Connect with us

.

Politika

Demirtaş’ın tahliyesine itiraz reddedildi

AleviNet

Published

on

Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, HDP’nin eski eş başkanı Selahattin Demirtaş hakkındaki tahliye kararına itirazını oy birliği ile reddetti.

Mahkeme, 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Demirtaş hakkındaki tahliye kararında usul ve yasaya aykırılık olmadığına dikkat çekti, Cumhuriyet Savcısı Mehmet Fatih Özdemir tarafından yapılan itirazın reddine karar verildiği belirtildi. 

2 Eylül tarihinde, Demirtaş’ın 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 142 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı davada mahkeme oybirliğiyle tahliye kararı vermişti. 

Yargılandığı bir diğer davadan kesinleşmiş 4 yıl 8 ay hapis cezası bulunması nedeniyle Demirtaş tahliye edilmemiş, başsavcılık da 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nin tahliye kararına itiraz etmişti.

Tahliye için dikkatler avukatlara çevrildi

Demirtaş hakkında verilen adli kontrol şartıyla tahliye kararının kesinleşmesi üzerine dikkatler HDP’li siyasetçinin bundan sonraki süreç hakkında avukatlarıyla yapacağı görüşmeye çevrildi. 

Avukatların Demirtaş için tutukluluk süresinin mahsubuna dair başvuru yapması ve denetimli serbestlikle tahliyesini istemesi bekleniyor. 

Dosyası 18 Eylül’de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) görülecek olan Demirtaş’ın serbest bırakılması beklentisi arttı.

AİHM serbest bırakılsın demişti

2017 yılındaki başvurusu üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Demirtaş’ın serbest bırakılması gerektiğine hükmetmiş, Türkiye’yi de tazminata mahkum etmişti. AİHM, kararında Türk yargısının tutukluluğun devamını somut gerekçelere dayandıramadığına ve bu durumun hukuk dışı nedenlerden kaynaklandığına dikkat çekmişti.

Bu karara hem Türkiye hükümetinin hem Demirtaş’ın itirazı üzerine konunun 18 Eylül’de AİHM Büyük Daire’de görüşülmesi kararlaştırılmıştı. Demirtaş’ın haftaya Strasbourg’da yapılacak duruşma öncesinde tahliye edilip edilmeyeceği merak ediliyor.

HDP: Milyonlar Demirtaşa kavuşmalı

Tahliyeye yapılan itirazın reddedildiği yönündeki mahkeme kararı HDP’nin Twitter hesabı üzerinden duyuruldu.

Yapılan paylaşımda, “Demirtaş’ın siyasi rehinelik durumu sona erdirilmeli ve temsil ettiği milyonlar Demirtaş’a bir an önce kavuşmalıdır” ifadelerine yer verildi. 

Beştaş: Emsal teşkil edecek

HDP Siirt Milletvekili, TBMM İnsan Hakları Komisyonu ve Anayasa Komisyonu üyesi Meral Danış Beştaş ise Twitter’da “Daha ne bekliyorsunuz. Selahattin Demirtaş ve seçilmiş arkadaşlarımızı serbest bırakın” görüşüne yer verdi.

Danış, Demirtaş’ın tahliyesine yapılan itirazın reddedilmesi yönündeki mahkeme kararının aynı zamanda Figen Yüksekdağ başta olmak üzere cezaevindeki tüm seçilmiş arkadaşları için de emsal teşkil edeceğini kaydetti.

Tanrıkulu Demirtaş ile görüştü 

Bu arada CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu bugün, CHP milletvekili Kani Beko ile birlikte Edirne cezaevinde Demirtaş ve HDP Hakkari Milletvekili Abdullah Zeydan’ı ziyaret etti. 

Tanrıkulu ziyareti sonrasında Twitter’da yaptığı görüntülü paylaşımına, “Demirtaş’ın herkese selamı ve sevgileri var” diyerek başladı. 

Tanrıkulu, tahliye kararının haftaya AİHM’de yapılacak duruşma öncesinde çıkmış olmasına dikkat çekerek, şu dikkat çekici bilgileri paylaştı:

“Sizlere ilginç bir şey söyleyeyim. Demirtaş’ı AİHM önünde tümü Türkiye’den avukat ve akademisyen arkadaşlar savunacak… Hükümeti temsilen de avukatlar ve danışmanlar var ama işin ilginç yanı Türkiye tam 30 yıl önce AİHM’in yetkisini kabul etmişti. Birçok hakim, savcı ve bürokrat yetiştirdi ama Demirtaş ile ilgili olarak Türkiye Cumhuriyeti devletinin mahkeme önündeki savunmasını yerli ve milli bir hukukçu değil, Stefan Talmon isimli bir Alman yapacak. Şunu ifade etmek istiyorum. Bu hükümet 17 yıldır ve devlet 30 yıldır AİHM nezdinde kendisini savunacak yerli ve milli bir hukukçu yetiştirebilmiş değil.”

“Terör örgütü kurma-yönetme, örgüt propagandası, suç ve suçluyu övmekle” suçlanan Demirtaş 2016 yılının Kasım ayından bu yana cezaevinde.

DW/ DA, AÜ

© Deutsche Welle Türkçe

 

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Politika

Almanya ‘güvenli bölge’den bihabermiş!

AleviNet

Published

on

Geçtiğimiz günlerde Sol Parti milletvekili Gökay Akbulut, Ankara ile Washington’un arasında anlaşmaya varılan “güvenli bölge” ve Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Rojava Kürdistanı ile Suriye’nin kuzeyine yönelik tehditlerini Federal Meclis Bilimsel Hizmetler Dairesi’ne sormuştu.

“Bilirkişi” konumundaki daire, Rojava Kürdistan’ın sınırında kurulan “güvenli bölge”nin uluslararası yasalara aykırı olup olmadığını ve Almanya’nın Erdoğan’ın işgal tehditleri karşısındaki yaklaşımına ilişkin kısa bir rapor hazırladı. Uluslararası medya kuruluşlarında çıkan haberlerin bir özeti andıran raporda Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine yönelik saldırı planlarına ilişkin somut bilgilerin olmadığı ifade edildi.

ALMANYA’NIN POZİSYONUNU AÇIKLAMADILAR!

Raporu hazırlayan uzmanların “Güvenli bölge” tartışmalarına ilişkin Almanya’nın pozisyonu açıklamaktan kaçındıkları görülürken, Angela Merkel’in başbakanlığındaki hükümet adına şu açıklamayı yapmaları dikkat çekti: “Federal Hükümet Türkiye- Suriye sınırında durumu tespit edecek bir malumata sahip değil.”

Türk devletinin Rojava ve Suriye’nin kuzeyine yönelik tehditleri için ise Federal Meclis Bilimsel Hizmetler Dairesi “meşru müdafaayı” gerektirecek gelişmelerin olmadığını ifade ederek, YPG güçlerinin sınırdaki ağır silahlarını çektiğine dair medyada çıkan haberleri hatırlattı.

Türkiye’nin Suriye politikası çerçevesinde Ankara rejimine silah ihracatının devam edip etmeyeceğine ilişkin soruya ise Bilimsel Hizmetler Dairesi, bu konuda 2 Şubat 2018’de açıklanan raporun geçerliği olduğunu bildirdi. Türk devletinin Efrîn’e Alman yapımı Leopard tanklarıyla saldırısı sonrasında Sol Parti’nin talebi üzerine daire “Türkiye’ye yapılan tank ihracatının şu anki veriler ışığında uluslararası hukuku ihlal etmiyor” görüşünü öne sürmüştü.

Continue Reading

Politika

Van’dan Soylu’ya: Çok kalitesiz ve devşirmesin!

AleviNet

Published

on

19 Ağustos’ta Amed, Van ve Mardin büyükşehir belediyelerinin gasp edilmesine karşı 29 gündür Demokrasi Nöbeti adı altında oturma eylemleri yapılıyor.

Van’da Halkların Demokratik Partisi (HDP) İpekyolu İlçe Binası önünde devam eden eyleme, belediye eşbaşakanları, milletvekilleri, Barış Anneleri, HDP’liler, TJA’lılar, Kiği, Karakoçan, Adaklı, Yayladere ve Yedisu Sosyal Yardımlaşma, Kalkındırma ve Kültür Derneği’nin (KAYYDER) temsilcilerinin de içinde olduğu çok sayıda kişi katıldı.

Eylem yine polis ablukası altında gerçekleşti. “Kayyum idaresi değil halk iradesi” yazılı pankart açıldığı eylemde konuşan HDP Milletvekili Kemal Bülbül, Türk İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Amed ziyaretini sert bir dille eleştirdi.

Bu çerçevede esnaflara seslenen Bülbül, “Siz de gidin Süleyman’ın kapısında oturun. Süleyman’a deyin ki ‘Sen HDP’nin kapısında oturmak için bakan olmadın, sorunlara çözüm bulmak için bakan oldun.” şeklinde konuştu.

Bülbül, “Süleyman Soylu ve avanesi Kürt halkına, demokrasiye karşı her gün her dakika suç işliyor. Çocukları dağa gitmiş olan mazlum İnsanları kullanarak da suç işliyor. Biz o annelere diyoruz ki HDP’nin kapısı önünde oturmayın, içeri girin HDP çözüm kapısıdır. Süleyman Soylu çözüm bulamayıp tıkandığı için HDP’nin kapısına geldi” ifadelerini kullandı.

DEVLETİN BİR KAPISI YOK, SOYLU ÇOK KALİTESİZ

Bülbül, 17 bin faili meçhul cinayetin hesabının verilmesi gerektiğini belirtirken, katledilen Mehmet Sincar’ın, Musa Anter’in, Uğur Mumcu’nun, Bahriye Üçok’un hesabının verilmediğini hatırlattı.

HDP’li vekil Bülbül, “Sizin kapınızda bütün Türkiye’nin oturması lazım değil. Sizin kapınız olsa Pir Sultan Abdal’ın tabiri ile ‘Bizim sorunumuz kapının ipi ile değil, o kapının sahibi iledir.’ Ama kapı yok, düşmanlığın da bir adabı olur. Süleyman Soylu sen çok kalitesizsin” diye konuştu.

“SEN BİR DEVŞİRMESİN”

Hükümetin organizesiyle HDP Amed İl binası önünde oturan bazı aileleri ziyaret eden Soylu’ya seslenen Bülbül, şunları belirtti:

“Süleyman Soylu, avaneni de al git Kandil’de oturma eylemi yap. Çocuklar Diyarbakır’da değil, Kandil’de. Sizin yönteminizle siyaset yapılmaz. Şah Hüseyin Kerbela’da beklerken yanında kimse gitmedi. Çünkü; Yezit her kapıya bir asker dikmişti kimse gitmesin diye. Süleyman Soylu, her sokağa bir TOMA koymuş, diyor; ‘HDP’lilerin yanına giden yok’ diyor. Sen bu TOMA’yı, gözaltı furyasını, işkenceyi, baskıyı kaldır bakayım Van nasıl yerinden sarsılıyor. Sen bize siyaset öğretemezsin, sen bir devşirmesin. AKP’ye, Tayyip Erdoğan’a küfür ve hakaret ederek geldin. Sen Fethullah Gülen ile birlik oldun AKP’yi vurmaya çalıştın. Şimdi AKP ile birlik olup bizi vurmaya çalışıyorsun. Bu siyasetin adı, hokkabazlıktır, düzenbazlıktır.”

“Biz belediyelerimizi tekrar geri alacağız” diyen Bülbül, şunları ekledi: “Ya seçimle ya hukukla ama bir şekilde alacağız. Hakkımızı yerde bırakmayacağız. Bu gökten parlayan güneş, kıpırdayan yapraklar, Van halkı şahit olsun ki, dünya insanlığı şahit olsun ki Süleyman Soylu ve zihniyeti kaybedecek, haklar kazanacak. Eşitlik, özgürlük, barış ve adalet kazanacak. Hani tecridi kaldırmıştınız, hani söz vermiştiniz, hani Kürt Halk Önderi ile düzenli avukat görüşmesi olacaktı. Be hey yalancılar, be hey sahtekârlar bu ne biçim politikadır. Kendi sözünüzü tutmuyorsunuz. Kendi yasanıza uymuyorsunuz. Kendi yasanıza uyun. Sizin yasanıza göre Van’ın meşru başkanı Mustafa Avcı ve Bedia başkanımızdır. Kabul etmiyorsanız bunun adı faşizmdir.”

Bu açıklamaların ardından bir süre daha sloganlar ve ezgilerle oturma eylemi yapıldı ve sonlandırıldı.

Continue Reading

Politika

Taşçıer: Kürt sorunu çözülmeden kimse hakkını kullanamaz

AleviNet

Published

on

Mardin’de kayyum gasplarına karşı 29 gündür süren Demokrasi Nöbeti, HDP binası önünde devam etti. Eylemlerini Karayolları Parkı’nda yapmak isteyen HDP’lilere polislerce yine engel olunurken, zırhlı araç, gözaltı otobüsleri ve çevik kuvvet polisleri ile abluka altında tutulan il binası önünde oturma eylemi yapıldı. Oturma eyleminin ardından HDP Amed Milletvekili İmam Taşçıer açıklama yaptı.

YÜZ YILLIK İNKÂRA DİKKAT ÇEKİLDİ

Taşçıer, “Sadece bugün Kürt halkının iradesine kayyum atanmıyor. Tarihsel olarak baktığımızda 1924 yılında Türkiye’nin yeni Anayasası yapıldığında da Kürt halkı yok sayıldı. Bu da Kürt halkının iradesinin yok sayılmasıydı. Ardından yapılan değişikliklerde de Kürt halkının iradesi yok sayılmaya, Kürt halkı inkâr edilemeye bugüne kadar devam etti” dedi. Kürtlerin haklarını talep ettiklerini ve her dönem baskı ile karşılaştıklarını dile getiren Taşçıer, Şeyh Sait ve arkadaşlarının İstiklal Mahkemelerince idam edilmesini hatırlattı.

‘HER ŞEYDEN ÖNCE KÜRT SORUNU ÇÖZÜLMELİ’

Taşçıer, 31 Mart seçimlerine de değinerek, önceki dönem yapılan kayyum atamalarına rağmen halkın tercihini yine HDP’den yana yaptığını söyledi. HDP Milletvekili İmam Taşçıer, AKP-MHP’ye “Ne olursa olsun, bu halk size destek vermeyecek” derken, şunları da söyledi: “Kürt sorununu çözmek adına bir adım atılmadığı sürece, Kürt sorunu çözülene kadar Türkiye’de Kürt halkının da Türk halkının da haklarını kullanması mümkün değil. Demokrasi de Türkiye’de hayat bulamayacak. Öncelikle Kürt sorunu çözülecek, ondan sonra hep birlikte çalışabileceğiz, kendimizi yönetebileceğiz.”

 

Continue Reading
Advertisement

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI