YÜZDE 86 DÜZEYİNDE

HPV aşılarının giderek daha fazla yapılmasına karşılık genel anlamda aşılarda bir duraksama olduğu kaydedilen raporda, bunun çatışmalar, eşitliksizlikler ve keyfiyetçi tutumların sonucu olduğunun altı çizildi. Rapora göre, difteri-tetanos-boğmaca (DTP) ile kızamık aşılarının yapılma oranının 2010 yılından bu yana duraksadığına işaret edilen raporda, bu oranın yüzde 86 düzeyinde olduğu ifade edildi. Raporda bu oranın ‘yüksek’ olmasına rağmen özellikle kızamık salgınlarının boyutu dikkate alındığında ‘endişe verici’ olduğuna yer verildi.

KIZAMIK VAKALARI KATLANIYOR

UNICEF ve WHO ortak raporuna göre, geçtiğimiz yıl dünya genelinde 350 bin kızamık vakası yaşanırken, bu sayı 2017’ye göre iki kart artış gösterdi. Rapora göre, bu yılın ilk çeyreğinde de bu artışın sürdüğü ve geçtiğimiz yılın aynı dönemine oranla 4 katlık bir artış görüldü.

Raporda, kızamık salgını vakalarının artışının aşının yetersiz olmasıyla bağlantılı olduğuna işaret edildi.

Özellikle batılı ülkelerde aşı karşıtı kampanyaların eleştirildiği raporda, bazı aşıların yan etkilerine yönelik iddiaların kaynağının yanlış bilgilerin olduğu bir makaleye dayandığı vurgulandı. WHO’ya göre, aşı karşıtlarının 1998 yılında yayınlanan ve kızamık aşısı ile otizm arasında bağ kuran bir rapora dayandığını hatırlatıyor. Ancak WHO raporunda, makalenin yazarı Andrew Wakefield’in araştırmasından çıkan bazı sonuçları bilinçli olarak değiştirdiğinin ortaya çıktığına yer verildi.

Continue Reading

Yaşam-Ekoloji

Muson yağmurları Güney Asya’da 130’u aşkın can aldı

AleviNet

Published

on

Nepal’de yağışları yol açtığı su baskınları ve toprak kaymalarında en az 67 kişi hayatını kaybederken, 30 kişi de kayboldu.

Bangladeş’te 9 Temmuz’dan bu yana en az 29 kişi yaşamını yitirdi. Bunlardan 18’i yıldırım çarpması sonucu, 7’si de Bengal körfezinde bulundukları geminin batması sonucu öldü. 10 kişi de Bangladeş’in güney doğusunda Rohingyaların bulunduğu mülteci kampında hayatını kaybetti.

Pakistan’ın Keşmir bölgesinde, aşırı yağışların getirdiği ani sel felaketleri nedeniyle 18 kişi öldü, 50’yi aşkın ev yıkıldı.

Hindistan’da günlerdir yağan yağmur, dağlık Himaşal Pradeş bölgesinde bir kaç katlı bir binanın çökmesine neden oldu. Yerel yetkililere göre 13’ü asker olmak üzere 14 kişi hayatını kaybetti. Yıkıntılar arasında sağ çıkan bir asker, restoranda kutlama için bulunduklarını belirtirken, binanın aniden sallandığı ve yıkıldığını söyledi.

Güney Asya’da her yıl Haziran ve Eylül arasında yaşanan muson döneminde çok sayıda kişi hayatını kaybediyor ve ağır zararlar oluşuyor.

 

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI