Connect with us

.

GÜNCEL HABERLER

DAD: Mazlum Çaresiz, Mekan Rızasız, Zaman Sahipsiz Değidir…

AleviNet

Published

on

BASINA VE KAMUOYUNA
Hakk hiçbir ana, babaya evlat acısı göstermesin. Kainatta doğmak gayretle haktır. Yaşamak ise korunması gereken bir haktır. Cümle varlık Masum u Pak olanı yeni doğmuşları birlikte korumakla mükelleftir. Çünkü onlar korunmasız sevgililerdir. Onlar sevgi ile doğmaya gayret etmiş Paklardır. Gayretleri doğuranların emeği ile yüce sevgiye dönüşür. Bu nedenle Annelerin sabrını anlamakta zorlanır Hakk bilmeyenler. Hakk olana ilk doğumundan bağlı olduğunu unutur. Şir’e gelen sevgi ile beslenir. Bu nedenle Kainatın değişmez yasası Şir’i(Sütü) helal kılmaktır. Analık rızasıdır. Varlık bu Şeriat üzere kanun koyar. Bu Şeriatın şirazesi ise Hakk Yasası olan Şir’in(Ana Sütünün) Pak yasasıdır. Bu nedenle Munzur dağların göğüslerinden Şir gibi akar. O suyu içen de pak bedenli evlatlar büyütür. Balığı kutsal, ağaçı kutsal, taşı kutsal, mekanı niyaz mekanıdır. Hakk bilmeyenlerin önünde, Hakk bilenlerin sığındığı Doğa Ananın sevgi mekanıdır. Bawa Duzgin da öyledir. Haskar da Jele de. Munzur bolluk olsun, bereket olsun diye çıldırırcasına Şir’ini akıtıyor Dersim topraklarına. Nehak bentler çekerken önüne, bentleri yıkarcasına yaşam için akıyor Munzur. Bir ağaç meyvesi ile yüzlerce canın rızalığını alırken. Hakk bilmeyen nefis iktidarları o cömert ağaçları kesiyor. Açlık savaşları için diplerine mayın döşüyor. Munzur kaç savaş gördü, kaç beden sırladı ciğerleri parçalanırcasına. Kaç ana bağrına attı kendini, anasının rahmine doğarmışçasına. Zülümkarın kininden kaçmak için. Şirini helal edercesine atladı bağrına. Reya Heq coğrafyası mekan bildiğimiz, yer gösterdiğimiz, niyaz olduğumuz bolluk coğrafyası Dersim çok zülümkar gördü. Biz Reya Heq Aleviler / Hakk Yol Aleviler topraklarımızda tüm Kainata barış dilerken, Hakk aşkına, Xızır gayreti ile yaşamak istiyoruz. Binyıllardır bu inançla lokma veriyoruz. Her can ikrarlıdır. Fakat Nehak ikrar bilmez nefis körüdür. Fakat biz biliriz ki her can bir anadan doğar ve her ana tüm zülme rağmen vicdanlıdır. Doğa rızalıdır, yaşam ısrarlıdır. İnsanı ise Kamil ahlaklı olmaya çağırıyoruz. Anasından emdiği Şir’i Helal kılmasını diliyoruz.
Bağrımızı parçalayan Ayaz ve Nupelda canların mekanı Hakk mekanıdır. Cümle evladı Koruyamadığımızın acısı bizi yakarken Ceylanı, Aylanı, Valeriayı, Ayaz ve Nupelda canımızdan can götürmüştür. Hakk bizlere evlatların yüzü suyu hürmetine savaşları durdurma gayreti versin.
Bu Manada…
1) Ayaz ve Nupelda kardeşleri katleden savaş zihninin son bulması ve topraklarımıza yerleştirilmiş onbinlerce mayının ve başıboş patlayıcının temizlenmesi ahlaki, vicdani, hukuki bir sorumluluktur.
2) Türkiye halkları daha ağır bir savaş travmasını kaldıramayacak durumdadır. Karar vericilerin bu konuda çözümden yana vicdan geliştirmeleri temel beklentimizdir.
3) Hakk Yol Aleviler bir egemenlik düzeninden çok, cümle mekanı Hakk Mekanı olarak görür. Erkanımız rızalık yasasını düstur sayar. Ahlakımız cümle canı birlik makamında görür. Yolumuzu softalığa dönüştürmeye çalışan iktidar karar vericileri ve onlara payanda olan sofular proje liselerinde öldürmedikleri evlatları nefislerine kurban etmek istiyorlar. Bu ahlaksızlıktan derhal vazgeçmelidirler. Projeye ihtiyacımız yok cümle canla eşit görülmeye ihtiyacımız var. Hakk Yasasında azınlık olmaz, azınlık diye hukuk koyanlar Hakk’tan cuda nefis Fetvacılarıdır.
4) Doğamız, ormanlarımız cümle varlığın evidir. Yolumuzda bir böcek ile bir insanın ömrü birdir. Can Hakk’ın birlik deryasıdır. İnsanı herşeyin üstünde görme cahilliğinden, Hakk bilmeyen hadsizlikten vazgeçilmelidir. Bugün alemde katledilen kamil insan değerleridir. Gözümüzün önünde katlederken doğayı ve yaşamı her seyirci kalan ahlaksızlaşır. Buna göz yuman mühür verdiklerimiz ise ilk ahlaksızlaşanlardır.
5) Cümle canı Hakk elçisi bildikleri 124 bin Nübüvvetin Hakikat kelamlarını hatırlamaya, ibret almaya ve yaşatmaya gayret etmesini diliyoruz. Hakk Yol Alevi canları ise yaşamın her alanında barışı ve birlikte yaşam umudunu güçlendirmek için ortak çabada ısrarcı olmalarını bekliyoruz. 18.07.2019 Perşembe’den başlayarak devam eden her Perşembe Evlatların, Anaların, Babaların yüzü suyu hürmetine evde, işyerinde, Cemde, sokakta Çerağlarımızı Barış dolu bir dünya umudu ve inancıyla uyandırmaya çağırıyoruz.
Mazlum Çaresiz, Mekan Rızasız, Zaman Sahipsiz Değidir…

DEMOKRATİK ALEVİ DERNEKLERİ GENEL MERKEZİ – DERSİM

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNCEL HABERLER

Garbis Altınoğlu hayatını kaybetti

AleviNet

Published

on

Türkiye devrimci hareketinin önemli isimlerinden Garbis Altınoğlu geçirdiği kalp rahatsızlığı sonucu yaşamını yitirdi…

NTV’den Burak Cop’un 1 Eylül 2010’da yayınlanan söyleşisinde Altınoğlu, “Pek çok devrimcinin gördüğü işkenceleri, bir parça fazlasıyla ben de gördüm; Ermeni kökenli bir komünist olmam nedeniyle bu konuda da ayrıcalıklıydım” demişti.

Sinop Cezaevi’nde 1987 ve 1988 arasında, 7 ay boyunca yeraltındaki bir hücrede tek başına tutulduğunu anlatan Altınoğlu, şunları söylemişti:

“Ölmemeyi nasıl başardığımı ben de merak ediyorum. Yakalandığım sırada (31 Aralık 1981) meydana gelen boğuşmada polisin elinde patlayan tabancadan çıkan mermi beni öldürebilirdi. Bunu ‘sadece’ sağ gözümü yitirmek suretiyle atlattım. 2 Şubat 1984’de sevk edildiğimiz Antep E-Tipi Cezaevi girişinde tek tip elbise giymediğim için vahşice dövüldüm. Ardından ağır bir rahatsızlık geçirdim ve uzun süre bir şey yiyemedim. 2 Mart’ta helikopterle Çukurova Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırılmasaydım, belki de ölebilirdim.”

GARBİS ALTINOĞLU KİMDİR?

1946’da Amasya’da doğdu. 1960’lı yıllarda sol düşünceyle tanıştı. Proleter Devrimci Aydınlık grubundan ayrılarak İbrahim Kaypakkaya ile birlikte TKP-ML, ardından MLKP örgütünün kurucuları arasında yer aldı. 12 Eylül döneminde çok ağır işkencelere uğradı.

 

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Federe Kürdistan Parlamentosu işgale karşı ‘tutum’ için toplandı

AleviNet

Published

on

İşgale ilişkin özel gündemli toplantı, saat 11.00’de başladı. Parlamentoda temsili bulunan bütün partilerin, Türk işgaline ilişkin değerlendirmelerde buluyor.

Parlamenterler özellikle Kürt ulusal birliğine dikkati çekerken, uluslararası güçlere Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılara karşı ortak savunma çağrısı yapıldı.

Parti sözcülerinin konuşmaları ardından parlamentonun Türkiye’ye karşı tutum belirlemesi bekleniyor.

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Berlin: Harekâtın hukuka uygunluğundan şüpheliyiz

AleviNet

Published

on

Alman hükümeti, askeri harekâtın uluslararası hukuka uygunluğu konusunda şüpheleri olduğunu açıkladı. Hükümet Sözcüsü, Türkiye’nin haklı güvenlik kaygılarını askeri harekât gerekçesi olarak görmediklerini kaydetti.

Alman hükümeti, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğusuna yönelik askeri harekâtının uluslararası hukuka uygunluğu konusunda şüpheleri bulunduğunu açıkladı.

Berlin’deki olağan basın toplantısında konu ile ilgili soruları yanıtlayan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü “Suriye’deki mevcut durumun orada bulunan Kürt gruplara yönelik askeri müdahaleyi uluslararası hukuk çerçevesinde meşrulaştırdığı görüşünde değiliz” dedi. Türkiye’nin “Gereken ve orantılı bir çerçevede” hareket etmesi gerektiğine işaret eden sözcü, sivillerin hayatının korunmasının ve insani açıdan uluslararası hukuka uymanın şart olduğuna vurgu yaptı.

Suriye’nin kuzeydoğusuna yönelik askeri harekâtı teröre karşı mücadele olarak gören Türkiye, bu harekâtın uluslararası hukuk çerçevesinde haklı gerekçelerle düzenlendiğini savunuyor.

Güvenlik kaygısı askeri harekât için gerekçe değil

Türkiye’nin askeri harekât ile gerekçelerine atıfta bulunan Hükümet Sözcüsü Steffen Seibert de sıklıkla terör ile tehdit edilen Türkiye’nin güvenlik kaygılarının “haklı” olduğunu, ancak bunu “Şimdi başlatılan askeri harekât için bir gerekçe” olarak görmediklerini vurguladı. Bu konuda Türkiye ile Almanya arasında “görüş ayrılığı” bulunduğunu belirten Seibert, bu çerçevede Türkiye’ye derhal harekâta son verilmesi çağrısı yapıldığını sözlerine ekledi.

“Bölgede istikrarsızlığın artmasının, yeni sığınmacı akınlarının oluşmasının, bölgede yaşayanların insani durumun daha da kötüleşmesinin” güvenlik kaygılarını azaltmayacağı görüşünde olduklarına işaret eden Seibert, bu askeri harekâtın bölgede yaşayan halkın büyük bölümünün yerinden olması ve bölgedeki istikrarsızlığı artması tehdidi yarattığını ifade etti. Seibert, harekâtın IŞİD’in yeniden güçlenmesine de yol açabileceği konusunda uyarıda bulundu.

ABD’nin birlikleri çekmesine karşı

Alman hükümet Sözcüsü Seibert, ABD’nin Suriye’nin kuzeyinde konuşlu askerlerini çekmesine Almanya’nın karşı olduğuna da işaret etti.  Türkiye’nin askeri harekâtı dolayısıyla Avrupa Birliği içindeki müttefikleri ve ABD hükümeti ile temasta olduklarını ifade eden Seibert, Washington ile yapılan görüşmelerde “ABD’nin taahhütlerine bağlı kalması” beklentisinin iletildiğini kaydetti. Seibert, ABD hükümetinin talebine rağmen, Almanya’nın Suriye’ye asker göndermeyi düşünmediğini de sözlerine ekledi.

Silah ambargosu çağrısı 

Öte yandan Berlin’de Türkiye’ye karşı silah ambargosu uygulanmasına ilişkin tartışmalar da devam ediyor. Koalisyon ortağı Hristiyan Demokrat Birlik’in (CDU) dış politika uzmanı Norbert Röttgen, Türkiye’ye yönelik kapsamlı bir silah ambargosu uygulanması çağrısında bulundu. Röttgen, sadece yeni silah satışı izni verilmemesi değil, Türkiye’ye silah sevkiyatının tamamen durdurulmasından yana olduğunu vurguladı.

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Cumartesi günü yaptığı açıklamada Türkiye’ye silah satışı için yeni izin verilmeyeceğini duyurmuştu. İzni daha önce verilen silahların sevkiyatı konusunda ise bir karar alınmamıştı. Almanya’da ülke dışına silah satışı hükümetin onayına bağlı. Almanya, daha önce hem silah satışı izinlerini hem de sevkiyatı durdurmaya yönelik kapsamlı bir silah ambargosunu Suudi gazeteci Cemal Kaşıkcı’nın öldürülmesinden sonra Suudi Arabistan’a karşı uygulamıştı.

AFP,dpa,Reuters/JD,HS

© Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI