Connect with us

.

Kültür-Sanat

Devlet, Efrîn’de binlerce tarihi eseri çaldı!

AleviNet

Published

on

Türk devleti, işgal alanlarındaki tüm ekonomik kaynakları talan etti. Efrîn başta olmak üzere tüm işgal alanlarındaki ekonomik kaynakları adeta kurutan Türk devleti, şimdi de bölgedeki tarihi mekan ve eserleri gözüne kestirdi.

AĞIR İŞ MAKİNELERİYLE TARİHİ ESER ARADI!

Efrîn’de 144 tarihi mekan bulunuyor. Kentin gözde tarihi mekanlarından biri olan Nebî Hûrî, işgalin ardından Türk devleti tarafından ağır iş makineleri ile kazıldı. Bu kazılarda bölgedeki tarihi eserler ve mozaikler büyük zarar gördü.

Türkiye, ayrıca Neandertallere ait kemiklerin bulunduğu ve tarihi 100 bin yıl öncesine dayanan El-Dîdriyê mağarasında da kazı yaparak, çalabileceği tarihi eser aradı.

İşgalci Türk devleti, Efrîn’e yönelik saldırılarda tarihi M.Ö 1300’lere varan tarihi Eyn Dara Tapınağı’nı savaş uçakları ile bombaladı ve büyük bir bölümünü yıktı. Türk askerleri, işgalin ardından Eyn Dara Tapınağı’nda da kazılar yaptı ve birçok tarihi heykel buldu. Buradaki korsan kazılarda çekilen ve sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, tarihi heykellerin ikiye bölündüğü ve büyük zarar verildiği görülüyor. Görüntülerde ayrıca ağır iş makinelerinin tarihi yapıya büyük zarar vererek kazı yaptığı belli oluyor.

Efrîn’de tarihi eser kaçakçılığını sürdüren Türk devleti, Cindirês ilçesinin güneyindeki tarihi höyüğü de ağır iş makineleri ile kazdı. İşgalciler ayrıca tarihi höyüğün tepesine askeri üs kurdu.

NASİR: 16 BİN ESERİ ÇALDILAR, TÜRKİYE’YE GÖTÜRDÜLER

ANHA’nın haberine göre, Arkeoloji Müdürlüğü Eşbaşkanı Hemîd Nasir, Türk devletinin şu ana kadar 16 bin tarihi eseri çaldığını ve bunun büyük bir bölümünün de Efrîn’den alındığını aktardı. Nasir, bu tarihi eserlerin büyük kısmının da Türkiye’deki müzelere satıldığını söyledi.

TARİHİ HÖYÜKLERDE TALAN

Türk devleti, Ereb Şêxo, El-Dîdriyê, Zivingê, Ibêdan, Sewan, Qurbe, Stêr, Ên Hecerê (Eyn Hecer), Kefer Rûmê, Cûmkê, Sindiyangê, Durumiyê ve Meydankê başta olmak üzere Efrîn’in farklı bölgelerindeki 35 tarihi höyüğü talan etti. Görüntülerde, Cindirês ilçesindeki tarihi Dêr Belût höyüğünde Türk askerlerinin iş makineleri ile iki farklı noktasın kazı yaptığı görülüyor.

UNESCO listesinde yer alan Marmaron Kilisesi de işgalciler tarafından talan edildi. Raco’nun Elbîskê ve Tirmişa köyleri arasında bulunan tarihi Zira kalıntılarında kazı yapan işgalciler, burada birçok tarihi mozaiği çaldı. Türk devleti çeteleri ayrıca Mabata ilçesindeki Avrazê höyüğünde de kazı yaptı.

ÇAĞRI

Efrîn Kantonu Arkeoloji Müdürlüğü Eşbaşkanı Hemîd Nasir, Türk devletinin kentteki tarihi mekanlarda yarattığı tahribatın yerinde incelenmesi için bir uluslararası komite kurulması çağrısı yaptı. Nasir, Türk devletinin tarihi alanlarda yarattığı birçok tahribatı belgelediklerini söyledi.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kültür-Sanat

Şair-yazar Ünlü yaşamını yitirdi

AleviNet

Published

on

1928 yılında Elazığ’ın Harput ilçesinde doğan Ünlü’nün şiir ve yazıları birçok derginin yanı sıra Cumhuriyet gazetesinde yayımladı. Ünlü, “Yukarışehir” ile 1987 Orhan Kemal Roman Armağanı’nı, “Toprak Kurşun Geçirmez” ile 1989 Madaralı Roman Ödülü’nü, “Eksi Beş Kelaynak” ile 1999 Kültür Bakanlığı Cumhuriyetin 75. Yılı Eser Yarışması Deneme Ödülü’nü aldı. 2004’te “evrensel sanata ve edebiyat dünyasına katkısı” dolayısıyla Edebiyatçılar Derneği Onur Ödülü Altın Madalyası verilen Ünlü, Türkiye Yazarlar Sendikası, Dil Derneği ve Edebiyatçılar Derneği üyesiydi. Kore gazisi olan ve albay rütbesiyle TSK’den emekli olan Ünlü, yazar Mahir Ünlü’nün kardeşiydi.

Continue Reading

Kültür-Sanat

SİYAD’dan çağrı

AleviNet

Published

on

Gezi Direnişi’ni konu alan “Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek” filmi 2014’teki Altın Portakal’da sansüre uğramış, bunun üzerine çok sayıda film üreticisi, filmini yarışmadan çekmiş, bazı jüri üyeleri istifa etmişti.

Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) tarafından bir açıklama yapılarak 2014 yılındaki Altın Portakal Film Festivali’nde yaşanan sansür olayıyla yüzleşmek gerektiği ifade edildi. SİYAD açıklamasında ayrıca aynı yıl sansürlenen Gezi Direnişi hakkındaki “Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek” belgeselinin ve dayanışma adına festivalden çekilmiş tüm filmlerin gösteriminin yapılması istendi.

‘Sansüre meşru zemin’
Açıklamanın tamamı şöyle: “2014 yılında Altın Portakal’da yarışmaya seçilen belgesel ‘Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’e uygulanan sansürün ardından, birçok film üreticisi filmini dayanışma adına yarışmadan çekmiş, çok sayıda jüri üyesi görevlerinden istifa etmiş, sansüre uğrayan, sansüre karşı çıkan kişi ve kurumlar, festival yönetimi ve destekçileri tarafından çok yönlü baskılara, son derece çirkin yıpratma ve karalama faaliyetlerine, hakaretlere maruz bırakılmıştı. Bu sansür, ulusal, belgesel ve kısa film yarışmalarının festivalden kaldırılmasına kadar gidecek olan sürecin başlangıcı oldu. Böylelikle, sansür mekanizmasına meşru bir zemin sağlanmış oldu ve sansür vakaları ivmelenerek arttı. Bu yılki yerel seçimlerin ardından ise belediye yönetiminin değişmesiyle Antalya’ya ulusal yarışma, belgesel ve kısa film yarışmalarının geri geleceği açıklandı. Birçok belediye de kültür sanat politikalarını gözden geçireceklerine dair taahhütler verdi. Memnuniyetle karşıladığımız bu gelişmelere karşın hem festivallerin hem de el değiştiren belediyelerin geçmişin hatalarıyla hakiki bir biçimde yüzleşmediklerini gözlemliyor ve Sinema Yazarları Derneği olarak taleplerimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz.
Festivallere ve belediyelere çağrımızdır:
– Dijital mecraların bile sansürlenmeye teşebbüs edildiği bir dönemeçte, Altın Portakal’ın 2014’te yaşanan sansür vakasıyla yüzleşmeden, geçmişin üzerini örterek yeni bir sayfa açması mümkün değildir. 2014 yılında festival yönetiminde yer alıp sansür vakasında doğrudan sorumlu olan veya o dönemde festival danışmanlık vb. kadrolarında yer alıp sansüre uğrayan belgeselle dayanışma göstermemiş kişilerin kamu önünde özeleştiri vermeden festivallerde görev almaları kabul edilemez.
– Bu yılki Altın Portakal Film Festivali’nde sansürlenmiş “Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek”in ve 2014 yılında dayanışma adına festivalden çekilmiş tüm filmlerin gösterimi yapılmalıdır.
– Festivaller birincil misyonunu hatırlamalı, ticari gösterim ağları ya da sansür nedeniyle gösterilemeyen filmlerin izleyicilerle buluşabilmesinde ısrarcı olmalıdır.
– Yönetmenlerin yargılandığı, filmlerin sansürlendiği, her mecranın büyük bir baskı altına alındığı bir dönemde festivaller, sansür meselesinin tartışılabileceği alanlar açmalıdır.

‘Cinsiyet eşitliği’
– Son yirmi yıldır süregiden, kültür sanat alanlarını çoraklaştıran politikalar, alternatif basın kuruluşlarının kapatılmasına, kültür sanat alanında çalışan birçok arkadaşımızın işsiz kalmasına neden olmuşken, festival ekipleri ve belediyelerin kültür sanat daireleri ezberci reflekslerle oluşturulmamalı, baskıcı politikalar nedeniyle işinden olmuş liyakatli meslektaşlarımızın istihdamına önem verilmelidir.
– Adana Altın Koza Film Festivali ve !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali, sinema sektöründe cinsiyet eşitliğini hedefleyen uluslararası #5050X2020 (2020 yılına kadar yüzde 50 eşitlik) taahhüdünü kabul etti. Türkiye’de Filmmor Kadın Kooperatifi’nin öncülüğünü üstlendiği kampanyaya diğer festivaller ve belediyeler de katılmalı, ekiplerinde ve programlarındaki filmlerde cinsiyet eşitliğini sağlamaya yönelik çalışmalar yapmalıdır.

Continue Reading

Kültür-Sanat

Leylâ Erbil’in arşivi dijitale aktarılıyor

AleviNet

Published

on

“Kişisel Arşivi Işığında Leylâ Erbil’in Edebi Dünyası” projesi, Boğaziçi Üniversitesi Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi bünyesinde yürütülüyor. Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Dr. Öğr. üyesi Olcay Akyıldız tarafından yürütülen projede, yazarın yayımlanmış eserleri ile eserlerinin müsveddeleri arasındaki ilişkinin ortaya koyulması hedefleniyor. Yazarın arşivi üç ana kategoriye ayrıldı. İlk kategoride kişisel mektuplar, resmi yazışmalar ve biyografik malzemeler; ikinci kategoride yazarın metinleri; son kategoride ise ilk iki kategoriye de girmeyen çeşitli nesneler, kupürler, gazeteler, dergiler gibi malzemeler yer alıyor. Erbil, 2013 yılında hayatını kaybetmişti.

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI