Alzheimer’i 20 yıl önceden teşhis ve riskleri azaltmak mümkün

Dünya genelinde 50 milyon civarında kişinin etkilendiği Alzheimer, ‘demans’ ya da bilinen diğer adıyla bunamaya yol açan hastalıkların başında geliyor. Bunama sorunu yaşayanların yarısına yakınını Alzheimer hastaları oluşturuyor.

ABD’de düzenlenen yıllık Alzheimer Konferansı’nda yapılan sunumda, son yıllarda yapılan araştırmaların henüz kesin bir tedavisi bulunmayan Alzheimer ile mücadelede önemli ilerlemelerin sağlandığı savunuldu. Bunların başında ise kan testi yoluyla hastalığın teşhisinin 20 yıl kadar öncesinden konulabilmesi geliyor.

Bugüne kadar daha çok Positron Emission Tomography (PET) adlı damarlara metabolic radyoaktif ajanların enjekte edilmesi yöntemiyle yapılabilen teşhisin gelecekte vücuda zarar vermeden kan testiyle başarılması hedefleniyor. ‘Jama Network’ adlı sitede de yayınlanan araştırmada duyurulan testin önümüzdeki yıllarda piyasaya sürülebileceği savunuluyor.

TAU PROTEİNLERİNDEKİ DEĞİŞİM TAKİP EDİLEREK ANLAŞILIYOR

Uzmanlara göre, söz konusu kan testi özellikle beyindeki Tau türü proteinlerdeki değişimleri irdeleyecek. Bu kapsamda da P-Tau2017 ve P-Tau181 proteinlerindeki değişimlerine bakılacak. Ancak özellikle P-Tau217 proteininin belirleyici olduğu biliniyor.

P-Tau217 proteini, Alzheimer hastalarında normalinden 7 kat daha fazla olabiliyor ve bu artış hastalığın ilk semptomlarının görülmesinden 20 yıl kadar önce başlıyor. İsveç’teki Lund Üniversitesi’nden Oskar Hansson ve ekibinin çalışmasına göre, P-Tau217 proteininin kan testiyle gözlemlenmesiyle Alzheimer’i önceden teşhis etmek en az PET yöntemi kadar kesin sonuç veriyor.

Bin 400 kadar kişiyle yapılan çalışmada testlerin kesinlik oranının yüzde 89 ile yüzde 98 arasında olduğu savunuluyor.

ETKİLERİNİ GECİKTİRMEK MÜMKÜN

Alzheimer hastalığının başlıca nedenlerinden olduğu ‘demans’ veya bunamanın 2050’ye kadar en az 150 milyon kişinin sorunu olacağı tahmin ediliyor.

Uzmanlar, alkol ve sigara kullanımının azaltılması, kafatasındaki çarpma ve yaralanmaların sınırlandırılması, kilo alınmaması, tansiyonun düşük tutulması veya duyma sorununun tedavisi gibi etkenlerin demans riskini azaltmaya faydalı olduğunu savunuyor. The Lancet’te yayınlanan bir makaleye göre, farklı önlemler sayesinde demans riskinin yüzde 40 azaltılması mümkün.