Connect with us

.

Dünya

AB Von der Leyen’in adaylarını onayladı

AleviNet

Published

on

Avrupa Birliği (AB) üye ülkeleri Avrupa Komisyonu’nun yeni başkanı Ursula von der Leyen’in aday gösterdiği 27 komisyon üyesini kabul etti. 13 kadın ve 14 erkek üyeden oluşan liste AB üye ülkeleri tarafından yapılan tavsiyeler üzerine oluşturulmuştu. Ancak görevlendirmelerin kesinleşmesi için 1 Kasım’da Avrupa Parlamentosu’nun da yeşil ışık yakması gerekiyor.

Avrupa Komisyonu’nun yeni başkanı von der Leyen Komisyon üyelerini ve görevlerini bugün Brüksel’de düzenlenen basın toplantısında açıkladı. Von der Leyen basın toplantısında Avrupa Parlamentosu’nun da onaylaması halinde cinsiyet eşitliği anlamında en dengeli komisyonun oluşacağını kaydetti.

“AB askeri ittifak olmayacak”

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen basın toplantısında, Avrupa Birliği’nin NATO gibi bir askeri ittifak olmayacağını söyledi.

Von der Leyen yeni savunma ve uzay biriminin kurulmasına ilişkin açıklamanın ardından “Avrupa Birliği hiçbir zaman askeri bir ittifak olmayacak” dedi ve ekledi: “Fakat Avrupa Birliği üye ülkelerine pek çok kez silahlı kuvvetleri için ortak bir birliğin en üst seviye önem arz ettiği söylendi.” Von der Leyen AB’nin güç birliğine sahip olmasının NATO’nun yararına olacağını kaydetti.

Jean-Claude Juncker 2014-2019 yılları arasında Avrupa Komisyonu Başkanlığı yapmıştı.

Jean-Claude Juncker 2014-2019 yılları arasında Avrupa Komisyonu Başkanlığı yapmıştı.

Eski ve yeni üyeler

Von der Leyen’in aday gösterdiği komisyon üyelerinin sekizi eski komisyon üyelerinden oluşuyor. Avrupa Komisyonu Başkanı’nın üç yardımcısı olacak. Yardımcılarından biri olan ve eski Komisyon Başkanı Jean-Claude Juncker’in sağ kolu olarak bilinen Hollandalı Frans Timmermans çevre komiserliği görevini üstlenecek.

Von der Leyen, eski İrlanda Çevre Bakanı Phil Hogan’ı ise Brexit sürecinde müzakerelerde bulunacağı ticaret komiserliğine aday gösterdi.

Kadın komisyon öyeleri arasında Danimarkalı Margrethe Vestager de bulunuyor. Vestager daha önce rekabetten sorumlu komiserdi. Vestager bu görevine devam etmesinin yanı sıra von der Leyen’in yardımcılarından biri olacak. Vestager başkanlık yarışında Liberallerin komisyon başkanı adayıydı.

Danimarkalı Margrethe Vestager von der Leyen'in yardımcılarından biri olacak.

Danimarkalı Margrethe Vestager von der Leyen’in yardımcılarından biri olacak.

Çek Cumhuriyetli Vera Jourova hukukun üstünlüğünü denetlemekten sorumlu değerler ve şeffaflıktan sorumlu komiserlik için aday gösterildi. Jourova, adalet, tüketici hakları ve cinsiyet eşitliğinden sorumlu komiser olarak Facebook ve Airbnb’ye daha sıkı denetim uygulanmasını savunuyordu.

Bulgaristan’dan Mariya Gabriel yenilik ve gençlikten sorumlu komiserliğe aday gösterildi. Daha önce dijital ekonomiden sorumlu olan ve Avrupa Parlamentosu’nda görev yapan 40 yaşındaki Gabriel, Juncker’in ekibindeki en genç üyeydi.

Görevine devam edecek diğer üyeler bütçe ve yönetimden sorumlu olacak Avusturyalı Johannes Hahn, adalet komiserliği için aday gösterilen Belçika Dışişleri Bakanı Didier Reynders ve ekonomiden sorumlu komiserlik için aday gösterilen eski İtalya Başbakanı Paolo Gentiloni.

Yeni katılanlar arasında enerji işlerinden sorumlu komiserlik için Estonya Ekonomi Bakanı Kadri Simson, uluslararası ortaklıklar komiserliği için eski Finlandiya Maliye Bakanı Jutta Urpilainen, ve kriz yönetimi için Slovenyalı diplomat Janez Lenarcic bulunuyor.

DW, Reuters/SSB, AÜ

© Deutsche Welle Türkçe

 

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dünya

Afganistan’da Cumhurbaşkanı’nın mitingine intihar saldırısı

AleviNet

Published

on

Afganistan’ın doğusundaki Parvan vilayetinde Cumhurbaşkanı Eşref Gani’nin seçim mitingi yaptığı alan yakınlarında intihar saldırısı düzenlendi. İçişleri Bakanlığı sözcüsü Nasrat Rahimi, basın mensuplarına yaptığı açıklamada saldırganın, motosiklete yerleştirdiği bombayı, Parvan vilayetinin Cengel Bağ bölgesinde miting için toplanan kalabalığın yakınında patlattığını söyledi.

Yapılan açıklamada Cumhurbaşkanının herhangi bir yara almadığı belirtildi.

Reuters haber ajansı, patlamada en az 30 kişinin öldüğünü, 45 kişinin de yaralandığını duyurdu.

Parvan Hastanesi Başhekimi Kasım Sengin de yaptığı açıklamada, patlama sonrası  tedavi altına alınanlar arasında kadın ve çocukların da bulunduğunu belirtti.

İkinci saldırı Kabil’de

Cumhurbaşkanı Eşref Gani’nin katıldığı seçim mitingi yakınlarında düzenlenen saldırıdan hemen sonra Kabil’de de bir patlama oldu. Polis yetkilileri ilk belirlemelere göre altı kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Patlamanın ABD Büyükelçiliği yakınlarında meydana geldiği belirtildi. 

Taliban yayınladığı açıklamada her iki saldırıyı da üstlendiğini duyurdu.

Taliban ülkede 28 Eylül’de yapılacak seçimleri boykot etme çağrısında bulunarak, şiddet kullanma tehdidinde bulunmuştu. Taliban, düzenlenebilecek saldırılarda hedef olmamak için halka seçim mitinglerinden uzak durma çağrısı yapmıştı.

AFP, Reuters,dpa/MK,JD

©Deutsche Welle Türkçe

Continue Reading

Dünya

İsrail’de halk sandık başında

AleviNet

Published

on

İsrail’de yaklaşık 6 milyon 400 bin seçmen 120 sandalyeli İsrail parlamentosu Knesset’in yeni üyelerini seçmek üzere bugün sandık başına gidiyor. Erken genel seçimler için TSİ ile 07.00’da başlayan oy verme işlemleri saat 22.00’da sona erecek. Seçmenler, farklı partilerin oluşturduğu 30 liste arasından seçim yapacak. Bu partilerin üçte birinin yüzde 3,25 seçim barajını aşarak parlamentoya girmesi bekleniyor. 

Likud ile Mavi-Beyaz İttifakı’nın oyları başa baş

Kamuoyu yoklamaları Başbakan Benyamin Netanyahu liderliğindeki Likud Partisi ile eski Genelkurmay Başkanı Benny Gantz’ın liderliğindeki Mavi-Beyaz İttifakı’nın seçimi başabaş tamamlayacağını gösteriyor. Evimiz İsrail (İsrael Beiteinu) partisinin lideri Avigdor Lieberman’ın ise vereceği destek ile hangi partinin hükümeti kuracağı konusunda belirleyici bir rol oynayacağı tahmin ediliyor. 

Benny Gantz ve Benyamin Netanyahu

Benny Gantz ve Benyamin Netanyahu

Milliyetçi çizgideki Lieberman, erken seçimler öncesinde Likud ve Mavi-Beyaz İttifakı’nın oluşturacağı büyük koalisyondan yana olduğunu gösteren açıklamalarda bulunmuştu. Gantz ise Netanyahu başbakanlığı üstlenmediği takdirde, Likud ile koalisyona gidebileceklerinin sinyalini vermişti. Seçimler sonrasında Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin’in en çok oyu alan partiye hükümeti kurma görevi vermesi öngörülüyor. 

İsrail’de Nisan ayında yapılan genel seçimler sonrasında en yüksek oyu alan Netanyahu yeni hükümeti kurmakla görevlendirilmiş, ancak sağcı ve dindar partilerin katılımı ile koalisyon hükümeti kurmakta başarısız olmuştu. Nisan seçimleri sonrasında Netanyahu’ya destek veren eski Savunma Bakanı Lieberman’ın Ultra-Ortodoks erkeklerin de zorunlu askeri hizmeti yapması yönündeki talebi Ultra-Ortodoks partiler tarafından reddedilmiş, hükümetin  kurulamaması üzerine de parlamento kendini feshetmişti. 

Filistin açısından durum

Ülkenin ve halkın güvenliğine yönelik tutumları açısından Likud ile Mavi-Beyaz İttifakı arasında büyük bir fark bulunmadığı için, seçim sonuçlarının Filistin konusunda değişiklik yaratması beklenmiyor. Bu nedenle de Filistinle barış sürecinin yakın bir gelecekte canlandırılması ihtimal dışı olarak görülüyor. 

AFP,dpa/JD,SÖ
© Deutsche Welle Türkçe 

Continue Reading

Dünya

Êfrîn’deki etnik temizlik BM oturumlarında

AleviNet

Published

on

9 Eylül’de Cenevre Birleşmiş Milletler (BM) Ofisinde başlayan BM İnsan Hakları Konseyi 42. İnsan Hakları Oturumları, ülkelerde yaşanan insan hakları ihlalleri üzerine yapılan tartışmalarla devam ediyor. Oturumlarda söz alan sivil toplum kuruluşlarından Türkiye’ye sert eleştiriler yöneltildi.

‘TÜRKİYE’DE YARGI BAĞIMSIZLIĞI YOK’

Oturumlarda Halklar Arasında Dayanışma ve Irkçılık Karşı Hareket (MRAP) adına yapılan konuşmada 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan askeri darbe girişiminin ardından Türkiye’de yaşanan hak ihlallerine dikkat çekildi.

Türkiye’de yargı bağımsızlığının tamamen ortadan kaldırıldığının ifade edildiği konuşmada, terörle mücadele adı altında başta Kürtler olmak üzere binlerce insanın tutuklandığına vurgu yapıldı.

MRAP temsilcisi “Diyarbakır, Van ve Mardin Büyük Şehir Belediye Başkanları görevden alınıp yerine kayyumlar atandı ve bine yakın Kürt vatandaş tutuklandı” dedi.

Türkiye’de yargı bağımsızlığının işlemediğini kaydeden temsilci, son olarak, konudan sorumlu BM özel raportöründen Türkiye’deki hakimlerin ve avukatların bağımsızlığı konusunda bir çalışma içerisine girmesini istedi.

‘ULUSLARARASI TOPLUMUN SESSİZLİĞİ KABUL EDİLEMEZ’

Yine oturumlarda African Agency for Integrated Development (AAID) adlı sivil toplum kuruluşu adına söz alan Thoreau Redcrow ise Türk devleti ve himayesindeki çetelerin işgali altında bulunan Êfrîn’de yaşananlara dikkat çekti.

“Êfrîn hala Türk devleti ve ona bağlı silahlı grupların ağır işgali altında kalmaya devam ediyor” diyen Redcrow, uluslararası toplumun bu işgale karşı sessiz kalmaya devam etmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.

Redcrow, “Erdoğan ve hükümetine karşı hiçbir uluslararası baskı olmadığından kaynaklı, Türk ordusu ve müttefiki olan askeri gruplar Êfrîn’in Kürt nüfusu üzerindeki baskı, şiddet ve kültürel yıkım çalışmalarını sürdürüyor. Êfrîn’de yaşayan Kürtler keyfi olarak tutuklama ve işkenceye maruz kalıyor. Şehir etrafına duvar örmek için mahalleler yıkılıyor” diye ekledi.

‘ETNİK TEMİZLİK YAPILIYOR’

“Êfrîn’de yaşayan Kürtlerin evlerine ve toprağına zorla el konulduğu gibi şeriat vergileri vermeye zorlanıyor” diyen Redcrow, Êfrîn’deki zeytinlik alanların nasıl yok edildiğine ve zeytinlerin nasıl Avrupa’ya satıldığına dikkat çekti.

Êfrîn’de demografik yapının değiştirildiğini ve kültürel mirasın yok edildiğini söyleyen Redcrow, “Êfrîn’de etnik temizlik yapılıyor. Eğitim sistemi olduğu gibi sokak isimleri de Türkçe olarak değiştiriliyor. Kürtlerin kültürel eserleri tahrip ediliyor, mezarları yıkılıyor. Bölgedeki tarihi eserler çalınıp daha sonra yasadışı yollarla Türkiye’deki müzelere satılıyor” diye konuştu.

Yüz binlerce Êfrînlinin Türk devlet teröründen kaçmak zorunda kaldığını kaydeden Redceow, “Êfrîn’deki işgale sessiz kalınmaması gerekir. Bu konseyin insan haklarını savunmak için ahlaki bir görevi var” ifadelerini kullandı.

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI