Connect with us

.

GÜNCEL HABERLER

‘Dersim’den Halepçe’ye Almanya suç ortağı’

AleviNet

Published

on

Mayıs ayında Dersim Gazetesi, Türk devletinin Dersim’deki soykırımda kullandığı zehirli gazları Nazi Almanyası’ndan alındığına dair Mustafa Kemal imzalı belgelere ulaşmışlardı. Ardından Almanya’da yayınlanan Yeni Özgür Politika ve Junge Welt gazeteleri konuya ilişkin ayrıntılı araştırmalara yer vermişti.

1937’de başlayıp 1938’de sona eren Dersim’deki soykırımda Almanya’nın suç ortaklığı ise muhalefet partilerinden Sol Parti’nin girişimiyle geçtiğimiz Temmuz ayının başında Federal Meclis’e taşınmıştı.

Parlamenterler Ulla Jelpke, Dr. André Hahn ve Gökay Akbulut girişimiyle Sol Parti Grubu konuya ilişkin dönemin Nazi Almanyası ile Ankara rejimi arasındaki zehirli gaz ortaklığına ilişkin bir soru önergesi meclise vermişlerdi.

‘ACILARI ANLIYORUZ AMA MESELE BİZİM DEĞİL’ YANITI

Angela Merkel’in başbakanlığındaki Federal Hükümetin yanıtlaması talebiyle sunulan önergede vekiller, Dersim’de kullanılan Alman yapımı gazlara ilişkin ayrıntılı sorular yönelttiler.

Federal Hükümet ise 15 Temmuz tarihli bir yanıtı vekillere gönderdi. ANF’nin elindeki yanıtta Sol Parti’nin birçok sorusuna Berlin hükümeti cevap vermekten kaçındığı görülüyor.

Sadece “Belgeler Federal Hükümet’e Dersim’deki katliama ilişkin tarihi ve siyasi bir çalışmanın yapılması sorumluluğu veriyor” şeklinde ifade edilen vekillerin görüşüne ilişkin Berlin yönetimi ikinci kez şu yorumda bulundu: “Federal Hükümet kurbanlar ve yakınlarının acısını anlıyor. Ancak tarihi ve siyasi çalışma Türkiye’de yapılmalı.” Benzer bir yorum Nisan ayında hükümetin verdiği yanıtta da yer almıştı.

Yeni belgelere ilişkin medyada yer alan haberlerin Federal Hükümet tarafından bilindiği ifade edilen yanıtta devamla Dersim’de Nazi gazlarını ispatlayan son kanıtlar için ise şu açıklama yapıldı: “Medyadaki haberler dışında ayrıntılı bilgiye sahip değiliz. Belgelerin tarafsız şekilde incelenmesi ve yorumlanması ancak bilimsel bir çalışmayla yapılmalı.”

Merkel hükümeti, ayrıca Dersim’de yaşananlara ilişkin Türkiye’de yapılacak bir çalışmaya katkı sunmaya ve Almanya’nın o dönemdeki payını incelemeye hazır olduklarını bildirdi.

Dersim’de kullanılan zehirli gazların hangi Alman firmasından üretildiği, ihracat onayının dönemin rejimi tarafından onay verilip verilmediği, 1937 yılında Heinkel He111 tipi savaş uçaklarının Türkiye’ye satılıp satılmadığına dair birçok soru ise yanıtsız bırakıldı.

‘200 BİN DERSİMLİNİN BURADA YAŞADIĞI UNUTULUYOR’

Merkel hükümetinin “Dersim 38’e ilişkin çalışma Türkiye’de yapılmalı” açıklamasına Sol Parti milletvekili Ulla Jelpke tepki gösterdi. Jelpke, hükümetin yanıtına ilişkin ANF’ye verdiği demeçte, 1937/38 yıllarında Dersim’de soykırım ve zorla göçertmenin izleri ile o döneme ait travmanın hala sürdüğüne dikkat çekti.

Alman hükümetinin Dersimlilerinin acısını tanıdığına dair ifadeleri olumlu bulduğunu aktaran Jelpke’ye göre mesele sadece Türkiye’yi değil Almanya’yı da ilgilendiriyor.

Sol Parti’nin deneyimli siyasetçisi hükümete şu çağrıyı yaptı: “İki ve üç kuşaktır 200 bin Dersimli Federal Almanya Cumhuriyeti’nde yaşıyor. Bu yüzden Dersim’de yaşananları anlatan anıtlar ve projeler burada da olmalı.”

Gün yüzüne yeni çıkan belgelerde Dersim’de kullanılan gazların dönemin Türk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk tarafından Almanya’dan temin edildiğini hatırlatan Jelpke son olarak şunları söyledi: “Ayrıca Almanya’nın ürettiği Heinkel He111 uçaklarından gaz bombaları atılmış. Tüm belge ve bilgiler 1937/38 Dersim’den Irak’ın 1988’de Halepçe’de gerçekleştirdiği kimyasal gaz saldırısına kadar Alman gazının Kürtlere karşı işlenen suçlarda katillerin hizmetinde olduğunu gösteriyor.”

YENİ BELGELER SUÇ ORTAKLIĞINI ISPATLIYOR

Dersim’de zehirli gazlar kullanıldığı hem mağdurların anlatımı hem de katliamda payı olan Türk yetkilerinin anlatımından dolayı zaten uzun süredir bilinen bir gerçekti. Yıllar sonra gün ışığına çıkan son belgelere göre ise dönemin Türk hükümeti, 1933-1945 yılları arasında hüküm süren Nazi rejiminden 20 ton Chloracetophenon ve İperit gibi gazları ve bu gazları bombalara koymaya yarayacak otomatik tesisatlar almış.

Belgeler, Almanya’dan savaş ve soykırım araçlarının alınmasına ilişkin Mustafa Kemal’in 7 Ağustos 1937 tarihli imzasını taşıyor. Ayrıca Ankara hükümetinin ilgili bakanlıklarının imzasını da taşıyan belgelerde Türk devletine gazları kullanmak için ABD’den 1937 yılında Marten modeli savaş uçaklarının tahsis edildiği bilgisi yer alıyor.

Alman Dışişleri Bakanlığı’nın arşivinden çıkan bir başka belgeye göre ise Dersim’de soykırım hazırlığı yapıldığı sırada Ankara rejimine 1937 yılında Heinkel He111 tipi savaş uçakları ihraç edildi.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNCEL HABERLER

Alman meclisinde sert Türkiye tartışması

AleviNet

Published

on

Türkiye, Suriye’ye yönelik askeri harekat nedeniyle Almanya Federal Meclisi’nde sert eleştirilere maruz kaldı. Başbakan Merkel’in hükümet açıklaması sırasında Ankara’ya yönelik eleştirilerinin ardından söz alan konuşmacıların tamamı, Türkiye’nin söz konusu operasyonunun haksız olduğunu ifade ederken, bazı siyasi parti temsilcileri Türkiye’nin Avrupa Birliği adaylığı statüsünün kaldırılmasını, bazıları da NATO’dan çıkarılmasını talep etti.

Koalisyon hükümetinin ortaklarından Sosyal Demokrat Parti (SPD) Federal Meclis Grup Başkanı Rolf Mützenich, Avrupa Birliği (AB) ülkelerine çağrıda bulunarak, Türkiye’ye yönelik savunma sanayi ürünleri satışının durdurulmasını talep etti. Türkiye’nin askeri harekatını, “uluslararası hukuka aykırı bir saldırı savaşı” olarak tanımlayan Mützenich, “Erdoğan Türkiye’nin cumhurbaşkanı olarak suç işlemektedir” dedi.  

NATO üyeliği dondurulmalı

Muhalefet partilerinden Hür Demokrat Parti’nin (FDP)  Genel Başkanı Christian Lindner ise Başbakan Merkel’den Türkiye’ye karşı daha sert bir tavır takınmasını talep etti. “Şu an atılması gereken doğru adım, NATO’dan özel bir zirve toplantısı talep etmektir” diyen Lindner, Merkel’den Batı ittifakına liderlik etmesini beklediklerini dile getirdi. Christian Lindner ayrıca Türkiye’nin Suriye harekatını “İslami başkanlık diktatörlüğünün uluslararası hukuka aykırı bir işgali” olarak tanımladı.

Alman siyasetinin en çok tartışılan partilerinden sağ popülist Almanya için Alternatif’in (AfD) Eş Başkanı Alexander Gauland ise meclis kürsüsünden yaptığı konuşmada, “Biz Türkiye Cumhurbaşkanı’nın sığınmacıları gönderme tehdidi gibi, ülkemizde Alman kimliği olmadan yaşayan Türkleri ülkelerine göndermekle tehdit edemeyiz, zira biz bir hukuk devletiyiz” dedi. Türkiye’nin NATO üyeliğinin en azından dondurulması gerektiğini savunan Gauland, “Bu Türkiye Avrupa Birliği üyesi de olmamalı. AB, Türkiye’nin aday ülke statüsünü kaldırmalı” ifadesini kullandı.

