AKP/MHP’nin siyasi soykırım operasyonlarına tepkiler sürüyor

Kürdistan, Türkiye, Avrupa başta olmak üzere dünya genelinde açıklama yapan siyasi parti, örgüt ve kurumlar AKP/MHP faşist iktidarın içinde bulunduğu düşüş ve kriz sürecini engelleyemeyeceğine dikkat çekiyor.

DGB: HDP SUSTURULAMAZ, HALKLARIN BİRLEŞİK MÜCADELESİ ENGELLENEMEZ

Demokratik Güç Birliği (DGB) Avrupa: Faşist AKP/MHP iktidarı ve Türkiye devleti ülke içinde ve tüm bölgede savaş ve çatışma politikalarını aralıksız devam ettiriyor.

Ekonomik, siyasi, insani ve ekolojik açıdan tıkanan faşist iktidar, çareyi, kendisi için en büyük tehlike olan Türkiye halklarının ve ezilenlerinin birleşik örgütlenmesi HDP’yi yok etmekte görüyor. Bunun için aralıksız, siyasal soykırım saldırıları yapmaktadır.

Yaz başında Rojbin Çetin’e evinde 3,5 saat köpekli işkence… Geçtiğimiz hafta iki yoksul Kürt köylüsü Osman Şiban ile Servet Turgut’un işkence yapılarak helikopterden atılması… Bu sabah da Kobanê eylemleri bahane edilerek içlerinde dönemin HDP MYK üyelerinin de bulunduğu 82 kişi hakkında gözaltı kararı çıkartılmıştır. Bu arkadaşlardan 11’i o dönemin HDP MYK üyeleri olmak üzere 17 kişi gözaltına alınmıştır. Yapılan bu son saldırı belirtilen saldırıların en insanlık dışı örneği olmuştur.

AKP/MHP faşist iktidarı içinde bulunduğu düşüş ve kriz sürecini engelleyemediği için kendisini devirecek hamleyi yapabilecek siyasal özneleri, devrimci demokratik muhalefeti etkisiz hale getirmeye, yok etmeye çabalıyor.

Bu süreçte en çok HDP’ye saldırıyor çünkü biliyor ki HDP’de birleşmiş olan halkların iradesi bu faşizmin sonunu getirecek olan en temel demokratik- toplumsal güçtür.

Dolayısıyla HDP’ye yapılan bu saldırı, basit bir siyasal soykırım operasyonu olmaktan daha fazlasını ifade etmektedir. AKP/MHP faşist diktatörlüğü, yıkılışını geciktirmek, halkların geleceğini gasp etmek istemektedir.

O nedenle HDP’ye yapılan bu saldırıya karşı birleşik, kararlı ve net bir direnişle cevap verilmelidir.

Bugün HDP’ye yapılan bu saldırıya “ama” sız karşı koymak, demokrat olmanın en temel koşulu haline gelmiştir. HDP’li olmasa bile demokrasiyi, laikliği, adaleti ve eşitliği savunan herkesin, savunduğu değerlere sahip çıkabilmesi için HDP’ye yapılan bu saldırıya karşı çıkması gerekmektedir.

 

DİDF: OPERASYONLAR DURDURULSUN, TUTSAKLAR SERBEST BIRAKILSIN

Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) Yönetim Kurulu: Türkiye’de gerici AKP-MHP gerici koalisyonunun muhalefete karşı başlattığı gözaltı, tutuklamalar ve sindirmelere bu sabah bir yenisi daha eklendi. Erdoğan hükümeti tarafından desteklendiği pek çok kez kanıtlanan radikal İslamcı terör örgütü IŞİD’in Kürtlerin yaşadığı Kobanê’ye başlattığı saldırılara karşı düzenlenen dayanışma eylemlerini gerekçe gösteren savcılar bu sabah 82 Halkların Demokratik Partisi (HDP) yönetici ve üyesini gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında eski milletvekillerinin yanı sıra Kars Belediyesi Eşbaşkanı Ayhan Bilgen de bulunuyor.

Gözaltların 5-9 Ekim 2014’te düzenlenen Kobanê eylemleri nedeniyle yapıldığı açıklandı. HDP eski eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ aynı eylemeler gerekçe gösterilerek tutuklanmıştı. Demirtaş’a verilen tahliye kararından sonra acilen yeniden soruşturma açılıp, tutuklama kararı verilerek tahliyesinin önünü kesen yargı, bugün de yeni gözaltılar için karar verdi. Eylemlerde yaşamını yitirenlerin ezici çoğunluğu HDP üyesi olmasına rağmen, devlet HDP ve Kürt halkına yönelik saldırgan politikasına dayanak yapmak için kullanmaya devam ediyor.

Eylemler üzerinden 6, açılan soruşturmanın üzerinden 4 yıl geçtikten sonra yeniden yürütülen soruşturma ve gözaltların yargıyla, hukukla açıklanacak hiçbir yanı yoktur. Tutuklamalar, Erdoğan’ın verdiği bir kararla alınmış, tamamen siyasidir.

Dün MGK’da alınan HDP’ye yönelik operasyon kararıyla ekonomi, pandemi, çalışma yaşamı, eğitim ve sağlık başta olmak üzere Türkiye hakları ve emekçilerinin yaşadığı ağır sorunlar ve Suriye, Libya, Doğu Akdeniz ekseninde dış politikada içine girdiği açmazların üzerini örtmeyi amaçlamaktadır. Bu operasyonlarla aynı zamanda HDP kriminalize edilmeye çalışılmakta, muhalefetin etkisizleştirilmesi ve bir bütün olarak siyasal özgürlüklerin tamamen yok edilmesi hedeflenmektedir. Bu nedenle operasyon aynı ülkedeki bütün toplumsal harekete yapılmış bir saldırıdır.

Bağımsız yargının kalmadığı, rejimin her geçen gün biraz daha otoriterleştiği bu dönemde, Almanya’nın askeri ve siyasi desteği ise sınırsız şekilde devam ediyor. Son iki yıldır Almanya’dan en çok silah satın alan ülkelerin arasında yer alan Türkiye, sadece içeride değil dışarıda da saldırgan bir politika izliyor. Buna rağmen, Alman hükümetinin kendi çıkarları için Erdoğan’ı ayakta tutmak hiçin büyük bir çaba içinde olduğu son haftalarda yapılan görüşmeler trafiği yeterince gösteriyor. Bu dönemde aynı zamanda Erdoğan’a bağlı istihbarat örgütünün elemanları Almanya ve Avusturya’daki Türkiye kökenli muhalifleri tehdit etmeye de devam diyorlar. Yine Almanya 70’e yakın vatandaşı halen Türkiye cezaevlerinde ya da Türkiye dışına çıkmalarına izin verilmediği halde Erdoğan’a tam destek esirgenmiyor.

DİDF olarak, başta gözaltına alınan bütün HDP yöneticileri ve üyeleri olmak üzere bütün siyasi tutsakların derhal serbest bırakılmasını, muhalefet üzerindeki baskılara son verilmesini talep ediyoruz. Alman hükümeti de ikiyüzlü politikalarına son vererek, bir an önce Türkiye’ye silah satışını durdurmalıdır. Bütün duyarlı herkesi bugün değişik kentlerde gözaltılara karşı yapılacak eylemlere katılmaya çağırıyoruz.