Pedersen: Anayasanın temel kriteri toprak bütünlüğü olacak!

Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Geir O. Pedersen Suriye Anayasa Komitesi görüşmeleri ve çalışmaları hakkında bilgi vermek amacıyla BM Cenevre Ofisi’nde bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

30 EKİM’DE RESMİ OLARAK BAŞLIYOR

150 kişilik Anayasa Komitesi’nin Cenevre’ye gelmeye başladığını ifade eden Özel Temsilci Pedersen, anayasa toplantılarının resmi açılışının 30 Ekim’de BM Cenevre Ofisinde yapılacağını duyurdu.

‘ANAYASA TEK BAŞINA ÇÖZÜM DEĞİL’

“Anayasa komitesini kurma antlaşmasının, Suriye rejimi ile muhalifler arasında yapılan ilk yapılan siyasi bir antlaşmadır” diyen Pedersen, muhalifler ve rejim adına komitede yer alanların yüz yüze görüşmelere katılacağını kabul ettiğini belirtti.

Anayasa komitesi çalışmalarının tek başına Suriye’deki ihtilafları çözemeyeceğin altını çizen Pedersen, “Anayasa komitesinin bir araya gelmesi, yeni Suriye’ye gidecek yolda doğru bir atılasında önemli bir adım olabilir” dedi.

TEMEL KRİTER SURİYE’NİN TORAK BÜTÜNLÜĞÜ OLACAK

Yeni anayasa çalışmalarının Suriye halkı için bir umut olduğunu iddia eden Pedersen, esir alınan insanların serbest bırakılması, kaçırılan ve gözaltında kaybedilen insanların akıbetinin ne olduğunu ortaya çıkarılması bu sürece katkı sunacağını söyledi.

Anayasa komitesi çalışmalarının BM tüzüğüne saygı duyularak ve BM Güvenlik Konseyi’nin Suriye kararları doğrultusunda yürütüleceğini belirten Pedersen, “Suriye’nin egemenliği, toprak bütünlüğü, birliği ve bağımsızlığının korunması yeni anayasanın ve yapacağımız çalışmanın temel kriterlerini oluşturacaktır” dedi.

‘ANAYASA HALK TARAFINDAN ONAY GÖRMELİ’

Pedersen, yeni anayasa çalışmalarının, 2254 sayılı BM Güvenlik konseyi kararları doğrultusunda aynı zamanda ileriki süreçte BM denetiminde ülke genelinde bir seçimin gerçekleştirmesini ve daha geniş katılımlı siyasi bir sürecin başlatılması gerekliliğini de amaçladığını söyledi.

Yapılacak yeni anayasanın masadakilerden öte Suriye halkı tarafından kabul görmesinin şart olduğunu ifade eden Pedersen, “Dışarıdan birileri değil, yapılacak anayasayı Suriye halkı tarafından onaylanmalı. BM süreci kolaylaştırmak ve sürecin güvenirliğini sağlamak ve korumak adına bu çalışmada olacaktır” ifadelerini kullandı.

Pedersen, “Anayasa komitesi üyelerinin kararları, oy birliği veya yüzde 75 çoğunluk aranarak alınacaktır. Taraflar arasında ortak uzlaşma sağlanmadan hiçbir karar onaydan geçmeyecektir” dedi.

KÜRTLER VAR AMA…

Bir gazetecinin Kürtlerin veya QSD’nin bu komite içerisinde yer alıp olmayacağı sorusu üzerine Özel Temsilci Pedersen, “Bu komite içerisinde Kürtler de var, ama Demokratik Suriye Güçleri adına bir temsilcinin olmayacağı noktasında haklısınız” demekle yetindi.

PEDERSEN, TÜRKİYE, İRAN VE RUSYA İLE BİR ARAYA GELECEK

Öte yandan, Suriye Özel Temsilcisi Pedersen, 30 Ekim’de başlayacak anayasa komitesi toplantıları öncesinde yarın akşam saatlerinde BM Cenevre Ofisi’nde Astana görüşmelerinin garantör ülkeleri olan Türkiye, İran ve Rusya’nın Dış İşleri bakanlarıyla bir araya gelecek.

KÜRTSÜZ GERÇEKLEŞEN GÖRÜŞMELER SONUÇ VERMEMİŞTİ

Birleşmiş Milletler öncülüğünde Suriye’deki iç savaşa siyasi çözüm arayışı, ilk olarak Cenevre Görüşmeleri adına altında 2011 yılında başlatılmıştı. Bölgenin hem askeri hem de siyasi anlamda en büyük aktörü konumunda olan Kürtler davet edilmeden 2017 yılının son aylarına kadar toplamda Cenevre’de, 8 görüşme gerçekleştirilse de Suriye’de siyasi çözüm adına hiçbir gelişme sağlanamadı.

Kasım 2017’de düzenlenen Cenevre -8 görüşmelerinin son gününde basının karşısına geçen BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura, Cenevre görüşmelerinin başarısızlıktan ibaret olduğunu itiraf etmiş ve ardından da görevinden ayrılacağını duyurmuştu.