Connect with us

.

Dünya

Kriz büyüyor! Gözler 21 Ağustos’ta

AleviNet

Published

on

İtalya Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı aynı zamanda Lig lideri Matteo Salvini’nin geçen perşembe erken seçim isteğiyle baş gösteren ve Lig’in, geçen cuma Başbakan Giuseppe Conte için güvenoyu talep etmesiyle zirveye çıkan kriz, 20 Ağustos’a ertelendi.

Güvenoyu tarihini belirlemek üzerine dün Senato Başkanı Maria Elisabetti Casellatti başkanlığında dün toplanan partilerin senato grup başkanları, bir uzlaşıya varamadığı için Senato Genel Kurulu, bugün olağanüstü toplantıya çağrıldı.

Yaz tatillerini yarıda keserek başkent Roma’ya gelen senatörler, hararetli geçen genel kurulda, Lig Partisi ve diğer sağ partilerin, hükümet için güvenoyunu yarına çekme yönündeki önergelerini oyladı.

Önergeler, Lig’in hükümetteki koalisyon ortağı 5 Yıldız Hareketi (M5S), anamuhalefet Demokratik Parti (PD) ve diğer muhalefet partilerinin oylarıyla reddedildi.

“SÖZÜ HALKA BIRAKALIM”

Krizi başlatan Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı aynı zamanda Lig lideri Matteo Salvini, Senato’da yaptığı konuşmada, koalisyon ortağı M5S’nin “Parlamenterlerin sayısını azaltalım sonra da seçimlere gidelim” restini gördüğünü belirterek, “Sayıyı azaltalım sonra da hemen ertesi gün seçime gidelim. Sözü halka bırakalım.” dedi.

M5S’in senato grup başkanı Stefano Patuanelli ise Lig’in hükümet aleyhine verdiği güvenoyu talebini geri çekmesini beklediklerini, parlamenter sayısını azalttıktan sonra seçime gidilebileceğini söyledi.

Ana muhalefet PD’nin önde gelen isimlerinden Senatör Matteo Renzi ise bugün, genel kuruldan önce düzenlediği basın toplantısında, Salvini’nin Senato’daki sandalye dağılımında azınlıkta olduğunu, bunun bugünkü oylama ile görüleceğini kaydetti. Renzi, Senato’daki oylamanın bir anlaşma imkanı olabileceğini siyasi güçlere göstereceğini ifade etti.

KRİZDE GÖZLER 20 AĞUSTOS’A ÇEVRİLDİ

Senato, bugün reddettiği önergelerle resmi takvimi öne almadı ve hükümet krizini, bir hafta ertelemiş oldu.

İtalyan basınına yansıyan haberlerde, 20 Ağustos Salı günü Başbakan Conte’nin konuşmasının sonunda istifasını açıklayabileceği, açıklamazsa Lig’in hükümetten çekilebileceği ya da PD’nin M5S ile Lig’in erken seçim talebini bozacak şekilde anlaşmaya gidebileceği senaryoları dile getiriliyor.

SARI-YEŞİL KOALİSYON KRİZDE

Ülkede bir süredir fikir ayrılıkları nedeniyle karşı karşıya gelen koalisyon hükümetinin ortakları M5S ile Lig Partisi, Senatoda geçen hafta yapılan Torino-Lyon Yüksek Hızlı Tren Projesi’ne ilişkin oylamada da karşıt saflarda yer alınca, Lig lideri Salvini’den, “hükümetin parlamentoda çoğunluğunu kaybettiği” gerekçesiyle bir an önce erken seçime gidilmesi çağrısı gelmişti.

Koalisyon ortağı M5S’nin lideri Di Maio ise Lig’i, seçmenle ve ülkeyle dalga geçmekle suçlayarak, “Parlamenterlerin sayısını azaltalım sonra da seçimlere gidelim.” açıklamasını yapmıştı.

Başbakan Conte de önceki haftalarda sahillerden görüntü veren Salvini’ye tepki göstererek, “Bu hükümet her zaman az konuştu, çok iş yaptı. Bu hükümet sahilde değildi.” ifadesini kullanmıştı.

Conte, Salvini’nin seçime gitme kararının nedenlerini parlamentoya ve ulusa açıklaması gerektiğini de söylemişti.

Parti renklerinden ötürü sarı (M5S) – yeşil (Lig) koalisyon olarak anılan teknokrat Başbakan Conte liderliğindeki hükümet, ülkede 4 Mart 2018’de yapılan genel seçimlerde en yüksek oyu alan iki parti arasında 1 Haziran 2018’de kurularak göreve gelmişti.

Ülkede mayısta yapılan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde, göçmen karşıtlığıyla bilinen aşırı sağcı Lig, oylarını arttırarak yüzde 34 ile İtalya’da birinci parti çıkmış, M5S ise 2018 seçimlerine göre büyük bir düşüş yaşamış ve yüzde 33’ten yüzde 17’ye gerilemişti.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dünya

İdlib’deki sivillerin tahliyesi için koridor

AleviNet

Published

on

Suriye hükümeti, ordunun kuşatması altındaki İdlib’in kuzeybatısında bölgede bulunan sivillerin tahliye için koridor açtığını bildirdi. İdlib’den ayrılmak isteyenler için oluşturulan koridorun Hama’nın kuzeyinde olduğu bildirildi. Şam’ın açıklaması, ordunun silahlı örgütlerin kontrolünde olan İdlib’in Han Şeyhun kasabasını ele geçirmesinden sonrasına rastlıyor.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi Direktörü Rami Abdülrahman, koridor açılmadan önce zaten çok sayıda sivilin bölgeden kaçtığını açıkladı. Rusya ve İran destekli Suriye güçlerinin Han Şeyhun’a girmesi bölgeden kaçan sivillerin sayısını artırmıştı. Silahlı isyancıların ülkedeki son direniş noktası olan İdlib’den kaçan binlerce kişi son birkaç günde Türkiye sınırına doğru yığıldı. İdlib’de kontrol büyük ölçüde El Kaide bağlantılı Heyet Tahrir Şam örgütünde bulunuyor.

Bölgedeki operasyonlar devam ediyor

Bölgedeki çatışmaların ve Suriye güçlerinin kara ve hava saldırılarının devam ettiği bildirildi. İdlib’de bir süre önce Türkiye ve Rusya’nın anlaşması üzerine ateşkes sağlanarak Suriye güçlerinin bölgeye yönelik kapsamlı operasyonu önlenmişti. Ancak Ağustos ayında ateşkesin bozulması üzerine, Suriye ordusu 2014’ten beri silahlı isyancıların elinde olan İdlib vilayetini tamamen geri almak için harekat başlatmıştı.

Syrien

Hükümet, bölgeden ayrılanlar siviller için barınak, yiyecek ve ilk yardım sağlanacağını bildirdi. Suriye ordusunun daha önce de kuşattığı bölgelerde sağladığı tahliye koridorlarına karşı siviller, tutuklanma veya zorunlu askeri hizmete alınma riski nedeniyle çoğunlukla temkinli yaklaşıyor.

Üçlü zirve Eylül’de

Türkiye Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın 16 Eylül’de Türkiye, İran ve Rusya liderleri arasında Ankara’da Suriye konusunda üçlü zirve düzenleneceğini duyurdu.

AFP,AP,Reuters/GY,HS

© Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading

Dünya

Alman Savunma Bakanı: DAİŞ ile Kürtler mücadele etti

AleviNet

Published

on

DAİŞ ile mücadele kapsamında Ürdün, Irak ve Güney Kürdistan’da görev yapan Alman askerlere yönelik yeni tezkerenin çıkartılıp çıkartılmayacağı bir süredir Berlin’de siyasetçiler tarafından tartışılıyor. 31 Ekim’de sona erecek tezkere iki günden bu yana Irak ve Güney Kürdistan’da temaslarda bulunan Savunma Bakanı Annegret Kramp-Karrenbauer’in de gündemiydi.

Hewler yakınlarda peşmerge güçlerini eğiten Alman askerlerini ziyaret eden Kramp-Karrenbauer’in askerlere yönelik tezkerenin uzatılması gerektiğini söyledi. Eylül ayının ortalarında Federal Meclis’in gündemine gelmesi beklenen tezkere için Savunma Bakanı devamla şu görüşleri dile getirdi: “Umarım mecliste çoğunluğu bulup tezkereyi kabul ettiririz.”

Aynı zamanda CDU Genel Başkanı olan ve Başbakan Merkel’in halefi olarak kabul edilen Annegret Kramp-Karrenbauer, DAİŞ ile mücadelenin sürdüğünü belirtirken, çetelere karşı verilen savaşta Kürt halkının rolüne de dikkat çekti. Kürtlerin sahada DAİŞ ile mücadele eden güç olduğunu hatırlatan Kramp-Karrenbauer “Almanya’nın bunu unutmaması gerekiyor. Bu yüzden de Kürt güçlerinin eğitimi Almanya’nın güvenlik sorunun bir parçası” diye konuştu.

TEZKERE HÜKÜMET ORTAKLARINI BÖLDÜ

Savunma Bakanı’nın sözlerinin aksine Angela Merkel’in başbakanlığındaki hükümetin ortakları arasında 31 Ekim’de sona erecek tezkere konusunda anlamsızlıklar var. Merkel’in partisi Hıristiyan Demokratlar Birliği (CDU) askerlerin bölgede kalması yönünde görüş belirttirirken, hükümetin diğer ortağı Sosyal Demokratlar Partisi (SPD) cephesi ise askerlerin Almanya’ya dönmesinden yana.

Ayrıca geçtiğimiz Haziran ayında ABD’nin Rojava Kürdistanı’nda oluşturmayı planladığı “güvenli bölge” planına Almanya’nın DAİŞ ile mücadelede Ürdün’de konuşlandırdığı Tornado uçaklarıyla destek vereceği ve Alman askerlerinin QSD güçlerinin eğitimine destek sunacağı iddiası gündeme gelmişti. Bunun için ABD’li yetkililikler Berlin’de temaslarda bulunurken, Merkel hükümetinin yeni tezkereye Rojava Kürdistan’ını da ekleyerek meclise götürebileceği ifade ediliyor.

DAİŞ çetelerinin 2014’de Şengal’e saldırması, 2015’te Fransa’da terör saldırılarını gerçekleştirmesinin ardından Almanya aktif şekilde DAİŞ ile mücadele koalisyonunda yer almaya başladı. Şu anda bu amaçla Güney Kürdistan’da Peşmerge’yi eğiten askerler de dahil, Irak ve Ürdün’de toplam 800 asker bulunuyor. Ayrıca Ürdün’e yerleştirilen Alman ordusuna ait Tornada ve tanker uçakları da koalisyon çerçevesinde görev yapıyor.

Geçtiğimiz hafta başkent Berlin’de temaslarda bulunan ABD’nin DAİŞ ile Mücadele Koalisyonu ve Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, Almanya’nın Suriye’nin kuzeyine kara gücünü göndererek QSD’nin eğitimine, lojistik ve teknik ihtiyaçlarının giderilmesine yardımcı olmasını istemişti. ABD’nin bu talebi Merkel’in başbakanlığındaki hükümeti ikiye bölmüştü. Konun yaz tatilinin hemen bitiminde Federal Meclis’in gündemine gelmesi bekleniyor.

Continue Reading

Dünya

Trump: Avrupa geri almazsa çeteleri serbest bırakmak tek seçenek

AleviNet

Published

on

Kuzey ve Doğu Suriye’de QSD güçleri tarafından ele geçirilen ve tutuklu olan binlerce DAİŞ çetesinden yüzlercesi Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin vatandaşı. Çetelerin yerinde yargılanmasında ısrar eden Avrupa ülkelerine karşılık hem Kuzey ve Doğu Suriye yönetimi hem de ABD, çetelerin geldikleri ülkelerde yargılanmaları seçeneğine de dikkat çekmişlerdi.

Ancak bu belirsizlik ortamında QSD güçlerinin tutukladığı çetelerin nasıl ve nerde yargılanacakları bilinmiyor.

TRUMP: AVRUPA ÜLKELERİ ALMAZSA SERBEST KALACAKLAR!

Başta Türkiye’nin işgal tehditlerinin yanı sıra milyonu bulan mültecinin varlığının ortaya çıkardığı bir durumda binlerce çetenin cezaevlerindeki varlığı da önemli bir sorun.

Bu konuya dikkat çeken ABD Başkanı Donald Trump, Avrupa ülkelerine daha önce yaptığı ‘vatandaşınız olan DAİŞ üyelerini geri alın’ uyarısını yineledi. Beyaz Saray’da gazetecilere konuşan Trump, “(Müttefiklerimizle) DAİŞ’in binlerce elemanını elimizde tutuyoruz. Ve Avrupa bu kişileri geri almalı. Eğer Avrupa onları almazsa, önümde sadece geldikleri ülkelere serbest bırakma ihtimali kalıyor” diye konuştu.

RUSYA VE TÜRKİYE DAHİL BÖLGELERİNE ‘MÜCADELE ETME’ ÇAĞRISI

DAİŞ çetelerinin yeniden güçlenme tehlikesine de dikkat çeken Trump, buna karşı sorundan doğrudan etkilenen daha fazla çaba göstermesi gerektiğinin altını çizdi. Trump, “Rusya, Afganistan, İran, Irak ve Türkiye’nin de yeri geldiğinde savaşmaları gerekecek” dedi.

Trump ülkesinin 2001 yılında bu yana Afganistan’da asker bulundurmasına atfen, “Çünkü oralarda 19 yıl daha mı kalmak istiyoruz? Hayır, zannetmiyorum” ifadesini kullandı.

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI