Türkiye, Kanada’nın sattığı silahlarla katliamlar düzenliyor

Merkezi Kanada’nın Ontario eyaletindeki Waterloo şehrinde bulunan Project Ploughshares adlı silahsızlanma örgütünce hazırlanan rapora göre, L3Harris WESCAM adlı şirket tarafından satılan teknolojilerle Kürdistan’daki katliamlara onay veriliyor. Raporda, Türkiye’ye satılan ve uçaklar ile diğer birçok silahta görüşü kolaylaştıran elektro optik sistemler ya da sensorlar ile katliamlar düzenlendiği ve Kanada’nın bizzat imzaladığı 2013 Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Silah Ticareti Antlaşması’nı (ATT) ihlal ettiğine dikkat çekiliyor.

ULUSLARARASI ANTLAŞMAYI İHLAL ETTİ

Project Ploughshares bünyesinde çalışmalarını yürüten Kelsey Gallagher öncülüğünde hazırlanan rapor, “Killer Optics: Exports of WESCAM Sensors to Turkey – a Litmus Test of Canada’s Compliance with the Arms Trade Treaty (Öldürücü Görüş: Türkiye’ye WESCAM Sensor İhracatı – Kanada’nın Uluslararası Silah Ticareti Antlaşması’nı İhlalinin Turnusol Testi)” başlığıyla yayınlandı.

Raporda, Amerikan silah şirketi L3Harris’in Kanada’daki yan kuruluşu olan L3Harris WESCAM’ın Türkiye’ye saldırı teknolojileri sattığı ve bu tür teknolojileri kullanan Türk devletinin hava saldırılarıyla çok sayıda sivil katliamı gerçekleştirdiğine dair suçlamalara işaret edildi. L3Harris WESCAM’ın 2017 yılından bu yana Türk devletine yaptığı satışlara değinilen raporda, şirketin Türkiye’ye sattığı görüntüleme ve hedef belirlemede kullanılan sensor sistemleriyle silahlı insansız saldırı uçakları (SİHA) ya da savaş uçaklarını donattığı vurgulandı. Rapora göre, satılan teknolojiler arasındaki lazer güdümlü hedef işaretleyiciler Türk devletinin Kürtlere yönelik katliamlarda kullanıldı.

2017’DEN BU YANA 326 MİLYON DOLARLIK SATIŞ

Raporun dikkat çektiği konuların başında gelen bu teknolojiler, yıllardır ‘milli teknolojiler’ adı altında Kürt halkına karşı kullanılan silahların en can alıcı parçalarının sözde uluslararası antlaşmalara ve kendi hukukuna bağlı ülkelerce satılıyor olması geliyor.

Kanada’dan Türkiye’ye ihraç edilen silahların satışı, özellikle Kuzey Kürdistan’da yüzlerce kişinin katledildiği 2016 yılından sonra hızlı bir şekilde tırmanışa geçiyor. 2016 yılında sadece 4,2 milyon Amerikan doları değerindeki Türkiye’ye silah ihracatı, 2017’de 51 milyon, 2018’de 118 milyon dolara yaklaşmış. 2019’da ise bu rakam 152 milyon doları aşmış.

Yıllık satışları 375 milyon doları (500 milyon Kanada doları) bulan L3Harris WESCAM’ın Kanada’dan Türkiye’ye silah satışlarındaki patlamanın kaynağı olduğu görülüyor. Zira her ne kadar Kanada’dan yapılan silah satışlarına dair veriler açıkça gösterilmese de en fazla satılan silah kategorisi olan 2-15 arası kategoride gösterilen silahlar arasında ‘görüntüleme ve karşı tedbir’ teknolojileri de bulunuyor.

Project Ploughshares raporuna göre, L3Harris WESCAM’ın Kanada’da henüz bu teknolojilerde ciddi bir rakibi bulunmuyor ve büyük olasılıkla da ihracat artışında bu şirketin payı büyük. Öte yandan, ‘2-5’ kategorisindeki 25 milyon Amerikan doları değerindeki silahların da eklenmesiyle birlikte 2019’da Türkiye’ye yapılan toplam silah satışları 177 milyon doları aşıyor.

AMBARGO İLE SATIŞLARIN BOYUTU ORTAYA ÇIKTI

Kanada’dan yapılan silah satışlarının büyük oranda sivil katliamlarında kullanılan görüş ve hedef belirleme sistemleri olduğuna dair şüphe, ilginç bir şekilde Ekim 2019’da Rojava’ya yönelik işgal saldırılarında Türkiye’ye silah satışlarının durdurulması sayesinde netleşiyor. Zira Türkiye’ye silah satışlarının önemli bir kısmı ‘Harmonized System (HS) Code 901380’ koduyla yapılmış. Bu kod ise, ‘optik, fotografik, sinematografik, ölçüm, denetleme, kesinlik, tıbbi veya cerrahi amaçlı enstrüman ya da ekipmanları’ kapsıyor. L3Harris WESCAM’ın sattığı katliam teknolojileri de bu koda ya da kategoriye giriyor.

Project Ploughshares raporunda, tam da Rojava’ya işgal nedeniyle Ekim 2019’da getirilen silah satış yasağı sonrasında ‘Harmonized System (HS) Code 901380’ kodunun kullanıldığı ihracat ürünlerinin gelirlerinin birdenbire sıfıra düşmüş olmasına işaret ediliyor. 2019’un ilk 10 ayında aylık ortalama 7 ila 15 milyon dolar arasında değişen ‘Code 901380’ kategorisindeki satışlar, silah ambargosuyla birdenbire sıfıra kadar düşmüş. Rapora göre, ‘Code 901380’ kapsamında 2019’da yapılan 125 milyon dolar değerindeki satışların neredeyse tümü aslında L3Harris WESCAM’ın katil teknolojilerinden sağlandı. Yani Türk devletinin Kuzey Kürdistan’da başlattığı, Güney Kürdistan ve Rojava’da doruğa çıkardığı katliamlarının yapıldığı yıllarda kullandığı teknolojilerde Kanada’nın suç ortaklığı kesin.

ERDOĞAN TRUDEAU’DAN İSTİSNA İSTEDİ, BAKANLIK ONAY VERDİ

Kanada’nın Ekim 2019’da Serêkaniyê ve Gire Spî’ye yönelik işgal saldırıları sonrasında Almanya, Fransa ve Büyük Britanya ile aldığı silah ambargosu kararı da sonradan katil teknolojiler için sessiz sedasız ihlal edilmiş. Rapora göre, Türk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Nisan 2020’de ambargonun kapsamının genişletilmesi ardından bizzat Kanada Başbakanı Justin Trudeau ile görüşerek, L3Harris WESCAM’ın sattığı teknolojilerin ambargo kapsamı dışında bırakılmasını talep etti. Zira bu teknolojiler hem Kuzey ve Güney Kürdistan ile Rojava’da hem de Erdoğan’ın paralı çetelerinin bulunduğu Libya’da yoğunca kullanılıyordu.

Raporda, basında çıkan bilgilere dayandırılarak, bu konuda yetkili olan Federal Dışişleri Ticaret ve Kalkınma Bakanlığı Erdoğan’ın talebini haziran ayında yerine getirdiğinin altı çiziliyor. Devam eden silah ambargosuna rağmen L3Harris WESCAM’ın ürünlerinin satışlarına ‘istisnai izin’ verildiği kaydedilen raporda, “Kanada hükümeti, artık bu kararın gerekçesini sunmalıdır” denildi.

TÜRK SENSOR SİSTEMLERİ ÇOK AĞIR; KANADA’YA MUHTAÇ

Project Ploughshares raporunda L3Harris WESCAM teknolojilerinin Türkiye’nin Kürt katliamlarında kullandığı İHA-SİHA’larında kullanıldığı bilgisine yer verildi.

Türkiye’de Aselsan başta olmak üzere birçok yerli şirketin ‘elektro optik-infra red’ (EO-IR) sensor sistemlerini geliştirmeye çalıştığı belirtilen raporda, Türk şirketlerinin ürettiği teknolojilerin İHA’lar için oldukça ağır olduğu ifade ediliyor. Buna göre, Türk şirketlerinin bu alanda başarılı olmalarının yıllarca süre alacağı ve bu yüzden de WESCAM teknolojilerine mahkum olduğu vurgulanıyor.

HANGİ SAVAŞ ARAÇLARINDA KULLANILIYOR?

Kanada’nın açıkça kendi yasaları, uluslararası antlaşmaları ve insancıl hukuku ihlal ettiğine işaret edilen raporda, Türk devletinin L3Harris WESCAM şirketinden aldığı bazı ürünlerin de adları verildi. Bunlar arasında Türk-İngiliz ortaklığı olan FNSS şirketince üretilen ‘Kaplan’ adlı zırhlı silah taşıyıcılara entegre edilen MX-GCS EO/IR kara araçları için görüntüleme sistemi geliyor.

Rapora göre, Beech 350 King Air tipi nakliye uçaklarının yanı sıra Cobra serisi helikopterlerde de WESCAM tarafından satılan sensorlar kullanılıyor.

Türk devlet faşizminin en çok övündüğü ve başında Erdoğan’ın damadı Selçuk Bayraktar’ın da olduğu Baykar Savunma’nın ürettiği ‘Baykar Bayraktar TB2’ sözde ‘milli SİHA’da kullanılan MX-15D adlı sistem de yine WESCAM tarafından üretilerek ihraç ediliyor.

Geçtiğimiz yılın aralık ayında ilk uçuşu gerçekleştirilen ve henüz kullanıma geçmeyen ‘Akıncı’ adlı bir diğer SİHA’da da yine MX-15D sensorları kullanılıyor. Söz konusu SİHA, geçtiğimiz aylarda Türk faşizmi tarafından yayınlanan görüntülerde, ‘milli gurur’ olarak sunulmuştu.

Vestel Savunma Sanayi tarafından üretilen Karayel adlı bir İHA’nın da yine MX-15D adlı L3Harris WESCAM üretimi sensorlarla donatıldığına raporda yer verildi. TUSAŞ Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TAI) tarafından üretilen ve yine ‘yerli ve milli’ olarak sunulan ‘Anka’ adlı İHA’da kullanılan sensorlar da yine bu şirketten alınmış.

KÜRDİSTAN VE LİBYA’DAKİ KATLİAMLARDA KULLANILDI

Project Ploughshares raprounda, Kanada hükümetinin istisnai izniyle silah ambargosunun dışında tutulan L3Harris WESCAM teknolojilerinin kullanıldığı çatışma alanları ile bazı katliamlar da hatırlatıldı. Raporda, çok sayıda sivilin katledildiği Güney Kürdistan’daki hava saldırılarını yanı sıra yüzlerce sivilin katledildiği 2018’deki Efrîn’i işgal saldırılarında hava araçlarının rolüne dikkat çekildi.

Ayrıca Türk devletinin özellikle TB2 adlı başta olmak üzere neredeyse her gün en az bir İHA-SİHA’nın ya saldırı düzenlediğini ya da uçak veya helikopter saldırıları için konum bildirdiği gerçeği ifade edildi. Raporda, sadece Kuzey Kürdistan’da Temmuz 2015-Ekim 2019 arasında 490 sivilin çatışma ve saldırılarda yaşamını yitirdiği hatırlatıldı.

Rapora göre, WESCAM’ın teknolojilerinin kullanıldığı bir diğer çatışma bölgesi ise Erdoğan’ın paralı çetelerini sürdüğü Libya.