Connect with us

.

GÜNCEL HABERLER

Muharrem Temiz’den Alevi İmam Hatip’e tepki

editor

Published

on

Halk Müziği yorumcusu ve Alevi Dedesi Muharrem Temiz’de Alevi İmam Hatip lisesi olarak bilinen asimilasyon projesine yazılı bir açıklama ile tepki gösterdi.

Temiz’in yazısı şöyle:

Aslan ile Ceylanı yan yana getiren Pir Hünkar Hace Bektaş-ı Veli,Doğaya, İnsanlığa barış ve kardeşliğin mesajını verirken,birileri bu mesajı tersten okuyup inançlar üzerinde tek tipleştirme modelini ırkçı,şoven ve faşist bir anlayış ile dayatmaya çalışmaktadır.

Diyoruz ki;

Bu coğrafyada ki farklı inançları,renkleri,cinsleri,etnik kimlikleri vs. bizim zenginliğimiz olarak algılayıp,yaşam alanlarımızı çağın ve çağdaşlığın ilkeleri ile donatıp barış ve kardeşlik içerisinde bir arada yaşayabilme ve geliştirme erdemliliğini göstermek zorundayız.

Ülkemizde yeteri kadar İmam Hatip Okulları ve Yeteri kadar İmamların ,Camilerin olduğunu göz önüne alırsak,İlim yolunda çağdaş,demokrat,devrimci,laik ,özgür ilim adamları,eğitimciler,akademisyenler,sanatçılar,yazarlar vs. gibi bireylerin eksikliğini fazlasıyla görmemiz mümkündür.Bu kapsamda eğitim kurumları inşa etmek ve nitelikli bireyler yetiştirmek çağın ve çağdaşlığın bir gereğidir.

İstanbul Halkalı’da “Hacı Bektaş-ı Veli Projesi” adı altında ısrarla uygulanmak istenilen okul modeli ,Alevi-Bektaşi inancının içini boşaltmaya ,sünnileştirmeye ve asimile etmeye dönük zorlama bir uygulama olduğunu anlamak gerekir.Zorla dayatılan bu uygulamayı Çağdaş,demokrat,aydın insanların asla kabul edemeyeceği ve toplumda yer edinemiyeceğinin bilinmesi gerekir.

Geçmiş yıllarda toplumda kabul görmeyen uydurma ve temeli boş olan Cami-Cemevi projesinin başka bir örneği olan bu anlayışa karşı duyarlı olmak ,toplumsal muhalefet yaratmak gerektiğinin altı çizilmelidir.
Hiç bir inanç bir başka inanç içerisinde asimile edilemez.Zorlama ile ,baskı ile,türlü hile ve oyunlarla dolap çevirerek inançlar üzerinden toplumun değerleri yok edilemez.

İstanbul Halkalı’da yapılmak istenen bu bu projeyi asla kabul etmeyeceğimizi ve toplumda yer bulmaması yönünde her türlü demokrasi mücadelemizi vereceğimizin bilinmesi gerekir.

Ayrıca bu zorlama ,dayatma projesine destek veren ,içinde yer alan her kurum (özellikle Alevi-Bektaş-i kurum ve yöneticileri ) tarih önünde mahcup olacaklardır.Çocuklarının,torunlarının ,sonraki nesillerin veballeri bunların boynunda olacaktır.Belirtmiş olalım.

Muharrem Temiz

Continue Reading
1 Comment

1 Comment

  1. Avatar

    akaltun23

    14 Ağustos 2019 at 13:38

    Evet, öyle iseler eleştirelim ancak böyle bir kanıya nereden vardığımızı göstermek koşuluyla. Çünkü nitelikli bireyler hele bunlar rol-modeller ise “ben öyle tahmin ediyorum” ile yola düşmezler. Norveç Helsinki İnsan Hakları izleme raporu ile AB Bakanlar komşitesinin bizi insan yerine koyup Aleviler hk. AİHM kararlarının uygulanması için takip etmesi yetmez. Önce biz basmakalıp sözlerden sıyrılıp o kararların hukukta nasıl gerçekleşeceğine daİR SOMUT ÖNERİLERDE BULUNMALI, HAZIR ELDE EDİLMİŞ BU KARARLAR İLE EŞİT HAKLARIMIZI nasıl yerine geleceğini, daha iyi seçenekler sunarak DEVLETİ DEMOKRASİYE ZORLAYACAĞINI hesaplamayan tumturaklı sözlerin sadece mevcut duruma payanda ve uşak konumunda olduğunu anlamalıyız. Bunun için bir deli bir kuyuya taş atmış kırk akıllı çıkaramamış şartlandığımız kalasik İSTEMEZZÜKÇÜLÜKTEN kurtulmak öncelikle yol önderlerine düşer. Aksi halde hakkına başkalarının sahip çıktığı, fiiliyastta ise egemen durumun sürmesini isteyen başkalarının uşağı konumuna düşebiliriz. Önce az bilgi sonra fikir lütfen.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNCEL HABERLER

İsviçre’de Yeşiller sürprizi, Kürt aday Atıcı da parlamentoda

AleviNet

Published

on

İsviçreliler, 200 kişilik Federal Parlamento Milletvekillerini ve 46 kişilik Devlet Konseyi üyelerini seçmek için sandık başına gitti. Katılım oranının yüzde 49’larda kaldığı seçimlerin sürpriz partisi Yeşiller oldu.

SEÇİMLERİN SÜRPRİZ PARTİSİ

Bir önceki döneme göre oylarını yüzde 5, 9 artıran yeşiller, toplamda parlamentoya 28 milletvekili göndererek meclisin 4’üncü büyük partisi oldu. Yeşiller’in oylarının artırmasında etkenin son dönemde ülkede güçlü bir şekilde gerçekleştirilen iklim eylemleri olduğu düşünülüyor. Yeşiller’in Basel Kanton Milletvekili adayı Sibel Arslan, tekrardan parlamentoya girmeye hak kazandı.

MERKEZ SAĞ GÜÇ KAYBETTİ

Parlamentoda en çok sandalyeye sahip olan merkez sağ parti SVP, geçen döneme göre yüzde 3,6 oranında oy kaybetti. Geçen dönem 65 sandalyeye sahip olan SVP, bu dönem parlamentoya 54 milletvekili gönderebilecek.

SP DE OY KAYBETTİ

43 sandalyeyle parlamentonun ikinci büyük partisi olan Sosyalist Parti’nin ise geçen döneme göre oyları yüzde 2,2 azaldı; bu dönem parlamentoya 38 milletvekili gönderebildi.

Parlamentonun 3’üncü büyük partisi olan Liberal Radikal Parti (PLR) ise geçen döneme göre 1,1 oranında oy kaybederken, yeni dönemde parlamentoya 29 milletvekili gönderdi.

MUSTAFA ATICI MECLİSTE

Demokratik Kürt Toplum Merkezleri’nin de destek verdiği Sosyalist Parti Basel Kanton Milletvekili adayı, Maraş Elbistanlı Mustafa Atıcı da Federal Parlamentoya girmeye hak kazandı.

Sosyalist Parti’den (SP) 2004 yılından bu yana Basel Kanton Milletvekilli olan Atıcı, bu süre zarfında hem kantondaki göçmenlerin sorunlarıyla yakından ilgilenmeyi hem de geldiği topraklar olan Kürdistan ve Türkiye’de yaşayan hak ihlallerini kanton parlamentosunun gündemine taşıdı.

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Türkmenlerin yaşadığı köyde siviller katledildi!

AleviNet

Published

on

ANHA’nın yerel kaynaklara dayandırdığı haberine göre, işgalci Türk devletine bağlı çete grupları bir katliam daha gerçekleştirdi.

Türkmenlerin çoğunlukta olduğu Dadat köyünde çok sayıda sivilin katledildiği bildirildi. Dadat köyü, Girê Spî’nin doğusunda yer alıyor.

Aynı kaynaklara göre işgalciler, çevre köylerden getirdiği siviller için de bir zindan oluşturdu.

Bölgedeki farklı kaynaklar, işgalci Türk devletinin Eyn Îsa’nın kuzeyindeki Um Kabir (El Deif) köyünde de halkı göçe zorladığı, mal ve mülklerini gasp ettiğini bildirdi.

SAVAŞ SUÇLARI VE İNSANLIĞA KARŞI SUÇLAR

Türk devleti 9 Ekim’de Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik işgal saldırılarını başlatmıştı. Geçen hafta ABD ile Türkiye arasında varılan anlaşmaya rağmen Türk devleti ateşkese de uymayarak, yoğun bir şekilde saldırılarını sürdürdü.

Türk işgal saldırılarında toplu infazlar, vahşi cinayetler ve yasaklı silahlar dahil olmak üzere ağır savaş suçları işlendi. Özerk Yönetim’in geçen hafta vediği son bilançoya göre en az 22’si çocuk olmak üzere 250’ye yakın sivil katledildi. 677’si yaralandı. Ayrıca 300 bini aşkın kişi de yerlerinden edildi.

Continue Reading

GÜNCEL HABERLER

Alman siyasetçi Suriye için Avrupa askeri istedi

AleviNet

Published

on

Alman hükümetinin ortaklarından Hristiyan Demokrat Birlik’in (CDU) dış siyaset uzmanı Roderich Kiesewetter, Berlin merkezli rbb-inforadio’ya bugün yaptığı açıklamada, Türkiye’nin kuzey Suriye’de düzenlediği operasyonla ilgili olarak insani bir bölge oluşturulması talebinde bulundu. Oluşturulacak insani bölgenin Rusya ile kararlaştırılarak Avrupa birlikleri tarafından korunması gerektiğini belirten Kiesewetter, bunun da 30 ila 40 bin askerlik bir Birleşmiş Milletler misyonu gerektirdiğini söyledi.

“Alman ordusu da dahil Avrupalı askerlerin bölgeye gönderilmesine hazırlıklı olmayız” diyen Kiesewetter, ayrıca bölgeye sağlık, yardım, yeniden imar ve psikolojik destek için ekipler gönderilmesinin önemli olduğunu vurguladı. Bu misyonun Avrupa Birliği’nin (AB) hareket kabiliyeti bulunduğuna dair bir işaret olacağını işaret eden Kiesewetter, Avrupa askerlerinden oluşacak bir birliğin aynı zamanda ABD’ye yükü birlikte paylaşmaya yönelik önemli mesaj göndereceğini de söyledi.

Kiesewetter, Türkiye’nin mülteci mutabakatı çerçevesinde yaptıklarının teslim edilmesi gerektiğini, ancak bunun yeni acıları, yeni göçleri ve devletler hukukunun ihlal edilmesini haklı çıkarmayacağını da sözlerine ekledi.

Rolf Mützenich

Rolf Mützenich

“Hermes kredileri durdurulsun” çağrısı

Öte yandan Alman hükümetinin diğer ortağı Sosyal Demakrat Parti’nin (SPD) Meclis Grup Başkanı Rolf Mützenich de Suriye’nin kuzeyindeki operasyon nedeniyle Türkiye üzerindeki baskının artırılmasını istedi. Deutschlandfunk radyosuna konuşan Mützenich, Türkiye’yle iş yapan Alman şirketlerine sağlanan Hermes kredilerinin durdurulmasını gündeme getirdi. Mützenich, Alman vatandaşlarının hâlâ tutuklu olduğu Türkiye’de Hermes kredilerinin devam etmemesi gerektiğini savundu.

Türkiye’ye karşı ekonomik yaptırımların Avrupa Birliği düzleminde olması gerektiğini de savunan Mützenich, “Türk hükümetinin devletler hukukuna aykırı davranışının sonuçları için harekete geçmeye hazır olan çok sayıda Avrupa Birliği ülkesi olduğuna inanıyorum” şeklinde konuştu. Mützenich, “Gümrük Birliği içindeki, yani Avrupa Birliği ile yapılan anlaşmaların içindeki olanaklara tam olarak bakmak lazım” dedi.

Geçen hafta CDU ile birlikte muhalefetteki Yeşiller, Hür Demokrat Parti ve Sol Parti’den de Hermes kredilerinin sonlandırılması için sesler yükselmişti.

Hermes kredileri, Alman hükümeti tarafından ülke dışında ticaret yapan Alman şirketlerine güvence amaçlı sağlanıyor. Türkiye, Rusya’ndan sonra en çok Hermes kredisi aktarılan ikinci ülke. Alman hükümeti 2018 yılından bu yana Türkiye’ye ihracat yapan Alman şirketlerine yaklaşık 2 milyar 600 milyon hacmindeki kredilerle güvence sağladı.

dpa,KNA/HS,JD

© Deutsche Welle Türkçe

 

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI