Connect with us

.

Politika

ABD ile pürüzler aşılamadı

AleviNet

Published

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk büyükelçilerle öğle yemeğinde Saray’da bir araya geldi
Erdoğan, dış politikaya ilişkin mesajlar verdi.

Güvenli bölge ve Fırat’ın doğusuna düzenlenmesi düşünülen operasyona ilişkin ABD heyetiyle görüşmeler açıklamaların gölgesinde geçti.

Suriye’nin kuzeyinde kurulması planlanan güvenli bölge ve Fırat’ın doğusuna operasyon konusunda Türkiye ile ABD arasında söz düellosu devam ederken dün Ankara’da ABD’li askeri heyetle “güvenli bölge” görüşmelerinin ikinci günü tamamlandı. Görüşmelerde bazı pürüzlerin aşılamadığı ileri sürüldü.
ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey başkanlığındaki ABD heyetinin geçen ay Ankara’ya yaptığı ziyarette Türkiye ile ABD arasında Suriye’nin kuzeyinde “güvenli bölge” kurulması konusunda görüşmeler yapılmış, görüşmede bir uzlaşıya varılamamış fakat görüşmelere devam edilmesi kararı alınmıştı. Bu kapsamda Ankara’ya gelen ABD’li askeri heyetle önceki gün bir görüşme yapılmış ve görüşmelerin sürdürülmesi kararı alınmıştı. Bu kapsamda dün görüşmelerin ikinci günü tamamlandı.

Derinlikte uzlaşı sağlanamamıştı
ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Jeffrey, geçtiğimiz ay yapılan güvenli bölge müzakerelerine ilişkin Türkiye’ye 5-14 kilometre derinliğinde bir güvenli bölge önerdiklerini ancak Türkiye’nin bu teklifi kabul etmediğini açıklamıştı. Türkiye, güvenli bölgenin en az 30 kilometre derinliğinde, Türkiye’nin kontrolünde ve YPG’den tamamen arındırılmış olmasını talep ediyor.

FARKLI AŞAMA YAKINDA
Türk büyükelçilerle Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda öğle yemeği yiyen Cumhurbaşkanı, dış politikaya ilişkin mesajlar verdi. Erdoğan, “Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı’yla başlattığımız süreci inşallah çok yakında farklı bir aşamaya geçireceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Türkiye ile ABD askeri heyetleri arasında Suriye’nin kuzeyinde güvenli bölge kurulması konusundaki görüşmelerin sürdüğü sırada Fırat’ın doğusuna operasyon mesajını yineledi. Erdoğan, “Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekâtlarıyla başlattığımız süreci inşallah çok yakında farklı bir aşamaya geçireceğiz. Böylece Suriyeli kardeşlerimizin huzur, esenlik, güven içinde yaşayacağı bir barış koridorunu kurmuş olacağız” dedi.
Erdoğan, 11’inci Büyükelçiler Konferansı dolayısıyla Ankara’da bulunan Türk büyükelçilerle Beştepe’deki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda öğle yemeğinde buluştu. Burada yaptığı konuşmada dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, “Son dönemde Suriye’de yaşadıklarımız bize sahada olmayanın, masada olamayacağı gerçeğini bir kez daha göstermiştir. Gerektiğinde diyalogla, gerektiğinde yumuşak güç unsurlarıyla, gerektiğinde zorlayıcı diplomasi araçlarıyla, gerektiğinde de fiili güç kullanarak milli menfaatlerimizi mutlaka savunacağız” dedi.
Son dönemde S-400, F-35’ler ve Suriye’nin kuzeyinde kurulacak güvenli bölge konusunda anlaşmazlıkların yaşandığı ABD ile ilişkilere değinen Erdoğan, “NATO müttefikimiz ve stratejik ortağımız ABD’den gerçek bir müttefike yaraşır adımlar atmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin diyalogda ısrarcı olduğunu dile getiren Erdoğan, “Bununla birlikte Türkiye, müttefikleriyle veya müttefikleri olmadan milli bekasına yönelik her türlü tehdidi bertaraf etme hakkına sahiptir. Suriye’nin kuzeyindeki terör bataklığını kurutmak ülkemizin en öncelikli meselesidir. Güney sınırımızda adeta kanser hücresi gibi büyüyen, müttefiklerimizin ağır silahları ile büyütülen bu yapı ortadan kalkmadıkça Türkiye kendini emniyette hissedemez” dedi.
Bugün gerekenin yapılmaması durumunda yarın Türkiye’nin daha ağır bedeller ödeyerek gerekeni yapmak zorunda kalabileceğini söyleyen Erdoğan, “Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekâtlarıyla başlattığımız süreci inşallah çok yakında farklı bir aşamaya geçireceğiz. Böylece Suriyeli kardeşlerimizin huzur, esenlik, güven içinde yaşayacağı bir barış koridorunu kurmuş olacağız. Atılacak bu adımla hem Türkiye’yi hem de Avrupa’yı Suriye kaynaklı düzensiz göç baskısından kurtarmayı hedefliyoruz. Böylece 8 yıldır vatan hasreti çeken Suriyeli muhacirlerin ülkelerine geri dönüşlerini de hızlandırmak istiyoruz” diye konuştu.

‘İyi niyetli görmüyoruz’
ABD ile yaşanan S-400 krizine de değinen Erdoğan, “S-400’lerin NATO’ya ve F-35’lere zarar vereceğine dair hiçbir somut veri yoktur. Kimse kimseyi aldatmasın. Nitekim daha önce NATO ve Avrupa Birliği üyesi birçok ülke Rusya’dan benzer hava savunma sistemleri satın almışlardır. Sesleri çıkmadı. Bu ülkeler için sorun olmayan bir konunun Türkiye için kriz haline dönüştürülmesini biz iyi niyetli görmüyoruz” dedi.
S-400’ler üzerinden Türkiye’nin Batı ile olan ilişkilerinin sorgulanmasının yanlış olduğunu söyleyen Erdoğan, “S-400’ler meselesinde Türkiye güvenliği ile ilgili stratejik değil, tamamen ticari bir tercihte bulunmuştur. Ülkemizi bu tercihe zorlayan da müttefiklerinin uzlaşmaz tavrıdır. Biz, baştan beri bu meselenin suhuletle çözüme kavuşturulması için ortak komite dahil her türlü gayreti sergiledik. Ancak çabalarımızın ya yokuşa sürüldüğünü ya da bürokratik ayak oyunlarıyla çıkmaza itildiğini gördük” diye konuştu.

‘Net adımlar bekliyoruz’
ABD ile yaşanan S-400 krizine de değinen Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump’ın G20 Zirvesi’nde S-400’ler konusunda “Türkiye’ye adil davranılmadığını” söylediğini anımsatarak, “Sayın Trump’ın bu doğru yaklaşımını sürdürerek S-400 konusunun Türk-Amerikan ilişkilerini esir almasına müsaade etmeyeceğine inanıyorum. ABD’den gerek FETÖ elebaşlarının ülkemize iadesi, gerek PKK/YPG terör örgütünün silahlandırılmasına son verilmesi konularında da net adımlar bekliyoruz” dedi.
Erdoğan, Türkiye’nin AB’ye tam üyelik hedefini koruduğunu da belirterek “AB küresel bir aktör olmak istiyorsa, öncelikle Türkiye’yi kazanmalıdır. Türkiye’nin üyeliği birkaç ülkenin ihtiraslarına kurban edilmemelidir” diye konuştu.

ABD: HAREKÂTI ENGELLERİZ
ABD Savunma Bakanı Mark Esper, Suriye’de güvenli bölge konusunda Amerikan ve Türk heyetleri arasındaki kritik görüşme ile eşzamanlı olarak yaptığı açıklamada Türkiye’nin Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) karşı tek taraflı bir adımını “kabul edilemez” bulduklarını ve böyle bir durumu “engelleyeceklerini” söyledi.

Ankara’da ABD heyeti ile önceki gün başlayan güvenli bölge konusunda yapılan kritik görüşmenin ikinci oturumunun başladığı sırada, ABD Savunma Bakanı Mark Esper’den dikkat çekici bir açıklama geldi. Esper, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde düzenleyeceği herhangi bir tek taraflı askeri operasyonu “kabul edilemez” bulduklarını söyledi. Japonya ziyaretinde konuşan ABD’li Bakan, “Türkiye’nin sınır ötesinde tek taraflı adımlarını engelleyeceklerini” belirtti. “ABD’nin SDG’yi terk etmek gibi bir arzusu olmadığı” ifadesini kullanan Esper, “Türkiye’nin tek taraflı bir adımını kabul edilemez bulduğumuz açık. Yapacağımız şey, ABD, Türkiye ve SDG’nin Suriye’nin kuzeyinde paylaştığı karşılıklı çıkarlara zarar verecek tek taraflı sınır ötesi adımları engellemek” dedi. ABD’li bakan, Ankara’da yapılan heyetler arası görüşmede bir anlaşma sağlanacağından “umutlu olduğunu” da söyledi.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Politika

ESP: Barış dedikleri işgal, pınar dedikleri kan deryası

AleviNet

Published

on

ESP Genel Merkezi yaptığı yazılı açıklamada, Türk işgal saldırılarına ilişkin, yüzlerce sivilin bombardımanlarda hayatını kaybettiği, bazı köyler ve kasabaların talan edildiğini kaydetti.

“Direnişin meşruiyeti büyürken işgalciler yalnızlıklarında boğuluyor” diyen ESP, direniş karşısında “Neo-Osmanlıcı işgal ve yayılma hevesleri sömürgecilerin kursağında kalıyor” diye ekledi.

İşgale “Barış pınarı” adının verilmesine de tepki gösteren ESP, “Tam da faşist karakterlerine ve ikiyüzlü tutumlarına uygun olarak bu işgal harekâtının “Barış Pınarı” diyorlar. Barış dedikleri işgal ve savaş, pınar dedikleri ise kan deryasıdır” dedi.

“Şimdi daha gür sesle halkların kardeşliğini ve eşitliğini savunmanın zamanı” olduğunu belirten ESP, şu çağrılarda bulundu:

-AKP-MHP faşist blokunun işgal saldırısı durdurulmalı, Türk burjuva ordusu ve denetimindeki çeteler Rojava topraklarını derhal terk etmelidir.

-Tüm emperyalistler ve bölge işbirlikçileri Suriye topraklarından elini çekmelidir. Suriye’nin geleceğine Suriye halkları karar vermelidir.

-Kuzey-Doğu Suriye halklarının ve yönetiminin statüsü ve hakları tanınmalıdır.

-Afrin işgali sonlandırılmalı, buradaki eli kanlı çeteler ve sömürge kurumları tasfiye edilmeli, Afrin halkının geri dönüşü güvence altına alınmalıdır.

-AKP-MHP faşist koalisyonunun savaş suçları tespit edilmeli, sorumluları uluslararası mahkemelerde yargılanmalıdır.

-İşgale karşı çıktıkları için tutuklananlar derhal serbest bırakılmalı, polis ve yargı terörü sonlandırılmalıdır.

Continue Reading

Politika

Erdoğan’ın Alman Bakan’a yönelik sözlerine tepki

AleviNet

Published

on

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas hakkındaki sözleri Almanya’da tepkiyle karşılandı.

Erdoğan, dün Azerbaycan dönüşü uçakta gazetecilere yaptığı açıklamada Alman Dışişleri Bakanı Heiko Maas’ın Suriye’deki askeri harekâtta kullanılabilecek silah ve teçhizatların satışına izin vermeyecekleri sözlerini eleştirmişti. Erdoğan, “Alman Dışişleri Bakanı çıkmış, haddini bilmez bir adam, ‘Türkiye’ye silah satmayacağız’ diyor. Aman yandık! Ben kaybetmem siz kaybedersiniz. Sen siyaseti de bilmiyorsun, siyaset acemisisin. Siyaseti bilsen böyle konuşmazsın. Sen satmadın da ne olacak yani, biz bittik mi?” demişti.

Mützenich’ten “ilişkileri zehirler uyarısı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerine tepki gösteren Sosyal Demokrat Parti (SPD) Grup Başkanı Rolf Mützenich, bunu “Çirkin hakaret” olarak nitelendirerek, kabul edilemez olduğunu söyledi.

Mützenich, yaptığı yazılı açıklamada “Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Dışişleri Bakanı Heiko Maas’a yönelik aşağılayıcı sözleri kesinlikle kabul edilemez” dedi. Mützenich, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sözler çok kötü bir şekilde sınırın aşılması ve kişisel olarak büyük bir gaftır. Müttefikler arasında eleştiri şarttır. Kişisel karalamaya varan çirkin hakaretler iki ülke arasındaki gergin ilişkileri zehirliyor.”

Sosyal Demokrat Partili Bakan Maas’ın Türkiye’nin askeri harekâtını eleştirdiğini hatırlatan Mützenich, Almanya’nın Türkiye’ye silah satışını durdurma kararını ve başka önlemleri değerlendirmesini desteklediklerini vurguladı.

Sol Parti’den tepki

Sol Parti de Erdoğan’ın Almanya Dışişleri Bakanı’na yönelik sözlerine tepki gösterdi. Sol Parti Grup Başkanı Dietmar Bartsch, Alman hükümetinden Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi’nin çağrılmasını talep etti. Bartsch, yaptığı yazılı açıklamada “Eğer Erdoğan hakaretlerini geri almazsa, Türk Büyükelçi’nin sınır dışı edilmesi” gerektiğini söyledi.

“Türkiye’nin Suriye’deki uluslararası hukuku ihlal eden işgali nedeniyle Heiko Maas’ın Türk Büyükelçiyi çoktan çağırması gerekirdi” diyen Sol Partili politikacı, Alman hükümetinden Türkiye’ye yönelik “Eksiksiz silah ambargosu ve diplomasinin bütün araçları ile siyasi baskı” uygulanmasını talep etti.

AFP,dpa/JD,HS

© Deutsche Welle Türkçe

 

Continue Reading

Politika

HDP: Kürt halkının iradesini kıramazsınız

AleviNet

Published

on

HDP eş genel başkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli, işgale karşı başlatılan siyasi soykırım operasyonlarına ilişkin bugün açıklama yaptı.

‘İKTİDAR CADI AVINDA!’

Buldan ve Temelli’nin yazılı açıklaması şöyle:

“İktidarın demokratik siyaset alanına ve Kürt siyasetine yönelik başlattığı tasfiye operasyonları adeta bir cadı avına dönüştü. Savaşa ve işgal girişimine karşı çıkan ve barış isteyen herkes iktidarın hedefinde.

9 Ekim’den bugüne kadar savaş karşıtı yüzlerce kişi gözaltına alınmış, onlarca kişi tutuklanmıştır. Belediye eşbaşkanlarımız, kriz merkezlerimiz, savaş mağdurlarına el uzatmaya çalışan gönüllü yardım organizasyonlarımız bu saldırının hedefindedir.

‘İTTİFAK PARTİLERİ DE HEDEFTE’

Kürt halkının haklı ve meşru taleplerini dillendiren ittifak partileri de hedef alınmaya başlamıştır. Kürdistan Komünist Partisi Genel Başkanı Sayın Sinan Çiftyürek bu sabah gözaltına alınmıştır. Böbrek nakli yaptırmış ve son bir yıldır bu nedenle tedavi gören 67 yaşındaki Sinan Çiftyürek’in evine gece yarısı baskın yapmak iktidarın hıncının göstergesidir.
Bu gözaltı da, siyasi çizgisi ne olursa olsun hak ve özgürlük talep eden bütün Kürtlere yönelik bir saldırı zihniyetinin olduğunun açık ve somut kanıtıdır. Kürt halkının meşru ve demokratik taleplerini dile getiren Sinan Çiftyürek başta olmak üzere, evrensel bir hak olan barış talebini dillendirenler derhal serbest bırakılmalıdır.

‘HALKIN İRADESİNİ KIRAMAZSINIZ’

Barış talebi, hak ve özgürlük talebi baskılarla susturulamaz. Gözaltı ve tutuklamalar Kürt halkının iradesini kıramaz. Haklı ve doğru bulduğumuzu savunmaya ve bu uğurda mücadele etmeye devam edeceğiz.”

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI