Connect with us

.

Dünya

İngiliz mahkemesi, Marmaris’teki işletmeciyi haklı buldu

AleviNet

Published

on

Bunun üzerine karşı dava açan otel yönetimi ve tur şirketi, İngiliz mahkemesince haklı bulunurken, turist çiftin 30 bin sterlin ödemesine hükmedildi. Otelin sahibi Emre Deliveli, “Birçok konaklama tesisleri bu tür asılsız iddialarla zor duruma düşürülüyor. İngiltere mahkemelerinde adalet yerini buldu” dedi.

İngiliz Martin Thomas Brown ve Lindsey Brown, iki çocuklarıyla birlikte tur şirketi aracılığıyla 27 Mayıs – 6 Haziran 2016 tarihinde Marmaris’e tatile geldi. İddiaya göre tatillerinin 3’üncü günü, kaldıkları Cumhuriyet Caddesi’ndeki 4 yıldızlı otelin barında eğlenen Martin Thomas Brown, yeni tanıştığı İngiliz bir arkadaşına, otelde çıkan yemekten zehirlendiği iddiasıyla ülkesinde tazminat davası açacağını söyledi. Durumu öğrenen İngiliz turist, anlatılanları otel yönetimine aktardı. Otel personeli, Martin ve Lindsey Brown çiftini takibe aldı. Tatillerine bitimine üç gün kala Martin Brown, resepsiyona gelerek otelde zehirlenme yaşadığını söyledi. Martin ve Lindsey Brown, otel doktoru tarafından yapılan kontrol sonrası özel bir hastaneye götürülerek, çeşitli tahliller yapıldı. Yapılan tahlillerde, zehirlenme bulgusuna rastlanılmadı. Otele getirilen Brown ailesi, odasına gidip, 15 dakika sonra havuz başına geçti. Otel personelinin takip ettiği Martin Brown, bir süre sonra çalan hareketli müzikler eşliğinde havuz başında dans ettiğini gördü. Otel yönetimi, havuz başındaki kamera görüntülerini sakladı. Otel yönetimi, turist ailenin bir şikayeti halinde tüm delil ve belgeleri topladı. Brown ailesi, 2 haftalık tatillerini bitirdikten sonra İngiltere’ye döndü. İngiliz aile, 2016 yılı sonuna doğru İngiltere’nin Manchester şehrindeki mahkemeye tatil yaptığı otelde zehirleme yaşadığı iddiasıyla şikayette bulundu ve otel işletmesine 20 bin sterlin tazminat davası açtı. İngiliz ailenin avukatı, uzlaşmak için otel yönetimiyle görüştü. Otel yönetimi ise elindeki belge, video ve ses kayıtlarını gönderdi. İngiliz ailenin avukatı, otel yönetimini haklı bularak davadan çekildi.

OTEL İŞLETMECİLERİ İŞİN PEŞİNİ BIRAKMADI
Olayın peşini bırakmayan otel sahibi Emre Deliveli (44) ve tur şirketi, aile hakkında İngiltere mahkemelerinde suç duyurusunda bulunarak 30 bin sterlin tazminat davası açtı. Emre Deliveli ve tur şirketi yetkilileri, avukatları eşliğinde İngiltere’de 2 yıl süren davanın tüm duruşmalarına katıldı. Bir hafta önce İngiliz mahkemesi, Martin Thomas Brown ve Lindsey Brown hakkında ‘Yalan beyanda bulanarak kurumsal bir firmanın ticari yaşamını etkilemeye çalışmak’ suçundan 30 bin sterlin para cezasına çarptırdı. Para bir ay içinde ödenmediği takdirde, hapis cezası uygulanacağına hükmetti.

‘ADALET YERİNİ BULDU’
DHA’ya açıklama yapan otelin sahibi Emre Deliveli, şunları söyledi:
“Kişilerin yalan beyanda bulunduklarına dair belgeleri avukatlık firmasına göndermiş, avukatlık firması ise bizleri haklı görüp davadan çekilmişti. Kişi daha sonra birçok kez tesisimizle irtibata geçip, yaptığı bu asılsız iddiadan pişman olduğunu dile getirmiş ve defalarca özür dilemişti. Acente ve tesisimiz yaşanılan bu durum karşısında karşı bir dava açarak bu kişileri, İngiltere mahkemesine şikayet etti. Tesis yetkililerimiz, İngiltere Manchester Mahkemesi’ne gitti. Hazırlanan belge, rapor ve video ile savunma verdi. Mahkeme sonucunda, çifte 30 bin sterlin ödeme cezasına çarptırıldı. Mahkeme kararında belirlenen 1 ay içinde ödeme yapmazlarsa, hapis cezası alacakları belirtiliyor. Birçok konaklama tesisleri bu tür asılsız iddialarla zor duruma düşürülüyor. İngiltere mahkemelerinde adalet yerini buldu.”
Otelin Operasyon Müdürü Baytugan Doğan (32) ise, “Evimize gelen misafirlerimize her zaman en üst seviyede hizmet veriyoruz. Oteller ve çeşitli işletmeler bu tür iftiralara çok maruz kalıyor. Adalet yerini buldu. Duyarlı bir İngiliz vatandaşının ihbarı ile ticari itibarımız yalanla sarsılmadı” dedi.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dünya

Mısır’da Sisi karşıtı gösteriler

AleviNet

Published

on

Mısır’da başkent Kahire dahil bazı kentlerde düzenlenen gösterilerde Cumhurbaşkanı Abdulfettah el Sisi istifaya davet edildi.

Sürgünde yaşadığı İspanya’dan Sisi’ye muhalefet eden Mısırlı iş adamı Muhammed Ali’nin cumhurbaşkanı ve orduyu yolsuzlukla suçlayarak halkı sokağa çıkmaya çağırmasının ardından düzenlenen gösteriler Cuma gecesi gerçekleşti.

Göstericiler Cumhurbaşkanı Sisi'nin istifasını istedi

Göstericiler Cumhurbaşkanı Sisi’nin istifasını istedi

Başkent Kahire’deki eylem, Arap Baharı’ndaki gösterilerin merkezi olan Tahrir Meydanı’nda düzenlendi. Bölgedeki AFP muhabiri, polisin onlarca göstericinin katıldığı eyleme biber gazıyla müdahale ettiğini ve en az beş protestocunun gözaltına alındığını bildirdi.

Reuters’a konuşan görgü tanıkları da olaylarda gözaltına alınan göstericiler olduğunu belirtti.

Sosyal medyada yayınlanan video ve fotoğraflara göre, Mısır’da Cuma gecesi Kahire dışında İskenderiye ve Süveyş dâhil bazı kentlerde de düşük katılımlı gösteriler düzenlendi.

Reuters gözaltına alınan göstericiler olduğunu duyurdu

Reuters gözaltına alınan göstericiler olduğunu duyurdu

Mısır’da 2013 yılında Muhammed Mursi’nin devrildiği askeri müdahaleye öncülük eden eski general Sisi, 2014’te katılım oranının yüzde 50’nin altında kaldığı seçimde oyların yüzde 97’sini alarak cumhurbaşkanı seçildi. Dört yıl sonra ise Sisi destekçisi olan bir adaya karşı yarıştığı seçimi aynı oy oranıyla kazandı. Ancak Sisi’nin popülaritesi son dönemde ekonomik kemer sıkma önlemleri nedeniyle azaldı.

DW,AFP,rtr/CÖ,JD

© Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading

Dünya

Devrim Muhafızları olası saldırılara karşı tehdit etti

AleviNet

Published

on

General Hüseyin Salami, Tahran’da düzenlediği basın toplantısında “Kim ki topraklarının savaş alanına dönmesini istiyorsa, buyursun” dedi.

Salami, “Bir savaşın İran topraklarına uzanmasına asla izin vermeyeceğiz” diye ekledi.

Bu tehdit, ABD’nin Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin talebi üzerine Körfez’e ek birlikler gönderecekleri yönünde Cuma günü yaptığı açıklamadan sonra geldi.

ABD, 14 Eylül’de Suudi Arabistan’ın stratejik petrol tesislerine yönelik saldırıdan İran’ı sorumlu tutuyor. İran reddediyor. Saldırıyı Yemenli Husiler üstlenmişti. Ancak bu üstlenme, birçok batılı iktidar tarafından “az güvenilir” olarak değerlendiriliyor.

Saldırıda Suudi petrol üretiminin yarısı durdu ve küresel petrol pazarları etkilendi.

ABD ayrıca bu gerekçe ile İran Merkez Bankası’na yönelik yaptırımları sertleştirdi. ABD Başkanı Trump, bu yaptırımların şimdiye kadar bir ülkeye karşı yapılmış en sert yaptırımlar olduğunu belirtti. Hazine Bakanı Steven Mnuchin, yaptırım açıklamasında “Devrim Muhafızları’na, terörizmi finanse etmek için artık para gitmeyeceği anlamına geliyor” dedi.

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, bu Cumartesi yaptığı açıklamada yaptırımlara tepki göstererek, “Amerikan yönetiminin umutsuzluğunun işareti” dedi. Zarif, Merkez Bankası’na yönelik yaptırımların İran halkını gıda ve ilaçtan mahrum bırakma girişimi olduğunu söyledi. “İran halkının gıda ve ilaçlara erişimini bloke etmek tehlikeli ve kabul edilemez bir girişimdir.”

Continue Reading

Dünya

Yemenli Husiler Suudilerle barış yapmaya hazır!

AleviNet

Published

on

Başkent Sana’nın kontrolünün ele geçirilmesinin beşinci yıldönümünde Husilerden beklenmedik bir açıklama geldi. Husi milisleri Cuma günü, Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları durdurarak, barış yapmaya hazır olduklarını bildirdi.

Bu açıklama 14 Eylül’de Suudi Arabistan’ın iki stratejik petrol tesisine yönelik dron ve füze saldırıları ardından geldi. Saldırılar, Suudi petrol üretimini felce uğratmıştı. Suudi Arabistan ve ABD, İran’ı sorumlu tutarken, saldırıyı Husiler üstlenmişti. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, petrol tesislerine saldırıyı “savaş eylemi” sayarken, Cuma günü bir açıklama yapan Pentagon şefi, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin talebi üzerine Körfez’e ek birlikler göndereceklerini açıkladı.

Husilerin Siyasi Konsey Başkanı Mehdi Maşat, Suudi Arabistan topraklarına yönelik tüm saldırıları durdurmayı öngördüklerini belirtirken, bu yönlü daha güçlü bir yanıtın Suudilerden de gelmesini umut etti.

Maşat’a göre bu girişim, kimseyi dışlamayan genel bir ulusal uzlaşıyı tamamlamak için ciddi görüşmeler yoluyla barış sağlamamayı hedefliyor. Bu uzlaşının, Suudi topraklarına yönelik dron, balistik füze ve diğer yöntemlerle saldırıların tümünü durdurmayı da içerdiği kaydedildi.

“Savaşın sürdürülmesi kimsenin yararına değil” diyen Maşat, uluslararası Sana havaalanının açılması ve stratejik Hudeyde limanına serbest erişimin sağlanmasını istedi. Hudeyde limanı, insani yardımlar ve ithalatların temel kapısı olarak dikkat çekiyor.

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI