Connect with us

.

Kadın

Eşini öldürmeye giderken yakalanıp serbest bırakılan koca, yeniden gözaltında

AleviNet

Published

on

Konya’da oturan 6 ve 8 yaşlarında iki çocukları bulunan, bir ecza deposunda çalışan Koray ve eşi Kezban Ç. çifti, bir süre önce tartıştı. Kezban Ç. de tartışmanın ardından 2 çocuğunu yanına alıp, evi terk edip, Aksaray’ın Ortaköy ilçesindeki Hacıahmetli köyüne giderek ailesinin evine yerleşti.

Koray Ç., 3 Eylül Salı günü akşam saatlerinde eşi Kezban Ç. ve kayınbiraderi Hasan Hüseyin S. ile telefonda tartıştı. “Bekleyin geliyorum” diyerek telefonu kapatan Koray Ç., iddiaya göre annesi Zehra Ç.’ye, ”Anne hakkınızı helal edin. İkisini de temizleyip geleceğim” diyerek, yanına tüfek ve bıçak alıp, eşinin üzerine kayıtlı 42 AAT 550 plakalı otomobiliyle Aksaray’a gitmek üzere yola çıktı.

Zehra Ç., Köprübaşı Polis Merkezi’ne giderek oğlunun eşi ve kayınbiraderini öldürmek amacıyla Aksaray’a gitmek için yola çıktığını söyledi. Bunun üzerine Aksaray polisine haber verildi. Önlem alan ekipler, saat 23.30 sıralarında kent merkezi girişinde Koray Ç.’nin kullandığı otomobili durdurdu. Otomobilde yapılan aramada otomatik av tüfeği, 29 fişek ve 1 bıçak ele geçirildi.

Koray Ç., ‘Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunu’na muhalefet’ ile ‘tehdit’ suçundan gözaltına alındı. Suçlamaları kabul etmeyen Koray Ç.’nin ifadesinde, eşinin aralarında çıkan tartışmanın ardından Aksaray’daki kayınpederinin evine gittiğini belirterek, ”Eşim ve kayınbiraderimle telefonda tartıştım. Sinirlenip, yola çıktım. Öldürme gibi niyetim yoktu. Çocuklarımı ve eşimi alıp, geri dönecektim. Tüfek ve bıçağı da yolda tedbir için yanıma almıştım” dediği öğrenildi.

SAVCILIĞIN İTİRAZI ÜZERİNE YENİDEN GÖZALTINA ALINDI

Polisteki ifadesinin ardından Cumhuriyet Savcılığı’nın talimatıyla serbest bırakılan Koray Ç. hakkında Başsavcılığın itirazı üzerine dün yakalama kararı çıkartıldı. Koray Ç. dün akşam saatlerinde Konya’daki evinde polis tarafından gözaltına alındı. Ardından da Aksaray Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

Koray Ç. bu sırada kendisini görüntüleyen basın mensuplarına “Yakışıklı çıksın” demesi dikkat çekti.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kadın

Efrîn’de iki ayda en az 29 kadın kaçırıldı, intiharlar arttı

AleviNet

Published

on

ANHA’nın haberine göre Efrîn İnsan Hakları Örgütü, Ağustos ayı başında çete gruplarının kadın ve çocukların yaşadığı iki eve el koyarak kendi ailelerini yerleştirdiğini belgeledi.

İnsan Hakları Örgütü’ne göre son iki ayda en az 29 kadın kaçırılırken, bunların çoğunun akıbeti bilinmiyor. Çoğunluğu silah zoruyla kaçırılan kadınlar için, ailelerinden fidye istendiği belirtiliyor.

Aynı habere göre çete gruplarının kaçırılma, işkence ve tecavüz gibi savaş suçları nedeniyle bir çok kadın intihar ederek yaşamına son verdi. İntiharların son iki ayda arttığı ifade ediliyor.  İntihar vakalarına ilişkin henüz net bir bilanço bulunmuyor. 

Ankara rejimine bağlı Cebhet El Şamiye çeteleri tarafından kaçırılan 70 yaşındaki Hûriyê Mihemed isimli kadın da ağır işkencelerden geçirildikten sonra 6 Eylül’de hayatını kabetti.

Efrîn İnsan Hakları Örgütü Üyesi Cihan Ali, uluslararası hukuk kurumlarına, Efrîn’de yaşanan hak ihlallerini bir an önce gündemlerine alma ve durdurma çağrısında bulundu.

19 GÜNDE 101 KİŞİ KAÇIRILDI

ANHA ajansına göre Türk devleti ve çeteleri, toplamda son 2 ayda 140’a yakın Efrînli sivili kaçırdı. ANF’nin yerel kaynaklardan gelen haberlere dayanarak oluşturduğu bilançoya göre, 16-19 Eylül tarihleri arasında en az 24 kişi kaçırılırken, Eylül ayı başından bu yana kaçırılanların sayısı 101’e yükseldi. Bu da her gün en az 5 kişinin kaçırıldığı anlamına geliyor. Gerçek rakamların çok daha yüksek olduğu tahmin ediliyor.

Sivillerin hedef alındığı bu saldırılar son aylarda boyutlandı. Kaçırma vakalarının yaşanmadığı gün yok gibi.

Efrîn, Türk devleti ve çetelerinin işgali altında bulunuyor. Türk devletinin 20 Ocak 2018’de Efrîn’e yönelik başlattığı saldırılar ve 18 Mart’ta kentin işgaliyle sonuçlanmıştı. İşgal saldırılarından bu yana bölgede sistematik bir şekilde savaş suçları işleniyor. Hemen her gün yerli halka ait mallara el konulması, sivillerin fidye için kaçırılması, işkence veya infazlara konu olması gibi ağır suçlar işleniyor.

Continue Reading

Kadın

İspanya’da kadınlar şiddet ve cinayetlere karşı sokağa indi

AleviNet

Published

on

Avrupa Birliği’nde (AB) kadına yönelik şiddete karşı kapsamlı ilk yasayı çıkaran ülke olan İspanya’da 2003 yılından bu yana bini aşkın kadın, eski veya birlikte yaşadıkları eşleri ya da partnerleri tarafından katledildi.

Aradan geçen sürede kadın cinayetlerine yeterli önlem alınmamasına karşı çıkan kadınlar, onlarca kentte gösteriler düzenledi. Birçok kadın hakları savunucusu kuruluşun çağrısıyla düzenlenen gösterilerde, “Bizleri öldürüyorlar”, “Cinayetin gerekçesi olmaz” ve “Cinayetlere son” gibi sloganlarla harekete geçilmesi çağrısı yaptılar.

Başkent Madrid’in yanı sıra Sevilla, San Sebastian gibi şehirlerin de olduğu ülke genelindeki eylemlerle, özellikle son dönemlerde gündemde olan tecavüz ve kadın cinayeti vakalarına dikkat çekildi.

2004 yılında AB’nin kadına yönelik şiddete karşı kapsamlı bir kanun hazırlayan ilk ülkesi olan İspanya’da 2017 yılındaki bir başka oylamayla da bu kanunu güçlendirecek önlemler kabul edilmişti. İlk kez partnerleri tarafından katledilen kadınlara dair istatistiklerin tutulduğu 2003 yılından bu yana bin 17 kadın katledilirken, bu yılın başından bu yana ise 42 kadın hayatını kaybetti. Cinayetlerin 19’u yaz aylarında işlendi.

Continue Reading

Kadın

Tehdit eden erkek değil, tehdidi kaydeden kadın sanık oldu!

AleviNet

Published

on

Kadın cinayetlerinde faillere verilen haksız “tahrik indirimi”kararlarıyla adeta erkek şiddetini teşvik eden yargı, bu defa da ölümle tehdit eden erkeği değil, maruz kaldığı tehditleri ispatlayan kadını sanık yaptı. Can güvenliği olmadığı gerekçesiyle yaptığı her suç duyurusu “delil yetersizliğiyle” sonuçlanan Münevver Kızıl, eski erkek arkadaşı ve onun ağabeyinin ölüm tehditlerini ses kaydıyla belgelediği için sanık durumuna düşürüldü. Bu kararla bir kez daha mağdur edilen Münevver Kızıl, yaşananları ANF’ye anlattı.

Eski erkek arkadaşı Seyfettin Tanko’nun tehdit ve tacizleriyle 6,5 yıldır uğraşan Kızıl, defalarca yargının kapısını çalmasına rağmen hiçbir sonuç elde edemediğini belirtti. Bugüne kadar yaptığı 44 suç duyurusu hakkında, “delil yetersizliği” gerekçesiyle 20 kez takipsizlik kararı verildiğine dikkat çeken Kızıl, 6284 Sayılı Koruma Yasası kapsamında 6’şar aylık sürelerle 17 kez çıkartılan tedbir kararının ise sadece kağıt üzerinde kaldığına işaret etti.

‘TEHDİTLERİ GÖRMEZDEN GELEN SAVCI BANA DAVA AÇTI!’

Can güvenliğinin olmadığını ispatlamak için çareyi Tanko’yu ses kaydına almakta bulan Kızıl, bu kez de izinsiz ses kaydı aldığı ve özel hayatı ihlal ettiği gerekçesiyle sanık yapıldığını ifade etti. 18 Eylül günü saat 11.10’da Anadolu Adliyesi 59. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek ilk duruşmada hakim karşısına çıkacak olan Kızıl, Seyfettin Tanko hakkında 20 kez delil yetersizliği kararı veren yargının, Tanko ve ağabeyinin yaptığı suç duyurusunu jet hızıyla kabul etmesine tepki gösterdi. Tutuklu yargılanması gereken Tanko elini kolunu sallayarak dolaşırken, kendisinin sanık sandalyesine oturtulduğunu vurgulayan Kızıl, “Söz konusu 56 dakikalık ses kaydında bana ağza alınmayacak cinsiyetçi küfürler eden Seyfettin Tanko, şikayetlerimi geri çekmem için beni; ağabeyi Mehmet Tanko ise ailemi yok etmekle tehdit ediyordu. Ancak ses kayıtları dosyada mevcutken tehditleri görmezden gelen cumhuriyet savcısı, can güvenliğim olmadığı için koruma altına alınmama rağmen, bana dava açtı” dedi.

‘KADIN KATİLLERİNİN YOLU AÇILIYOR’

Kızıl, yüzüne kezzap atmakla, tekerlekli sandalyeye mahkûm etmekle, silahla delik deşik etmekle tehdit eden Tanko’ya bugüne kadar açılan davaların hemen hemen hepsinin basit suçtan para cezasına çevrildiğini belirtti. İlk suç duyurusunda bulunduğunda savcının kendisini içeriye atmakla tehdit ettiğine dikkat çeken Kızıl, burada açıkça erkek egemen saltanatının yürütüldüğünü vurguladı. Kendisini hiç bu kadar yalnız hissetmediğini ifade eden Kızıl, başına gelecek her olumsuzluktan başta Tanko kardeşler ve önlem almak yerine onları koruyup kollayan yargının sorumlu olacağının altını çizdi. Tanko’nunen Nisan 2019’da evinin hemen aşağısındaki ankesörlü telefondan aradığını belirten Kızıl, şunları kaydetti:

“2013’ten bu yana tehdit ediliyorum ve hiçbir caydırıcı ceza söz konusu değil. Bu tamamen yargının kadına yönelik bakış açısının bir örneği. Resmen katillerin yolu açılıyor. Bu anlamda erkekler tek başına katil değil, bütün yetkililer bu katliamlara ortaktır ve onlar kadar suçludur. Bu sadece benim hikâyem değil, erkek şiddetine karşı sonuç alamayan milyonlarca kadının hikâyesi.”

‘ÖLDÜKTEN SONRA DEĞİL, SAĞKEN BANA DESTEK VERİN’

Bu konuda herkesin desteğini isteyen Kızıl, başına bir şey geldiği takdirde bu

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI