Connect with us

.

Dünya

Rusya: Nükleer yakıtla çalışan roketin motoru patladı, radyasyon seviyesi 16 katına çıktı

AleviNet

Published

on

Reuters

Nyonska köyü

Rusya Meteoroloji Dairesi Rosgidromet, Beyaz Deniz kıyısındaki Severodvinsk kentinde geçen Perşembe bir askeri tesiste nükleer roket denemesi sırasında meydana gelen ve en az 5 kişinin ölümüne yol açan patlamada radyasyon seviyesinin normalin 16 katına çıktığını açıkladı.

Patlamanın bölge halkı arasında paniğe yol açtığı ve insanların radyasyonun etkisini sınırlayan iyot tableti almak için eczanelere akın ettiği bildiriliyor.

Arkhangelsk kentinde de iyot tableti stoklarının tükenmek üzere olduğu belirtiliyor.

Rusya Atom Kurumu, Nyonoksa köyü yakınlarındaki patlamada 5 uzmanın yanı sıra 3 kişinin daha yaralandığını açıkladı.

Rosgidromet, patlamadan sonra 180 bin nüfuslu kentte radyasyon ölçümleri yaptı. 6 istasyondan alınan ölçümlerde normalin 4 ila 16 katı arasında radyasyon tespit edildi.

Normal radyasyon seviyesi saatte 0.11 mikrosievert. Bir istasyonda bu seviyenin 1.78 mikrosieverte çıktığı açıklandı.

Ancak nükleer bilimciler normalin çok üstünde olmasına rağmen bunun tehlike seviyesinin altında olduğunu söylüyor. Uzmanlar bu seviyenin insanlara fazla zarar vermeyeceğini belirtiyor.

Meteoroloji Dairesi’nin ölçümleri olayın hemen ardından Severodvinsk’teki yetkililerin yaptığı açıklamalarla çelişiyor. Bu yetkililer, patlamanın hemen ardından artan radyasyon seviyesinin 40 dakika sonra normale döndüğünü söylemişlerdi. Ancak Rosgidromet’e göre bu süre 2.5 saat.

Reuters

Nyonoksa köyü yakınlarındaki bir kontrol noktası

Kentin ‘tahliyesiyle’ ilgili çelişkili açıklamalar

Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov patlamayla ilgili soruları yanıtlarken ayrıntı vermekten kaçındı, “Kazalar maalesef oluyor” demekle yetindi. Peskov, Rusya’daki nükleer mühendisliğin diğer ülkelerdekinden daha üstün olduğunu savundu.

Salı günü Nyonoksa sakinlerinin tahliyesi konusunda çelişkili haberler yayımlandı. Bazı kent sakinleri Rus medyasına, askeri tatbikatlar öncesinde kendilerinden bugün (Çarşamba) evlerini terk etmelerinin istendiğini söyledi.

Rus Interfax ajansına göre Severodvinsk’taki yetkililer de tahliye emrini doğruladı.

Ancak daha sonra diğer Rus yetkililer tahliye haberlerini yalanladı. Bölge valisi Igor Orlov tahliye iddiaları için “Tamamen saçmalık” dedi.

Salı akşamı Severodvinsk’teki yerel yetkililer, ordunun Nyonoksa’daki test sahasındaki çalışmalarını iptal ettiğini duyurdu.

Patlamayla ilgili neler biliniyor?

Rusya Savunma Bakanlığı 8 Ağustos’taki patlamayla ilgili ilk açıklamasında ölü sayısını 2 olarak açıkladı. Ölenlerin kim olduğuyla ilgili bilgi verilmedi.

Daha sonra Rusya Atom Enerjisi Kurumu Rosatom, patlamanın bir deniz platformunda “radyo-izotop tahrik kaynağı”nda meydana geldiğini, test tamamlandıktan sonra yangın başladığını ve çalışanların denize düştüğünü açıkladı.

Patlayan roket motorunun nükleer yakıtla çalışan “Burevestnik” adlı seyir füzesine ait olduğu iddiaları ortaya atıldı. Menzilinin ‘sınırsız’ olduğu söylenen bu füzenin adı ilk kez Rusya lideri Putin’in Mart 2018’de parlamentoda yaptığı konuşmada duyulmuştu.

ABD Başkanı Donald Trump, 12 Ağustos’taki Twitter mesajında patlamanın Rusya’nın füze sistemini denerken meydana geldiğini savunmuş ve “ABD bu patlamadan önemli dersler çıkarıyor” demişti.

Trump, mesajında “ABD’nin de benzer ama daha güçlü bir teknoloji geliştirdiğini” söylemişti.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dünya

İdlib’deki sivillerin tahliyesi için koridor

AleviNet

Published

on

Suriye hükümeti, ordunun kuşatması altındaki İdlib’in kuzeybatısında bölgede bulunan sivillerin tahliye için koridor açtığını bildirdi. İdlib’den ayrılmak isteyenler için oluşturulan koridorun Hama’nın kuzeyinde olduğu bildirildi. Şam’ın açıklaması, ordunun silahlı örgütlerin kontrolünde olan İdlib’in Han Şeyhun kasabasını ele geçirmesinden sonrasına rastlıyor.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi Direktörü Rami Abdülrahman, koridor açılmadan önce zaten çok sayıda sivilin bölgeden kaçtığını açıkladı. Rusya ve İran destekli Suriye güçlerinin Han Şeyhun’a girmesi bölgeden kaçan sivillerin sayısını artırmıştı. Silahlı isyancıların ülkedeki son direniş noktası olan İdlib’den kaçan binlerce kişi son birkaç günde Türkiye sınırına doğru yığıldı. İdlib’de kontrol büyük ölçüde El Kaide bağlantılı Heyet Tahrir Şam örgütünde bulunuyor.

Bölgedeki operasyonlar devam ediyor

Bölgedeki çatışmaların ve Suriye güçlerinin kara ve hava saldırılarının devam ettiği bildirildi. İdlib’de bir süre önce Türkiye ve Rusya’nın anlaşması üzerine ateşkes sağlanarak Suriye güçlerinin bölgeye yönelik kapsamlı operasyonu önlenmişti. Ancak Ağustos ayında ateşkesin bozulması üzerine, Suriye ordusu 2014’ten beri silahlı isyancıların elinde olan İdlib vilayetini tamamen geri almak için harekat başlatmıştı.

Syrien

Hükümet, bölgeden ayrılanlar siviller için barınak, yiyecek ve ilk yardım sağlanacağını bildirdi. Suriye ordusunun daha önce de kuşattığı bölgelerde sağladığı tahliye koridorlarına karşı siviller, tutuklanma veya zorunlu askeri hizmete alınma riski nedeniyle çoğunlukla temkinli yaklaşıyor.

Üçlü zirve Eylül’de

Türkiye Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın 16 Eylül’de Türkiye, İran ve Rusya liderleri arasında Ankara’da Suriye konusunda üçlü zirve düzenleneceğini duyurdu.

AFP,AP,Reuters/GY,HS

© Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading

Dünya

Alman Savunma Bakanı: DAİŞ ile Kürtler mücadele etti

AleviNet

Published

on

DAİŞ ile mücadele kapsamında Ürdün, Irak ve Güney Kürdistan’da görev yapan Alman askerlere yönelik yeni tezkerenin çıkartılıp çıkartılmayacağı bir süredir Berlin’de siyasetçiler tarafından tartışılıyor. 31 Ekim’de sona erecek tezkere iki günden bu yana Irak ve Güney Kürdistan’da temaslarda bulunan Savunma Bakanı Annegret Kramp-Karrenbauer’in de gündemiydi.

Hewler yakınlarda peşmerge güçlerini eğiten Alman askerlerini ziyaret eden Kramp-Karrenbauer’in askerlere yönelik tezkerenin uzatılması gerektiğini söyledi. Eylül ayının ortalarında Federal Meclis’in gündemine gelmesi beklenen tezkere için Savunma Bakanı devamla şu görüşleri dile getirdi: “Umarım mecliste çoğunluğu bulup tezkereyi kabul ettiririz.”

Aynı zamanda CDU Genel Başkanı olan ve Başbakan Merkel’in halefi olarak kabul edilen Annegret Kramp-Karrenbauer, DAİŞ ile mücadelenin sürdüğünü belirtirken, çetelere karşı verilen savaşta Kürt halkının rolüne de dikkat çekti. Kürtlerin sahada DAİŞ ile mücadele eden güç olduğunu hatırlatan Kramp-Karrenbauer “Almanya’nın bunu unutmaması gerekiyor. Bu yüzden de Kürt güçlerinin eğitimi Almanya’nın güvenlik sorunun bir parçası” diye konuştu.

TEZKERE HÜKÜMET ORTAKLARINI BÖLDÜ

Savunma Bakanı’nın sözlerinin aksine Angela Merkel’in başbakanlığındaki hükümetin ortakları arasında 31 Ekim’de sona erecek tezkere konusunda anlamsızlıklar var. Merkel’in partisi Hıristiyan Demokratlar Birliği (CDU) askerlerin bölgede kalması yönünde görüş belirttirirken, hükümetin diğer ortağı Sosyal Demokratlar Partisi (SPD) cephesi ise askerlerin Almanya’ya dönmesinden yana.

Ayrıca geçtiğimiz Haziran ayında ABD’nin Rojava Kürdistanı’nda oluşturmayı planladığı “güvenli bölge” planına Almanya’nın DAİŞ ile mücadelede Ürdün’de konuşlandırdığı Tornado uçaklarıyla destek vereceği ve Alman askerlerinin QSD güçlerinin eğitimine destek sunacağı iddiası gündeme gelmişti. Bunun için ABD’li yetkililikler Berlin’de temaslarda bulunurken, Merkel hükümetinin yeni tezkereye Rojava Kürdistan’ını da ekleyerek meclise götürebileceği ifade ediliyor.

DAİŞ çetelerinin 2014’de Şengal’e saldırması, 2015’te Fransa’da terör saldırılarını gerçekleştirmesinin ardından Almanya aktif şekilde DAİŞ ile mücadele koalisyonunda yer almaya başladı. Şu anda bu amaçla Güney Kürdistan’da Peşmerge’yi eğiten askerler de dahil, Irak ve Ürdün’de toplam 800 asker bulunuyor. Ayrıca Ürdün’e yerleştirilen Alman ordusuna ait Tornada ve tanker uçakları da koalisyon çerçevesinde görev yapıyor.

Geçtiğimiz hafta başkent Berlin’de temaslarda bulunan ABD’nin DAİŞ ile Mücadele Koalisyonu ve Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, Almanya’nın Suriye’nin kuzeyine kara gücünü göndererek QSD’nin eğitimine, lojistik ve teknik ihtiyaçlarının giderilmesine yardımcı olmasını istemişti. ABD’nin bu talebi Merkel’in başbakanlığındaki hükümeti ikiye bölmüştü. Konun yaz tatilinin hemen bitiminde Federal Meclis’in gündemine gelmesi bekleniyor.

Continue Reading

Dünya

Trump: Avrupa geri almazsa çeteleri serbest bırakmak tek seçenek

AleviNet

Published

on

Kuzey ve Doğu Suriye’de QSD güçleri tarafından ele geçirilen ve tutuklu olan binlerce DAİŞ çetesinden yüzlercesi Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin vatandaşı. Çetelerin yerinde yargılanmasında ısrar eden Avrupa ülkelerine karşılık hem Kuzey ve Doğu Suriye yönetimi hem de ABD, çetelerin geldikleri ülkelerde yargılanmaları seçeneğine de dikkat çekmişlerdi.

Ancak bu belirsizlik ortamında QSD güçlerinin tutukladığı çetelerin nasıl ve nerde yargılanacakları bilinmiyor.

TRUMP: AVRUPA ÜLKELERİ ALMAZSA SERBEST KALACAKLAR!

Başta Türkiye’nin işgal tehditlerinin yanı sıra milyonu bulan mültecinin varlığının ortaya çıkardığı bir durumda binlerce çetenin cezaevlerindeki varlığı da önemli bir sorun.

Bu konuya dikkat çeken ABD Başkanı Donald Trump, Avrupa ülkelerine daha önce yaptığı ‘vatandaşınız olan DAİŞ üyelerini geri alın’ uyarısını yineledi. Beyaz Saray’da gazetecilere konuşan Trump, “(Müttefiklerimizle) DAİŞ’in binlerce elemanını elimizde tutuyoruz. Ve Avrupa bu kişileri geri almalı. Eğer Avrupa onları almazsa, önümde sadece geldikleri ülkelere serbest bırakma ihtimali kalıyor” diye konuştu.

RUSYA VE TÜRKİYE DAHİL BÖLGELERİNE ‘MÜCADELE ETME’ ÇAĞRISI

DAİŞ çetelerinin yeniden güçlenme tehlikesine de dikkat çeken Trump, buna karşı sorundan doğrudan etkilenen daha fazla çaba göstermesi gerektiğinin altını çizdi. Trump, “Rusya, Afganistan, İran, Irak ve Türkiye’nin de yeri geldiğinde savaşmaları gerekecek” dedi.

Trump ülkesinin 2001 yılında bu yana Afganistan’da asker bulundurmasına atfen, “Çünkü oralarda 19 yıl daha mı kalmak istiyoruz? Hayır, zannetmiyorum” ifadesini kullandı.

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI