Connect with us

.

Dünya

Anahtarsız arabalar nasıl 10 saniyede çalınabiliyor?

AleviNet

Published

on

What Car?What Car? testinde Audi TT RS’in kapısının açılma anı

İngiltere’de çok satılan bazı yeni anahtarsız otomobillerin 10 saniye içinde çalınabileceği ortaya çıktı. Bu arabaların bir kısmı Türkiye’de de satılıyor.

Bu sistemin kullanıldığı arabalarda sürücüler, anahtarlarını ceplerinden çıkarmadan araçlarına girebiliyor ve motoru çalıştırabiliyor.

İngiltere’de yayımlanan “What Car?” adlı otomobil dergisi, anahtarsız sistemle çalışan yedi araba modelinin güvenliğini test etti.

Testler sırasında uzmanların DS 3 Crossback ve Audi TT RS’e girmesi 10’ar saniye aldı. Land Rover Discovery Sport TD4 180 HSE ise 30 saniyede ‘çalındı’.

Otomobillerin güvenlik karnesi DS 3 Crossback Puretech 155 Ultra Prestige – 10 saniyede çalındı. Land Rover Discovery Sport TD4 180 HSE (2018 model) – 30 saniyede çalındı. Land Rover Discovery SD6 306 HSE – Uzmanlar arabaya 20 saniye içinde girdi ama aracı hareket ettiremedi. BMW X3 xDrive20i M Sport (2018 model) – 60 saniye içinde çalındı. (Arabayı sadece “akıllı anahtar” aktifken çalmak mümkün.) Audi TT RS Roadster – 10 saniyede çalındı. (Sadece akıllı anahtar aktifken) Ford Fiesta 1.0 Ecoboost 140 ST-Line X – 60 saniye içinde çalındı. (Sadece akıllı anahtar aktifken) Mercedes A-Class A220 AMG Line – 50 saniyede çalındı. (Sadece akıllı anahtar aktifken)

(Kaynak: What Car? dergisi)

Ölçülen zamanlar, kapının açılıp arabanın çalıştırılmasına kadar geçen süreyi kapsıyor.

İngiltere ve Galler’de araba hırsızlıkları 2018’de son sekiz yılın en yüksek seviyesine çıktı ve toplam 106 bin araç çalındı.

İngiliz Sigortacılar Birliği’nin verilerine göre 2019’da sigorta şirketlerinin hırsızlık için yaptığı ödemeler son yedi yılın en yüksek seviyesinde. Ancak birliğin yayımladığı verilerde ödenen tazminatların ne kadarının anahtarsız arabalara ait olduğu belirtilmedi.

Audi’leri üreten VW Group yetkilileri, araçların güvenliklerini artırmak için polisle işbirliği yaptıklarını açıkladı.

DS’in ana şirketi PSA Group’tan yapılan açıklamada araçlardaki potansiyel güvenlik açıkları için özel bir ekip oluşturulduğu ve bu ekibin polisle birlikte hırsızların yöntemlerini incelediği belirtildi.

Açıklamada yeni arabalarda sürücülerin istemeleri halinde anahtarsız giriş sistemini devre dışı bırakabileceklerine dikkat çekildi.

Jaguar Land Rover’ın açıklamasında ise “Test edilen Discovery Sport modeli artık üretilmiyor. Şimdiki Discovery Sport’ta ise bu tür saldırıları önleyecek teknoloji mevcut” denildi.

Hırsızlar arabaları nasıl çalıyor?

Hırsızlar, genellikle çift kişilik ekipler halinde çalışıyor ve evlerin önüne park etmiş araçları hedef alıyor.

Hırsızlardan biri elindeki bir sinyal yükselticiyle arabanın yanında duruyor. Bu cihaz, arabadan anahtara gönderilen sinyali güçlendiriyor. Arabanın gönderdiği sinyal evdeki anahtarı arıyor.

Diğer kişi ise evin yakınında duruyor. Elindeki cihaz anahtara gelen sinyali tekrar arabaya aktarıyor ve sistem yanıltılıyor. Araç, sahibinin geldiğini düşünerek kapıları açıyor.

Otomotiv şirketleri anahtarsız arabaları hedef alan hırsızlıkları önlemek için hareket algılama teknolojisi gibi yeni teknolojiler geliştiriyor.

What Car? uzmanları bu sistemin olduğu arabalara giremedi.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dünya

Rus askeri polisi Suriye’nin kuzeyinde

AleviNet

Published

on

Türkiye ile Rusya arasında Salı günü varışan anlaşmanın ardından Rus askeri polisinin Fırat Nehri’ni geçerek devriye görevine başlamak üzere Suriye’nin kuzeyine giriş yaptığı kaydedildi. Rusya Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Rusya ve Türkiye arasında 22 Ekim’de varılan mutabakat çerçevesinde bugün öğlen saatlerinde bir Rus askeri polis birliği Fırat Nehri’ni geçmiş ve Suriye-Türkiye sınırına doğru ilerlemeye başlamıştır” denildi.

Rusya devlet televizyonunun, Rus ordusundan bir kaynağa dayandırdığı haberinde söz konusu birliklerin Menbiç’in kuzeydoğusundaki bir bölgede devriye görevine başladığını kaydetti. Kürt kaynaklar ise Rus birliklerinin Kobani’de devriye gezmeye başladığını belirtti.

Petrov: Kürtler çekilmezse Türk ordusuyla karşı karşıya kalacak

Türkiye ile Rusya, Salı günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında Soçi’de gerçekleştirilen görüşme sonucu bir mutabakata varmıştı. İki lider, Çarşamba TSİ 12.00’den itibaren Rus askeri polisi ile Suriye sınır muhafızlarının, Türkiye’nin “Barış Pınarı Harekatı alanının dışında kalan Türkiye-Suriye sınırının Suriye tarafına, YPG unsurları ve silahlarının sınırdan itibaren 30 kilometrenin dışına çıkarılmasını temin etmek üzere girmesinde” mutabık kalmıştı.

Kremlin sözcüsü Dimitri Peskov da  bugün yaptığı açıklamada Kürt güçlerin silahlarıyla birlikte geri çekilmeyi kabul etmemesi halinde Suriye sınır muhafızlarının ve Rus askeri polisinin de geri çekileceğini ve Kürtleri Türk ordusuyla karşı karşıya bırakacağını söylemişti.

Rus haber ajansı TASS’ın haberine göre Peskov, “kalan Kürt birlikleri Türk askeri mekanizması tarafından pratikte ezilecektir” ifadesini kullandı.

DW,dpa / SÖ,ET

© Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading

Dünya

İsveç: Türkiye askerlerini derhal geri çekmeli

AleviNet

Published

on

Türk devletinin Rojava’ya yönelik işgal girişimini başlatmasından hemen sonra Bağımsız Milletvekili Amineh Kakabaveh, İsveç Dışişleri Bakanı Ann Linde’ye Türkiye’nin saldırılarını kınamak ve durdurmak için Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği bünyesinde hangi inisiyatifi almayı düşündüğü sorusunu yöneltmişti.

Hıristiyan Demokrat Milletvekili Magnus Jacobsson da, İsveç hükümetinin Türk devletinin Kürtlere yönelik saldırılarını durdurmak ve Kürt güçleri tarafından tutulan DAİŞ çeteleri ve çocukları için ne yapmayı düşündüğü sorusunu sormuştu.

‘TÜRKİYE ULUSLARARASI HUKUKU TANIMADI’

Her iki önergeyi birlikte yanıtlayan Linde, Kuzey-Doğu Suriye’deki durumun oldukça dramatik ve kaygı verici bir şekilde geliştiğini belirterek, “Türkiye uluslararası güçlü tepkilere rağmen uluslararası hukuka aykırı olarak askeri saldırıya geçti. Tüm bölgedeki istikrarsızlık daha derinleşti ve DAİŞ’in yeniden aktifleşebileceği kaygısını yarattı” dedi.

Linde, Türkiye’nin saldırılarından sonra en az 165 bin kişinin topraklarını terk etmek durumunda kaldığını, Birleşmiş Milletler ve yardım kuruluşlarının bölgeye insancıl yardım yapmakta güçlüklerle karşılaştıklarını söyledi.

Bölgedeki Kürt temsilciler ve yardım kuruluşlarıyla yakın ilişki içinde olduklarını belirten Linde, Türkiye’nin Rojava’ya yönelik işgal saldırılarına şu ifadelerle tepki gösterdi:

”Hükümet askeri saldırıyı kınadı ve pek çok kez Türk devletinden bölgede yaşayan Kürtler ile Süryani-Asuri, Êzidî gibi azınlık halklara yönelik saldırılarını durdurmasını talep etti. 8 yıl süren çatışmalardan sonra çatışmaların derinleştirilmesine değil, sürdürülebilir bir barışa ihtiyacımız var. Askeri müdahale Suriye’de kalıcı bir barışı sağlayamaz.”

‘BÜYÜKELÇİYİ DIŞİŞLERİ’NE ÇAĞIRDIK’

İşgalden hemen sonra Türk Büyükelçinin Dışişleri Bakanlığına çağırıldığını söyleyen Linde, ”Gelişmeleri oldukça ciddi olarak gördüğümüzü ve Türkiye’nin güvenliğinin askeri müdahaleyle değil siyasi araçlar, diplomasi ve diyalogla sağlanabileceğine vurgu yaptık. Türkiye  askeri güçlerini derhal Suriye topraklarından çekmeli” dedi.

‘TÜRKİYE, SURİYE’DEKİ ÇÖZÜMÜN ÖNÜNDE ENGEL’

Linde, İsveç’in Türkiye’ye silah satışlarını durdurduğunu ve aynı şeyi diğer Avrupa Birliği ülkelerinin yapması önerisinde bununduğunu hatırlattıktan sonra, şunları kaydetti:

”Uluslararası toplum Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 nolu kararına uygun olarak Suriye’deki çatışmalara barışcıl bir çözüm bulmak için çabalarını sürdürmeli. Türkiye’nin tek yanlı  müdahalesi bu uğraşların önünde ciddi bir engel.”

KAKABAVEH: ELİMİZDEN GELENİ YAPMALIYIZ

Amineh Kakabaveh, İsveç’in Avrupa Birliği ülkelerin Türkiye’ye silah ambargosu uygulamaları için gösterdiği çabaların sevindirici olduğunu söyledi ve bu çabalarından dolayı Linde’ye teşekkür etti.

İsveç’in aynı tutumu bundan 1 yıl önce Efrîn’in işgali sırasında neden göstermediği sorusunu soran  Kakabaveh, ”Ama ne yazık ki bir başka ülke, Erdoğan’ın saldırganlığı ve işgalini durdurmaya yetmiyor. Bu, uluslararası hukuk suçudur ve Birleşmiş Milletler bunu durdurmalıydı” dedi.

Türkiye’nin saldırılarının faturasını Kürtler, diğer azınlık halklar, kadınlar ve çocukların ödediklerine dikkat çeken Kakabaveh, “Bundan dolayı İsveç’te bizler bunu durdurmak için elimizden gelen he şeyi yapmalıyız” şeklinde konuştu.

‘EKONOMİK YAPTIRIMLAR UYGULANMALI’

Türkiye’nin elinde oldukça fazla silah olmasından dolayı Erdoğan’ın silah satışlarının durdurulmasından etkilenmeyeceğine dikkat çeken Kakabaveh, Erdoğan’ı durdurmak için en etkili yöntemin ekonomik yaptırımlar olduğuna vurgu yaptı. İsveç’in Türkiye’deki Büyükelçisini geri çekmesini ve Türkiye’ye sığınmacılar için yaptığı ödemeleri durdurmasını talep etti.

‘ERDOĞAN DAİŞ’İ DOSTU, KÜRTLERİ DÜŞMANI OLARAK GÖRÜYOR’

Erdoğan’ın demokrasiyi düşman ve Kürtleri de tehdit olarak gördüğünü söyleyen Kakabaveh, “Erdoğan yakıcı savaşın ortasında diğer halklarla birlikte eşsiz bir toplumsal yapıyı inşa eden Kürtleri değil DAİŞ ve İslam Devletini dostları olarak görüyor” şeklinde konuştu.

Kakabahev, Kürtleri sınırlardan 32 kilometre sürmek isteyen ve işgali sonucu 300 bin insanı topraklarından süren Türkiye’ye sığınmacılar için yapılan ödemelerin durdurulmasını istedi.

JACOBSSON: TÜRKİYE’YE TURİZM BOYKOTU UYGULANMALI

Hıristiyan Demokrat Milletvekili Magnus Jacobsson, ABD Başkanı Donald Trump’ın Twitter diplomasisiyle müttefikleri Kürtler, Êzidîler ve Hıristiyan gruplara ihanet ettiğini söyledi.

İsveç Hükümeti’nin Türkiye’nin Kuzey Suriye’ye saldırıları durdurmak için yaptığı açıklamalar ve attığı pratik adımlardan övgüyle söz eden Jacobsson, ancak bunların yeterli olmadığını ve hükümetin daha başka önlemleri gündeme getirmesini istedi.

Türkiye’ye yönelik turizm boykotu uygulanmasını isteyen “Ben kendi payıma barış olmadan, kendi halkına yönelik baskıları ve komşu ülkelere saldırıları durdurmadan Türkiye’de tatilimi geçirmeyeceğim” dedi.

 

Continue Reading

Dünya

Son konuşmasını yapan Juncker: Aptal milliyetçilikle mücadele edin

AleviNet

Published

on

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, görevi devretmeden önce yaptığı son konuşmasında milliyetçilikle mücadele mesajı verdi.

Salı günü Strasbourg‘da Avrupa Parlamentosu üyelerine hitap eden Juncker, AB’nin her şeyden önce bir barış projesi olduğunu hatırlattı. Juncker, “Barış mutlak değildir ve Avrupa’nın barışı sürdürüyor oluşuyla gurur duymalıyız” dedi. Juncker haleflerine, “Aptal milliyetçilikle tüm gücünüzle mücadele edin” nasihatinde bulundu.

Şu anda dünyada 60 ayrı savaşın sürdüğünü ve bunlardan hiçbirinin AB ülkelerinde olmadığını kaydeden Juncker, genç insanlara savaş ve barışın anlatılması çağrısında bulundu. Juncker, “20 yıl içerisinde dedesi ya da büyük dedesi savaşı yaşamış olan hiçbir Avrupalı kalmayacak” diye konuştu.

“Brexit vakit kaybıydı”

Beş yıllık görev süresi boyunca yaşadıkları sorunlara da değinen 64 yaşındaki Juncker, Kıbrıs’ta birleşme, İsviçre ile daha yakın ilişkiler ve bankalar birliği açısından ilerleme sağlanamamasından yakındı. Juncker ayrıca İngiltere’nin AB’den çıkma süreci için “Zaman ve enerji kaybıydı” diye konuştu.

Juncker, 2014 yılında kendi inisiyatifiyle başlatılan yatırım programından da övgüyle söz etti. “Juncker Planı” olarak da bilinen program kapsamında 1.1 milyon yeni istihdam yaratıldığını ifade eden AB Komisyonu Başkanı, AB ekonomisinin de bu çerçevede yüzde 0.9 büyüdüğünü kaydetti. Juncker, bu verilerle gurur duymaları gerektiğini belirtti.

“Görevi ne hüzünlü ne de aşırı derecede mutlu olarak bırakıyorum. Görevi erdemli bir biçimde çaba sarf etmiş olma hissiyle bırakıyorum” diye konuşan Juncker, sözlerini “Yaşasın Avrupa!” diyerek sonlandırdı.

Komisyon başkanlığı görevini beş yıldır sürdüren Lüksemburglu Juncker, görevi resmi olarak 1 Kasım tarihinde Almanya’nın eski savunma bakanı Ursula von der Leyen’a devredecek.

KNA,dpa / BÜ,ET

© Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI