Connect with us

.

Politika

Van’da Demokrasi Nöbeti: Direniş büyüyerek sürecek

AleviNet

Published

on

Van’da kayyum gasplarına karşı Demokrasi Nöbeti 22’nci gününde devam etti. HDP İpekyolu İlçe Örgütü binası önünde yapılan eyleme HDP’li milletvekilleri ve çok sayıda kişi katıldı.

ÇEPNİ: KAYYUMU TANIMIYORUZ

HDP İzmir Milletvekili Murat Çepni, kayyumun, Kürt halkına karşı yapılan saldırıların tüm kötülüklerin ve kirliliklerin örtüsü haline geldiğini söyledi. Çepni, “Van, Mardin ve Diyarbakır’da tüm işkencelere rağmen halkımız ve demokrasi çevrelerinin iradesine sahip çıkmak adına direniş sürüyor. Kayyumu tanımıyoruz, seçilmiş eşbaşkanlarımız görevlerine iade edilene kadar alanları terk etmeyeceğiz. Bütün bu direniş boyunca halkımızın tepkileri ve sesinin sokağa yansıması engelleniyor” diye konuştu.

‘SAVAŞ İKTİDARI VAR’

Tüm protesto gösterilerine karşı şiddet uygulandığını ifade eden Çepni, şöyle devam etti: “Kayyum sürecinde de halkın tepkisini sokağa yansımasını engellemeye çalışan kolluk güçleridir. Bugün karşı karşıya kaldığımız bir taraftan yalan, diğer taraftan şiddettir. Yalandan, şiddetten ve istismardan beslenen iktidarlar halkın iradesine siyasi darbe yapmıştır. Tüm işçi sınıfı ve emekçilere, doğal yaşam alanlarına, ekolojistlere karşı bir savaş halindedirler. İktidar bir savaş iktidarıdır. Seçimlerde yenilgi alanlar içinde bulunduğu krizi savaşla çözmeye çalışıyorlar.”

‘BU DARBE HERKESE YAPILDI’

Türkiye’deki emekçilere, işçilere, demokrasi çevrelerine, devrimcilere ve sosyalistlere seslenen Çepni, şunları ifade etti:

“Bu darbe sadece Kürtlere karşı yapılmamıştır. Bu darbe hakkını arayan yaşanılabilir ücret koşulları isteyen işçi sınıfına yapılmış bir darbedir. Bu darbe yaşam alanlarına, enerji yatırımlarına, orman katliamlarına karşı çıkan Egeli köylüye, Karadenizli köylüye yapılmış bir darbedir. Bu kayyum darbesini tüm halklarımızın tüm demokrasi çevrelerin birleşik mücadelesi ile ancak püskürtebiliriz. Bu iktidar kindar bir nesil yaratma idealiyle yola çıktı. Eğitime değil savaşa bütçe ayıran bir iktidarla karşı karşıyayız. Zulme karşı sözümüz şudur; bir yerde faşizm, sömürü varsa orada direniş vardır. Biz direniş geleneğimizi tarihten alıyoruz. Bundan sonra da kayyuma, faşizme karşı direnişimiz sürecektir. Belediyeler iktidarın yamalanacağı arka bahçeler değildir. Bütün medyanın havuz medyası haline gelmesinin sebeplerini daha iyi anlıyoruz çünkü bir yalan iktidarı ile karşı karşıyayız. Biz bütün hırsızlıkları teşhir etmeye devam edeceğiz. Hiçbir korku halktan duyulan korkuya benzemez.”

BAŞARAN’DAN POLİSE: KORKAKSINIZ!

Konuşmanın ardından kitle yürüyüş düzenlemek istedi. Bu esnada polis basın çalışanlarını alanın dışına çıkararak engellemek istedi. Basın çalışanlarının polis tarafından engellemesi üzerine milletvekilleri ile polisler arasında gerginlik yaşandı. HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, polise, “Burada halkın sesinin duyulmasından korkuyorlar. Halkın tepkisinden korkuyorsunuz. Zırhlı araçların arkasından bağırarak olmuyor” diye tepki gösterdi.

SARISAÇ: DAHA FAZLA DİRENECEĞİZ!

HDP Van Milletvekili Murat Sarısaç ise şöyle konuştu:

“Biz 22 gündür nasıl direniyorsak, yarından itibaren katbekat daha fazla direneceğiz. Onlar istediği kadar burada hukuksuzluk yapsınlar biz yine burada sokaklarda olacağız. Onların hırsızlıklarını, irade gaspını, bir halkı hiçe saymalarını bütün dünyaya duracağız. Bunun da önüne kimse geçemeyecek. Bütün halkımızı da o sokaklara çekeceğiz. Bu hırsızlıklara karşı olan Türkiye’deki bu vicdansızlığı, bu hukuksuzluğu yapanların kirli çamaşırlarını ortaya çıkarana kadar da sokaklarda olacağız. Kayyuma karşı çıkmak meşrudur. Bu hukuksuzluğu dayatan devlete karşı çıkmak meşrudur. Kimse de kendi meşru haklarını savunmaktan çekinmesin. Özgürlük gelinceye kadar, özgürlük düşmanı faşizm gidinceye kadar mücadele sürecek.”

Polis engelini tanımayan halk ve milletvekilleri, iki koldan il binasına kadar yürüdü.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Politika

Almanya ‘güvenli bölge’den bihabermiş!

AleviNet

Published

on

Geçtiğimiz günlerde Sol Parti milletvekili Gökay Akbulut, Ankara ile Washington’un arasında anlaşmaya varılan “güvenli bölge” ve Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Rojava Kürdistanı ile Suriye’nin kuzeyine yönelik tehditlerini Federal Meclis Bilimsel Hizmetler Dairesi’ne sormuştu.

“Bilirkişi” konumundaki daire, Rojava Kürdistan’ın sınırında kurulan “güvenli bölge”nin uluslararası yasalara aykırı olup olmadığını ve Almanya’nın Erdoğan’ın işgal tehditleri karşısındaki yaklaşımına ilişkin kısa bir rapor hazırladı. Uluslararası medya kuruluşlarında çıkan haberlerin bir özeti andıran raporda Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine yönelik saldırı planlarına ilişkin somut bilgilerin olmadığı ifade edildi.

ALMANYA’NIN POZİSYONUNU AÇIKLAMADILAR!

Raporu hazırlayan uzmanların “Güvenli bölge” tartışmalarına ilişkin Almanya’nın pozisyonu açıklamaktan kaçındıkları görülürken, Angela Merkel’in başbakanlığındaki hükümet adına şu açıklamayı yapmaları dikkat çekti: “Federal Hükümet Türkiye- Suriye sınırında durumu tespit edecek bir malumata sahip değil.”

Türk devletinin Rojava ve Suriye’nin kuzeyine yönelik tehditleri için ise Federal Meclis Bilimsel Hizmetler Dairesi “meşru müdafaayı” gerektirecek gelişmelerin olmadığını ifade ederek, YPG güçlerinin sınırdaki ağır silahlarını çektiğine dair medyada çıkan haberleri hatırlattı.

Türkiye’nin Suriye politikası çerçevesinde Ankara rejimine silah ihracatının devam edip etmeyeceğine ilişkin soruya ise Bilimsel Hizmetler Dairesi, bu konuda 2 Şubat 2018’de açıklanan raporun geçerliği olduğunu bildirdi. Türk devletinin Efrîn’e Alman yapımı Leopard tanklarıyla saldırısı sonrasında Sol Parti’nin talebi üzerine daire “Türkiye’ye yapılan tank ihracatının şu anki veriler ışığında uluslararası hukuku ihlal etmiyor” görüşünü öne sürmüştü.

Continue Reading

Politika

Van’dan Soylu’ya: Çok kalitesiz ve devşirmesin!

AleviNet

Published

on

19 Ağustos’ta Amed, Van ve Mardin büyükşehir belediyelerinin gasp edilmesine karşı 29 gündür Demokrasi Nöbeti adı altında oturma eylemleri yapılıyor.

Van’da Halkların Demokratik Partisi (HDP) İpekyolu İlçe Binası önünde devam eden eyleme, belediye eşbaşakanları, milletvekilleri, Barış Anneleri, HDP’liler, TJA’lılar, Kiği, Karakoçan, Adaklı, Yayladere ve Yedisu Sosyal Yardımlaşma, Kalkındırma ve Kültür Derneği’nin (KAYYDER) temsilcilerinin de içinde olduğu çok sayıda kişi katıldı.

Eylem yine polis ablukası altında gerçekleşti. “Kayyum idaresi değil halk iradesi” yazılı pankart açıldığı eylemde konuşan HDP Milletvekili Kemal Bülbül, Türk İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Amed ziyaretini sert bir dille eleştirdi.

Bu çerçevede esnaflara seslenen Bülbül, “Siz de gidin Süleyman’ın kapısında oturun. Süleyman’a deyin ki ‘Sen HDP’nin kapısında oturmak için bakan olmadın, sorunlara çözüm bulmak için bakan oldun.” şeklinde konuştu.

Bülbül, “Süleyman Soylu ve avanesi Kürt halkına, demokrasiye karşı her gün her dakika suç işliyor. Çocukları dağa gitmiş olan mazlum İnsanları kullanarak da suç işliyor. Biz o annelere diyoruz ki HDP’nin kapısı önünde oturmayın, içeri girin HDP çözüm kapısıdır. Süleyman Soylu çözüm bulamayıp tıkandığı için HDP’nin kapısına geldi” ifadelerini kullandı.

DEVLETİN BİR KAPISI YOK, SOYLU ÇOK KALİTESİZ

Bülbül, 17 bin faili meçhul cinayetin hesabının verilmesi gerektiğini belirtirken, katledilen Mehmet Sincar’ın, Musa Anter’in, Uğur Mumcu’nun, Bahriye Üçok’un hesabının verilmediğini hatırlattı.

HDP’li vekil Bülbül, “Sizin kapınızda bütün Türkiye’nin oturması lazım değil. Sizin kapınız olsa Pir Sultan Abdal’ın tabiri ile ‘Bizim sorunumuz kapının ipi ile değil, o kapının sahibi iledir.’ Ama kapı yok, düşmanlığın da bir adabı olur. Süleyman Soylu sen çok kalitesizsin” diye konuştu.

“SEN BİR DEVŞİRMESİN”

Hükümetin organizesiyle HDP Amed İl binası önünde oturan bazı aileleri ziyaret eden Soylu’ya seslenen Bülbül, şunları belirtti:

“Süleyman Soylu, avaneni de al git Kandil’de oturma eylemi yap. Çocuklar Diyarbakır’da değil, Kandil’de. Sizin yönteminizle siyaset yapılmaz. Şah Hüseyin Kerbela’da beklerken yanında kimse gitmedi. Çünkü; Yezit her kapıya bir asker dikmişti kimse gitmesin diye. Süleyman Soylu, her sokağa bir TOMA koymuş, diyor; ‘HDP’lilerin yanına giden yok’ diyor. Sen bu TOMA’yı, gözaltı furyasını, işkenceyi, baskıyı kaldır bakayım Van nasıl yerinden sarsılıyor. Sen bize siyaset öğretemezsin, sen bir devşirmesin. AKP’ye, Tayyip Erdoğan’a küfür ve hakaret ederek geldin. Sen Fethullah Gülen ile birlik oldun AKP’yi vurmaya çalıştın. Şimdi AKP ile birlik olup bizi vurmaya çalışıyorsun. Bu siyasetin adı, hokkabazlıktır, düzenbazlıktır.”

“Biz belediyelerimizi tekrar geri alacağız” diyen Bülbül, şunları ekledi: “Ya seçimle ya hukukla ama bir şekilde alacağız. Hakkımızı yerde bırakmayacağız. Bu gökten parlayan güneş, kıpırdayan yapraklar, Van halkı şahit olsun ki, dünya insanlığı şahit olsun ki Süleyman Soylu ve zihniyeti kaybedecek, haklar kazanacak. Eşitlik, özgürlük, barış ve adalet kazanacak. Hani tecridi kaldırmıştınız, hani söz vermiştiniz, hani Kürt Halk Önderi ile düzenli avukat görüşmesi olacaktı. Be hey yalancılar, be hey sahtekârlar bu ne biçim politikadır. Kendi sözünüzü tutmuyorsunuz. Kendi yasanıza uymuyorsunuz. Kendi yasanıza uyun. Sizin yasanıza göre Van’ın meşru başkanı Mustafa Avcı ve Bedia başkanımızdır. Kabul etmiyorsanız bunun adı faşizmdir.”

Bu açıklamaların ardından bir süre daha sloganlar ve ezgilerle oturma eylemi yapıldı ve sonlandırıldı.

Continue Reading

Politika

Taşçıer: Kürt sorunu çözülmeden kimse hakkını kullanamaz

AleviNet

Published

on

Mardin’de kayyum gasplarına karşı 29 gündür süren Demokrasi Nöbeti, HDP binası önünde devam etti. Eylemlerini Karayolları Parkı’nda yapmak isteyen HDP’lilere polislerce yine engel olunurken, zırhlı araç, gözaltı otobüsleri ve çevik kuvvet polisleri ile abluka altında tutulan il binası önünde oturma eylemi yapıldı. Oturma eyleminin ardından HDP Amed Milletvekili İmam Taşçıer açıklama yaptı.

YÜZ YILLIK İNKÂRA DİKKAT ÇEKİLDİ

Taşçıer, “Sadece bugün Kürt halkının iradesine kayyum atanmıyor. Tarihsel olarak baktığımızda 1924 yılında Türkiye’nin yeni Anayasası yapıldığında da Kürt halkı yok sayıldı. Bu da Kürt halkının iradesinin yok sayılmasıydı. Ardından yapılan değişikliklerde de Kürt halkının iradesi yok sayılmaya, Kürt halkı inkâr edilemeye bugüne kadar devam etti” dedi. Kürtlerin haklarını talep ettiklerini ve her dönem baskı ile karşılaştıklarını dile getiren Taşçıer, Şeyh Sait ve arkadaşlarının İstiklal Mahkemelerince idam edilmesini hatırlattı.

‘HER ŞEYDEN ÖNCE KÜRT SORUNU ÇÖZÜLMELİ’

Taşçıer, 31 Mart seçimlerine de değinerek, önceki dönem yapılan kayyum atamalarına rağmen halkın tercihini yine HDP’den yana yaptığını söyledi. HDP Milletvekili İmam Taşçıer, AKP-MHP’ye “Ne olursa olsun, bu halk size destek vermeyecek” derken, şunları da söyledi: “Kürt sorununu çözmek adına bir adım atılmadığı sürece, Kürt sorunu çözülene kadar Türkiye’de Kürt halkının da Türk halkının da haklarını kullanması mümkün değil. Demokrasi de Türkiye’de hayat bulamayacak. Öncelikle Kürt sorunu çözülecek, ondan sonra hep birlikte çalışabileceğiz, kendimizi yönetebileceğiz.”

 

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI