Avusturya’da solda birlik tartışması ve LINKS kongresinden izlenimler…

0
201

10 Ocak 2020 tarihinde Viyana 15.inci bölgesine ait halk eğitim merkezinde gerçekleşen “Sol’da Birlik” şiarıyla yola çıkan LINKS (Tr. SOL) adlı oluşumun kuruluş kongresi gerçekleşti. Avusturya’da önceki yıllarda “Aufbruch” (Tr. Ayaklanma) adlı oluşumun benzer bir amaçla işe koyulmasına tanık olunmuştu. Fakat oluşum sol siyasi fraksiyonların iç anlaşmazlıkları ve daha sonra yükselen ırkçılık karşısında Sosyaldemokratlardan yana taraf tutup tutmama tartışması yüzünden uzun soluklu ol(a)madı. İlk kuruluş kongresine bin kişiyi aşkın insanın katılımıyla çalışmalarına start veren Aufbruch, partileşme mi yoksa başka çeşit bir oluşum karakterine bürünmemi sorusu ile katılan sol organizasyonların özellikle çalışma kültürü ve asgarilerde ayrışmalarıyla son buldu. LINKS adlı yeni oluşumun içinden Aufbruch hareketinden gelen birçok katılımcı mevcut ve orada edinmiş oldukları deneyimlerinden yola çıkarak, bu defa daha istikrarlı bir yol izlemeyi hedefliyorlar.

LINKS, organizasyonların yerine, farklı sol siyasi oluşumların içinden gelen ve gelmeyen bireyler tarafından 2019 yılının baharında itibaren gündemde yerini almaya başlamıştı. LINKS organizasyonların değil örgütlü ve örgütsüz bireylerin ittifakını esas alıyor. Aylar süren hazırlık ve diğer sol siyasi fraksiyonlar ile görüşmelerden sonra, LINKS Aufbruch’a nazaran daha düzenli ve perspektif sahibi görünmesine karşın, takipçiler tarafından ciddi soru işaretlerini de beslemeye devam ediyor.

Kitleselleşme amaçlı daha yumuşak ve kapsayıcı bir üslup

Öncülerin kongre boyunca üzerinde durdukları ve altını çizerek ifade ettikleri gibi en asgari birleşenlerde ortak paydaları bulmak konusunda ısrarlı tutumlarına uyarak, LINKS’in mevcut partilere karşın net bir profil geliştirme sorunsalına tartışma zemini sağlamadı.

2020 yılının sonbaharında beklenilen Viyana belediye ve eyalet seçimlerine adaylık koymak üzere mi yoksa ondanda öte ülke genelinde bir ‘sol partileşme’ sürecine mi girilmek istendiği sorusu henüz netlik kazanmış olmamakla birlikte, son tahlilde bunun kararının da Viyana seçimlerinden çıkacak sonuca bağlı olacağı anlaşılıyor.

Kuruluş kongresinde oluşum öncülerinin hazırlamış oldukları bu temel ilkeler kongre katılımcılarına grup çalışmaları metoduyla önce yarım saat olarak öncede belirlenmiş bir süreyle tartışmaya açıldı ve gruplardan çıkan değişiklik önegeleriyle birlikte oylamaya sunuldu. Genel metin sol siyasi dünya görüşüne sahip olan her birey için kabul edilir kıvamda. Kullanılan dil yüksek eğitimli bir altyapıya dayanmakla birlikte, yuvarlak, yumuşak ve popülerleşmiş bazı kavram ve terimleri, pozitif ve geneli kapsayıcı bir dili içeriyor.

“Göçmen kotası” sarmalı

İçerik olarak, grup çalışmalarının sözcülerinin hepsinin ortaklaştığı ve öne çıkarttıkları konu temel ilkelerde belirlenmiş olan yüzde 60 kadın ve yüzde 33 göçmen kotası oldu. Burada kotanın gerekliliğinden öte kotanın uygulanma biçimde daha kapsayıcı ve var olan diskuru derinleştirmemek üzere yeniden gözden geçirilmesi talebi öne çıktı. Bütün insanları kapsayıcı bir tavır iddiasıyla öne çıkan LINKS, özellikle göçmen kotası uygulama önerisiyle var olan parti çalışma biçimlerini tekerrür etme girdabına giriyor. Öyle ki, 21.yy’da adına LINKS diyen bir oluşum, insanların daha evrensel boyutlarda ortaklaşma ve ayrışma durumlarını esas alan bir tutumla hemen bütün insan topluluklarında kadın-erkek, engelli-engelsiz, sosyoekonomik zayıf-sosyoekonomik güçlü, eğitimli-eğitimsiz, yaşlı-genç vs. üzerinden asimetrik dengeleri değiştirmeye yönelik çalışma yürütebilir. Kültürel, etnik, dil, inanç, din konuları bütün evrensel ortaklaşma ve ayrışma alanlarında yatay bir düzlemde söz konusuyken, burada eşit hak ve özgürlük talepleri kota’dan öte LINKS oluşumunun genel bir tavrı, ilkesi, pratiği ve düsturu olması daha doğru olurdu. Nitekim, muhafazakar bir partinin göçmenlerle ilgili bir göçmen kotası uygulaması ilginç ve ancak o çeperde ileriye yönelik bir adım olarak kabul edilebilirken, LINKS var olan göçmenlerin ve “People of color” (Tr. Renkli tenli insanlar) ismini bütünden soyutlaştırarak belirterek, aslında pratikte buradaki asimetriyi dengeleme ve katılımcı ve kapsayıcı olma halindende saparak, söz konusu grupları yeniden bir marjinalleşme ve ötekileştirme sarmalının içine sokuyor. Bu anlamda genel sol siyasi dünya görüşüne sahip olan yapıların “körlüğünün” bariz biçimde etkin olmaya devam ettiği anlaşılıyor.

Mahalle grupları ve tabandan merkeze örgütlenme fikri

Viyana’nın 23 mahallesinde mahalle çalışma grupları kurulacak. Buradan çıkan mahallelerin özel durumlarıyla ilgili lokal siyasi gereklilik ve önergeler de koordinasyon ekibi ve program redaksiyon ekibinin çalışmalarına tabandan yukarıya bir hareketle yansıması planlanıyor. NE var ki, kuruluş kongresinde tartışmaya açılmayan mevcut partilere karşı net profil tanımlaması, kapitalist üretim biçimleri ve ilişkileri ile ilgili söylem ve tutumların belirlenmesi gibi bir sürü konu süreç içinde oldukça yoğun tartışma potansiyelini içinde barındırıyor.

Şimdilik daha çok sempatik ve yumuşak bir görünüm üzerinden kitleselleşmek isteyen LINKS, bu olasılıklar dahilinde Komünist Partisi ve Yeşiller partisinden ayrılmak zorunda kalmış ve daha sonra “Junge Linke” adıyla örgütlü çalışmalarına bağımsız biçimde devam eden yapıların tabanından gelen bireyler henüz süreci dikkatle izlemeyi yeğliyorlar. Komünist Parti üyeleri son kararlarını Mart başında açıklayacaklarını ve o zamana kadar süreci yakından takip etmek üzere mahalle çalışmalarında birikim ve deneyimleriyle destek sunmaya çalışacaklarını açıkladılar. Öte yandan kimi Junge Linke öncülerinin LİNKS’in hazırlık dönemlerine etkin olmuş oldukları bilgisinin gölgesinde, örgütün kurumsal olarak Viyana seçimlerine doğru LİNKS’in içinde devam edip etmeyeceği sorusu, Ocak sonunda kendi kongrelerinde tabanın oylamasıyla kararlaştırılacak. Nitekim onların önergeleri büyük ölçüde LİNKS kongre katılımcıları tarafından reddedildi.

LİNKS’in ilkeler metninde olduğu gibi, adları önceden belirlenmiş konuşmacıların ifadelerinde de, düzenin ekarte ettiği ve genel toplum hiyerarşik katmanlarının alt sıralarına sürüklenme halleri ve risklerinden muzdarip olan toplum kesimlerinin durum ve sorunlarından ancak Yeşiller ve Sosyaldemokratların sol kanatlarında bulunan grupların ifadeleri kadar mevcuttu. “Anti-kapitalistiz!” ifadesinin altı çoğunluk oyuyla reddedlen şu ifadeyle tamamen boş kaldı: “ücreti işçilerin sorun ve durumlarını yeniden Avusturya siyasetinin merkezine alacağız”. Son tahlilde, akıllarda belirlenen soru işareti ise şu oldu: O halde, neden direk Yeşilleri veya Sosyaldemokratları seçmeyelim? Hele ki, Viyana belediyesinin ve eyalet meclisinin sağ-muhafazakar-neoliberal ve ırkçı siyasi yapılara el değiştirmesi tehlikesi giderek büyümekteyken…

Merkezin solunda ki boşluk..?

Geçtiğimiz yıllarda Avusturya’da artan sağ-muhafazakar-neoliberal ve ırkçı siyasi yapı son seçimlerle birlikte gücünü pekiştirerek yeniden ülke yönetimini üstlendi. Mevcut Hıristiyan Halk Partisi’nin (ÖVP) son genel seçimlerle birlikte artık Yeşillerle oluşturduğu koalisyon, daha önce ÖVP’nin ırkçı parti FPÖ ile oluşturduğu hükümetin, çalışanların, kadınların, gençlerin, çocukların, engellilerin, emeklilerin vs. haklarını sermayeye peşkeş çeken programını bitirme beklentisini karşılamadı. ÖVP bu defa Yeşiller partisini kendisine yedekleyerek, “yeşil kapitalizm” modeliyle giderek saldırganlaşan neoliberal ve ırkçı politikasını daha muhafazakar bir dili de kullanıp insanların dini duygularına hitap etmeyi amaçlayarak, daha katlanılır bir biçimde devam ettirmek üzere kollarını sıvadı. Buradan hareketle artık Yeşillerin de liberal-sol cepheden sağa kaydığını ifade eden LİNKS aktivistleri, kuruluş kongresinde açıkladıkları üzere, böylelikle ilk etapta “merkezin solunda oluşan bu boşluğu doldurmak” üzere adım atmış olmuşa benziyor. Şimdilik daha çok halkın nezdinden itibar ve güvenilirlik kaybetmiş olan Sosyaldemokrat Parti ve Yeşillerin sol kanatlarına da bir alternatif adres izlenimini veriyor. Öte yandan, mevcut partilere bir yenisi olarak eklemlenmek ve sistem içinde hareket etmek yerine LİNKS “güç dengelerini ve sistem içinde insanı merkez alan bir yapıya doğru eksen kaymasını geliştirmek” üzere bir alternatifi oluşturmanın iddiasını ifade ederken, programına aldığı konular var olan fakat itibar kaybetmiş olan partilerin sol kanadında halihazırda mevcut. Burada “onlar güç merkezlerine girerek, asıl değerlerinden uzaklaştılar ve biz sosyal değerleri yeniden siyasetin gündemine taşımak istiyoruz” şeklinde bir tutum görülüyor. Adı, ‘LİNKS’ olmasına karşın çalışanların hakları ve talepleriyle ilgili bir tavır veya söylem, yazıya döktüğü temel ilkelerinde yer almıyor. “Kapitalist düzen değişmeli” ifadesini de popüler anlamda bir defa geçiştirmekle birlikte, LİNKS’in siyasi profil ve tavrı şimdilik liberal ve popülist bir çizgiyi sergiliyor. Bu anlamda var olan sistemi ve onun çeperinde gelişen çarpıklıkları bu sistemi değiştirmek üzerinden daha çok, var olan partilere bir alternatif sunmak üzere bir seyir izlediği “LİNKS” ismini almış olmasına karşın, onu kullanmak konusunda kimi katılım ve öncülerin çekingen, kaygılı ve tedirgin tavır sergilemesinden göze çarpıyor. LİNKS kararlı bir biçimde Viyana belediye ve eyalet seçimlerinde yüzde 5’lik kotayı geçmeyi hedefliyor ve bunun için mümkün mertebe genel kitleye hitap etme tavrını benimsiyor.

Genel mutabakat: izleyelim ve görelim…

İlk etapta genel bir izlenim olarak son koalisyon hükümetinin kurulmasıyla Yeşiller’den de umudunu kesmiş olan kitle, LİNKS’de yeni bir umuda sarılma istemini mevcut tabloda diri kılacağa benziyor. Sosyaldemokrat partiden yıllar içinde giderek hayal kırıklığını büyüten önemli bir kitle ise, Viyana kalesini muhafazakar, neoliberal ve ırkçı partilere kaptırmaktan korktuğu gibi, herşeye rağmen burayı yeniden güçlendirmeyi de arzuluyor. Bu anlamda burada da önemli bir kesim, oluşan LİNKS’i bu kanala destek olması gerektiği konusunda fikir geliştiriyor. Tamamında ise şimdilik Yeşillerin ve Sosyaldemokratların sol kanadı için yeni bir adres olma olasılığıda güçlü. Öte yandan, LİNKS’in yarattığı bu atmosferin söz konusu partilerin yeniden sosyal değerlerini hatırlamaları ve ona dönmeleri konusunda etkin olması ümidediliyor. Sonuç itibariyle LİNKS kuruluş kongresinden olumsuz bir izlenimle ayrılmayan genel kitle, önümüzdeki sürece müdahil olarak katılım sağlamaktan ve süreci izlemekten yana bir tutum sergileme arzuyetinde olduğu anlaşılıyor…

Kaynak: www.zeynemarslan.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here