Oluç’tan Diyadin’deki baskına tepki: Düşmanlık!

0
178

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, Meclis’te basın toplantısı düzenleyerek gündemi değerlendirdi.

DEDAŞ’IN İNSANLIK DIŞI UYGULAMASI

Oluç, Mardin’in Nusaybin ilçesine bağlı Doğuş köyündeki su kesintisinden kaynaklı yaşanan mağduriyete değinerek, hayvanların susuzluktan öldüğünü kaydetti ve şunları söyledi: “Haftalardır DEDAŞ’a seslendik. Fakat DEDAŞ sesimize kulak vermeyip insanlık dışı uygulamalarına devam ediyor. Akçakale Bulutlu köyünde de DEDAŞ zırhlı araçlarla giriyor elektriği kesmek için. DEDAŞ’ın yaptıkları gerçekten kabul edilemez. Yazın sıcağında ve ürün zamanında su ve elektriğin kesilmesi insanlık dışı bir tutumdur. Hem insanları perişan ediyorsunuz hem ürünleri perişan ediyorsunuz.
Biz sadece seçmenlerimizin derdinde de değiliz. Urfa Harran ve Akçakale HDP’nin seçmeni değildir. AKP seçmenidir. İktidara sesleniyoruz; Siz seçmenlerinize sahip çıkmıyorsunuz. DEDAŞ’ı uyarmıyorsunuz, DEDAŞ’ın bu insanlık dışı tutumunu eleştirmiyorsunuz. Bundan vazgeçilmesini sağlamıyorsunuz. DEDAŞ ayrıca başka yanlışlar da yapıyor. Bakım yapmıyor, altyapı yatırımlarını yapmıyor. Bu kadar vicdansız davranılmaz, siz oradaki insanları sahipsiz zannetmeyin. Bu tutumunuzu gelip İzmir’de, İstanbul’da, Antalya’da, Bursa’da sürdüremezsiniz ama Urfa’da Mardin’de bu insanlık dışı tutumunuzu sürdürüyorsunuz.”

DİYADİN BELEDİYESİ’NE BASKIN

HDP Diyadin Belediye Eşbaşkanı Betül Yaşar’ın sabah saatlerinde gözaltına alınması ve belediyenin ablukaya alınmasının kayyum gasbı hazırlığı olduğunu dile getiren Oluç, “11 belediyemiz kalmıştı, onlara da peyderpey kayyum atanacağını biliyoruz. Neden Diyadin Belediyesi hedef alındı? Çünkü Diyadin Belediyesi’nde son haftalarda halkın ve kadınların yararına işler yapılıyor. Geçen hafta kadın emek pazarı açılmıştı. Kadın danışma merkezinin projesi başlamıştı. Sadece HDP’li belediyelere düşman değil, aynı zamanda kadınlara yönelik çalışma yapan belediyelere de düşman. Kayyumlar atandığında ilk yaptıkları, Kürtçe tabelaları indirmek, ikinci yaptıkları iş kadın çalışmalarını durdurmaktır” diye konuştu.

SANAL MEDYA SANSÜRÜ

Meclis gündemine getirilmesi beklenen sanal medya sansürüne de tepki gösteren Oluç, “Yapılmak istenen sosyal medyada toplumsal ve siyasal muhalefetin, genel olarak yurttaş muhalefetinin sesini kesmektir. Bir sansürleme girişimidir. Muhalefetin sesini yükseltmesinden rahatsızlar, tek tek yurttaşların yaşadığı hak ihlallerinin ifade edilmesinde rahatsızlar. TV’lere kapatma cezası veriyor, gazetelere ilan yasağı veriyor. Sosyal medya Türkiye’de çok özgürce kullanılan bir alan değil, bunu görüyoruz zaten” dedi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here