Aleviler ve Siyaset Üzerine

Siyaset toplumların ahlaki ve politik algılarına göre, sıkışmışlıklar durumunda geliştirilen dönemsel yöntem ve öneriler olarak algılayabiliriz. Ahlaki, politik yaklaşım meselesi toplumların zaman, mekan ikrarlaşması içerisinde doğa ve yaşam devamlılığı açısından geliştirdikleri gelenek, kültür değerler silsilesi olarak algılanabilir. Siyasetler bütünü ile bu değerler üzerinden geliştirir kendini bazen bu değerlerin inkarı üzerine kurulan iktidarlar, yine bu değerlerin verdiği dirençle dağılmak zorunda kalır. Siyaset için temel argüman meşruluk – rızalık geliştirme gücüdür. Meşruluğunu kaybeden ideoloji, siyaset toplumsal değerlere rağmen ayakta kalamaz.

Reya Heq/ Hakk Yol doğal ahlakiliği zamanı ve mekanı birlik içerisinde görerek tüm mesellere çözüm üretme gücüne inanır. Bu ahlaki – politik şirazenin manası Xızıri bilgide karşılık bulur. Xızır zamanın bilgisi olarak yolda rehberdir. Dar zamanların makam – mekan sahibidir. Siyaset bu ahlakiliğe dayanmazsa boş kelamdır. Dardan kurtarmak yerine, dara sokar, darda bırakır. Dardan indirilmeyen arafta kalır. Arafta kalan her rüzgarda sallanır, her esintiye kapılır. Piri el atmaz ise, nefes bulamaz darda kaldığı gibi dara sokar.

Reya Heq / Hakk Yol Aleviler canın, zamanın, mekanın darda olduğu kaos zamanlarında toplumlara nur – vicdan kapısını aralamış, bu süreçlerde büyük bedeller ödemişlerdir. Fakat geleceğe tutunulabilecek ahlaki – politik değerleri taşıyabilmişlerdir. Yol karanlığında bir aydınlık hali olduğunu deneyimlemiştir. Bu nedenle Reya Heq / Hakk Yol Aleviler karanlıktan korkmaz, Xiziri gayret ile aydınlığı nur – vicdan kapısı olarak güçlendirir ardına kadar açmak isterler.

Bugün bulunduğumuz zulumat zamanda cümle can dardadır. Cümle can darda iken bizlerin geliştireceği siyaset, hepsini dardan alacak Pir nefesi ile dem bulmuş yaklaşımdır.  Bu yaklaşım sorumluluk gerektirir. Sorumluluk ne yaptığını tüm yönleri iyi açıklama, ne yaptığını zamandan ve yoldan aldığı güçle, nefisten arındırarak açığa çıkarma gücüdür. Korkumuz olmadığı için sözümüz de eğri değildir. Eğri söz kuruluyor ise bir eksiklik ya da nefis aralığı vardır. İkrarlı düşünce eksiktir. Vicdan kapısı aralayacak güç barındırmamaktadır.

İnanç doğal ahlakiliğin bütünlüklü siyaset üretmiş biçimidir. Normları doğal devamlılık açısından iyiliği ayakta tutma iradesidir. Aşılmaması için ritüel ve kuralları vardır. Yani yaşamın her alanına dair sözü, davranış modeli vardır. Muktedir ve nefis iktidarları bu nedenle önce inançları kendi çıkarına kullanarak rıza geliştirmek ister. İyiliğin ve kötülüğün insan sorunu olduğunu bilen inançlar ve doğal ahlakilik her iki kapının da varlığını reddetmez. Bu çarkın devam edeceğini bilir. İnsanın irade sahibi olmakla, nefsini yücelteceğini bilir. Buna karşı da iyiliğin birlikte direncine inanır.

Aleviler siyaset üretmez, üretmemelidir yaklaşımı hoyratça yaklaşım olarak okunmalıdır. Tarihimizi bilmeyenler tarihimizin verdiği direnci kullanmakta iken, Alevilerin siyaset üretmemesini istemeleri aslında Alevi Halkların ifade etme gücünün, kendi iktidarlarına mutlaka değeceğini bilmelerindendir. Alevilerin siyaset üretme gücünün bir parti kurmakla sıkıştırmak da aynı zamanda hoyratça, öğrenilmiş alet olma hali olarak görülmelidir. Evet inanç değerlerimiz bizlere zamanına göre siyaset üretme gücü vermektedir. Ağızlara sakız ederek değil, bütünlüklü güç veren, ne murat ettiğini güçlü anlatan inancımızın kavramsal çözüm üretme gücünü aktaran, iyi düşünülmüş vicdan ve zulme karşı birlik kapısını açan bir yaklaşımda olmalıdır. En değerlilerimiz zaten her demde taşlanmış, değerlerimiz ağza sakız edilmiş, dalga geçilmiş, katliama uğratılmış. Bu nedenle biz en değerlimiz olan inancımızı kimseye sakız etmek ya da nefis arzuhalcilerine peşkeş çekmek için yaşamıyoruz. Aleviler siyaset üretir. Bu siyaset ne bugünkü nemrut zihni gibi olur. Ne de her siyaset ürettiğinde değerlerimiz üzerinde tepinen, küfre giren siyasetçiliklerin dilediği gibi olmaz ya da yaslandıkları koltukların arzuları gibi de olmaz. Bizim siyaset üretmemiz inancımızın değerler silsilesi ve yaşam tarzının verdiği açıklık sayesindedir. İnancımızı devşirerek siyasetçiliklere asla ortak olmayız. Ortak olsak bugün yezid aklını eleştirmezdik. Ama Aleviler siyaset üretir bu en temel haklarıdır. Ama Aleviler Aleviliği siyasete kurban etmez bu da temel ahlaki duruşumuzdur. Buradan güç almak isteyenler önce bu hakkı yerine teslim etmelidir. Gerisi toplumda kabul görmeyeceği gibi, güçte almayacaktır. Bu nedenle zulme karşı birlikte aydınlık bir gelecek umudumuzu güçlendirmek temel düstur olmalıdır.

Alevi Partisi yorumu da eksik başlamış, sempati toplama cümlesidir. Algıyı doğru yerinden kurmamak anlaşılır olmayı engellediği gibi nafile kelam pazarına çevirmiştir kendini. Aleviler siyasete dair yorumlarını birlik içerisinde istişare ederek kamuoyuna paylaşmak durumunda olduğumuz bir dönemden geçmekteyiz. Daha dün demokrasi mücadelesi veren Hdp’den ve hak savunucalarından Kobani eylemleri bahane edilerek özgürlükleri kısıtlandı. Kobani de yenilen kanımıza susamış İŞİD yani Yezid zihni idi.  Demokratik Birlik dönemin elzem vicdan ve özgür gelecek birlikteliğidir.

Hakk Aynamız, Xızır Yardımcımızdır.