Türkiye Gümrük Birliğinden çıkarılsın

Türkiye’nin Avrupa’dan dışlanmasını talep eden bir başka siyasetçi de, Hristiyan Sosyal Parti (CSU) Avrupa Parlamentosu Milletvekili Manfred Weber oldu. Münchner Merkur gazetesine konuşan Weber, AB’nin Türkiye’ye karşı çok daha sert bir tavır takınması gerektiğini belirtti. Ankara’nın Gümrük Birliği’nden çıkarılmasının da düşünülebileceğini ifade eden Weber, “Türkiye şu anda AB’ye gümrüksüz bir şekilde ihracat yapabiliyor. Türkiye saldırgan tavrını değiştirmez ise bu böyle devam edemez” dedi. Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yönelik tüm ödemelerini de durdurması gerektiğini savunan Manfred Weber, Birlik’in Erdoğan’ın sığınmacı gönderme şantajına da boyun eğmemesini talep etti. Manfred Weber, “Avrupa’ya kimin geleceğine Erdoğan değil, Avrupa’nın kendi karar verir” ifadesini kullandı.  

DW,dpa / ET,BK

© Deutsche Welle Türkçe

 

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Arap köyü bombalandı: Çok sayıda ölü ve yaralı var

AleviNet

Published

on

İşgalci Türk ordusu , Girê Spî’de Arap yurttaşların yaşadığı bir köyü bombaladı. Çok sayıda sivilin sivilin şehit düştüğü belirtilen saldırıda yaralanıp, hastaneye kaldırılan 50’yi aşkın kişinin arasında kadın, çocuk ve yaşlılar da var.
Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye bölgesine yönelik saldırıları 8’inci gününde devam ederken, yoğun bombardımana tabi tutulan bölgelerden birisi de Girê Spî ve Eyn İsa hattı. Bu hat üzerinde yer alan Ebu Sirrê cephesinde dün geceden itibaren başlayan saldırılara karşılık veren Demokratik Suriye Güçleri, saldırıları püskürttü. Burada yaşanan çatışmalarda Suriye Milli Ordusu (SMO) mensuplarının çok sayıda kayıp verdiği öğrenildi. Yine SMO’ya ait zıhlı araçlara da el konuldu. Saldırıların kırılması üzerine bölgeye yönelik yoğun bir bombardımana girişildi. TSK birlikleri tarafından yapıldığı belirtilen obüs atışlarında Arap yurttaşların yaşadığı Eyn İsa’ya bağlı Rafha Köyü de hedef oldu. Bombaların düştüğü köyde yaşayan bir çok sivil hayatını kaybetti, çok sayıda sivil de yaralandı. Yaralılar kaldırıldıkları Eyn İsa Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Yaralıların hastaneye götürüldüğü anlar MA muhabiri Nazım Daştan tarafından görüntülendi. Kaydedilen görüntülerde hastaneye getirilen 50’yi aşkın yaralıların arasında henüz 5 yaşındaki çocukların, kadınların ve yaşlıların da olduğunu görülüyor. 

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

İşgale karşı eylem takvimi: Her gün alanlar dolacak!

AleviNet

Published

on

Defend Rojava Platformu, Türk devletinin Rojava’ya dönük işgalci saldırılarına ilişkin bugün yazılı açıklama yaptı ve eylem takvimini paylaştı.
Açıklamada, “Kirli oyunlarını devreye koyan diktatör Erdoğan ve faşist ittifak Kürdistan topraklarını ilhak ve işgal etmek için yasaklı silahlar olmak üzere tank, top ve uçaklarla tam bir soykırım uygulamakta, başta Serêkaniyê olmak üzere toplu katliama yönelmektedir. Yerleşim yerleri imha silahlarıyla yerle bir ediliyor, yaşanmaz hale getiriliyor. Soykırımcı Türk devleti, tıpkı Kobanê’de olduğu gibi yenilgi öncesi coğrafyayı yaşanmaz hale getirmek istiyor” denildi.

‘DİRENİŞİ SAHİPLENEREK ERDOĞAN’I YENEBİLİRİZ!’

Açıklamada şunlar da kaydedildi:
“Bu direnişi daha da büyütmek, işgalci-soykırımcı Türk devleti ve diktatör Erdoğan’ın hevesini kursağında bırakmak için Rojava direnişinin daha güçlü sahiplenilmesi gerekmektedir. Bu nedenle dünya insanlığına çağrımız, insanlık değerlerini sahip çıkmaları ve soykırımın önüne geçmeleridir. Ancak Rojava halklarının yanında seferber olarak ve direnişi kesintisiz sahiplenerek Erdoğan faşizmini yenebiliriz.
Rojava`da yaşayan Kürt, Asuri, Ermeni, Arap, Ezidi, Alevi, Hıristiyan, Müslüman halklarını daha güçlü sahiplenmeye ihtiyacı vardır. Tüm Kürdistani güçleri ulusal birlik ruhuyla seferber olmaya ve dünya halklarını Rojava’yı sahiplenmeye, 19 Ekim’de RiseUpRojava sloganıyla küresel düzeyde ayağa kalkarak aşağıdaki ülke ve şehirlerde yapılacak yürüyüşlere katılmaya çağırıyoruz.”

EYLEM TAKVİMİ

Açıklamada, eylemlerin yer, gün ve saatlerine ilişkin şu bilgiler paylaşıldı:

“18 Ekim Cuma

POLONYA
Varşova
Yer: Radom
Saat: 16.30

19 Ekim Cumartesi

ALMANYA

Köln
Köln yürüyüşü
1.Kol: Ebertplatz
2.Kol: Chlodwigplatz
Başlama saati: 11:00

Hamburg
Yer: S-Bahn Haltestelle Sternschanze
Saat: 15:00

Frankfurt
Yer: Hauptbahnhof
Saat: 16:00

Berlin
Yer: Potsdamer Platz (Historische Ampelanlage)
Saat: 13:00

Magdeburg
Yer: Hauptbahnhof
Saat: 17:00

Nürnberg
Yer: Aufseßplatz
Saat: 15:00

Stuttgart
Yer:Lautenschlager Platz
Saat: 15:00

Saarbrücken
Yer:Europa-Galerie
Saat: 14:30

Freiburg
Yer: Platz der Alten Synagoge
Saat: 17:00

Hannover
Yer: Hauptbahnhof
Saat: 14:00

Leipzig
Yer: Eisenbahnstraße Aldi
Saat: 16:00

FRANSA

PARİS ve çevresi:
Yer: Republique Meydanı
Saat: 15:00

STRASBOURG ve çevresi
Yer: Place Kleber
Saat: 14:00

MARSİLYA
(Montpellier, Marignan ve Draguignan)
Yer: Canabiere
Saat:13:00

TOULOUSE
Yer: Metro Jean Jaures
Saat: 16:00

BORDEAUX
Yer: Grand Theatre
Saat: 16:00

RENNES
Yer: Place du Colombier
Saat: 13:00

LYON
Yer: Bellecour
Saat: 16:00

ORLEANS
Yer: Place du Martroi
Saat: 15:00

CAEN
Yer: Theatre
Saat: 13:00

MULHOUSE
Yer: Place de la Bourse
Saat 14:00

YUNANİSTAN

Atina
Yer: Akademia meydanı
Saat: 18:00

Selanik
Yer: Kamara Meydanı
Saat 17:00 da

BELÇİKA
Brüksel
Yer: Gare Centrale
Saat: 14.00

KANADA
Toronto
19 Ekim Cumartesi
6 pm&8pm
Ontario Parlamentosu

KIBRIS
Yer: Bafosta
Saat: 19:00

DANİMARKA
Kopanhagen
Yer: Svanemøllen İstasyonu
Saat: 13:00

İSVEÇ
Stockholm
Yer: Humlegården
Saat:13:00

AVUSTRALYA
Perth
Yer: Murrey street Mall
Saat: 1pm de

Melbourne
Yer: State Library önü
Saat: 16:00

İSVİÇRE
Cenevre
Yer: Rassemblement Square Chatepoulet à
Saat: 14:30

AVUSTURYA

Viyana
Yer: Operadan Heldenplatza
Saat: 16:00 Uhr

Graz
Yer. Griesplatz
Saat 15:00

Inngsburg
Yer: Marktplatz Innsbruck
Saat: 14.00

ÇEKYA
Prag
Yer: Qada Republik Prag
Saat: 16.00

FİNLANDİYA

Helsinki
Yer: Narinkkatori.
Saat: 15:00

HOLANDA
Amsterdam
Yer: Waterlooplein
Saat: 14:00

20 Ekim Pazar

AVUSTURALYA
Sydney
Town Hall Meydanı

İNGİLTERE
Londra
Yer: BBC önü, Portland Place
Saat: 13.00.”

 

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI