Temelli: Erken seçime gidelim, faşizmi gönderelim!

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, partisinin grup toplantısında gündemi değerlendirdi. Toplantıya, Bitlis’te bulunan Garzan Mezarlığı’ndan çıkartılarak İstanbul Adli Tıp Kurumu’na götürülen çocukları ve yakınlarının cenazelerini isteyen aileler de katıldı.

Temelli, konuşmasına geçtiğimiz gün yaşamını yitiren, ’68 kuşağının devrimci önderlerinden Teslim Töre’yi ve katledilen Tahir Elçi’yi anarak başladı.

25 KASIM

Temelli’nin konuşmasının satır başları şöyle:

“Mirabal Kardeşler Dominik’te yürüttüğü mücadele sonrasında katledildiler. Ama bu katliamdan sonra büyüyen mücadelenin sonu diktatörün de sonunu getirdi. Türkiye’de dün akşam kadınlar şiddetle mücadele için buluştu. Mücadele gününde yine kadına şiddet vardı. Kadına yönelik şiddetin kaynağı olan erkek egemen siyaset kendini dün gece bir daha teşhir etti.

GARZAN MEZARLIĞI

Aileler sevdiklerinin kemiklerini bir mezara gömemedi. Bunları konuştuğumuz bir süreci yaşıyoruz. Nasıl bir süreç ki, ölüye saygısız bir süreç yaşıyoruz. Bu mezarlıklardan biri de Bitlis’in Yukarı Ölek köyüne bağlı Garzan Mezarlığı. 19 Aralık 2017’de Garzan Mezarlığı’nda DNA testi gerekçesiyle 267 kişiye ait kemikler İstanbul Adli Tıp Kurumu’na taşındı. 267 cenazeden sadece 5 tanesi ailesine teslim edildi. Geriye kalan 262 cenaze Sarıyer’de Kilyos kimsesizler mezarlığına defnedildi. AKP iktidarı cenazelere el koyan ve uzun süre ailelerine vermeyen, mezarlıkları bombalayan, ölülere her türlü kötülüğü yapan bir iktidar olarak tarihe geçti ve tarihe geçmeye devam ediyor. Kemiklerin Bitlis’ten İstanbul’a sürülmesi ve kemiklerin ailelere verilmemesi, kimsesizler mezarlığına defnedilmesi ölü bedenlere ve ailelere uygulanan işkencedir, şiddettir kabul etmiyoruz.

CEZAEVLERİ

Osmaniye Cezaevinde 15 tutuklu 15 gündür açlık grevinde. Birçok cezaevinden aynı haberler geliyor. Adalet Bakanına bir kez daha çağrı yapıyoruz. Cezaevleri konusunda gerekli adımları atın. Çıkıp sağda solda insanlara boş boş hikayeler anlatmayın. Artık ciddi olan memleketin ciddi meselelerine çözüm üretin.

SİYASİ SOYKIRIM UYGULAMALARI

HDP’ye yönelik şiddetin dozunu her geçen gün attırmaya devam ediyorlar. Esenyurt’ta arkadaşlarımız gözaltına alındı ve tutuklandı. Elle tutulur hiç bir şey yok. Uydurma delillerle, fezlekelerle gözaltı ve tutuklamalar faşizmin açık şiddeti devam ediyor. İstediğiniz kadar gözaltılara devam edin. İstediğiniz kadar açık şiddetinizi uygulayın bizi yıldıramayacaksınız. Bize geri adım attıramayacaksınız.

İŞGALCİ SALDIRILAR

7 kişilik bir ailenin bulunduğu araç 21 kasımda SİHA tarafından vuruldu. Katliamın hemen ardından resmi açıklama geldi. O açıklama hiç değişmiyor. Her katliam sonrasında SİHA’ların reklamı yapılıyor.

Savaş, ticaret ve siyaset. Bu savaş lobisi yerli ve milli. Bunları çok iyi biliyoruz. Kuzey Suriye’de yıkım giderek derinleşiyor. Bu krizi derinleştiren başlıca unsurlardan biri de Erdoğan’ın öve öve bitiremediği cihatçı çeteler. Biz bunlara IŞİD ve El Kaide artığı çeteler diyoruz. Çünkü ÖSO’nun asıl yapısını bunlar oluşturuyor. IŞİD lideri Bağdadi sınırın 5 kilometre ötesinde öldürüldü. Bu bile AKP-IŞİD ilişkisinin nasıl olduğunu göstermesi açısından yeterli. Bu savaşın faturası da halkımıza çıkarılmaya devam ediliyor. ÖSO çetelerinin maaşları nereden ödeniyor.

KAYYUM GASPLARI

24 belediyemize kayyum atanmış durumda. Daha önce de 6 belediyemize KHK kumpası ile el konulmuştu. Toplam 30 belediyemiz çalındı. 14 belediye eşbaşkanımız tutuklu. Geçen hafta da bizler Kayyım Raporu’nu toplumla paylaştık. Daha önce de Kayyım Raporu hazırlamıştık savcılık o raporu toplattı. Fakat Sayıştay’ın kayyum raporu olayın vahametini ortaya koyuyor. Olayın vahametini bütün açıklığı ile sergiliyor. Bir kez daha bir kayım raporu paylaştık. Demokratik kamuoyu ve tüm kesimlere çağrımızı bir kez daha yenilemek istiyoruz, bunlar yerel yönetimleri ortadan kaldırmak istiyorlar. Adına da Mardin Kayyım modeli demişler. Neden Mardin? Çünkü en fazla suç, en fazla kayyım suçu Mardin’de işlenmiş. Her şeyi Saraya tek adama bağlamaya çalışıyorlar. Kürtleri yok saymanın adı bu modelde ortaya çıkıyor. Kürdün iradesini yok sayıyorlar. Kayyum Kürde yaşam alanı bırakmamanın adıdır.

Yerine kayyum atanan belediye eş başkanların tamamının üzerine atılı olan suçlarına baktığımızda belediye görevlerinden oluşmuyor. Bakın, ne ile suçlanıyorlar: Kendi aday tanıtım toplantılarına gitmişler. Belediye eşbaşkanı olacak, aday tanıtım toplantısı var oraya gitti diye tutuklanmış eşbaşkanlarımız. Fıkra olarak anlatsan anlatılır. AKP-MHP kötülük rejimidir. Kürtlere saldırmaya Kürt düşmanlığa devam etmektir. Sürekli bunu büyüterek iktidarda kalmaya devam etmektedir. Bu bir tuzaktır.

ERKEN SEÇİM

Hevesi kursağında kalmış, çekilmemizi bekliyormuş Ona cevabı bir annemiz çok güzel verdi. Dedi ki, ‘Aslanlar meydanı boş bırakırsa tilkiler meydanı alır.’ Biz de annemize söz veriyoruz. Meydanları boş bırakmayacağız. Kayyum rejimine karşı demokratik parlamenter rejim olsun diye mücadele ediyoruz. Demokrasinin önünde büyük engel olan AKP-MHP bloğunu tarihin göndermek için erken seçim diyoruz. Atanan kayyumları, kayyumcu AKP-MHP ittifakı ile birlikte faşizmin çöplüğüne göndermek için hodri meydan diyoruz.

Demokratik Anayasanın ilk adımı olarak AKP-MHP ittifakını yenilgiye uğratmak için erken seçim çağrısı yapıyoruz. HDP olarak 31 Mart’ta yarattığımız demokrasi seçeneğini mutlaka sonuca götüreceğiz.

EKONOMİK ÇÖKÜŞ

Ekonomik şiddet her yerde. Bu şiddeti herkes her gün çok daha can alıcı bir şekilde hissediyor. Diyanet’ten ise buna karşı bir hutbe yayınlandı. ‘İsyan etmeyin’ diye. Diyanet bu sıkıntı değil yıkım yıkım. Diyanet’e buradan sesleniyorum. Bir kez de yoksullardan yana bir söz et. Emekçilerden yana söz et, çiftçilerden yana söz et. Hep Saraydan yana konuşuyorsunuz. AKP-MHP iktidarının halkımıza, emekçilere dayattığı bir zulümdür biz de bu zulmü kabul etmiyoruz.

Yoksulluğu yönetmek ve yoksulların mağduriyetlerinden yararlanarak oy hesabı yapan bir iktidar var. Emeklilere hakaret edenlere koltuklarında etmek için onurlu ve insani bir yaşam için erken seçim diyoruz. Yeni bir örgüt kurmuş, işsizler örgütü! Üniversite mezunlarının 5 milyonu borç içinde yakında yeni iddianamelerde bunları görürseniz şaşırmayın. Bu iktidar ve bu iktidarın o meczup bakanı kendinden olmayan herkesi terörist olarak görüyor ve sürekli zulüm ve şiddeti arttırıyor.

‘BU GİDİŞATI DURDURMAK İÇİN MEVZİDEYİZ’

Bu gidişata ‘dur’ dememiz lazım, bu yüzden de 20 Kasım’da Ankara’da bir toplantı gerçekleştirdik. Halkımız demokratik kazanımları olan mevzileri sonuna kadar savunacağız. Meşruiyetini yitirmiş olan, hiçbir hukuku tanımayan saldırılara karşı direnişimizi devam ettireceğimizi ve hiçbir mevzimizi terk etmeyeceğimizi halkımıza deklare ettik. Bizler HDP olarak belediyelerde, Mecliste, sokaklarda baskıcı engellemelere rağmen faşist uygulamaları teşhir etmeye devam edeceğiz.

Siyasal, toplumsal, ekonomik her anlamıyla yönetememe krizi içinde olan bu iktidarın bir an önce son bulması için erken seçim dedik. Kürt sorunu çözülmeden Türkiye demokratikleşemez. Türkiye demokratikleşemeden de Kürt halkı başta olmak üzere hiçbir halk ve inanç kesimi kendilerini güvence altında bulamaz. AKP iktidarına ‘edî bes e!’ diyoruz. Ortadoğu’da sebebi olduğu krize dair tek sözü şantaj olan bu iktidardan kurtulmalıyız. Türkiye halklarının vicdanına güveniyoruz. AKP-MHP iktidarına halklarımızın tarihi bir ders vereceği inancıyla erken seçim çağrısında bulunduk, bulunmaya devam edeceğiz. Kuvvetler ayrımı ve denge denetleme ağlarından oluşan güçlü bir rejime geçmek için erken seçim çağrımızı bir kez daha yapıyoruz.”