Connect with us

.

Dünya

Dünyaca ünlü opera sanatçısı Placido Domingo’ya 9 kadından cinsel taciz suçlaması

AleviNet

Published

on

Plácido Domingo

Dünyaca ünlü İspanyol opera sanatçısı Placido Domingo 9 kadın sanatçı tarafından cinsel tacizle suçlandı, ünlü tenor suçlamaları reddetti.

Associated Press’in haberine göre, sekiz opera sanatçısı ve bir balerin, ünlü tenorun 80’li yıllardan bu yana kendilerine cinsel tacizde bulunduğunu öne sürdü.

Emekli mezzo-soprano Patricia Wulf hariç, suçlamaları yönelten diğer bütün sanatçılar isimlerinin gizli kalmasını istedi.

Suçlamaların ardından ABD’deki iki büyük müzik organizasyonu Domingo’ya gönderdikleri daveti geri çekti. Domingo’nun yönettiği Los Angeles Operası bağımsız bir inceleme yürütüleceğini duyurdu.

Suçlamalar arasında cinsellikle bağlantılı tekliflerde bulunma, fiziksel temas ve iş verme vaadiyle cinsel ilişkiye zorlama yer aldı.

Wulf, Domingo’nun kendisine dokunmadığını ancak sahneden her indiğinde yanına gelerek bu gece eve gitmek zorunda olup olmadığını sorduğunu söyledi.

Başka bir sanatçı, Domingo’nun bir seferinde elini eteğinin altına soktuğunu belirtti. Başka üç sanatçı ise Domingo’nun kendilerini zorla öptüğü suçlamasında bulundu.

AP’ye konuşan sanatçılardan biri, “İş yemeği garip bir şey değil. Ancak iş yemeği sırasında birinin elinizi tutması ya da elini dizinizin üzerine koyması garip. Size hep bir şekilde dokunuyordu ve sizi öpüyordu” dedi.

Olayların soyunma odası, otel odası, opera binası gibi farklı yerlerde gerçekleştiği iddia edildi.

Domingo: Karşılıklı ve rızaya dayalı

EPA

Domingo ve eşi soprano Marta Ornelas

Grammy ödüllü sanatçı Domingo, AP’nin spesifik olaylara ilişkin sorularını yanıtsız bıraktı ancak bunun yerine ajansa yazılı açıklamada bulundu.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“İsimsiz kişiler tarafından 30 yıl eskiye dayanan hadiseler konusunda yapılan iddialar oldukça rahatsız edici ve sunulduğu haliyle yanlış. Ne kadar süre önce olursa olsun, tüm iyi niyetime rağmen birilerini üzdüğümü ya da rahatsız hissettirdiğimi duymak acı verici.

“Tüm yaptıklarımın ve ilişkilerimin karşılıklı ve rızaya dayalı olduğuna inandım. Beni tanıyanlar ya da benimle çalışanlar bilirler ki birisine kasıtlı olarak zarar verecek, onu kıracak ya da utandıracak biri değilim.”

AP’nin haberine göre, bu kadınların haricinde altı kadın daha ünlü tenorun “cinsellikle ilişkili teklifte” bulunarak kendilerini rahatsız hissettirdi.

AP’nin konuştuğu onlarca ses sanatçısı, dansçı, müzisyen, sahne arkası çalışanı, ses eğitmenleri ve bir yönetici de Domingo’nun uygunsuz cinsel girişimlerine şahit olduklarını söylediler.

Domingo’ya suçlama yönelten kadınlardan yedisi, teklifleri reddettikleri için kariyerlerinin olumsuz etkilendiğini düşündüklerini, Domingo’nun söz verdiği rollerin hiçbir zaman kendilerine verilmediğini ya da bir daha kendisinden iş teklifi almadıklarını söyledi.

78 yaşındaki Domingo, 1962’den beri soprano Marta Ornelas ile evil.

Domingo’nun suçlamaların ardından ilk kez sahneye 31 Ağustos’ta gerçekleşecek Salzburg Festivali’nde çıkacak. Performansının iptal edilmeyeceği açıklandı.

Domingo’nun Philadelphia Orkestrası’nın 18 Eylül’deki açılış konserinde sahne alması bekleniyordu ancak suçlamalar ışığında davetin geri çekildiği açıklandı.

San Francisco Operası da benzer bir adım attı.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dünya

İdlib’deki sivillerin tahliyesi için koridor

AleviNet

Published

on

Suriye hükümeti, ordunun kuşatması altındaki İdlib’in kuzeybatısında bölgede bulunan sivillerin tahliye için koridor açtığını bildirdi. İdlib’den ayrılmak isteyenler için oluşturulan koridorun Hama’nın kuzeyinde olduğu bildirildi. Şam’ın açıklaması, ordunun silahlı örgütlerin kontrolünde olan İdlib’in Han Şeyhun kasabasını ele geçirmesinden sonrasına rastlıyor.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi Direktörü Rami Abdülrahman, koridor açılmadan önce zaten çok sayıda sivilin bölgeden kaçtığını açıkladı. Rusya ve İran destekli Suriye güçlerinin Han Şeyhun’a girmesi bölgeden kaçan sivillerin sayısını artırmıştı. Silahlı isyancıların ülkedeki son direniş noktası olan İdlib’den kaçan binlerce kişi son birkaç günde Türkiye sınırına doğru yığıldı. İdlib’de kontrol büyük ölçüde El Kaide bağlantılı Heyet Tahrir Şam örgütünde bulunuyor.

Bölgedeki operasyonlar devam ediyor

Bölgedeki çatışmaların ve Suriye güçlerinin kara ve hava saldırılarının devam ettiği bildirildi. İdlib’de bir süre önce Türkiye ve Rusya’nın anlaşması üzerine ateşkes sağlanarak Suriye güçlerinin bölgeye yönelik kapsamlı operasyonu önlenmişti. Ancak Ağustos ayında ateşkesin bozulması üzerine, Suriye ordusu 2014’ten beri silahlı isyancıların elinde olan İdlib vilayetini tamamen geri almak için harekat başlatmıştı.

Syrien

Hükümet, bölgeden ayrılanlar siviller için barınak, yiyecek ve ilk yardım sağlanacağını bildirdi. Suriye ordusunun daha önce de kuşattığı bölgelerde sağladığı tahliye koridorlarına karşı siviller, tutuklanma veya zorunlu askeri hizmete alınma riski nedeniyle çoğunlukla temkinli yaklaşıyor.

Üçlü zirve Eylül’de

Türkiye Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın 16 Eylül’de Türkiye, İran ve Rusya liderleri arasında Ankara’da Suriye konusunda üçlü zirve düzenleneceğini duyurdu.

AFP,AP,Reuters/GY,HS

© Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading

Dünya

Alman Savunma Bakanı: DAİŞ ile Kürtler mücadele etti

AleviNet

Published

on

DAİŞ ile mücadele kapsamında Ürdün, Irak ve Güney Kürdistan’da görev yapan Alman askerlere yönelik yeni tezkerenin çıkartılıp çıkartılmayacağı bir süredir Berlin’de siyasetçiler tarafından tartışılıyor. 31 Ekim’de sona erecek tezkere iki günden bu yana Irak ve Güney Kürdistan’da temaslarda bulunan Savunma Bakanı Annegret Kramp-Karrenbauer’in de gündemiydi.

Hewler yakınlarda peşmerge güçlerini eğiten Alman askerlerini ziyaret eden Kramp-Karrenbauer’in askerlere yönelik tezkerenin uzatılması gerektiğini söyledi. Eylül ayının ortalarında Federal Meclis’in gündemine gelmesi beklenen tezkere için Savunma Bakanı devamla şu görüşleri dile getirdi: “Umarım mecliste çoğunluğu bulup tezkereyi kabul ettiririz.”

Aynı zamanda CDU Genel Başkanı olan ve Başbakan Merkel’in halefi olarak kabul edilen Annegret Kramp-Karrenbauer, DAİŞ ile mücadelenin sürdüğünü belirtirken, çetelere karşı verilen savaşta Kürt halkının rolüne de dikkat çekti. Kürtlerin sahada DAİŞ ile mücadele eden güç olduğunu hatırlatan Kramp-Karrenbauer “Almanya’nın bunu unutmaması gerekiyor. Bu yüzden de Kürt güçlerinin eğitimi Almanya’nın güvenlik sorunun bir parçası” diye konuştu.

TEZKERE HÜKÜMET ORTAKLARINI BÖLDÜ

Savunma Bakanı’nın sözlerinin aksine Angela Merkel’in başbakanlığındaki hükümetin ortakları arasında 31 Ekim’de sona erecek tezkere konusunda anlamsızlıklar var. Merkel’in partisi Hıristiyan Demokratlar Birliği (CDU) askerlerin bölgede kalması yönünde görüş belirttirirken, hükümetin diğer ortağı Sosyal Demokratlar Partisi (SPD) cephesi ise askerlerin Almanya’ya dönmesinden yana.

Ayrıca geçtiğimiz Haziran ayında ABD’nin Rojava Kürdistanı’nda oluşturmayı planladığı “güvenli bölge” planına Almanya’nın DAİŞ ile mücadelede Ürdün’de konuşlandırdığı Tornado uçaklarıyla destek vereceği ve Alman askerlerinin QSD güçlerinin eğitimine destek sunacağı iddiası gündeme gelmişti. Bunun için ABD’li yetkililikler Berlin’de temaslarda bulunurken, Merkel hükümetinin yeni tezkereye Rojava Kürdistan’ını da ekleyerek meclise götürebileceği ifade ediliyor.

DAİŞ çetelerinin 2014’de Şengal’e saldırması, 2015’te Fransa’da terör saldırılarını gerçekleştirmesinin ardından Almanya aktif şekilde DAİŞ ile mücadele koalisyonunda yer almaya başladı. Şu anda bu amaçla Güney Kürdistan’da Peşmerge’yi eğiten askerler de dahil, Irak ve Ürdün’de toplam 800 asker bulunuyor. Ayrıca Ürdün’e yerleştirilen Alman ordusuna ait Tornada ve tanker uçakları da koalisyon çerçevesinde görev yapıyor.

Geçtiğimiz hafta başkent Berlin’de temaslarda bulunan ABD’nin DAİŞ ile Mücadele Koalisyonu ve Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, Almanya’nın Suriye’nin kuzeyine kara gücünü göndererek QSD’nin eğitimine, lojistik ve teknik ihtiyaçlarının giderilmesine yardımcı olmasını istemişti. ABD’nin bu talebi Merkel’in başbakanlığındaki hükümeti ikiye bölmüştü. Konun yaz tatilinin hemen bitiminde Federal Meclis’in gündemine gelmesi bekleniyor.

Continue Reading

Dünya

Trump: Avrupa geri almazsa çeteleri serbest bırakmak tek seçenek

AleviNet

Published

on

Kuzey ve Doğu Suriye’de QSD güçleri tarafından ele geçirilen ve tutuklu olan binlerce DAİŞ çetesinden yüzlercesi Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin vatandaşı. Çetelerin yerinde yargılanmasında ısrar eden Avrupa ülkelerine karşılık hem Kuzey ve Doğu Suriye yönetimi hem de ABD, çetelerin geldikleri ülkelerde yargılanmaları seçeneğine de dikkat çekmişlerdi.

Ancak bu belirsizlik ortamında QSD güçlerinin tutukladığı çetelerin nasıl ve nerde yargılanacakları bilinmiyor.

TRUMP: AVRUPA ÜLKELERİ ALMAZSA SERBEST KALACAKLAR!

Başta Türkiye’nin işgal tehditlerinin yanı sıra milyonu bulan mültecinin varlığının ortaya çıkardığı bir durumda binlerce çetenin cezaevlerindeki varlığı da önemli bir sorun.

Bu konuya dikkat çeken ABD Başkanı Donald Trump, Avrupa ülkelerine daha önce yaptığı ‘vatandaşınız olan DAİŞ üyelerini geri alın’ uyarısını yineledi. Beyaz Saray’da gazetecilere konuşan Trump, “(Müttefiklerimizle) DAİŞ’in binlerce elemanını elimizde tutuyoruz. Ve Avrupa bu kişileri geri almalı. Eğer Avrupa onları almazsa, önümde sadece geldikleri ülkelere serbest bırakma ihtimali kalıyor” diye konuştu.

RUSYA VE TÜRKİYE DAHİL BÖLGELERİNE ‘MÜCADELE ETME’ ÇAĞRISI

DAİŞ çetelerinin yeniden güçlenme tehlikesine de dikkat çeken Trump, buna karşı sorundan doğrudan etkilenen daha fazla çaba göstermesi gerektiğinin altını çizdi. Trump, “Rusya, Afganistan, İran, Irak ve Türkiye’nin de yeri geldiğinde savaşmaları gerekecek” dedi.

Trump ülkesinin 2001 yılında bu yana Afganistan’da asker bulundurmasına atfen, “Çünkü oralarda 19 yıl daha mı kalmak istiyoruz? Hayır, zannetmiyorum” ifadesini kullandı.

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI