Avrupa Kadın Dayanışması: İstanbul Sözleşmesi eksiksiz uygulanmalı

Avrupa Kadın Dayanışması, İstanbul Sözleşmesi’ne ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Açıklamada, “İstanbul Sözleşmesi’nin en önemli özelliği, biyolojik veya hukuki, ailevi bağ olup olmadığına bakılmaksızın ev içi şiddetin ve kadınlara yönelik her türden şiddetin önlenmesi ve bunlarla mücadeleye ilişkin standartlar öngören ve imzacı ülkeleri hukuki olarak bağlayan ilk belge olmasının yanı sıra, toplumsal cinsiyeti tanımlayan ilk uluslararası belgedir” denildi.

SÖZLEŞMENİN ÖNEMİ ANLATILDI

Sözleşmenin, erkeğin ve erkek egemen kapitalist sistemin kadına yönelik her türden şiddetine karşı, uluslararası çapta kadınların artan isyanının bir kazanımı olduğunun vurgulandığı açıklamada, “Yaşadığımız Avrupa ülkelerinde, sözleşmenin etkin biçimde uygulanması için tüm anti faşist – anti emperyalist kadınları İstanbul Sözleşmesine sahip çıkmaya çağırıyoruz” diye belirtildi.

Açıklamada şu ifadelere de yer verildi:

“İstanbul Sözleşmesi; eşitsizliğe, ayrımcılığa ve aile içi kadına yönelik şiddete karşı tüm devlet kurumlarını harekete geçirmeye çağırıyor. Sözleşme, hem özel alandaki hem kamusal alandaki şiddeti yasaklıyor, ‘kadına yönelik şiddetten’, ister kamusal ister özel yaşamda meydana gelsin, toplumsal cinsiyete dayalı tüm şiddet eylemlerinin anlaşılacağını bildiriyor.

Devletleri, kadın özgürlük mücadelesinin kurumları ile iş birliğine, onlara finansal ve her türlü desteği sunmaya çağırıyor. İstanbul Sözleşmesi; erkeğin kadına uyguladığı fiziksel, psikolojik, ekonomik, sözel her türden şiddetin cezalandırılmasını istiyor. Şiddet uygulayan erkeği, şiddet uyguladığı kadın ve çocuklardan, yarattığı şiddet ortamından uzaklaştıran, kadını koruyan, hukuki destek sağlayan, şiddeti uygulayan erkekten hukuki tazminat alınmasını ve şiddet mağdurları için uluslararası mahkemelere başvurma hakkı tanıyan birçok maddeden oluşuyor. Şiddete ortak olan ikinci, üçüncü vb şahısları cezalandırıyor. Kadınların, çocukların yaşayabileceği barınakların açılmasını, sağlık ve psikolojik destek koşullarının yaratılmasını, kadınların her gün, her an arayabileceği 24 saat açık telefon hattının açılmasını istiyor. Kadına şiddet uygulayan erkeğin cezalandırılması ile birlikte, çeşitli eğitimlerden geçirilmesini talep ediyor. İltica ve mültecilik hakkının, ölüm tehdidiyle yüz yüze olan göçmen kadınlara tanınmasını, sözleşmenin savaş ve barış koşullarında da uygulanmasını talep ediyor.

Toplumdaki cinsiyetçi anlayış ve davranış biçimini değiştirmek için, eğitim müfredatı başta olmak üzere ilgili bütün alanlarda düzenlemelere gitmeye, devletlerin tüm kolluk kuvvetlerini ve resmi dairelerini yasal tedbirler almaya çağırıyor. Sözleşme, ev içi ve kamusal alanda şiddet mağduru çocuklara ilişkin özel düzenlemelere yer veriyor ve çocuk yaşta evliliği kesinlikle çocuk hakkının ihlali ve suç kabul ediyor. vb…”

‘SOKAĞA ÇIKALIM, SÖZLEŞMEYİ SAHİPLENELİM’

Avrupa Kadın Dayanışması, “İstanbul Sözleşmesinin eksiksiz uygulanması için hükümetleri zorlamaya, anti faşist-anti emperyalist kadın mücadelesinin büyütülmesine ihtiyacımız var” diyerek, şu çağrıyı yaptı:

“İstanbul Sözleşmesinin uygulanması için, uluslararası enternasyonal kadın hareketinin gücüyle, kadına yönelik şiddete karşı kazanımlarımıza, eşitlik ve özgürlüğe dayanan haklarımıza yaslanarak, oradan gücümüzü alarak kadınları sokaklara çağırıyoruz.”