Ateş: Destek olmadan tiyatroların ayakta kalması çok zor

Amed Büyükşehir Belediyesi’nin 2016 yılında AKP-MHP tarafından gasp edilmesi ardından belediyeye bağlı Şehir Tiyatrosu bünyesinde yer alan birçok sanatçının sözleşmesi de feshedilmişti. Fakat oyuncular Şubat 2017’de kendi çabaları ile Amed Şehir Tiyatrosunu kurdu. Covid- 19 salgını ile Amed Şehir Tiyatrosu da perdelerini kapattı. Haziran ayı normalleşme sürecinin ardında Temmuz’da tiyatrolar açıldı. Henüz Türkiye ya da Kürdistan genelinde oyun sahneleyen tiyatro sayısı çok az.

Amed Şehir Tiyatrosu da her yıl yaptıkları gibi sezonlarını Ekim ayında açmayı planlıyor. Ama Covid-19 salgını kapsamında sağlık endişeleri olduğu gibi maddi sıkıntıların da herkes gibi kendilerini etkilediğini dile getiriyorlar.

Amed Şehir Tiyatrosu’ndan Zeycan Ateş ile pandemi sürecini nasıl geçirdikleri, şu anki durumlarını ve projelerini ANF’ye konuştuk.

Salgın sürecinde tüm tiyatrolar kapatıldı. Peki, sizin için süreç nasıldı?

11 Mart’ta pandemi ilan edildikten sonra resmi olarak 16 Mart’ta tiyatrolar da kapatıldı. Biz tam o süreçte Amed Şehir Tiyatrosu olarak turneden dönmüştük. İstanbul, Ankara, Adana ve Mersin’e gitmiştik. Döndükten sonra da yeni mekanımızın hazırlığı içerisindeydik. Biz zaten her yıl Mart-Mayıs aylarında Kürt Tiyatro Festivali’ne hazırlanıyorduk. Pandemi başlayınca her şey durdu. Ama yeni mekanımızın inşaatı bir şekilde sürüyordu. Bizler de herkes gibi eve kapandık. Tiyatro, film ya da benzeri araştırmalardaki okumalarımızı buralardan devam ettik, ben de kişisel olarak birçok okuma ve araştırma yaptığımı söyleyebilirim.

Tiyatroların açılmasıyla nasıl bir tablo vardı karşınızda?

Haziran’da normalleşme başladı fakat tiyatrolar Temmuz ayında açıldı. Zaten açıldığı dönemde bizim yeni mekanımızın inşaatı da bitmişti. Tabii bizim için süreç biraz daha bu yeni mekana yerleşme ile geçti. Ayrıca bunun heyecanını da yaşıyorduk çünkü yeni bir sahne bizim için çok önemliydi. Mekana yerleşme işleri bittikten sonra yeni bir oyunun masa başı çalışmasına hemen başladık.

Yeni sezon oyunu mu? Konusu nedir?

Evet, yeni sezon için. İtalyan oyun yazarı Dario Fo’nun, “Neredeyse Kadın, Elizabeth” adlı eseri. U oyun için çalışmalarımız sürüyor. Oyun kadınlar üzerine, komedi türünde hem bir iktidar savaşı hem de kadının hapsedildiği estetik anlayışını irdeleyen, eleştirel bir oyun. Şu an için ne zaman perdeyi açacağımız belli değil, tam olarak bir tarih vermem mümkün değil. Ama şunu söyleyebilirim ki bizler her yıl sezonu Ekim ayı gibi açıyorduk. Böyle bir planlamamız var açıkçası ama çalışmaların nasıl olacağı konusunda elbette şu an için net bir şey söyleyemem.

Salgın ile özel tiyatrolar büyük sıkıntı yaşıyor. Çoğu açılmadı. Kültür Bakanlığı bir ödenek yaptı ama sadece bir kısım aldı. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz, ayrıca Amed Şehir Tiyatrosu olarak başvuru yapıldı mı?

Kültür Bakanlığı’nın Eylül’ün 23’ünde bir yardımı alacaktı ama biz herhangi bir başvuru yapmadık. Türkiye’de bir sürü özel tiyatro var ama bu yardımlar bazılarına verildi, bazılarına verilmedi. Şu var, pandemi döneminde tabi ki birçok tiyatro zor duruma düştü eğer siz bir oyun çıkarmaz oynamazsanız ve seyirci de gelmezse herhangi bir maddi geliriniz olmuyor. Çünkü maddi gelirin tamamı seyircinin aldığı bilete bağlı. Burada 16-17 kişi çalışıyoruz ve henüz sezonu açmadık. Sonu açtığımızda seyirci olacak mı, olmayacak mı bunların hiçbirini bilmiyoruz. Seyircimiz geleceğini söylüyor, ama sonuçta hem seyircinin hem de çalışan arkadaşlarımızın sağlığını da düşünmemiz gerekiyor. Bu da ciddi bir problem, olabildiğince sağlık koşullarını sağlamamız lazım.

Ama bugün özel tiyatroların Türkiye’de teşvike çok ihtiyacı var, şu an önümüzü göremiyoruz, ne olacağını hiçbirimiz bilmiyoruz. Benim bildiğim Moda Sahnesi (İstanbul) dışında perde açan da olmadı ama bu süreçte kapananları duyduğumuz gibi daha da kapanacaklarını tahmin ettiğimiz birçok tiyatro var. Maddi destek olmadan şu koşullarda tiyatrolarının yaşayabilmesi gerçekten çok zor. Bizler de her yıl Ekim’de olduğu gibi yeni oyunumuzla sezonu açmak istiyoruz; ama bizi neyin beklediğini açıkçası çok bilmiyoruz. Her şeyden önce sağlık güvenliği çok önemli ve bu çerçevede adımlar atıyoruz.