Marmara’daki cezaevlerinde 246 hak ihlali

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu, 3 aylık Marmara Bölge Cezaevleri raporunu açıkladı. Sosyal medya üzerinden açıklanan raporu İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu üyesi Hatice Onaran paylaştı.
Raporda, çok sayıda cezaevinden hak ihlali başvuruları geldiği belirtildi.

75 BAŞVURU, 246 HAK İHLALİ

Raporda, Ocak ayında 15, Şubat ayında 39 ve Mart ayında ise 21 olmak üzere toplamda 75 başvuru alındığı, bunların 60’ının siyasi, 15’inin ise adli tutuklular tarafından yapıldığı belirtildi.
75 başvuru içerisinde 246 hak ihlalinin tespit edildiği belirtilerek, bu ihlaller şöyle sıralandı:
“21 kötü muamele, darp, işkence, 48 çıplak arama, 4 infaz yakma, 1 muayene sırasında kelepçelerin çıkarılmaması, 2 sürgün sevk, 28 tehdit, küfür, ırkçı söylem, onur kırıcı davranışlar, 22 süreli- süresiz yayın kitap yasakları ve mektup yasakları, 33 sohbet, spor, ortak kullanım alanlarının kullandırılmaması, 20 uzun tutukluluk ve adil yargılanmama şikayetleri, 13 mahpusun ailelerine yakın bir hapishaneye sevk edilme taleplerinin karşılanmaması, 7 hücreli ring aracıyla mahkeme ve hastaneye götürme, 1 hücre cezası, 8 yer değişikliği talebinin karşılanmaması, 9 psikolojik işkenceyle intihar ve isyana zorlanma, 2 telefon görüşü yasağı, 1 Kürt oldukları için ayrımcılığa ve kötü muameleye maruz bırakılma, 2 diğer mahpuslar tarafından şiddete uğrama ortamının yaratılması, 19 ayakta sayım, 2 cinsel taciz, 1 hapishane üzerinden insansız hava aracının uçurulması.”

TUTUKLULAR: BASKI VE İŞKENCE GÖRÜYORUZ

Raporda, 3 ay boyunca cezaevlerinde tutsaklara dönük fiziki saldırılar, tehdit, darp, işkence, sürgün gibi suçların devam ettiği kaydedildi.
Edirne F Tipi Kapalı Cezaevinde kalan K.A., ailesi aracılığıyla yaptığı başvuruda cezaevi müdürü tarafından sürekli fiziksel, psikolojik baskı ve işkence gördüğünü aktardı.
Yine Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nde bulunan A.S.’nin başvurusuna dair ise “A.S. haftalık olağan telefon görüşmelerinde cezaevi idaresinin baskılarına maruz kaldıklarını, telefon görüşmelerinde tekmil dayatmasına maruz kaldıklarını, odalarda yapılan aramalarda eşyalarının dağıtıldığını, Yeni Yaşam gazetesinin kendilerine verilmediğini, ayrıca gardiyanlar tarafından tahrik edici hareketlere maruz kaldıklarını belirti” denildi.
Cezaevlerinde en çok yaşanan hak ihlallerinin başında ise iletişim yasakları geldi.

‘HASTA TUTSAKLAR ÖLÜME TERK EDİLDİ’

Tutsakların sağlık hakkının engellendiğine de dikkat çekilen raporda, etkili bir revir hizmeti alınmadığı, tam teşekküllü hastanelerin bulunmadığı, bulunanlara da ancak aylar sonra sevk yapılabildiği vurgulandı.
Raporda, hasta tutsakların ölüme terk edildiği vurgulandı, şunlar kaydedildi:
“Hapishane koşullarının hızla yayılan ölümcül korona virüsü için çok elverişli olduğu bilinmesine rağmen, salgını önlemek için yeterli önlemler alınmamıştır. Mahpuslara ücretsiz temizlik ve hijyen malzemeleri verilmesi gerekirken mahpuslar para vererek dahi yeterli temizlik malzemelerine erişememektedir. Bu durum tüm mahpusların hastalığa yakalanma riskini artırırken, 65 yaş üstü, kronik ve ağır hastalıkları olan mahpusları ağır risk altına sokmuştur. Korona salgınının getirdiği bu risk yanında, önlem adı altında ağır ve kronik hastalığı olanların rutin tedavilerine ara verilerek hasta mahpuslar bir anlamda ölüme terk edilmişlerdir.

İNFAZ YAKMA

Raporda üzerinde durulan bir diğer önemli husus da tutsaklara keyfi disiplin cezaları verilmesi ve infaz yakma uygulamalarının sıklaşması oldu. Raporda, “İnfazı yanmamış politik mahpus yok” denildi.