Connect with us

.

GÜNCEL HABERLER

1071 imzanın arkasında da SETA var!

AleviNet

Published

on

Anayasa Mahkemesi, barış bildirisi imzalayan akademisyenlerin yargılanmasının hak ihlali olduğu yönünde karar verdi. Hemen ardından Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi, İstanbul Aydın Üniversitesi ve Medeniyet Üniversitesi yönetimleri, barış bildirisine imza atan akademisyenler hakkında açılan davalar nedeniyle hak ihlali kararı veren AYM’ye karşı imza kampanyası başlatacaklarını açıkladı. Topladıkları 1071 imza ile Anayasa Mahkemesi’nin bu kararını kınadılar. Karşı imzacı akademisyenlere destek ise havuz medyasından geldi.

Hürriyet Gazetesi “Katliam diyeni haklı buldu”, Sabah Gazetesi “AYM, Üniversitelerde terör propagandasına geçit verdi” başlıkları ile karara tepki gösterdi.

AYM’Yİ TANIMIYORUZ DİYEBİLİRLER

Marmara Üniversitesi’nden ihraç edilen, barış bildirisi imzaladığı için yargılanıp 1 yıl 3 ay hapis cezası alan Arş. Gör. Emre Tansu Keten’e göre barış istemenin “terör suçu” olarak yargılanması zaten akla, mantığa ve de hukuka aykırı.

Bu anlamda alınan kararın hukuka uygun olduğunu belirten Keten yine de bunun tanınıp tanınmayacağını bilemediklerinin de altını çiziyor: “Ama şunu bilemiyoruz bu karar, bürokrasi içerisindeki siyasi mücadelesi ile mi geldi? Ya da yerel mahkemeler AYM kararını tanıyacakları mı? Bunu bilmesek de bizim için yine de güzel bir karar.”

Daha önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Anayasa Mahkemesi’ni tanımıyorum” dediğini hatırlattığımızda ise Keten şu cevabı veriyor: “Evet, daha önce de yaşandı, tanımıyoruz denebilir. Ayrıca mahkemeler de tanımayabilir. KHK’lılığımız devam edebilir. Yasalara göre değil, siyasete göre işleyen bir hukuk olduğu için her şeyi bekliyoruz.”

İMZACILAR AKP’NİN AKADEMİSEN KADROSU

AYM kararı karşında toplanan 1071 akademisyen imzası ve açıklaması hakkında ne düşündüğünü sorduğumuz Emre Tansu Keten öncelikle imza sayısının 1066’ya indiğini belirtiyor ve ekliyor: “Benim kendi okulumdan yani Marmara Üniversitesi’nden de imzalar vardı o bildiride. Hatta İletişim Fakültesi’nden de ama bu akademisyenlerin çoğu 2015-16 AKP tipi üniversitenin yerleşmesiyle ortaya çıkan insanlar. Marmara iletişim mesela başka bir okuldu, Ünsal Oksay’ın geleneğini sürdüren; ama 2011’de bir kadrolaşma operasyon düzenlendi ve ondan sonra birçok yeni isim geldi. Şu an imza atan isimlere baktığımda hepsinin o ‘belli bir dönemde gelmiş’ olduklarını görüyorum. Bu imzayı atanlar zaten iktidar sayesinde bir yerlere geldikleri için çok da akademik ya da etik gibi bir dertleri yok. Zaten Bu imzalarda SETA’nın da bir payı olduğu görülüyor. SETA’nın ağırlıklı olduğu Medeniyet Üniversitesi bu işin başını çekenlerden. Havuz medyasını da AK trolleri de SETA’yı da 1071 sayısına ulaşmaya çalışan akademisyenleri de aynı organizasyon yönetiyor. Bunu imza atan isimlere ya da medyanın AYM kararına verdiği tepkiye baktığımızda da anlayabiliyoruz. Zaten medyanı verdiği tepki de bu akademisyenlerin yazdığı bildirinin aynısı.”

YETERLİ DESTEK VE ETKİLERİ YOK

Keten’e göre karara ilişkin karşı bir hamle var olsa da yeterli destekleri yok: “Ama sınırlı kalmış bir sayı bu. 100 bini aşkın akademisyenin yanı sıra Türkiye’deki üniversitelerinin hemen hemen hepsi üzerinde baskı kurabilen bir iktidar var; ama böyle bir ortamda dahi imzanın bu sayıda kalması, bence insanların korkmayıp imza atmadığını göstergesi olarak da okunabilir. Bu aslında bir anlamıyla gösteriş. Aynı alandan ‘meşru bir tepki var’ kurgusu bu. Sabah’ın attığı manşetten ya da bir AK trolün Twitter’da açtığı hashtag’den farkı olmayan bir bildiri ve etkisi de olmayacaktır.”

HUKUK MÜCADELEMİZ SÜRECEK

Emre Tansu Keten, bu açıklamayı da bildiriyi de ciddiye almamak gerektiğini söyleyerek AYM’den çıkan karar ile daha çok hukuk mücadelesine odaklanılmasının altını çiziyor: “Bir de bu karar 10 kişi hakkında verildi bizim de başvuru yapmamız lazım. Ben 1 yıl 3 ay cezası aldım, ertelendi. Bizim için yeniden yargılama olacak, diğer arkadaşlar için de beraat kararı gerekiyor. OHAL komisyonunun iki senede başvuru sonuçlarını açıklaması gerekiyordu ama daha çok oyalama komisyonu işlevi gördü. AİHM’e giden süreci geciktirme işlevinde çalıştı. Oradan pek bir şey beklemiyoruz. Ama tabii yönetmeliklere uyar ya da yasalar işlese AYM kararına göre OHAL komisyonunun bizi geri iademizi sağlaması lazım. Bu da mücadelenin sonucu, hukuku siyasetin belirlediği bir yerde mücadeleler de bu kararları etkiler. Mücadelemiz tüm kaybedilmiş haklarımız geri almaya ve üniversitelere geri dönmeye yönelik olacak.”

SETA birçok İsviçreli siyasetçiyi de hedef gösterdi

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNCEL HABERLER

Alman meclisinde sert Türkiye tartışması

AleviNet

Published

on

Türkiye, Suriye’ye yönelik askeri harekat nedeniyle Almanya Federal Meclisi’nde sert eleştirilere maruz kaldı. Başbakan Merkel’in hükümet açıklaması sırasında Ankara’ya yönelik eleştirilerinin ardından söz alan konuşmacıların tamamı, Türkiye’nin söz konusu operasyonunun haksız olduğunu ifade ederken, bazı siyasi parti temsilcileri Türkiye’nin Avrupa Birliği adaylığı statüsünün kaldırılmasını, bazıları da NATO’dan çıkarılmasını talep etti.

Koalisyon hükümetinin ortaklarından Sosyal Demokrat Parti (SPD) Federal Meclis Grup Başkanı Rolf Mützenich, Avrupa Birliği (AB) ülkelerine çağrıda bulunarak, Türkiye’ye yönelik savunma sanayi ürünleri satışının durdurulmasını talep etti. Türkiye’nin askeri harekatını, “uluslararası hukuka aykırı bir saldırı savaşı” olarak tanımlayan Mützenich, “Erdoğan Türkiye’nin cumhurbaşkanı olarak suç işlemektedir” dedi.  

NATO üyeliği dondurulmalı

Muhalefet partilerinden Hür Demokrat Parti’nin (FDP)  Genel Başkanı Christian Lindner ise Başbakan Merkel’den Türkiye’ye karşı daha sert bir tavır takınmasını talep etti. “Şu an atılması gereken doğru adım, NATO’dan özel bir zirve toplantısı talep etmektir” diyen Lindner, Merkel’den Batı ittifakına liderlik etmesini beklediklerini dile getirdi. Christian Lindner ayrıca Türkiye’nin Suriye harekatını “İslami başkanlık diktatörlüğünün uluslararası hukuka aykırı bir işgali” olarak tanımladı.

Alman siyasetinin en çok tartışılan partilerinden sağ popülist Almanya için Alternatif’in (AfD) Eş Başkanı Alexander Gauland ise meclis kürsüsünden yaptığı konuşmada, “Biz Türkiye Cumhurbaşkanı’nın sığınmacıları gönderme tehdidi gibi, ülkemizde Alman kimliği olmadan yaşayan Türkleri ülkelerine göndermekle tehdit edemeyiz, zira biz bir hukuk devletiyiz” dedi. Türkiye’nin NATO üyeliğinin en azından dondurulması gerektiğini savunan Gauland, “Bu Türkiye Avrupa Birliği üyesi de olmamalı. AB, Türkiye’nin aday ülke statüsünü kaldırmalı” ifadesini kullandı.

Türkiye Gümrük Birliğinden çıkarılsın

Türkiye’nin Avrupa’dan dışlanmasını talep eden bir başka siyasetçi de, Hristiyan Sosyal Parti (CSU) Avrupa Parlamentosu Milletvekili Manfred Weber oldu. Münchner Merkur gazetesine konuşan Weber, AB’nin Türkiye’ye karşı çok daha sert bir tavır takınması gerektiğini belirtti. Ankara’nın Gümrük Birliği’nden çıkarılmasının da düşünülebileceğini ifade eden Weber, “Türkiye şu anda AB’ye gümrüksüz bir şekilde ihracat yapabiliyor. Türkiye saldırgan tavrını değiştirmez ise bu böyle devam edemez” dedi. Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yönelik tüm ödemelerini de durdurması gerektiğini savunan Manfred Weber, Birlik’in Erdoğan’ın sığınmacı gönderme şantajına da boyun eğmemesini talep etti. Manfred Weber, “Avrupa’ya kimin geleceğine Erdoğan değil, Avrupa’nın kendi karar verir” ifadesini kullandı.  

DW,dpa / ET,BK

© Deutsche Welle Türkçe

 

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Arap köyü bombalandı: Çok sayıda ölü ve yaralı var

AleviNet

Published

on

İşgalci Türk ordusu , Girê Spî’de Arap yurttaşların yaşadığı bir köyü bombaladı. Çok sayıda sivilin sivilin şehit düştüğü belirtilen saldırıda yaralanıp, hastaneye kaldırılan 50’yi aşkın kişinin arasında kadın, çocuk ve yaşlılar da var.
Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye bölgesine yönelik saldırıları 8’inci gününde devam ederken, yoğun bombardımana tabi tutulan bölgelerden birisi de Girê Spî ve Eyn İsa hattı. Bu hat üzerinde yer alan Ebu Sirrê cephesinde dün geceden itibaren başlayan saldırılara karşılık veren Demokratik Suriye Güçleri, saldırıları püskürttü. Burada yaşanan çatışmalarda Suriye Milli Ordusu (SMO) mensuplarının çok sayıda kayıp verdiği öğrenildi. Yine SMO’ya ait zıhlı araçlara da el konuldu. Saldırıların kırılması üzerine bölgeye yönelik yoğun bir bombardımana girişildi. TSK birlikleri tarafından yapıldığı belirtilen obüs atışlarında Arap yurttaşların yaşadığı Eyn İsa’ya bağlı Rafha Köyü de hedef oldu. Bombaların düştüğü köyde yaşayan bir çok sivil hayatını kaybetti, çok sayıda sivil de yaralandı. Yaralılar kaldırıldıkları Eyn İsa Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Yaralıların hastaneye götürüldüğü anlar MA muhabiri Nazım Daştan tarafından görüntülendi. Kaydedilen görüntülerde hastaneye getirilen 50’yi aşkın yaralıların arasında henüz 5 yaşındaki çocukların, kadınların ve yaşlıların da olduğunu görülüyor. 

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

İşgale karşı eylem takvimi: Her gün alanlar dolacak!

AleviNet

Published

on

Defend Rojava Platformu, Türk devletinin Rojava’ya dönük işgalci saldırılarına ilişkin bugün yazılı açıklama yaptı ve eylem takvimini paylaştı.
Açıklamada, “Kirli oyunlarını devreye koyan diktatör Erdoğan ve faşist ittifak Kürdistan topraklarını ilhak ve işgal etmek için yasaklı silahlar olmak üzere tank, top ve uçaklarla tam bir soykırım uygulamakta, başta Serêkaniyê olmak üzere toplu katliama yönelmektedir. Yerleşim yerleri imha silahlarıyla yerle bir ediliyor, yaşanmaz hale getiriliyor. Soykırımcı Türk devleti, tıpkı Kobanê’de olduğu gibi yenilgi öncesi coğrafyayı yaşanmaz hale getirmek istiyor” denildi.

‘DİRENİŞİ SAHİPLENEREK ERDOĞAN’I YENEBİLİRİZ!’

Açıklamada şunlar da kaydedildi:
“Bu direnişi daha da büyütmek, işgalci-soykırımcı Türk devleti ve diktatör Erdoğan’ın hevesini kursağında bırakmak için Rojava direnişinin daha güçlü sahiplenilmesi gerekmektedir. Bu nedenle dünya insanlığına çağrımız, insanlık değerlerini sahip çıkmaları ve soykırımın önüne geçmeleridir. Ancak Rojava halklarının yanında seferber olarak ve direnişi kesintisiz sahiplenerek Erdoğan faşizmini yenebiliriz.
Rojava`da yaşayan Kürt, Asuri, Ermeni, Arap, Ezidi, Alevi, Hıristiyan, Müslüman halklarını daha güçlü sahiplenmeye ihtiyacı vardır. Tüm Kürdistani güçleri ulusal birlik ruhuyla seferber olmaya ve dünya halklarını Rojava’yı sahiplenmeye, 19 Ekim’de RiseUpRojava sloganıyla küresel düzeyde ayağa kalkarak aşağıdaki ülke ve şehirlerde yapılacak yürüyüşlere katılmaya çağırıyoruz.”

EYLEM TAKVİMİ

Açıklamada, eylemlerin yer, gün ve saatlerine ilişkin şu bilgiler paylaşıldı:

“18 Ekim Cuma

POLONYA
Varşova
Yer: Radom
Saat: 16.30

19 Ekim Cumartesi

ALMANYA

Köln
Köln yürüyüşü
1.Kol: Ebertplatz
2.Kol: Chlodwigplatz
Başlama saati: 11:00

Hamburg
Yer: S-Bahn Haltestelle Sternschanze
Saat: 15:00

Frankfurt
Yer: Hauptbahnhof
Saat: 16:00

Berlin
Yer: Potsdamer Platz (Historische Ampelanlage)
Saat: 13:00

Magdeburg
Yer: Hauptbahnhof
Saat: 17:00

Nürnberg
Yer: Aufseßplatz
Saat: 15:00

Stuttgart
Yer:Lautenschlager Platz
Saat: 15:00

Saarbrücken
Yer:Europa-Galerie
Saat: 14:30

Freiburg
Yer: Platz der Alten Synagoge
Saat: 17:00

Hannover
Yer: Hauptbahnhof
Saat: 14:00

Leipzig
Yer: Eisenbahnstraße Aldi
Saat: 16:00

FRANSA

PARİS ve çevresi:
Yer: Republique Meydanı
Saat: 15:00

STRASBOURG ve çevresi
Yer: Place Kleber
Saat: 14:00

MARSİLYA
(Montpellier, Marignan ve Draguignan)
Yer: Canabiere
Saat:13:00

TOULOUSE
Yer: Metro Jean Jaures
Saat: 16:00

BORDEAUX
Yer: Grand Theatre
Saat: 16:00

RENNES
Yer: Place du Colombier
Saat: 13:00

LYON
Yer: Bellecour
Saat: 16:00

ORLEANS
Yer: Place du Martroi
Saat: 15:00

CAEN
Yer: Theatre
Saat: 13:00

MULHOUSE
Yer: Place de la Bourse
Saat 14:00

YUNANİSTAN

Atina
Yer: Akademia meydanı
Saat: 18:00

Selanik
Yer: Kamara Meydanı
Saat 17:00 da

BELÇİKA
Brüksel
Yer: Gare Centrale
Saat: 14.00

KANADA
Toronto
19 Ekim Cumartesi
6 pm&8pm
Ontario Parlamentosu

KIBRIS
Yer: Bafosta
Saat: 19:00

DANİMARKA
Kopanhagen
Yer: Svanemøllen İstasyonu
Saat: 13:00

İSVEÇ
Stockholm
Yer: Humlegården
Saat:13:00

AVUSTRALYA
Perth
Yer: Murrey street Mall
Saat: 1pm de

Melbourne
Yer: State Library önü
Saat: 16:00

İSVİÇRE
Cenevre
Yer: Rassemblement Square Chatepoulet à
Saat: 14:30

AVUSTURYA

Viyana
Yer: Operadan Heldenplatza
Saat: 16:00 Uhr

Graz
Yer. Griesplatz
Saat 15:00

Inngsburg
Yer: Marktplatz Innsbruck
Saat: 14.00

ÇEKYA
Prag
Yer: Qada Republik Prag
Saat: 16.00

FİNLANDİYA

Helsinki
Yer: Narinkkatori.
Saat: 15:00

HOLANDA
Amsterdam
Yer: Waterlooplein
Saat: 14:00

20 Ekim Pazar

AVUSTURALYA
Sydney
Town Hall Meydanı

İNGİLTERE
Londra
Yer: BBC önü, Portland Place
Saat: 13.00.”

 

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI